![]() |
![]() |
Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1 Antalya Sayı : 6 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246 E-mail: antalya.@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr |
| G E Ç E N H A F T A | Talya Oteli - 02.08.2001 - 1197/5 |
|||
Toplam Üye |
46 + 10 |
KONUŞMACILAR : Erkan Güzel ; Ertan Yılmaz | ||
Katılan Üye |
33 + 3 |
KONU : Bira Tanıtımı ; Türkiye’de Para Piyasaları | ||
Katılım |
% 72 |
KONUKLAR | ||
TELAFİ KARTI GETİRENLER |
Duygu Kuyumlu | Kulüp Konuğu | ||
| Tunay Altınpınar | Perge R.K. | Mustafa Erbaş | “ | |
| Hülagu Şencan | Kaleiçi R.K. | Müfit Coşar | “ | |
| Koray Gürdal | “ | |||
| Esra Çelik | “ | |||
| Özlem Yurteli | “ | |||
| Rtkç. Baha Kızılırmak | Fatma Kızılırmak’ın Konuğu | |||
| Rtkç. Kemal Kaptan | Semin Kaptan’ın Konuğu | |||
| Fırat Yılmaz | Havva İşkan Işık’ın Konuğu | |||
| Kayhan Şenoğlu | Orhan Şenoğlu’nun Konuğu | |||
| TOPLANTI
NOTLARI :
|
| B U H A F T A | Talya Oteli - 09.08.2001 - 1198/6 |
|||
| KONUŞMACI : Orhan Şenoğlu | ||||
| KONU : Değişim | MÖNÜ : | |||
| KONUŞMACI : | Yeşil Salata, Balık Tava, Don. Meyve Sal. | |||
| KONU : Parazit Taraması | ||||
DOĞUM GÜNLERİ |
EVLENME YILDÖNÜMLERİ |
|||
11.08 |
Meral Kaplan | 09.08 |
Hilal – Oktay Yiğitbaşı | |
| ÜYELERİMİZDEN
HABERLER ... |
PROJELER
...ETKİNLİKLER ... |
%100 DEVAM SAĞLAYAN DOSTLARIMIZ ALTINPINAR, Tunay ALTAY, Ege COŞAR, İbrahim ÇEVİK, Süleyman GÖNEN, Hasan Ali ILIKAN, Vedat KAPLAN, İlhami KAPTAN, Semin KARATAŞ,Muharrem KIZILIRMAK, Fatma KÜÇÜKÜNAL, Aytaç ÖZ, Fehim SÖZEN, Mustafa SÜER, Teoman SÜZEN, Yaşar ŞENCAN, Hülagu UZUN, İzzet YAPAN, Mustafa YAZICI, Hülya |
TEMMUZ AYI DEVAM RAPORU... 19 üyemizin yapılan dört toplantıya da katıldıkları Temmuz ayında %70’lik bir devam ortalaması yakalamış bulunuyoruz. Ship-In’deki eşli gece dışında katılım oranlarının %75 dolayında olduğu dikkati çekmekte. Yaz ortası olduğu düşünülürse, bu değerin çok da küçümsenmemesi gerektiği ortaya çıkıyor. Her ne kadar toplantı sayısı az da olsa, biz gene de küçük bir istatistik verelim :
İki üyemizin izinli olduğunu belirtelim ve geçen ay hiçbir toplantıya gelemeyen iki dostumuzu da bu aydan itibaren aramızda görmeyi umduğumuzu hatırlatalım. Telafi kartlarına gelince : Sekiz atendansı getiren altı üyemizin bunlar olmaksızın da %100 devam sağladıklarına dikkat çekelim ve Aytaç Küçükünal’ın iki telafi kartı birden getirdiğini ekleyelim. Başka ilgi çeken bir özellik de, yedi atendansın aynı kulüpten alınmış olması. Dostlarımız belli ki Perge Rotary Kulübü’ne ayrı bir ilgi duyuyorlar. Son olarak şunu hatırlatalım : Bu hafta içinde getirilecek yeni telafi kartlarıyla yandaki listeye yeni katılımlar olabilir. |
| ROTARY BİLGİLERİ ... ÜYE ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ? Yan sütunda sıraladığımız özellikleri hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların geçerliliğini elbette kabul de ediyoruz. Ancak bu özelliklerin yeterli olmadığını ve konuya biraz daha farklı bir perspektifle yaklaşmamız gerektiğini de düşünüyoruz. Bu nedenle önemli olduğuna inandığımız birkaç kriter daha eklemek istedik :
|
KİŞİSEL KRİTERLER
|
| SİZİN KÖŞENİZ...
Sayın Antalya Rotary Kulübü Bülten Komitesine; Ben bu yazımda kendi kendimi ( yani insan olarak kendimi ) ya da başka insanları değerlendirmeyeceğim.Kendimle ya da başka insanlarla ilgili de kendi öznelliğim çerçevesinde çok iddialı söylemlerde bulunmayacağım.Bu değerlendirmeyi insan gerçeğini değerlendirmede bence çok önemli saptamalarda bulunan Nietzsche'ye bırakacağım. Nietzsche'ye kadar tüm etikçiler,insanlar arasındaki yapı ayrılığını yerine,insan davranışlarının başkalığı üzerinde durdular;bunu da bir önyargıyla kişilerin tek tek eylemlerini; geçerlikte olan morala yani;bir insan grubunun kendini bir birlik olarak sürdürebilmesi için "iyidir-kötüdür"dediği yani ; bu birliği koruyanın iyi, onu tehlikeye düşürenin kötü olduğu şeylere, uygun olup olmamaları bakımından "ahlaklı" veya "ahlakdışı" diye tanımladılar. Oysa Nietzsche'ye göre;geçerlikte olan herhangi bir moral,insanlar arasındaki yapı ayrılığını temellendirmede ölçü olamaz.Çünkü her moral son bir temel değil,insanın diğer başarıları arasında bir tek başarıdır. Üzerinde durulması gereken bir insanı ahlaklı yapan özellikler değil;insanların yapı ayrılıkları,aynı şeyleri başka başka görmeleri,bu yüzden de farklı davranmaları gerçeğidir. Bir eylem ne ahlaklı ne de ahlaksızdır; onun anlamı ve değeri,onu yapan insanın özyapısıyla ilgilidir.Ancak eylemi yapan insan, bütünlüğüyle gözönüne alındığında;anlaşılabilir ve değerlendirilebilir,anlamı ve değeri kavranabilir. Etiğin konusu insanın tek tek eylemleri olunca,etiğin ana probleminin isteme ve istemenin özgürlüğü olacağı tabidir.Nietzsche'ye kadar bütün felsefeciler ve birçok psikolog istemeyi kişiden ayırarak ele aldılar ve onu insanın bir yetisi olarak gördüler.Nietzsche'ye göre ise isteme,insanın kendi başına bir yetisi değildir.Ona göre insanın en güçlü istemesi "kuvveti isteme" dir. Bütün insanların istediği şeylerin ( hakikati isteme,sağlığı isteme ) temelinde kendilerini kuvvetli duyma istemeleri vardır.O halde "Kuvvet" bir şeyi yapabilme demektir.İnsan istediği bir şeyi yapabildiği zaman kendini kuvvetli duyar. Görüldüğü gibi problem insanın isteme yetisi değil;bir insanın istediği şeydir. Burada bir insanın istediği şeyi yapabilmesinin belirleyenin ne olduğu sorusunun yanıtı ise; onun gerçekliği görebilme veya görememesine ya da kavrayıp kavrayamamasına bağlı olduğudur. .Nietzsche'de insanlar bu anlam da üç ana tipte toplanmıştır. 1-Sürü insanı; yani yaşamasını geçerlikte olan moral içinde ayarlayan, kendi göremediği gerçekliği döneminin geçerli değer yargılarıyla değerlendiren ve kendisine "yapmalısın" denilen insandır. 2-Yaratıcı İnsan;Kendi gözüyle gördüğü gerçekliği,değerine uygun olarak değerlendiren tesadüfen yetişmiş insan tipidir. Nietzsche bu insanlara üstinsan ya da filozof der.Bu insan olduğu gibi olan, kendi kendisi olan,yaptıklarıyla ve başarılarıyla insana ve geleceğe yön veren "benim" diyen insandır. 3-Özgür İnsan; yukarı da tanımlanan iki tip insan arasındaki tiptir.Geçerlikte olan moralin kalıplaşmış değer yargılarının, insan gerçekliğine aykırı olduğunu gören ve onu problem yapan,ama henüz yaratıcı olamamış, kendi gözleriyle görmek isteyen, kendi kendisi olmak isteyen, kendi yolunu arayan ve "ben istiyorum" diyen insandır. Benim diyen ya da en azından ben istiyorum diyen insanların toplumumuzda çoğalması dileklerimle,kalın sağlıcakla diyorum. Saygılarımla, Rtkç.Naci YAZICI Yazarın Özel Notu: Rotkoç’ların bu yılki zoraki “En Büyük Başkanı” ya da sevgili Fahri Hoca’mızın deyimiyle “Şefi” olarak bülteninizde bize ayırdığınız bölümün bize yetmediğini bildirmek isterim. Eğer bu sesimizi kısmak adına yapılmış bilinçli bir eylem ise, buna sessiz kalamayacağımızı belirtmek isterim. Yanıtımız aşağıdadır. "YAŞASIN YEGANE VARLIK NEDENİMİZ KADIN ROTARYENLER ; ONLARIN KOCALARI OLARAK HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALIRIZ!" Bülten Komitesinin Özel Dipnotu : Ayrı bir Rotkoç bölümü ortaya çıkar mı bilemeyiz, ancak bu gidişle yakında bir 3-N köşesi görürseniz şaşırmayın : “Nietzsche, Nihilizm ve Naci”... |
| ELEŞTİRİLER ...
ÖNERİLER ... |