blt_log4.gif (10576 bytes) rot_logo[1].jpeg (22655 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1 Antalya                                                Sayı : 3 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246 Web :http://antrotar.s5.com E-mail: antalya.@rotary2430.org.tr

 

G E Ç E N   H A F T A

Talya Oteli - 12.07.2001 - 1194/2

Toplam Üye

46 + 10

KONUŞMACI : Başkan & Komite Görevlileri

Katılan Üye

32 + 3

KONU : Kulüp Asamblesi

Katılım

% 71

KONUKLAR

TELAFİ KARTI GETİRENLER

Rtn.Zeynep Gülcan 10.Grup Yardımcı Guvernörü
Aytaç Küçükünal Perge R.K. Onur Yazıcı Kulüp Konuğu
Vedat Ilıkan Burak Gönen Rtn.Ahmet Gönen’in Konuğu
Mustafa Yapan
İbrahim Coşar

 

TOPLANTI NOTLARI :

Bu bölümün daha kolay okunmasına yardımcı olacağını düşünürek bir dostumuzun yaptığı öneriyi dikkate aldık ve adına uygun olarak notlar biçiminde aktarmaya karar verdik :

  • Hava sıcaktı, dolayısıyla içerisi de bir türlü serin olamadı.
  • İlk gelen Hülya Yazıcı (11.50), son gelenlerse Semin Kaptan ve Mustafa Sözen’di (13.20). Zamanlamayı boşverin, hepsinden önemlisi katılmaktı; yazın ortası için %71’lik oran hiç de fena değildi.
  • Salon değişmişti, daha aydınlık ve havuz manzaralı bir mekandaydık. Ancak bu anlamlı manzara kısa süre sonra karartma ihtiyacı doğuran ve zorunlu olarak perdelerin indirilmesini gerektiren barkovizyon gösterisine kurban edildi.
  • Rotary şarkısı bu kez duyulmadı. Her ne kadar çok güzel bir parça olsa da, çalınmamış olması ciddi bir eksiklik olarak algılanmadı.
  • Başkan sakin ve rahattı, sanki bir hafta içinde deneyim kazanmış gibiydi.
  • D.G. Ömer Tezcan’ın CD’ye kaydedilmiş konuşmasında “Üye kayıplarının önüne geçilmeli ve yeni üye alımı hızlandırılmalı”, “Rotary’yi iyi ve doğru tanıtmak ancak Rotary’yi iyi tanımakla mümkün olabilir”, “Bölgenin önerdiği dönem projelerinin yanı sıra kulüplerin kendi projeleri de büyük önem taşır” türünden bazı anlamlı mesajlar vardı.
  • Yardımcı Guvernörümüz Zeynep Gülcan da döneme özgü önemli projeleri ve bölge bazındaki yönetsel değişiklikleri aktardı ve yırtıcı kartal başkanımızı kutlayarak başarılar diledi.
  • Asamble akışına uygun olarak ana komitelerin başkanları İbrahim Coşar, İlhami Kaplan, Hülya Yazıcı, Ege Altay ve başkana bağlı özel komite görevlileri Yaşar Süzen ve Hülagu Şencan sırayla kürsüye gelerek plan ve hedefleri hakkında bilgi aktardılar. Güzel ve zahmetli projelerin yanında “Ben yok biz varız”, “Yaptıklarımız yapacaklarımızın güvencesidir” ve “Komitedeki arkadaşlarıma güvenim sonsuzdur” gibi ortak sloganlar dikkati çekti. Kürsüye çıkanlar dışında hiç kimseden soru ya da katkı gelmemesi de ilginçti.
  • Yaşar Süzen’in dostluk ve arkadaşlık komitesi adına “Acaba her toplantıda farklı masalarda değişik dostlarla birlikte otursak nasıl olur?” sorusu pek bir anlamlıydı. Sizce “Acaba her toplantıda cep telefonlarımızı kapatsak ya da en azından seslerini kıssak nasıl olur?” sorusu da aynı ölçüde anlamlı olmaz mıydı?
  • Toplantının zamanında bitemeyeceği telaşına kapılan başkan, toplantı sorumlusu Fehim Öz’e söz vermeyi unuttu. Önceki dönemlerde de buna benzer küçük dalgınlıklar hep yaşandı; meraklı dostlarımız daha geniş bilgi için eskitoplantisorumlulari@rotary.com.tr adresine başvurabilirler.

 

B U H A F T A

“EŞLİ GECE” Ship-in Restaurant - 19.07.2001 - 1195/3

KONUŞMACI : Kenan Işık MÖNÜ :
KONU : Tiyatro ve Medya Ordövr Tabağı, Ispanaklı Biliniz, Piliç Şaşlık, Dond.Fırın Sütlaç

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

19.07

Yasemin Akaydın

20.07

Nazmiye – Levent İçel

25.07

Seçkin Güvenç

24.07

Hülya – Naci Yazıcı

25.07

Senay Dodanlı

25.07

Serdar Akaydın

 

YUSUF KENAN IŞIK

19 Mayıs 1919’da Malatya’da doğdu. İlk ve Orta Okulu orada, Lise’yi Ankara Atatürk Lisesi’nde okudu. Ankara Hukuk ile Hacettepe Tıp Psikolojisi öğrenimlerini yarıda bıraktı. 1975 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademi’sinden mezun oldu.

Onun tiyatroculuğu, İlk ve Orta Okullar’ın Malatya’da rakipsiz “Bayram şiiri okuyuculuğu” ile başlar ve ilk sahne “mikrobunu” Malatya Lisesi’nin “Hürrem Sultan” oyunuyla kapar. Üniversite öğrenimi sırasında çizdiği dalgalanmaların nedeni de, yüreğine yapışan bu tiyatro tutkusudur. O süreçte “Eşeğin Gölgesi” ile oyuncuları arasına katıldığı Ankara Meydan Sahnesi’ni ve özellikle “büyük usta” dediği Yıldırım Önal yönetimindeki Türk Ocağı günlerini ve turnelerini hiç unutmaz. Bu deneyimlerin getirdiği başarı nedeniyle “Kenan Işık” adı da Türk tiyatro tarihine, Cüneyt Gökçer’in en uzun Genel Müdürlüğü döneminde Devlet Tiyatroları kadrosuna dışardan alınan tek “alaylı” olmasıyla ayrıcalıklı yazılır.

İlkin, 1973’de, Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’na atanır. Oyunculuğunun yanısıra, “Keloğlan ile Zülfüsarı” ve “Behçet Bey’in Fötr Şapkası” adlı tiyatro oyunlarıyla yazarlığa ve ikincisi ile yönetmenliğe de ilk orada başlayacaktır. 1978’de askerlik görevi sonrasında Ankara Devlet Tiyatrosu’na geçer ve “Eski Fotoğraflar” daki oyunu ona ilk ödülü getirir; Ulvi Uraz Ödülü’nü. O ara Bursa’da yazdığı iki oyun kitabı da ard arda ödüller kazandıracaktır. Ancak hedefi kültür başkentidir O’nun ve 10. yıl sonunda da Istanbul Devlet Tiyatrosu kadrosundadır. Ve orada yönetmen olarak imza attığı hemen her oyundan gelen hakedilmiş büyük ödüller, O’nu Cumhuriyet Tiyatrosu’nun gelmiş geçmiş en iyileri arasına katacaktır. Bunlar arasında Atatürk Kültür Merkezi sahnelerinde izlenme rekorları kıran Aziz Nesin’in “Yaşar, Ne Yaşar Ne Yaşamaz”ı, Turhan Selçuk’un “Abdülcanbaz”ı ve hiç kopamadığı Kilayik köyündeki soy atalarının öyküsü olan “Bebek Uykusu”, ulusal tiyatronun unutulmazları arasına girer. “Olmayan Kadın” ve “Aşk Hastası”nı yazan ve yöneten de kendisidir. “Machbet”, “Afife Jale” ve “Kıyamet Suları”nda cesur ve çağdaş yorumlar dener.

Ve Istanbul Büyükşehir Belediye’sinin ısrarcılığına “özgürce yönetim” vaatleri de eklenince ve bunun garantisi verilince fazla direnemez, 1996 yılında Devlet Tiyatrosu’ndan izinli olarak Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği gibi zor bir görevi üstlenir. Tez zamanda dolmaya başlayan sıralar, sahnelenen oyun, oyuncu ve yönetmenlerinin seçimine yönelik olarak verilebilen özgürce kararların ve yılların deneyiminin ürünüdür. Görevde kaldığı beş yıl boyunca Istanbul Şehir Tiyatroları’na altın çağını yaşatmış, ancak kendi “adı” bu başarı arkasında da saklı kalmıştır. Yılların tiyatrocusunu adıyla ön plana çıkararak, toplumun “gözdesi” yapan da, içinde ukde olarak kalan bir “Binboğalar Efsanesi”nin sahnelerden getirdiği ses değil, O’nun hiç akla gelmeyen bir “rol”de, bir yarışma programında, sunucu olarak sergilediği alışılmamış tavrı, yakışığı, karizması ve de “emin misin?”, “son kararın mı?” sorularındaki ısrarcılığı olmuştur. Olay yaratan bir emekliliğin ardından gelen bir diziyle doruğa tırmanan bu çekiciliğin geçmişin bilinmeyeninde gizli sanatsal özü, çekimlerine yakında Urfa’da başlanacak olan bir filmdeki ve onu izleyecek olan başkalarındaki oyun gücüyle tam bilinecektir. Kimbilir belki de biz gibi toplumlarda, halka sanatın gücünü anlatmanın tek yolu da budur: Tiyatroyu “artizce” tanıtmak...

Prof.Dr.Fahri Işık

 

ÜYELERİMİZDEN HABERLER ...
  • Tuncay Neyişçi’nin istifasıyla boşalan yönetim kurulu asil üyeliğine, yedek listenin ilk sırasında yer alan Ziya Erbaş getirildi.
  • Senay Dodanlı’nın teyze olduğunu duyduk, üstelik de ilk teyzeliğiymiş bu. Kutluyoruz.
  • Hulki Demirel önümüzdeki yıllarda kaleme almaya hazırlandığı “Nefesli Çalgı Virtüözü Nasıl Olunur?” adlı otobiyografik çalışmasıyla ilgili ön araştırmalar yapmak üzere gittiği Istanbul’da Caz Festivali kapsamında son derece yararlı mesleki istişarelerde bulundu.
  • İbrahim Coşar’ın yeni oluşturduğu “Türk Dansları Komitesi” kuruluş çalışmalarını tamamlayarak komiteler planındaki yerini aldı. Önümüzdeki günlerde faaliyete geçmesi beklenen ve bünyesinde “Misket”, “Zeybek” ve “Teke Zortlatması” gibi alt komiteleri barındıracağı açıklanan bu çalışma grubunun kulübümüz adına değerli kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.
  • 11 Rotaryen’den oluşan bir grup, geçen hafta Perge Rotary Kulübünü ziyaret ederek başkan olarak yönettiği ilk toplantıda Ahmet Güngör Yitmen’e destek verdiler ve bir tür gövde gösterisi yaptılar. Rotary dünyasında takdir ve heyecan uyandıran bu girişimin, yemek yetiştirmekte zorlanan otelin servis elemanlarınca aynı ilgiyle karşılanmadığını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz.
PROJELER ...ETKİNLİKLER ...
  • Toplum hizmetleri ana komitesi dönemin ilk projesinin ilaç toplama kampanyası olacağını duyurdu. Komite başkanı Hülya Yazıcı tüm üyelerimizin ve özellikle de eşlerimizin katkılarını bekliyor. Evlerimizde kullanmadığımız ilaçların toplanarak tasnifi ve sağlık ocakları aracılığıyla ihtiyacı olan insanlara ücretsiz olarak dağıtılmasının sağlanmasını amaçlayan bu çalışmanın Rotaract kulübümüzle ortak yapılacağını duymak bizleri ayrıca memnun etti.
  • Hulki Demirel ve Oktay Yiğitbaşı dostlarımız düzenli bir biçimde Rotaracter’ların toplantılarına katılmaktalar. Genç kardeşlerimiz kulübümüzün diğer üyelerini de misafir etmeyi çok arzu ediyorlar. Böylece Rotaryen’lerin kendileri, çalışma alanları veya iletmek istedikleri herhangi başka bir konuda gençlere bir şeyler anlatma fırsatı bulabileceklerini düşünüyorlar.

 

POLİO ve ROTARY...

Aşağıda aylık çeviri tıp dergisi Literatür’ün Mayıs sayısında yer alan bir yazının özetini bulacaksınız:

  • 1988’den bu yana bu ciddi hastalığa yakalananların sayısında %99 oranında azalma var.
  • 2000 yılında yalnızca 3.500 vakaya rastlanırken, hasta sayısının 1988’de 350.000 dolayında olduğu belirtilmekte.
  • Geçen yıl 82 ülkede beş yaşın altındaki 550 milyon çocuk aşılanmış.
  • Dünya çapındaki bu çok büyük çalışmayı yürütmekte olan “Global Polio Eradikasyonu İnisiyatifi” Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Fonu, Uluslararası Rotary Vakfı ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi gibi örgütlerden oluşmakta.
  • Başarıya ulaşılmasındaki temel unsurlar : Ulusal aşı günleri uygulamaları, ekiplerin ev ev gezerek aşılama konusundaki ısrarcı tutumları ve savaş, izolasyon, altyapı eksikliği gibi çocuklara ulaşabilmeyi zorlaştıran engellerin önemli ölçüde aşılmış olması.
  • Genellikle Güney Asya ve Sahra altı ülkeleri olmak üzere 20 ülkede halen hastalık görülmekte.
  • İnisiyatifin amacı 2005 yılında polio hastalığını Dünya yüzeyinden tamamen kaldırmak. Bu da önümüzdeki dört yıl içinde altı milyar dozun üstünde oral polio aşısına, dolayısıyla da bir milyar dolara ihtiyaç duyulacağı anlamına geliyor.
Polio’nun Varlığını Sürdürdüğü Ülkeler:
  • Afganistan
  • Angola
  • Bangladeş
  • Benin
  • Orta Afrika Cum.
  • Çad
  • Kongo
  • Fildişi Sahilleri
  • Mısır
  • Etyopya
  • Gana
  • Hindistan
  • Nepal
  • Nijerya
  • Pakistan
  • Kongu Cum.
  • Sierra Leone
  • Somali
  • Sudan

 

SERBEST KÜRSÜ ... ya da SİZİN KÖŞENİZ...

Geçen sayımızda Rotkoçların içler acısı durumuna değinmiş ve Rotaryen dostlarımızın konuyla ilgili destek ve yardımlarını beklediğimizi duyurmuştuk. İlk tepki sevgili Hülya’nın eşi Naci Yazıcı’dan geldi. Değiştirmeksizin yayınlıyoruz.

Sn. Bülten Komitesi, 

Üzülerek söylemeliyim ki ancak geçen gün sevgili eşimin beni uyarmasıyla(!) bizim de teknoloji özürlüsü olduğumuzu bildiğinizden her zaman kağıda bastığınız ve seneler itibarıyla sanırım anlatacak bir şeyiniz kalmadığından gittikçe küçülerek şey gibi kalan (yanlış anlaşılmasın şey felsefi bir kavramdır)  bülteninizi sanal ortama taşıyarak bizi sanal olarak suçlamışsınız. Bugünden itibaren Antalya Rotary Rotkoçları yönetimine el koyarak kendi kendimi “En Büyük Rotkoç Başkanı” olarak atadım. Bundan sonra sizlere bizi haksız olarak suçlama imkanı veren içimizdeki pasifistlerin yerine; en sert yanıtlarımı elinizdeki silahla vereceğimden emin olabilirsiniz.Pardon eşim bulaşıkları yıkamam için beni çağırıyor. GELİYORUM TATLIM!!! Karizma gitti galiba? Kalın sağlıcakla,

Rtkç.Naci Yazıcı

Sevgili dostumuz Orhan Şenoğlu’dan da hepinizin ilgisini çekeceğini düşündüğümüz güzel bir yazı aldık. Buna benzer katkıların giderek artması dileğiyle aktarıyoruz.

“Dün dündür cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek gerek”

MEVLANA

DÜN Yaptıklarımızın tam tersini yapmalıyız.

DÜN Evet dediklerimize bugün Hayır demeliyiz.

DÜN Çalıştığımız gibi değil daha verimli çalışmalıyız.

DÜNKÜ Bakış açımızı değiştirmeliyiz. Olaylara yeni bir bakış açısı ile yaklaşmalıyız.

DÜN Değer verdiğimiz şeylere ( Kişiler v.s. çok geniş anlam yüklenebilir) değer vermemeliyiz.

DÜN Değer vermediğimiz şeylere bugün değer vermeliyiz.

DÜN İş yapma tekniklerini terketmeliyiz. İş yapma şeklimizi yeniden yapılandırmalıyız

DÜNÜN Verimsizliğini terk edip verimlilik ilkesinden hareket etmeliyiz.

DÜN Geyik muhabbeti ile geçen günleri terk etmeliyiz

DÜN Değer vermediğimiz bilime değer vermeliyiz

DÜN Okumadığımız kitapları bugün baştacı etmeliyiz.

DÜNKÜ Düşüncelerimizi terk etmeliyiz

DÜN Değer vermediğimiz yaratıcı, ilkeli, üretken insanımıza değer vermeliyiz.

DÜN Prim yapan anlayışı terk etmeliyiz.

DÜNKÜ Şark kurnazlığı düşüncesinden uzaklaşmalıyız.

“Dün dündür cancağzım,bugün yeni şeyler söylemek gerek” demiş MEVLANA 1300’lü yılların başında. 700 yıl sonra bugün aynı şeyi söylemek gerekiyor.

Hepimiz ;

Yeni şeyler söylemeliyiz.

Yeniden yapılanmalıyız.

Yeni düşünceler üretmeliyiz.

Ama önce ,

KENDİMİZDEN BAŞLAYARAK.

Sonra ailemizi,

Sonra işimizi,

Sonra her olaya bakışımızı,

Yeniden yapılandırmak gereklidir.

Ama önce ,

KENDİMİZDEN BAŞLAYARAK.

Aynaya baktığımızda gördüğümüz o iki gözün sahibi, dünyayı değiştirebilecek güce sahiptir.

Önce o insandan başlayarak.........

17/07/2001

Orhan ŞENOĞLU

 

HAFTANIN PORTRESİ .............................................. ya da HOŞGÖRÜNÜZE SIĞINDIK

Rtn.İbrahim Coşar

“Can Dostları” derneğinin kurucu başkanı olan sevgili dostumuz, bu kuruluşu gelecekteki olası iktidar çekişmelerinden uzak tutabilmek amacıyla müstesna bir yönetmelik hazırlatıp, iç tüzüğe kendi buluşu “Başkan olunmaz, başkan doğulur” maddesini koydurtarak, başkan seçimiyle ilgili her türlü dernek içi tartışmanın bir daha açılmamak üzere son bulmasını sağlamıştır. Birçok mesleki ve gönüllü kuruluşta aktif görevler üstlenerek, sergilediği özverili ve güler yüzlü tutumuyla takdir toplayan İbrahim Coşar, yakın dostları tarafından bugüne dek ne psikologların, ne de sosyolog ve filozofların tam olarak açıklamayı başaramadıkları “Kalbi Ilık İnsan” benzetmesiyle tanımlanmaktadır. Kara ve sualtı avcılığındaki hünerini yakından bildiğimiz, ancak havadaki performansı hakkında internet de dahil olmak üzere yeterince bilgi toplayamadığımız dostumuzun taşıdığı “Gazi” sıfatının avcılığıyla ilgili olmadığını ve bu ünvanı katıldığı Kıbrıs barış harekatına borçlu olduğunu düşünüyoruz. Şu günlerde Rtn.Osman Berberoğlu ile ortaklığının 25. yıldönümünü kutlayan gelecek dönem başkanımızın yeni Rotary yılına bir yıl kala çalışmalarını yoğun bir biçimde başlattığını ve devir teslim törenindeki konuşmasını bile şimdiden hazırladığını memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz.

 

 

ELEŞTİRİLER ... ÖNERİLER ...

Bültenle ilgili bize yansıyan çeşitli görüşleri aşağıda bilgilerinize sunuyoruz:

  • Rtn. Gönül Mutlu : Fatma’nın yazılarını zevkle okuyorum.
  • Rtn. Ege Altay : Bunca yıllık doktorum, böyle bülten görmedim. Hani ayda bir yayınlanacaktı...
  • Rtn. Yaşar Süzen : Yüz yüze iletişimi doğru dürüst becerememişken elektronik iletişime geçiverdik.
  • Rtn. Serdar Akaydın : Bunu yazanın başka işi gücü yok mu?
  • Rotkoç Naci Yazıcı : Haftada bir anlamsız; neden günde iki kez çıkmıyor?
  • U.R.Başkanı Richard D.King : Görevimiz insanlığa hizmettir.
  • I.M.F. Başkanı Köhler : Bülteni boşverin, asıl önemlisi yönetim kurulunuzun 7 değil de 9 kişiden oluşması. Bravo doğrusu, pek beğendim, örnek oldunuz.

[Tracked by Hitmatic]