blt_log4.gif (10576 bytes) rot_logo[1].jpeg (22655 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                              Sayı : 6                         Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N   H A F T A

Talya Oteli - 02.08.2001 - 1197/5

Toplam Üye

46 + 10

KONUŞMACILAR : Erkan Güzel ; Ertan Yılmaz

Katılan Üye

33 + 3

KONU : Bira Tanıtımı ; Türkiye’de Para Piyasaları

Katılım

% 72

KONUKLAR

TELAFİ KARTI GETİRENLER

Duygu Kuyumlu Kulüp Konuğu
Tunay Altınpınar Perge R.K. Mustafa Erbaş
Hülagu Şencan Kaleiçi R.K. Müfit Coşar
Koray Gürdal
Esra Çelik
Özlem Yurteli
Rtkç. Baha Kızılırmak Fatma Kızılırmak’ın Konuğu
Rtkç. Kemal Kaptan Semin Kaptan’ın Konuğu
Fırat Yılmaz Havva İşkan Işık’ın Konuğu
Kayhan Şenoğlu Orhan Şenoğlu’nun Konuğu

 

TOPLANTI NOTLARI :
  • Eminiz farkındasınızdır : Dönem başından bu yana hemen hemen tüm toplantılarımızda ilgiyle izlenen birbirinden değerli konuşmacıları konuk ettik ve onları dinleme fırsatını bulduk. İsterseniz bu vesileyle başkanın konuya gösterdiği duyarlılığı ve program komitesinin yoğun çabalarını takdir edelim ve tüm üyeler adına kendilerine içten bir teşekkür gönderelim.
  • Ne var ki haftalar ve toplantı sayıları bu ekibin hızına ayak uyduramadıkları için, bu toplantımız birdenbire iki konuşmacılı oluverdi. Gündeminin ne derece yoğun olduğunu varın artık siz düşünün. Bunun getirdiği zorunlulukla toplantı çok erken açıldığı gibi, başka herhangi bir duyuru da yapılamadı ve konuşmacı konuklarımız dışında hiç kimseye söz de verilemedi. Sonuçta fena da olmadı, gayet renkli ve yoğun bir toplantı oldu.
  • Türk Tuborg Pazarlama Direktörü Sn.Erkan Güzel seçkin bir marka olan Carlsberg’i gene seçkin bir kitle olarak gördüğü Rotaryen’lere tanıtmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. 1847 yılında kurulan ve 140’ı aşkın ülkede tüketilen uluslararası lider bir marka olan Carlsberg için üretimde olduğu kadar sunumda da kalitenin büyük önem taşıdığını vurgulayan konuşmacımız, ülkemizde kişi başına yıllık bira tüketiminin ortalama 12 litreyi aşmadığını hatırlattı ve batı avrupa ülkelerindekine göre bunun çok düşük bir değer olduğuna dikkat çekti. Sportif alanda olduğu kadar kültürel platformlarda da önemli sponsorluklar üstlendiğini öğrendiğimiz bu güzel ürünün bizlere tanıtılmasında ve tattırılmasında önemli rol oynayan sevgili dostumuz İzzet Uzun’ a ve Tuborg grubuna tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.
  • İkinci konuşmacımız Sn.Ertan Yılmaz bugün bulunduğumuz noktaya nasıl gelindiğini anlatarak başladığı konuşmasında ilgiyle izlenen değerlendirmelerde bulundu ve ileriye dönük iyimser bir tablo çizdi. Bir bölümünü aktarmaya çalışalım :

ks036.jpg (9443 bytes)

    • 1994 yılında dış borcumuz GSMH’nın yarısına ulaşmıştı. Bugün ise 115 Milyar USD dış borcumuz ve 60 Milyar USD iç borcumuzun toplamı 200 Milyar USD dolayındaki GSMH’yla neredeyse eşit duruma gelmiş bulunmaktadır.
    • Bizdeki en önemli sorun, her şeyin çok kısa vadeli düşünülmesi ve çözüm arayışlarına da bu yönde gidilmeye çalışılmasıdır.
    • Bugünkü tabloda geçen yılki dış ticaret açığının 20 Milyar USD’ı bulması önemli etkendir. Bunun yanı sıra çok şey beklediğimiz turizm gelirlerinin istenen ölçüde arttırılamaması ve 14 Milyar USD’ı aşamaması da sıkıntıyı arttırmaktadır.
    • Bugüne dek açıklar hep sıcak parayla kapatılmaya çalışılmış ve para piyasalarıyla çok sık oynanma yoluna gidilmiştir.
    • Bundan sonrasında neler olacağı, halkın siyasilere ve dolayısıyla sisteme güven duyması ve bu dğrultuda tasarruflarında beklenen tercihlerini yapmasına bağlıdır.
    • Yabancı sermaye yatırımlarının arttırılması ve kağıtlara uygulanan vergilerin indirilerek, ülke dışında çalışan işçilerimizin nakit birikimlerinin Türkiye’ye çekilmesi gerekmektedir.
  • Son olarak geçen hafta “Türkiye Ekonomisi”, bu hafta da “Türkiye’de Para Piyasaları” üzerine konuşmalar yapıldığını hatırlatalım ve böylece Rotaryen’lerin paraya düşkünlükleri üzerine spekülasyon ortamı yaratıldığına dikkat çekelim. Ya da başkanın iki toplantıda söz alan üç konuşmacıyı özellikle seçip, şöyle bir mesaj verme amacında olduğunu düşünelim : “Eğer sorununuz paraysa, siz iyisi mi üzerine bir bardak soğuk su için... Hatta bu memlekette su da yetmez, en iyisi tercihinizi bir bardak buz gibi biradan yana yapın!”

İlaç Toplama Kampanyasına Desteklerinizi Bekliyoruz...

B U   H A F T A

Talya Oteli - 09.08.2001 - 1198/6

KONUŞMACI : Orhan Şenoğlu
KONU : Değişim MÖNÜ :
KONUŞMACI : Yeşil Salata, Balık Tava, Don. Meyve Sal.
KONU : Parazit Taraması

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

11.08

Meral Kaplan

09.08

Hilal – Oktay Yiğitbaşı
ÜYELERİMİZDEN HABERLER ...
  • Mustafa Kıvrak’ın 5M Migros alışveriş merkezi içinde Atalar mağazasını açtığını öğrendik. Girişimci dostumuzu kutluyor ve başarılar diliyoruz.
  • Geçtiğimiz hafta oğlu Süleyman’ı askere gönderen İlhami Kaplan, bu hafta da kızı Meral’i AFS ile bir yıllığına ABD’ne gönderdi.
  • Bültenimizin ısrarlı okuyucularından Fikri Zaman’ın Kemer’deki yazlığında bilgisayar bulunmaması nedeniyle sık sık internet cafe ziyaretleri yaptığını ve böylece bu zor koşullarda bile bülteni düzenli biçimde takip etmeyi başardığını biliyor muydunuz?
  • Dostluk ve arkadaşlık komitesinin bu dönemin en iddialı çalışma gruplarından birisi olacağını hepimiz biliyoruz. Başkanlarının komite faaliyetlerinin yoğunlaşacağı sonbahar aylarına kadar form tutmak amacıyla son derece iddialı bir egzersiz programı uyguladığını duyduğumuzda, belki de bu nedenle pek de şaşırmadık. Kendisinin her sabah erken saatlerde tempolu yürüme, yüzme ve henüz olimpik bir dal olarak kabul edilmeyen “doğaçlama jimnastik” sporlarını başarıyla uyguladığını öğrendik ve kulübümüz adına gurur ve mutluluk duyduk.
PROJELER ...ETKİNLİKLER ...
  • Evlerimizdeki kullanılmayan ilaçları toplayıp, ihtiyacı olanlara dağıtma kampanyamız sürüyor. Sürüyor sürmesine de, başkandan başka hiç kimseden ilaç gelmediğini görmek bizleri fazlasıyla da üzüyor. Herkesin evinde bu şekilde yığınla ilaç bulunduğunu düşünüyor ve küçük de olsa bir katkı sağlamanız için bu konuyu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
  • Kulübümüzün önderliğinde beş kulüp adına başlatılan “Engellilerle Birlikte Engelsiz Bir Yaşam” projesi kapsamında ikinci başkanlar ve komite görevlileri toplantısı geçtiğimiz hafta Kent Konseyi’nin ilgili komisyonundan bir yetkilinin de katılımıyla gerçekleşti. Konyaaltı Belediye Başkanı Sn.Muhittin Böcek’le yapılan görüşme sonucunda Konyaaltı sahilinin bu proje için pilot bölge olarak seçilmesine karar verildi. İlk aşamada tuvalet ve yürüyüş yollarının standartlara uygun bir biçimde düzenlenmesi için girişimde bulunulacak.

 

%100 DEVAM SAĞLAYAN DOSTLARIMIZ

ALTINPINAR, Tunay ALTAY, Ege        COŞAR, İbrahim    ÇEVİK, Süleyman GÖNEN, Hasan Ali ILIKAN, Vedat   KAPLAN, İlhami KAPTAN, Semin KARATAŞ,Muharrem KIZILIRMAK, Fatma KÜÇÜKÜNAL, Aytaç    ÖZ, Fehim            SÖZEN, Mustafa     SÜER, Teoman    SÜZEN, Yaşar    ŞENCAN, Hülagu   UZUN, İzzet                    YAPAN, Mustafa   YAZICI, Hülya                

TEMMUZ AYI DEVAM RAPORU...

19 üyemizin yapılan dört toplantıya da katıldıkları Temmuz ayında %70’lik bir devam ortalaması yakalamış bulunuyoruz. Ship-In’deki eşli gece dışında katılım oranlarının %75 dolayında olduğu dikkati çekmekte. Yaz ortası olduğu düşünülürse, bu değerin çok da küçümsenmemesi gerektiği ortaya çıkıyor. Her ne kadar toplantı sayısı az da olsa, biz gene de küçük bir istatistik verelim :

    • %100..........19 üye
    • % 75...........10 üye
    • % 50........... 8 üye
    • % 25........... 5 üye

İki üyemizin izinli olduğunu belirtelim ve geçen ay hiçbir toplantıya gelemeyen iki dostumuzu da bu aydan itibaren aramızda görmeyi umduğumuzu hatırlatalım. Telafi kartlarına gelince : Sekiz atendansı getiren altı üyemizin bunlar olmaksızın da %100 devam sağladıklarına dikkat çekelim ve Aytaç Küçükünal’ın iki telafi kartı birden getirdiğini ekleyelim. Başka ilgi çeken bir özellik de, yedi atendansın aynı kulüpten alınmış olması. Dostlarımız belli ki Perge Rotary Kulübü’ne ayrı bir ilgi duyuyorlar.

Son olarak şunu hatırlatalım : Bu hafta içinde getirilecek yeni telafi kartlarıyla yandaki listeye yeni katılımlar olabilir.

 

ROTARY BİLGİLERİ ...

ÜYE ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

Yan sütunda sıraladığımız özellikleri hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların geçerliliğini elbette kabul de ediyoruz. Ancak bu özelliklerin yeterli olmadığını ve konuya biraz daha farklı bir perspektifle yaklaşmamız gerektiğini de düşünüyoruz. Bu nedenle önemli olduğuna inandığımız birkaç kriter daha eklemek istedik :

  • Bir şeyler almak için değil, kendinden bir şeyler vermek üzere Rotary’ye gelmeyi düşünen kişiler olmalıdır. Dolayısıyla önerilmek istenen adaya Rotary çok iyi anlatılmalı ve kendisinden kulübü için özveri göstermesinin bekleneceği anlatılmalıdır.
  • Rotary’ye zaman ayırabilmelidir. Bunun yalnızca haftalık toplantılara düzenli olarak katılmakla sınırlı kalmayacağı, kulübün etkinlikleri ve proje çalışmalarında da aktif olarak görev almak anlamına geleceği kendisine net bir biçimde açıklanmalıdır.
  • Hizmete ayıracak zamanı olmayan kişiler yerine genç, dinamik ve hizmete yatkın adaylar üzerinde durulmalıdır. Kulüplerde hizmeti yürütebilmek için Rotary’nin hizmet anlayışına uygun kişilere ihtiyaç vardır. Bu anlamda Rotary için büyük potansiyel oluşturan Rotaractor’ların yanı sıra, çeşitli Rotary programlarına gönderdiğimiz genç insanların da çok önemli bir kaynak olabileceği unutulmamalıdır.

KİŞİSEL KRİTERLER

  • Karakter ve şöhreti her türlü kusurdan uzak olmalıdır.
  • Firması veya kendisi iş çevrelerinde olumlu bir isme sahip bulunmalıdır.
  • Üyeliğin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmelidir.
  • Sosyal bakımdan kabulü uygun olmalıdır.

 

SİZİN KÖŞENİZ...

Sayın Antalya Rotary Kulübü Bülten Komitesine;

Ben bu yazımda kendi kendimi ( yani insan olarak kendimi ) ya da başka insanları değerlendirmeyeceğim.Kendimle ya da başka insanlarla ilgili de kendi öznelliğim çerçevesinde çok iddialı söylemlerde bulunmayacağım.Bu değerlendirmeyi insan gerçeğini değerlendirmede bence çok önemli saptamalarda bulunan Nietzsche'ye bırakacağım.

 Nietzsche'ye kadar tüm etikçiler,insanlar arasındaki yapı ayrılığını yerine,insan davranışlarının başkalığı üzerinde durdular;bunu da bir önyargıyla kişilerin tek tek eylemlerini; geçerlikte olan morala yani;bir insan grubunun kendini bir birlik olarak sürdürebilmesi için "iyidir-kötüdür"dediği yani ; bu birliği koruyanın iyi, onu tehlikeye düşürenin kötü olduğu şeylere, uygun olup olmamaları bakımından "ahlaklı" veya "ahlakdışı" diye tanımladılar.

Oysa Nietzsche'ye göre;geçerlikte olan herhangi bir moral,insanlar arasındaki yapı ayrılığını temellendirmede ölçü olamaz.Çünkü her moral son bir temel değil,insanın diğer başarıları arasında bir tek başarıdır.

Üzerinde durulması gereken bir insanı ahlaklı yapan özellikler değil;insanların yapı ayrılıkları,aynı şeyleri başka başka görmeleri,bu yüzden de farklı davranmaları gerçeğidir.

Bir eylem ne ahlaklı ne de ahlaksızdır; onun anlamı ve değeri,onu yapan insanın özyapısıyla ilgilidir.Ancak eylemi  yapan insan, bütünlüğüyle gözönüne alındığında;anlaşılabilir ve değerlendirilebilir,anlamı ve değeri kavranabilir.

Etiğin konusu insanın tek tek eylemleri olunca,etiğin ana probleminin isteme ve istemenin özgürlüğü olacağı tabidir.Nietzsche'ye kadar bütün felsefeciler ve birçok psikolog istemeyi kişiden ayırarak ele aldılar ve onu insanın bir yetisi olarak gördüler.Nietzsche'ye göre ise isteme,insanın kendi başına bir yetisi değildir.Ona göre insanın en güçlü istemesi "kuvveti isteme" dir. Bütün insanların istediği şeylerin ( hakikati isteme,sağlığı isteme ) temelinde kendilerini kuvvetli duyma istemeleri vardır.O halde "Kuvvet" bir şeyi yapabilme demektir.İnsan istediği bir şeyi yapabildiği zaman kendini kuvvetli duyar.

Görüldüğü gibi problem insanın isteme yetisi değil;bir insanın istediği şeydir.      Burada bir insanın istediği şeyi yapabilmesinin belirleyenin ne olduğu sorusunun yanıtı ise; onun gerçekliği görebilme veya görememesine ya da kavrayıp kavrayamamasına bağlı olduğudur.

.Nietzsche'de insanlar bu anlam da üç ana tipte toplanmıştır.

1-Sürü insanı; yani yaşamasını geçerlikte olan moral içinde ayarlayan, kendi göremediği gerçekliği döneminin geçerli değer yargılarıyla değerlendiren ve kendisine "yapmalısın" denilen insandır.

2-Yaratıcı İnsan;Kendi gözüyle gördüğü gerçekliği,değerine uygun olarak değerlendiren tesadüfen yetişmiş insan tipidir. Nietzsche bu insanlara üstinsan ya da filozof der.Bu insan olduğu gibi olan, kendi kendisi olan,yaptıklarıyla ve başarılarıyla insana ve geleceğe yön veren "benim" diyen insandır.

3-Özgür İnsan; yukarı da tanımlanan iki tip insan arasındaki tiptir.Geçerlikte olan moralin kalıplaşmış değer yargılarının, insan gerçekliğine aykırı olduğunu gören ve onu problem yapan,ama henüz yaratıcı olamamış, kendi gözleriyle görmek isteyen, kendi kendisi olmak isteyen, kendi yolunu arayan ve "ben istiyorum" diyen insandır.

Benim diyen ya da  en azından ben istiyorum diyen insanların toplumumuzda çoğalması dileklerimle,kalın sağlıcakla diyorum.

Saygılarımla,

Rtkç.Naci YAZICI

Yazarın Özel Notu: Rotkoç’ların bu yılki zoraki “En Büyük Başkanı” ya da sevgili Fahri Hoca’mızın  deyimiyle “Şefi” olarak bülteninizde bize ayırdığınız bölümün bize yetmediğini bildirmek isterim.

Eğer bu sesimizi kısmak adına yapılmış bilinçli bir eylem ise, buna sessiz kalamayacağımızı belirtmek isterim. Yanıtımız aşağıdadır.

"YAŞASIN YEGANE VARLIK NEDENİMİZ KADIN ROTARYENLER ;

ONLARIN KOCALARI OLARAK HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALIRIZ!"

Bülten Komitesinin Özel Dipnotu : Ayrı bir Rotkoç bölümü ortaya çıkar mı bilemeyiz, ancak bu gidişle yakında bir 3-N köşesi görürseniz şaşırmayın : “Nietzsche, Nihilizm ve Naci”...

 

ELEŞTİRİLER ... ÖNERİLER ...
  • Rtn. Mustafa Yapan : Gereksiz yere uzun bir bülten. Basalım dedik, kağıtlara ve yazıcının mürekkebine kıyamadık. Bazı bölümler olmasa daha iyi olmaz mı?
  • Rtn. Fehim Öz : Çok güzel olmuş, tebrik ederim. Kim hazırlıyor?
  • Rtn. Senay Dodanlı : Benim doğum günüm yazılmamış. Pardon...galiba bir önceki sayıda duyurulmuş. Mutlu günleri neden böyle bir hafta önceden yayınlıyorsunuz?
  • Rtn. İbrahim Coşar : Doğruyu söylemek gerekirse, renk seçimi biraz sıkıntı yaratıyor derim. Her şey bu kadar sarı – lacivert olmak zorunda mı?
  • RTÜK : Az kaldı... Az kaldı...

  [Tracked by Hitmatic]