2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya          Dönem: 2002-2003         Sayı : 39
Tf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N       H A F T A

Talya Oteli    -   03.04.2003   -   1280/38     

Toplam Üye

50 + 13

KONUŞMACI

Prof. Dr. İSRAFİL KURTÇEPHE

Katılan Üye

33 + 4

KONU

KIBRIS KONULU SÖYLEŞİ

Katılım

%66

KONUKLAR

 

TELAFİ KARTI

Feti Kuyucu – Perge Rotary Kulübü

Yaşar Süzen’ in konuğu

 

 

Mehmet Demiralp

                 

      MAZERET BİLDİRENLER

Özlem Çakır

Antalya Rotaract Kulübü Başkanı

Osman Berberoğlu

BES ve Asamle

Ali Kemerli

Antalya Rotaract Kulübü

Aytaç Küçülünal

          

Serhan Güllüpınar

                  

Duran Çiftçi

Antalya Dışında

 

Salim Güllüpınar

          

Güray Parlak

          

Ahmet Gönen

          

Levent İçel

Annesi rahatsız

TOPLANTI NOTLARI :  

  • Sakin ve kendi halinde bir gündü. Toplantımız da öyleydi, yani standart ve olağan bir Perşembe toplantısıydı. Belki başkan için biraz farklı sayılabilirdi; ne de olsa sekretersiz ve saymansız kalmış ve böylece her zamankinden farklı olarak yalnızlık duygusuna kapılmıştı. Üstelik asbaşkan da yoktu. O da tıpkı bülten komitesi genel koordinatörü gibi gelecek döneme yönelik yatırım çalışmalarında bulunmak amacıyla Konya’da düzenlenen Başkanlar Eğitim Semineri’ne katılmak üzere yollara koyulmuştu.
  • Açılış konuşması, konukların tanıtımı, mutlu günlerin duyurulması, mazeretlilerin hatırlatılması ve kulüp haberlerinin sunulmasının ardından zaman kaybedilmeden konuşmacımıza söz verildi.
  • 27 Şubat günü katıldığı toplantımızda “Türkiye’nin Musul Politikası ve Irak” konulu bir konuşma sunan Prof.Dr.İsrafil Kurtcephe’yi beş haftalık bir aradan sonra yeniden konuşmacı kimliğiyle karşımızda görmek gerçekten de memnuniyet vericiydi. Bu kez konu Kıbrıs’tı ve dış politikamız açısından tıpkı bir önceki gibi alabildiğine önem taşımaktaydı. Sn.Kurtcephe’nin ilgiyle dinlenen konuşmasından yaptığımız bazı alıntıları aktaralım:
    • Doğu Akdeniz’i kontrol eden önemli coğrafyasıyla Kıbrıs adası, 1990’lardan bu yana özellikle Kafkasya ve Hazar Bölgesi’nin yeni bir pazar oluşturmaya başlamasıyla birlikte jeopolitik ve stratejik anlamda daha da önem kazanmış bulunmaktadır. Ortadoğu’ya yakınlığı ve bu bölgede yaşanan krizlerde üstlendiği çeşitli roller de dikkate alındığında, bu adayı kontrol etmenin, enerji kaynaklarına ve dolayısıyla da dünyaya hükmetmek anlamına geleceği unutulmamalıdır.
    • Adada 44 yıl önce iki toplumlu cumhuriyet kurulurken oluşturulan anlaşma aslında Türk toplumu lehine çok sayıda madde içerirken, 1963 yılında Makarios’la birlikte gelişen süreç adada yaşayan soydaşlarımızın koşullarını giderek zorlaştırınca, 1974 Barış Harekatı kaçınılmaz hale gelmiştir.
    • Her ne kadar BM önderliğinde yürütülen uzlaşma girişimleri son zamanlarda yoğunlaşmış gibi görünse de, uluslararası güçler hem Türkiye, hem de Yunanistan’ı baskı altında tutmayı sürdürmek amacıyla adada çözümü çok da arzu etmemektedirler. Avrupa Birliği ABD karşısında bir güç oluşturabilme stratejisi çerçevesinde bu adaya sahip olma düşüncesi içinde olduğundan, Kıbrıs Rum Kesimi’nin üyeliğine sanıldığından da büyük önem vermektedir.
  • Annan Planı’nın sakıncalarına kısaca değinmeye çalışan ve bu planın değil kabulünün, görüşülmesinin bile Türkiye’ye zarar verdiğini ifade eden konuşmacımız,  her ne kadar Irak Savaşı’yla ilgili son durum hakkında birkaç cümle söyleme arzusunda olduğunu belirtmiş olsa da, bu talebi süremizin dolduğu gerekçesi ve gelecek haftalarda yeniden kendisine söz verilebileceği temennisiyle başkan tarafından üzülerek geri çevrildi. 
  • Ve toplantımız alışılageldiği üzere güncel ve evrensel içerikli “ANSİAD Başkanı’nın Rotaryenler’e Hitaben Konuşması” adlı final bölümüyle sona erdi.

 

 

                           ŞUBAT AYI DEVAM ÇİZELGESİ

%100DEVAM EDEN ÜYELER

 

  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN  BİLGEN
  • İBRAHİM ÇOŞAR
  • SÜLEYMAN ÇEVİK
  • HULKİ  DEMİREL
  • SENAY DODANLI
  • KADİR DURSUN
  • HAKAN EYİCAN
  • HASAN ALİ GÖNEN
  • SALİM  GÜLLÜPINAR
  • LEVENT  İÇEL
  • HAVVA IŞIK
  • KEMAL KALENDER
  • MUSTAFA KIVRAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • GÖNÜL MUTLU
  • GÜNSELİ ORAL
  • HİMMET ÖCAL
  • FEHİM ÖZ
  • GÜRAY PARLAK
  • MUSTAFA SÖZEN
  • TEOMAN SÜER
  • HÜLAGU ŞENCAN
  • ORHAN ŞENOĞLU
  • MUSTAFA YAPAN
  • HÜLYA YAZICI
  • ERTUĞRUL YILMAZHAN
  • OKTAY YİĞİTBAŞI

%66DEVAM EDEN ÜYELER

 

  • SERDAR AKAYDIN
  • EGE ALTAY
  • TUNAY ALTINPINAR
  • YAVUZ CANÖZ
  • CANSEL ÇEVİKOL
  • DURAN ÇİFTÇİ
  • SÜLEYMAN ÇİL
  • FİGEN EBREN
  • BURAK GÖNEN
  • NURİ GÜVENÇ
  • VEDAT ILIKAN
  • İLHAMİ KAPLAN
  • SEMİN KAPTAN
  • MUHARREM KARATAŞ
  • FATMA KIZILIRMAK
  • İZZET UZUN
  • YAŞAR SÜZEN

 

 

AYLIK ORTALAMA DEVAM ORANI %81 OLARAK TESBİT EDİLMİŞTİR

GENEL TOPLAMDA %100 DEVAM EDEN ÜYELER

  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • İBRAHİM ÇOŞAR
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • LEVENT İÇEL
  • MUSTAFA KIVRAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • FEHİM ÖZ
  • OKTAY YİĞİTBAŞI

 

 

 

 

BU AY  %100 DEVAM EDEN DEVAMDAN MUAF ÜYELER 

  • AHMET GÖNEN
  • FERİT SELEKLER
  • AHMET TURAN SÖZEN
  • AHMET ÜNSAL

 

B U        H A F T A

Talya Oteli    -   10.04.2003   -   1281/39     

KONUŞMACI Bekir ÖZSOY

Mönü :

KONU ABD. ve Politikaları

Zeytinyağlı Tabağı, Kuzu Çoban Kavurma, Yeşil Salata, Havuç Dilimi Baklava

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

13.04

Sevgi ÇİFTÇİ

13.04

Şule – İzzet UZUN

14.04

Ege ALTAY

 

14.04

Can ALTAY

15.04

Nuri GÜVENÇ

 

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?
  • 2 Nisan Çarşamba günü BES toplantısı için Konya’ya giden arkadaşlarımızın, Akseki ve Seydişehir arasında yoğun kar yağışı ile karşılaştıklarını !
  • Sevgili Ege ve Can Altay çiftinin, her ikisinin doğum günlerinin de 14 Nisan olmasının çok ender rastlanan bir durum olduğunu !
  • 4 – 6 Nisan tarihlerinde Konya’da yapılan Asamble’ de en yüksek katılımı Samsun Rotary Kulübü’nün gerçekleştirmiş olduğunu !
  • 2430. Bölge 2004 – 2005 dönemi Asamble’ sinin Muhtemelen Antalya’da ve Mersin Kız kulesi kulübü tarafından  organize edileceğini biliyormusunuz ?

 

   SİZİN KÖŞENİZ

 

Merkez Bankası hedefleri tutturdu 

Merkez Bankası, 2002 yılı para programı çerçevesinde belirlenen dönemsel ve yıl sonu parasal limitlerin tutturulduğunu açıkladı.

Merkez Bankası 2002 yılı Raporu´nda, 2002 yılı sonunda tüketici fiyatları enflasyonunun yüzde 29.7, toptan eşya fiyatları enflasyonunun ise yüzde 30.8 oranında gerçekleştiği hatırlatılırken,bu gerçekleşmelerin tüketici fiyatları enflasyonu için son 20 yılın, toptan eşya fiyatları için de son 16 yılın en düşük rakamları olduğu kaydedildi.

Raporda, uygulanan makroekonomik politikalar ve gerçekleştirilen yapısal reformların, programın inandırıcılığını artırdığı ve enflasyon bekleyişlerini düşürerek, enflasyonla mücadeledeki kazanımda belirleyici olduğu ifade edildi. Bunun yanı sıra geçen yıl iç talebin, enflasyonu etkilemeyecek bir düzeyde kaldığı belirtilirken, 2002 yılı ikinci çeyreğinden itibaren gözlenen canlanmanın, daha çok stok birikimi ve ihracattaki canlanmadan kaynaklandığı bildirilen raporda, tüketim ve yatırım harcamalarındaki artışın ise sınırlı kaldığı vurgulandı.

Raporda, dalgalı kur rejimi uygulaması ve iç talep yetersizliğinin kur hareketlerinin fiyatlara yansımasının boyut ve hızını azalttığının görüldüğü de belirtilerek, ´´bunlara ilave olarak, gıda grubu fiyat artışlarının son 15 yılın en düşük düzeyinde gerçekleşmesi, enflasyon oranının hedef altında kalmasına katkıda bulunmuştur´´ denildi.
 

 Merkez Bankası raporunda, ´´parasal hedeflemeye ek olarak Merkez Bankası, nihai hedefi olan fiyat istikrarı ile tutarlı enflasyon hedeflemesine resmi olarak geçmeden, ´´örtük enflasyon hedeflemesi´´ politikası izleyeceğini belirtmiştir´´denildi.

Merkez Bankası´nın 2002 yıllık raporunda, 2002 yılında makroekonomik hedeflerle uyumlu bir parasal genişlemenin ötesine geçmemek ve geçilmeyeceğine ekonomik birimleri ikna etmek amacıyla, parasal hedefleme politikası uygulandığı ifade edildi.

Raporda, parasal hedeflemeye ek olarak, Merkez Bankası´nın, nihai hedefi olan fiyat istikrarı ile tutarlı enflasyon hedeflemesine resmi olarak geçmeden ´´örtük enflasyon hedeflemesi´´ politikası izleyeceğini, gelecekte enflasyonun alabileceği değerleri dikkate alarak kısa vadeli faiz oranlarında değişikliğe gidebileceğini belirttiği bildirildi. Siyasal belirsizliklere ve Kasım ayında yapılması zorunlu hale gelen erken seçime rağmen, yıl genelinde gözlenen mali istikrarın ekonomik canlanma için elverişli bir zemin hazırladığı belirtilen raporda, 9 aylık döneme ilişkin verilerin, 2002 yılında yaşanan ekonomik canlanmanın yılbaşında öngörülen yüzde 3´lük büyüme tahmininin çok üstünde olduğunu gösterdiği vurgulandı. Raporda daha sonra şöyle denildi:

 FAİZ DIŞI FAZLA
´´Maliye politikasına ilişkin gelişmeler, 2002 yılında kamu kesimi faiz dışı fazlasının yıl sonu hedefi olan GSMH´nin yüzde 6.5´i düzeyine ulaşamayacağını göstermektedir. Faiz dışı fazla hedefine ulaşılamaması; esas olarak harcama kalemlerinde görülen düzeyin üzerinde artmasından ve gelir vergisinin hedeflenenin gerisinden kalmasından kaynaklanmaktadır. Sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transferler, artan ihracat gelirlerine paralel olarak vergi iadelerindeki yükselme bu artışta belirleyici olmuştur. Diğer taraftan seçim sürecine girilmesiyle birlikte yapısal reformlardaki kısmı duraksama ve bazı harcamalardaki program dışı artış faiz dışı dengeyi olumsuz etkilemiştir.

´´ 2002 yılının 9 aylık döneminde özel tüketim harcamalarının önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1.1 oranında düşük bir artış gösterdiği vurgulanan raporda, kamu tüketim harcamalarının ise söz konusu dönemde yüzde 5.9 oranında arttığı ve ekonominin büyümesine katkıda bulunduğu bildirildi. Raporda, mal ve hizmet ihracatının 2002 yılının 9 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.6 oranında arttığı da belirtildi.

 SEKTÖREL DEĞERLENDİRME
Raporda, sektörel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Buna göre raporda, tarım sektörü katma değerinin 2002 yılı 9 ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 oranında, sanayi sektörü katma değeri yüzde 8.8, hizmetler sektörü katma değeri yüzde 4.9 oranında arttığı ifade edildi. Raporda şu bilgilere yer verildi:

´´2002 yılında toplam sanayi üretimi yüzde 9.1, imalat sanayi üretimi ise yüzde 10.6 oranında artmıştır. 2002 yılında sanayi sektörü katma değerini ve üretimini, ekonomiye duyulan güvenin artmasına bağlı olarak faiz oranlarının geçen yıla göre azalması ve özel firmaların yurtdışı mali kaynaklardan daha uzun vadeli ve daha uygun koşullarda yararlanmaya başlaması oldukça olumlu etkilemiştir. Mal ve hizmet ihracatı ise 2002 yılının 9 aylık döneminde yüzde 10.6 artmıştır.´´ Raporda, 2002 yılının son üç aylık dönemi itibarıyla Türkiye genelinde toplam istihdamın yaklaşık yüzde 51.9´u ücretli ve yevmiyelilerden oluştuğu, kendi hesabına çalışanların payının yüzde 28.9, ücretsiz aile işçilerinin payının da yüzde 19.2 olduğu da bildirildi.

 İÇ BORÇ STOKU YÜZDE 22.7 ARTTI
Raporda, toplam iç borç stokunun 2002 sonunda, önceki yıla göre yüzde 22.7 oranında artarak 149.9 katrilyon liraya ulaştığı belirtildi.

Dolar bazında da stokun 84.9 milyar dolardan 91.7 milyar dolara çıktığı kaydedilen raporda, IMF kredilerinin iç borç stokunun ve finansman ihtiyacının azalmasının yanı sıra borç stokunun borçlanma araçlarına ve alıcılarına göre yapı değişimini de beraberinde getirdiği vurgulandı.

Piyasanın toplam iç borç stoku içindeki payının yüzde 47.2'ye yükseldiği ifade edilen raporda, nakit iç borç stokunun döviz cinsi senetler ile sabit getirili senetlerdeki artışa bağlı olarak nominal yüzde 53.2 oranında artış gösterdiği ve 89.3 katrilyon lira olduğu bildirildi.

 IRAK OPERASYONU
Nakit dışı iç borç stokuna ilişkin yeniden yapılandırmanın, 2002 yılı iç borç servisine yönelik endişeleri azaltarak, iç borçların sürdürülebilirliği konusunda güven arttırdığı kaydedilen raporda, daha sonra şu görüşlere yer verildi:

''Kasım ayındaki erken seçim sonuçlarının piyasalarca olumlu karşılanması, mali piyasalarda faiz ve kurlarda gerilemeye yol açmıştır. Bu durum, borçlanma politikasını olumlu yönde etkilemiştir. Ancak yıl sonuna doğru ABD'nin olası Irak operasyonu ile ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlik, borçlanma politikasını olumsuz etkilemiştir. 2002 yılında 2001'e göre hem borçlanmanın maliyeti ciddi oranda azalmış hem de piyasalarda yapılan borçlanmanın vadesi önemli miktarda uzamıştır.''

Kamu kesimi borçlanma gereğindeki azalmaya dikkat çekilen Merkez Bankası raporunda, bunun konsolide bütçe ve KİT'lerin finansman dengelerinin olumlu performans izlemesinden kaynaklandığı savunuldu. Raporda, faiz dışı harcamalarda gözlenen yükselme ve gelir tahsilatındaki azalma nedeniyle de yüzde 6.5'luk faiz dışı fazla hedefinin tutturulamadığı belirtildi.

 VERGİ POLİTİKALARI
Vergideki gelişmelerin de irdelendiği raporda, 1 Ağustos 2002'den itibaren özel tüketim vergisinin uygulamaya girdiği hatırlatıldı. Ağustos-Aralık döneminde 4.8 katrilyon lirası petrol ve doğalgaz ürünlerinden, 853 trilyon lirası kolalı gazoz, alkollü içki ve tütün mamullerinden, 304 trilyon lirası motorlu taşıtlardan, 77 trilyon lirası da dayanıklı tüketim ve diğer mallardan olmak üzere 6 katrilyon lira gelir elde edildiği bildirildi.

Geçen yıl KDV tahsilatında da olumlu bir performans gösterildiği kaydedilen raporda, gelir vergisi tahsilatının ise sınırlı düzeyde kaldığı ifade edildi. Raporda, 2002'de faiz oranlarının bir önceki yıla göre düşük olmasının yanı sıra maaş ve ücretlerdeki artışın sınırlı tutulmasının da gelir vergisi stopajını olumsuz etkilediği anlatıldı.

Bütçe dengelerine de değinilen Merkez Bankası raporunda, konsolide bütçe faiz dışı harcamalarının GSMH içindeki payının 2002'de bir önceki yıla göre 0.7 puan artarak yüzde 23.4 olmasının beklendiği belirtildi.

Bu gelişmeyi sosyal güvenlik kuruluşlarına transferler ve vergi iadelerindeki artışın yarattığı kaydedilen raporda, ''2001'de GSMH' nin yüzde 5.5'i kadar fazla veren faiz ve özelleştirme dışı bütçe dengesinin, 2002 yılında hedeflerin gerisinde kalarak yüzde 4.4 oranında fazla vermesi beklenmektedir'' denildi.

 DÜNYA EKONOMİSİ YÜZDE 2.8 BÜYÜR
Raporda, dış ekonomik gelişmeler başlığı altında dünya ekonomisi de değerlendirildi. Raporda, gelişmiş ülkelerde 2001 yılı sonlarında görülmeye başlayan iyileşme ve 2002 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen büyüme hızlarının, 2000 yılı ortalarından bu yana durağan bir seyir izleyen dünya ekonomisinin, tekrar ''toparlanma sürecine'' gireceğine ilişkin beklentilerin arttırdığına işaret edildi.

Ancak 2002 yılı ikinci çeyreği ve sonrasında gözlenen gelişmelerin, küresel ekonominin daha öncekilerin aksine, durgunluk ortamından oldukça yavaş ve kırılgan bir büyüme sürecine geçtiğini gösterdiğine dikkat çekildi.

Dünya ekonomisine ülkeler ve bölgeler itibariyle bakıldığında, büyüme performansları açısından önemli farklılıklar olduğu gözlemlendiği belirtilen rapora göre, Japonya ve Euro Alanı ekonomileri düşük hızlarda büyürken, ABD ekonomisinde büyüme hızı bir önceki yıla göre artış gösterdi.

Japonya ise güçlü ihracat performansına bağlı olarak önceki yılki daralmanın ardından 2002 yılında sınırlı bir büyüme hızına ulaşabildi. Gelişmekte olan ekonomiler, dünya ortalamasının üzerinde büyüme hızları sergilerken Latin Amerika ekonomilerinde gerileme yaşandı.

 ''2002 YILINDA ENFLASYONİST BASKILAR AZALDI''
Raporda, gelişmiş ülkelerde ''2002'nin'', enflasyonist baskıların azaldığı bir yıl olduğu vurgulanırken, bu sayede söz konusu ekonomilerin para politikalarını, büyümeyi destekleyici yönde kullanabildikleri belirtildi.

Ancak, gelişmiş ülkelerde izlenen gevşek para politikaları uygulamalarının, söz konusu ekonomiler ve dolayısıyla küresel ekonomide güçlü ve hızlı bir toparlanma sürecini başlatmaya yeterli olmadığına dikkat çekilen raporda, ''tüketim harcamaları gerek ABD'de gerek Euro Alanı'nda sınırlı bir artış göstermiş, yatırım harcamaları da yıl genelinde gerilemiştir'' denildi.

Raporda ayrıca, gelişmiş ekonomilerde 2002 yılında ortak olarak gözlenen bir olgu ise bütçe dengelerinde görülen kötüleşme olarak özetlenirken, ABD, Euro Alanı ve Japonya'da bütçe açıklarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla' ya (GSYİH) oranının, önceki yıla göre arttığı ifade edildi. (A.A.)

Sevgili Dostlarım,
Merkez Bankasının 2002 yılı para politikaları ile ilgili raporu, ilginizi çekeceği düşüncesi ile www.bigpara.com adresinden alarak sizlere aktardım. 
Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

GÜZEL BİR SÖZ

"İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. 
  Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir."
 
                                      MONTAIGNE 

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER

 

MAĞARALAR 

Altın beşik Düdeni 

Dünyanın en ilginç mağaralarından birisidir. Ürünlü Köyü sınırları içerisindedir. Altınbeşik Düdeni'ne ulaşılması için şu yolun izlenmesi gerekir: Antalya-Alanya yolunda Manavgat'tan sonra kuzeye Akseki yönüne dönülür. Bu yolun yaklaşık olarak 70. km.' sinden İbradı' ya yönelinir. 23 km. sonra varılan İbradı' dan Ürünlü Köyü 8 km.' dir. Ürünlü' den sonra yaklaşık 5 km.lik bir patika yolla Düden' e ulaşılır. Buraya ilk kez gelenlerin köyden bir rehber almaları ve mutlaka araziye uygun ayakkabı giymeleri gerekir.

Toros Dağlarının altındaki bu ilginç yeraltı Dünya' sını görmek için özel hazırlık ve gereçler gereklidir. Yer altında çok sayıda mağara ve göl vardır. Bu göllerin su seviyeleri farklı olup aralarında çağlayanlar oluştururlar. Mağaralarda dev boyutlarda sarkıt ve dikitler mevcuttur. Bu mağara ve göllerin milyonlarca yıllık bir sürecin sonucu oluştuğu bilinmektedir. Oluşum teorisi şöyledir: Kalkerli bir yapıya sahip olan bu dağlık yerde sular çatlaklardan içeriye sızmış ve oluşan bazı kimyasal reaksiyonlarla yer yer erimeler ve böylece yer altında küçük boşluklar oluşmuştur. Bu boşluklar suyun aşındırıcı ve sürükleyici etkisi ile zamanla büyüyüp mağara halini almıştır. Mağaralarda toplanan su da yer altı göllerini oluşturmuştur. Bu süreç günümüzde de devam etmektedir. Konu ile ilgilenenler ve cesur tırmanıcılar için eşi bulunmaz bir doğa harikasıdır.

                                                                                  

Sevgili Dostlarım,
Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler www.antalya-ws.com adresinden alınmıştır.
Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 


                 DENİZDEN GELEN LEZZET
         

                                                  GENEL BİLGİLER

 Ahtapot Yahni
(4 Kişilik)

Malzeme:

1 ½ kg ahtapot
3 adet soğan (orta boy)
½ su bardağı zeytinyağı
1 çorba kaşığı salça
1 adet domates
3 adet defne yaprağı
2 çorba kaşığı sirke
Tuz
Karabiber
Yapılışı:

Ahtapotları dövülmüş olarak alınız ve deep-freeze’de 2 ila 3 gün bekletiniz. Güzelce yıkayıp düdüklü tencerede yarım saat yumuşayıncaya kadar haşlayınız. Haşlandıktan sonra derisini soyup atınız ve pembemsi beyaz derisini kuşbaşı doğrayınız.

Tencerede sıvı yağı kızdırınız. Soğanı ince doğrayıp kızgın yağda yumuşayıncaya kadar soteleyiniz. Bilahare küp tarzında kesilmiş domatesleri ve salçayı ilave ediniz. Birkaç sefer çevirdikten sonra ahtapotları ilave ediniz. Defne yapraklarını, tuz ve karabiberi ve bir su bardağı su ilave edip kısık ateşte 10-15 dakika pişiriniz. Ocağı söndüreceğinize yakın sirkesini ilave ediniz.

Arzuya göre soğuk veya sıcak servis yapınız.

Deniz Ürünleri Dolması
(4 Kişilik)

Malzeme:

16 Adet iri çarliston biber
1 su bardağı yıldız şehriye
500 gram karışık deniz mahsulu (midye, karides, kalamar gibi)
2 adet kuru soğan
4 diş sarımsak
½ demet dereotu
½ demet maydanoz
sıvı yağ
tuz
karabiber
dolma baharı

Yapılışı:

Biberlerin başlarını kesip çekirdek yataklarını çıkarınız ve bol su ile yıkayınız. Deniz mahsullerini küçük parçalar halinde kesin. Çok az yağı tavaya koyun. Deniz mahsullerini, küçük kesilmiş soğan ve sarmısağı ilave edip soteleyin. İnce kıyılmış maydanoz, dereotu ve taze soğanları ilave edin. Tuzunu, dolma baharını ve karabiberini ekleyin.

Yıldız şehriyeleri haşlayıp deniz mahsullerinin üstüne ilave edin. İyice karıştırıp çarliston biberlerinin içine doldurun. Biberleri az yağlanmış fırın tepsisine dizin. Orta sıcaklıktaki fırında (180oC) biberlerin rengi değişinceye kadar pişirin.

Sıcak servis yapınız.

Not: Bu yemek için patlıcan da kullanabilirsiniz.

Bu yemeğe uygun deniz mahsulleri:
Hamsi,sardalya, karides, midye(ayıklanmış), kalamar(ayıklanmış),

Kalamar Tava
(4 Kişilik)

Malzeme:

1 kg kalamar (11- 12 adet)
1/2 su bardağı sıvı yağ
Un
Tuz

Terbiye için:
2 çorba kaşığı karbonat
2 çorba kaşığı toz şeker
1 adet limonun suyu

Yapılışı:

Kalamarları balıkçınıza ayıklatın. İyice yıkadıktan sonra terbiye ile ovun. Sonra en az 30 dakika dinlendirin. Bacakları gövdelerden ayırın. Bacakları kısa parçalar halinde, gövdeyi ise halkalar halinde doğrayın. Doğranmış kalamarları yeterince tuz katılıp karıştırılmış beyaz una bulayın.

Fritöze sıvı yağ koyup kızdırın. Kalamarları gruplar halinde fritöze atıp kapağını kapatın. İki dakika sonra çıkarıp kağıt havlu serilmiş servis tabağına alın. Bu işleme kalamarlar bitene kadar devam edin.

Sıcak servis yapın.

Notlar:

1.      Kalamar çok su içeren ve bu nedenle pişerken etrafa çok yağ sıçratan bir deniz ürünüdür. Bunun için fritöz tercih edilmelidir. Yoksa kapaklı bir tava kullanılmalıdır.

Kalamar çok çabuk yanan ve sertleşen bir üründür. Bu nedenle pişirme süresine çok dikkat edilmelidir. Ayrıca tavada yapıyorsanız ateşi iyice kısmanız gerekir. Aksi taktirde kızgın tavanın dibine değen kalamarlar siyahlaşır ve lezzetlerinden çok şey kaybederler.

Karides - Genel Hazırlanış
(4 Kişilik)

Malzeme:

Karides
½ tencere su
1 çorba kaşığı tuz
1 adet kuru soğan
1 çorba kaşığı sirke
Yapılışı:

Suyu derince bir tencereye koyun. İçine tuzu ve sirkeyi ilave edip tuzlar eriyinceye kadar karıştırın. Soğanı dörde bölüp ilave edin ve suyu kaynatın.

Karidesleri içine boşaltıp kaynatın. Bilahare kevgire alıp süzün ve soğuk suyla yıkayın. Sonra alıp porsiyonlara bölüp "deep freeze"de saklayın.

Not:

2.      Böyle hazırladığınız karidesleri hemen hemen (aksi tariflerde belirtilmedikçe) bütün karides yemek, meze ve salatalarında kullanabilirsiniz.

3.      Karidesleri öğünlük miktarlarda kaplara bölüp dondurmak ve ileride kullanılmak üzere saklamak çok yararlı bir yöntemdir. Donmuş karideslerin çözülünce diri kalması için önce buzdolabınızın alt gözünde 2-3 saat +5oC’a soğuyuncaya kadar bekletin. Bilahare dondurun.

Karideslerin kaynatılma süresi çok kısa olmakla beraber büyüklüklerine göre fark eder. Küçük (cimcime) karidesler için kaynatma süresi 5-6 dakikadır. Bu süre iri (Jumbo) karidesler için ise 10-12 dakikadır. Daha fazla haşlamamaya dikkat edin. Aksi takdirde çok yumuşar ve diriliklerini kaybederler.

Sevgili Dostlarım,

Sevgili dostumuz Gönül Mutlu balık’ lar ile ilgili olarak çok geniş bilgilerin olduğu bir kitabı mail olarak aktardı. Bende sizlere faydalı olacağına inandığım bazı balık ve balık yemekleri hakkındaki  bilgileri aktarmaya  çalışacağım. Umarım faydalı olur ve beğenirsiniz.
Sevgi ve saygılarımla.
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

 Değerli Dostlar,

Sizlerin de bildiği gibi geçtiğimiz hafta Konya ilimizde Ankara Maltepe Rotary kulübünün, ev sahipliğini yaptığı 2003 – 2004 Rotary dönemine ait BES ve Asamble toplantıları yapıldı.

Bu toplantıya önümüzdeki dönem 10.Grup Guvernör Yardımcısı görevini alan sevgili Osman Berberoğlu’ da Çarşamba gününden itibaren katıldı. Bültenin hazırlanması için koordinatörlük görevi yapan sevgili Osman Berberoğlu Perşembe günü yapılan resmi toplantımıza katılamadı. Toplantı notları bölümümüzü bu hafta sevgili Hülagu Şencan hazırladı. Geçen dönem bültenimizi aksatmadan  her hafta çıkaran ve bu dönemde de sıkıştığımız zaman imdadımıza her zaman koşan sevgili Hülagu Şencan’ a sonsuz teşekkürler...

Sevgi ve saygılarımızla.
Bülten Komiteniz.