blt_log4.gif (10576 bytes) rot_logo[1].jpeg (22655 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 13 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N H A F T A

Talya Oteli - 27.09.2001 - 2004/12

Toplam Üye

52 + 10

KONUŞMACI : Abdullah Tekin

Katılan Üye

37 + 5

KONU : Turizm ve Kültür

Katılım

% 71

KONUKLAR

TELAFİ KARTI GETİRENLER

Rtc. Ebru Özdemir Antalya Rotaract Kulübü
Hasanali Gönen Aspendos R.K. İgor Menesis Martins Uzun Dönem Müb.Prog.Öğr.
Mustafa Yapan Julio Paolo
Aytaç Küçükünal Kaleiçi R.K.

 

TOPLANTI NOTLARI :
  • Sanki 23 Eylül günü yazın bitip, sonbaharın başlamasıyla birlikte üyelerimizin de toplantılara daha bir ilgi göstermeye başladıkları görüldü. Katılım son haftalardakine göre daha yüksekti ve beş yeni üyemiz de aramızdaydı. Bunun yanı sıra, önceki haftaların devamsızlıklarıyla ilgili getirilen telafi kartları da bir hayli fazlaydı ve toplantının hatırı sayılır derecede önemli bir bölümü bunların okunmasıyla geçti..
  • Birkaç hafta önce kürsüden Fenerbahçe lehine sloganlarına tanık olduğumuz genel sekreterimiz Havva İşkan Işık, kökü dışarıda karanlık güçlerin oyununa gelerek “Yaşasın Galatasaray” demek zorunda kaldı. Bu ilginç gelişme İbrahim Coşar’ı ve konuya onun çizgisinde ilgisi olduğu bilinenleri ister istemez zan altında bıraktı.
  • Sekiz aydır ülkemizde bulunan uzun dönem değişim programı öğrencilerinden sevgili Igor, memleketlisi Julio ile birlikte Brezilya’yı kısaca tanıtan bir program sundu. Her iki gencin de Türkçe’yi dertlerini anlatabilecek düzeyde konuşuyor olmaları dikkat çekti. Igor’a kulüp adına bir armağan sunan başkan, dört aydır evinde konuk ettiği genç dostumuzu ailesinin dön çağrısı nedeniyle beklenenden erken uğurlamak zorunda kaldıklarını ve ailece bu durumdan üzüntü duyduklarını ifade etti. Uluslararası dostluğu geliştirdiğini bildiğimiz bu ve benzer Rotary programlarına kulüp ve üyeler bazında gelecekte daha çok ilgi ve destek göstereceğimizi umuyoruz.

Ks249.jpg (15632 bytes)

Ks261.jpg (17017 bytes)

  • Konuşmacı konuğumuz Abdullah Tekin, Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’a yerleşmesiyle yaşanan gelişmeyi turizm ve kültür işbirliğine örnek göstererek başladığı konuşmasında, iki kavramın birbirlerini tamamladığına işaret etti. Turizme işlerlik kazandıran argümanın kültür olduğuna dikkat çeken Tekin, birçok ülkede en büyük gelir kaynağı olarak tanımladığı turizm endüstrisinin 300 milyon çalışanı ve dünya ekonomisine yıllık 4 trilyon USD dolayındaki katkısıyla küresel işgücünün %16’sını oluşturduğunu belirtirken, sektörün aynı zamanda son derece kırılgan bir özellik taşıdığını da hatırlattı. Yeryüzünde hiçbir şeyin “kitle kültürünün bulaşıcı zevki “ kadar kötü olmadığı yönündeki tanımlamasıyla konuya çarpıcı bir yaklaşım gösteren konuşmacımız, ülkemizde de bir an önce özgün kültüre dayalı turizme geçilmesi gerektiğini vurguladı.
  • Son olarak toplantıyla ilgili sayısal verileri duyurmak üzere söz alan toplantı sorumlusu Fehim Öz’ün kulüp yönetimini turizmle ilgili proje üretmeye davet etmesi özellikle yönetim kurulu üyeleri tarafından ilgiyle karşılandı.

 

B U H A F T A

Talya Oteli - 04.10.2001 - 2005/13

KONUŞMACI : Suna Pekuysal MÖNÜ :
KONU : Biraz Tiyatro, Biraz Sinema... Bahçıvan Salata – Balık Tava – Dondurmalı Baklava

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

09.10

Hülagu Şencan

06.10

Gülsen – Teoman Süer

09.10

Naci Yazıcı

08.10

Hatice – Osman Berberoğlu

10.10

Havva İşkan Işık

09.10

Olcay – Güray Parlak

10.10

Levent İçel

10.10

Nazmiye İçel
Suna Pekuysal’ın Özgeçmişi

24 Ekim 1933 yılında Istanbul’da dünyaya gelen Suna Pekuysal, Istanbul Şehir Tiyatrosu’nun Çocuk Tiyatrosu Bölümü’nde oyunculuğa başladı. İlk kez 1947 yılında 13 yaşındayken sahneye çıktı. Üç yıl sonra dram bölümüne geçti. 1964 yılında gazeteci Ergün Köknar ile evlendi. 54 yıl Şehir Tiyatroları’nda görev yapan Suna Pekuysal, 1998’de bu kurumdan emekli oldu.

54 yıllık sanat yaşamı boyunca 250’den fazla oyunda rol alan Pekuysal, 100’e yakın sinema filminde de oynadı. Istanbul Şehir Tiyatroları’nda 1985 yılında sahnelenen “Lüküs Hayat” adlı müzikalde Zihni Göktay ile başarılı bir ikili oluşturarak 14 yıl aralıksız olarak rol aldı. Büyük bir başarı kazanan bu oyunun ardından emekli olan Suna Pekuysal, son iki yıl içinde Şehir Tiyatroları’nda “Ahududu” ve “Hasar Şapka” adlı oyunlarda konuk sanatçı olarak yer aldı.

 

ÜYELERİMİZDEN HABERLER ...
  • Rtn.Hülya Yazıcı’nın Ocakbaşı listelerinin dağıtıldığı son toplantıda bulunmayışı çeşitli yorumlara neden oldu. Her listenin bolca eleştiri ve itiraz almasının iyi kötü bir gelenek haline geldiğini bilen deneyimli üyelerimiz, bu listeleri hazırlayan komite görevlisi olarak Hülya’nın o gün için ulaşılamaz konumda olmayı tercih edebileceğini belirttiler. Bakalım kendisinden bu yorumla ilgili herhangi bir açıklama ya da tekzip gelecek mi?

 

PROJELER ...ETKİNLİKLER ...
  • İbrahim Coşar’ın koordine ettiği ve Rotary dünyasında büyük ilgi ve heyecan uyandıran “Rotary ve Türk Dansları” adlı proje 8 Ekim Pazartesi akşamı saat 20.00’de Antalya Koleji’nde başlıyor. Organizasyon komitesi, özellikle “Teke Zortlatması” ile ilgili çalışmalarda daha iyi performans sergileyebilmeleri amacıyla, katılanların lastik ayakkabı ve rahat bir kıyafetle gelmelerini öneriyor. Ayrıca beklenenin çok üzerinde kayıt yaptırılması nedeniyle söz konusu tarihten sonraki başvuruların dikkate alınmayabileceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Aman dikkat, geç kalmayın sakın; bizden hatırlatması...
  • Ekim ayıyla birlikte Yaşar Süzen’in hazırladığı “İşyeri Ziyaretleri” gerçekleşmeye başlayacak. Üyelerimiz arasındaki tanışıklığa büyük katkı sağlayacağına inandığımız bu çalışma için Dostluk Komitesi Başkanı dostumuzu şimdiden kutluyoruz.

 

YENİ ÜYELERİMİZİ TANIYALIM...

Figen Gökalp Ebren

19 Temmuz 1972 tarihinde Antalya’da doğdum. Lisans öncesi eğitimim burada geçti. Antalya Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İng. İşletme bölümünü kazanarak İzmir’e gittim. Üniversitede amatör olarak tiyatroyla ilgilendim. Alman Kültür Merkezi’ne devam ettim ve tenis oynadım.

1995 yılında Antalya’ya dönünce belki de öğrencilik hayatına özlemle Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisans eğitimine başladım. 1996’da tezimi yazarken Türkiye’de ilk defa hayata geçirilen Altyapı Projesi’nde mali analist olarak görev aldım.

1996 senesinde Antalya Rotaract Kulübü’ne üye oldum ve 2001 senesine kadar çeşitli görevler aldım ve projelere destek verdim.

1999 yılında işimden ayrılarak yine Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme doktora eğitimine başladım ve hala devam ediyorum. Aynı zamanda kendi eczanemizde de yönetici olarak çalışıyorum.

14 Ekim 2000 tarihinde evlendim. Eşim Sinan Ebren Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Serbest avukat olarak çalışmaktadır.

Antalya Tenis İhtisas Kulübü ve Genç Müteşebbisler Jaycees Derneği üyesiyim. Yüzmeyi ve doğa gezilerini seviyorum.

Bana Antalya Rotary Kulübü’nde üye olmayı teklif eden Rtn. Hülagu Şencan’a, desteklerinden dolayı başkanımız Rtn Fatma Kızılırmak’a , yönetim kurulu üyelerine ve siz değerli Rotaryen dostlarımıza sonsuz teşekkür ederim. Bu onurlu üyeliğin gereklerini layıkıyla yerine getirmeye çalışacağım.

* * Gelecek haftaki toplantımızı Sheraton Otel'de Olimpos Rotary Kulübü ile birlikte yapacağız. 11 Ekim Perşembe / 12.30-14.00 * *

ROTARY BİLGİLERİ...

Bir Bilene Sorduk : OCAKBAŞI NASIL YAPILMAZ?

  • “Ev sahibi olur musun?” diye sorulmaz.
  • Ev sahiplerinden “Kimleri isterdiniz?” diye görüş alınmaz.
  • Ev sahibi olarak konuklara bir gün kala “Yarın bekliyoruz!” diye davette bulunulmaz.
  • Konuk olarak ev sahibine aynı gün mazeret bildirilmez.
  • Haber vermeksizin katılmamak hiç olmaz.
  • Önceden belirlenmiş bir tartışma konusu yoksa, o toplantı ocakbaşı olma özelliğini taşımaz.

                 Tıklayın                    Ocakbaşı Grupları

Ocak başı listeleri için

sorularınızı komite

sorumlusu Hülya Yazıcı’ya

iletebilirsiniz. Ancak kendi

güvenliğiniz açısından gruplarla

ilgili herhangi bir itirazda

bulunmamanızı öneririz.

* *2430.Bölge Guvernörü Ömer Tezcan’ın Antalya’ya geleceği 13 Kasım Salı akşamı ortak bir eşli toplantı düzenlenecektir. * *

rotlog1.gif (4932 bytes)

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Hafta sonu, gazetelerdeki haberi okuyunca inanın sevinçten havalara uçtum. Nihayet Hülya’nın evde kurduğu zulüm düzeninden kurtulacaktım. Hangi haber mi ? tabi ki anayasanın tadili hakkındaki haber ! Hepimiz okuduk çağdaş bir ülke olma yolunda ilk sivil anayasa yapılıyor. Bu yalnızca seni değil hepimizi sevindirecek bir gelişme dediğinizi duyar gibi oluyorum. Sanırım size hikayemi anlattığımda; bu kadar sevindiğim için bana hak vereceksiniz. Bir zamanlar Anayasa halk oyuna sunulurken; benim okumam yazmam biraz kıt olduğundan yanlış yere parmak basmayayım diye metnin tamamını, Hülya’ya iyice okuttum. Hülya’nın bana okuduğu kadarıyla, aklımda kalan; aile de başat unsur kadındır diye bir maddeydi. İşte bu madde “ailede birlik kadın erkek eşitliğine dayanır” şeklinde değişiyormuş. Metin bire bir bu halde olmayabilir de , ama meali aşağı yukarı bu şekilde .

Sanırım herkes yanlış bir oy vermeyeyim diye o zamanki taslağı eşlerine okuttuklarından; o tadil ezici bir çoğunlukla halkoyundan geçti. Netekim; Nazım Hikmet bir şiirinde kadınlar için dememiş miydi ? “Kadınlarımız bizim kadınlarımız...sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelen..”. Ben o zaman da sevinmiştim kadınlar toplumda başat olacak diye. ( ben sonradan sözlüğe baktım başat için; önde gelen, temel ...diye yazıyor )

İşte bu andığım maddeye dayanarak Hülya herkesin anladığı anlamda değil, bizatihi kendisinin anladığı anlamda bizim ailede başat ( önde gelen, temel ) unsur haline geldi. Bizzat evdeki tüm hal ve gidişata dair kuralları anayasaya uygun olarak değiştirdi. Ben bulaşık , çamaşır makinası fırın, ütü ,mikser gibi tüm ev aletlerini şekil itibariyle; eviyle ilgili medeni bir şahsiyet olarak tabi ki biliyorum ve tanıyorum. Ancak o zamana değin birisini bile; bırakın kullanmayı çalıştırmayı dahi denemiş değilim. Hepsinin de üstünde ya bir takım düğmeler ya da tuşlar var. Kimisinin üstünde “on” kimisinin üstünde de “off” gibi ibareler yazılı. Bunları kullanmak sanki uçak kullanmaktan zor gibi görünüyor. Microsoft’un bir oyun programından yararlanarak uçak kullanmayı öğrenen o alçak teröristleri duyduktan sonra şimdilerde kendimden utanıyorum.

Her neyse... Hülya bitmez tükenmez sabrıyla tüm bu aletlerin nasıl kullanılacağını bana öğretti. Yine de şaşırmayayım diye aletlerin üzerine ne işe yaradıklarını içeren yazılar yapıştırdı. Bir misal vermek gerekirse; çamaşır makinasının üstünde “ Dikkat ! Yalnızca çamaşır yıkamak içindir” yazıyordu. Bütün bu önlemlere karşın itiraf etmem gerekirse; yalnızca bir kereye mahsus olmak üzere çamaşır makinası ile fırını karıştırdım. Her akşam için iki menü hazırlıyordum birisi; pişirirken yaktıklarım diğeri ise; yakmamayı becerebildiklerimden oluşuyordu. Bu anlamda eski anayasadan çekmediğim kalmadı. Zaten meclis değiştirmese ben değiştirecektim. Ama bunu ; Nietzsche’nin “ ...burada hiç kimse senin arkandan gelmeyecektir! Ardında bıraktığın yolu bizzat senin adımların silmiştir ve yolunun üstünde şu yazılıdır; İmkansız !” sözlerini okuyunca bir süre için ertelemiştim.

Dün akşam Fahri hocamı aradım. Kendisi profesör ya; bilse bilse o bilebilir düşüncesiyle. Gündemdeki anayasa değişikliğinin aile ile ilgili maddesinin; beni, nasıl etkileyeceğini sordum. Önce derin derin düşündü, sonra da güldü ve dedi ki...”Üzülmeni istemem ama, bu durumda; senin aile içinde ( yani Hülya’nın karşısında ) statükon maalesef değişmeyecek gibi”. Ona göre; meğer ben geleceği geçmişte yaşamışım, geçmişi de gelecekte yaşamam kesinmiş. Benimle dalga mı geçti ne ! Yoksa o maddenin ilk hali Hülya’nın bana söylediğinden farklı mıydı acaba ?

Saygılarımla;

Rtkç.Naci YAZICI

 *** Biliyormusunuz ? İlaç toplama kampanyası hala devam ediyor...! ***

SİZİN KÖŞENİZ...

Sevgili Dostlar,

Tamamıyla fikir birliği içersinde olunan konularda bile, aynı konuya insanların büyük bir kısmının mutabakat sağladığı bakış açısı dışında, bir farklı bakış açısından yaklaşanların ne düşündüğünü bilmenin veya en azından bu farklı bakış açısından haberdar olmanın her zaman ufkumuzu genişleteceği kanaatindeyim. Bu nedenle Amerikalı düşün adamı Chomsky'le yapılmış, oldukça aykırı, ve düşündüklerimizi etkileyen ve hatta daha ileri giderek oldukça büyük oranda belirleyen medyanın fazla ilgi göstermediği bir söyleşinin benim çok ilgimi çeken metnini sizin de ilginizi çekeceği umuduyla bülten komitesine gönderdim. İnşallah Hülagu da bunca yıllık dostluğumuza binaen bir torpil yapıp yayınlar.

Hepinizi saygıyla selâmlıyorum.

Rtn.Hulki Demirel

Noam Chomsky kimdir?

Amerikalı dilbilimci, yazar ve siyasal eylemci. Dilbilime yeni bir yön veren “transformasyonal analiz” kuramının kurucularındandır. Dilbilim üzerine oluşturduğu üretici-dönüşümsel dilbilgisi kuramı başta ABD olmak üzere bir çok ülkede dilbilim çalışmalarını etkiledi. Chomsky dili doğuştan gelen evrensel bir yeteneğin ürünü olarak değerlendirir. Dil üzerine geliştirdiği düşünceler 17.Yüzyılın akılcı filozoflarının düşüncelerine yakınlık gösterir. Chomsky 60'lı yılların sonu 70'li yılların başında ABD'nin Vietnam'daki varlığına karşı çıkarak adından söz ettirdi. Bir çok ekonomik ve toplumsal konuda makaleler, kitaplar yazdı, konferanslar verdi. Son yıllarda sevilerek kullanılan adıyla globalizm ya da Henry Kissinger'in tabiriyle "Amerikan Hegemonyası"na karşı tavrı ve bilimsel platformda verdiği mücadeleyle dikkatleri çekmektedir.

Tıklayın CHOMSKY İLE MÜLAKAT

 

ELEŞTİRİLER ... ÖNERİLER ...

Geçen hafta 2430. Bölge Elektronik İletişim Destek Grubu Başkanı Rtn.Köksal Akın’dan bir ileti aldık. Kendisi, web sayfamıza bölgenin sitesinde bugüne dek yer verilmemesi ve bültenlerimizin eksik yayınlanmasıyla ilgili yakınmalarımıza üzüldüğünü belirterek, bu çok zaman alan görevi tek başına yürütmeye çalıştığını ve tüm kulüplerin desteğine ihtiyaç duyduğunu hatırlattı. Biz de gerek kulüp, gerekse bu çalışmalarda görev alan üyeler olarak her zaman kendisine yardımcı olmaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Sonuçta geçtiğimiz haftadan bu yana 2430.Bölge’nin web sitesinden de kulübümüzün sayfasına ulaşılabileceğini hatırlatalım ve Rotaryen dostumuz Köksal Akın’a özverili çabalarından ötürü bir kez daha teşekkürlerimizi sunalım.

   [Tracked by Hitmatic]