blt_log4.gif (10576 bytes) 2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 23
Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N       H A F T A

Talya Oteli    -   28.11.2002   -   1264/22     

Toplam Üye

52 + 13

KONUŞMACI

ERTUĞRUL YILMAZHAN

Katılan Üye

32 + 3

KONU

İMAR PLANINDA 18 UYGULAMALARI

Katılım

% 62

KONUKLAR

TELAFİ KARTI

 

 

 

MAZERET BİLDİRENLER

Güray Parlak

Antalya Dışında

Salim Güllüpınar

              “

İzzet Uzun

          

Kadir Çeliktürk

          

Yaşar Süzen

          

Tunay Altınpınar

          

Havva İşkan Işık

           

TOPLANTI NOTLARI : 
  • Başkan toplantıyı açarak, sözlerinin başında sevgili Ahmet Gönenin ameliyat sonrası aramıza katılmasından dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi.Daha sonra 19 Aralık toplantımızın yapılmayacağını ve 20 Aralık Cuma akşamı şarap gecesi yapılacağının anonsunu yaptı.
    Başkan, Toplum Merkezi inşaatının hızla ilerlediğini ve sıvasının bitmek üzere olduğunu programlanan süreden daha önce inşaatın biteceğini ifade etti. Ancak 10 dönüm civarında olan bahçesinin ne kadarını yapabiliriz bunu bilemiyorum ve hepinizden bu konuda destek bekliyorum diyerek aktivite komitesi başkanı sevgili Fehim Öz’ ü kürsüye davet etti. 
  • Fehim Öz, 14 – 15 Aralık tarihlerinde yapılacak olan Konya seyahati ile ilgili olarak bilgi verdi. Konuşmasını daha detaylı bilgi almak istiyorsanız bültenin bu sayısında seyahat programı detaylı olarak verilmiştir diyerek tamamladı. 
  • Başkan, 12 Aralık toplantısında Ocak başı listelerinin dağıtılacağını ve Ocak başı toplantılarının Aralık ayı içersinde muhakkak tamamlanmasını rica ederek içimizden birisi olan konuşmacımız Ertuğrul Yılmazhan’ı kürsüye davet etti.
  • Sevgili Ertuğrul Yılmazhan;
  •           Köylerin, beldelerin, şehirlerin ve büyük şehirlerin imar yönünden düzenli olması, imar planlarının yapılaşma ihtiyacı yönünden hazırlanması, hazırlanan imar planlarında, yine yapılaşma ihtiyacının önünde mekana yansıtılmasına bağlıdır.
                Bugüne kadar, imar planı yapımı, özellikle büyük şehirlerde yapılaşmanın ve yapılaşma ihtiyacının gerisinde kalmış, yapılaşmaya yön verme yerine gelişi güzel oluşmuş yapılaşmayı koruma zorunda  kalmıştır.
    Bunu da şöyle örnekleyebilirim. Akseki’nin Süleymaniye beldesinin geçtiğimiz pazartesi günü,  askıdan inen bir imar planı yapımı var,  geçen dönem seçilen belediye başkanı bu konuyla ilgili  evim, ahırım yıkılmasın yolum değişmesinin derdinde. Belediye başkan’ ıda tüm bu istekleri karşılamak için  Sürekli plancıya değişiklik önerisi götürmüş. Plancıda böyle yapsa plan bütünlüğünden kopuyor, 10metrelik yol 7  metreye 20 metre sonra tekrar 10 metreye çıkıyor kısaca plan hükümlerine bile uymuyor.
                Antalya’da buna örnek Sinan Mah, Bali bahçesi, Ekşili bahçe civarı gibi.Büyükşehirlerde bu kadar değil belki ama imar yasasının 42. maddesi imar planlarının uygulanmasında belediyelere geniş yetkiler vermesine rağmen belediyelerin bu konuya eğilmemesi,  bilgi ve eleman yetersizliğinden çarpık yapılaşmayı getirmiştir.
               Yasanın Arsa ve arazi düzenlemelerine ilişkin 6785/1605 sayılı yasanın 42.maddesi, 3194 sayılı yasada genişletilerek 18. madde olarak yeniden düzenlenmiştir.
                İmar planları uygulaması 6785 sayılı yasaya göre 3 şekilde, kamulaştırma, ifraz yola-terk ve arsa düzenlemeleri şeklindeydi. Bu uygulamalarda taşınmaz sahiplerinin bir kısmı mağdur bir kısmı da ödüllendirilmiş olabiliyordu. 18. maddeyle bu sakıncalar ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.
    - Arsa ve arazi düzenlenme yetkisi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelere, mücavir alan sınırları dışında ise Valiliklere verilmiştir.
    - Cami, karakol yerlerinin düzenleme ortaklık payından sağlanması.
    - Düzenleme ortaklık payı %25 ten %35’e çıkarılmıştır. (Kamuya ayrılan alanların bedel ödemeksizin sağlanmasına büyük olanak getirmiştir.)
    - Özel parselasyon alanı yapımı ve bu plana göre hisseli satış yapma yasağı gelmiştir.
    - Kamu tesis alanlarına ait parsellerin, düzenlemeye giren tüm parsellere hisse verilerek  oluşturulması.

1-    İfraz gören parsellerden de düzenleme ortaklık payı alınması. Örneğin ihtiyaç olmuş taşınmaz  sahipleri arazide kendi istekleriyle yola terk neticesinde ifraz işlemi yapmışlar. Daha sonra bu alan 18.  madde uygulaması görmüş yapılan terk miktarı işleme tabi tutulmak zorundadır.  Yani eski terk oranını %35’e tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınması gerekir.
            Bu arada yasanın 23. maddesine göre açılacak yolların, altyapı masraflarının bedeli taşınmaz  sahiplerinden alınabiliyor. Ayrıca yasanın 5. maddesi de yeterli sayıda düzenleme sahasını   uygulamaya açmaya mecburdur.
            Düzenleme sonucu okul, kreş, sağlık ocağı, spor sahası, resmi bina, gibi tesislere ayrılan alan hangi  Kadastro parselinde kalıyorsa eski arazi sahibine düzenleme sonucu oluşan imar parseli verilirdi. Sizde istimlak sonucunu beklemek zorunda kalırdınız. Diğer taraftan konut yada ticari alana isabet eden taşınmaz sahipleri de büyük rant elde ederlerdi. 18. madde uygulaması buna son vermiştir.

2-  Korunacak yapılar ; Oluşmuş binaların mağduriyetinin önlenmesi için imar planına uydurulur.Örneğin bahçesinden yol geçiyorsa terk ettirilir, fazla ise kamulaştırılır.

3-  Toplu inşaatlarda; Kooperatif, site, toplu konut gibi alanlarda imar planı değişikliği vaziyet planına göre yapılır ve 18.madde uygulanır.

4-  İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımı; Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin en yakın yerde bulunan kadastro parseline verilmesi.

            Bunun dışında ;
            İmar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmelerinin yapılamayacağı maddede belirtilmiştir.
Uygulama işlemleri: 

A ) Tapu kayıtlarının ve haritaların elde edilmesi.
B ) Haritaların revizyonu ve müktesep hakların tespiti.(haritada olmayan yapılar işlenir, harita da olupta  mevcutta olmayan silinir)
C ) Korunması gereken yapıların kayıt altına alınması.
D ) Uygulama haritalarının hazırlanması. (detaylar,  cephe hatları, yol genişlikleri vs.)
E ) İmar adalarının numaralanması.
F ) Ada köşelerinin arazide belirtilmesi.
G ) Yapı ve tesislerin korunması.
H ) Yapı adalarının kesin boyutlarının tespiti.
İ  ) Hata sınırı.
J ) Parselasyon palanlarının düzenlenmesi.
K ) Parsel alanında farkların giderilmesi.
L ) Tapu kayıtlarına belirtme yapılması.
M ) Umumi hizmetlere ayrılacak payın hesaplanması.
N ) Fazla çıkan miktarın sağlanması.
O ) İmar adalarını parsellenmesi.
P ) Parsel numaralarının verilmesi.
Q ) Kadastro yapılmayan yerlerdeki düzenleme işlemleri.
R ) Parselasyon planlarının onayı.
S ) Planların kontrolü.
T ) Tapu siciline beyan ve tescili.
U ) Hisse hesabı.
V ) Parselasyon planlarının hukuki geçerliliği.

18. madde uygulamasında dikkat edilecek hususlar :
1-       Düzenleme sahasında, maksimum oranda kamu kullanımı sağlanabilmesi için %35’e yakın olacak şekilde saçilmelidir.
2-       Kadastral parsellere tahsis edilecek imar parsellerinin bulunduğu alanlardan uzakta verilmemesi için, düzenleme alan sınırları dar tutulmalıdır.
3-       Düzenleme sınırı, sosyal altyapı ihtiyacına göre çizilmelidir.
4-       Düzenleme sahaları meskun olmayan ve az yapılaşmış yerlerden seçilmelidir.
5-       Uygulama öncesi, harita görülmeyen tüm yapı ve tesisler ölçülerek harita yenilenmelidir.
6-       Düzenleme alanına yürürlükte olan imar planı ve yönetmeliğe uygun ifraz görmüş ve yine
mevzuata uygun yapılaşmış imar adaları alınmalı ve bu gibi yerlerin müktesep hakları korunmalıdır diyerek sözlerini tamamladı. 

  • Başkan, sevgili Ertuğrul’a teşekkür ederek Toplantı sorumlumuza söz verdi. Toplantı sorumlumuz sevgili Mustafa ve Başkan son sözlerinde Ramazan Bayramımızı kutlayarak iyi tatiller dilediler. Başkan daha sonra her zamanki gibi sevgi tohumları ekiniz temennisi ile toplantıyı kapattı.
         

 


Sn. İbrahim COŞAR
Antalya Rotary Kulübü Başkanı
Antalya 

Sayın Başkan,                                                                                        28.11.2002

        Bölgemizin, 2002- 2003 Rotary Döneminde, Utah/ABD 5420. Bölge ve Avustralya 9550. Bölge ile karşılıklı gerçekleştireceği GSE- Group Study Exchange ( GİM- Grup İnceleme Mübadele ) programının aday seçmeleri 23.Kasım 2002 Cumartesi günü Ankara’da Rotary Bölge Ofisi’nde gerçekleştirilmiştir. Bu programa katılabilmek için başvuran ve yapılan ön elemelerin ardından 29 Adayın davet edildiği  bu seçmelere katılan adaylar arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda, Kulübünüzün adayı;
 1 ) Sn. Ebru ÖZDEMİR ABD’ne gitmeye hak kazanmıştır.  Kulübünüzün bu programa göstermiş olduğu yakın ilgiden dolayı size ve üyelerinize teşekkür eder, Rotaryen sevgi ve saygılarımı sunarım.

 Rtn. S.Şakir AKDEMİR GDB
U.R. 2430. Bölge
GSE Komitesi Başkanı                            

 

Ankara, 2 Aralık 2002 

Sevgili Başkanlarım,

Ben ve Hülya, başta aileniz olmak üzere, tüm sevdikleriniz ile birlikte geçireceğiniz sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyor, hizmetleriniz ile ekeceğiniz sevgi tohumlarının ülkemizin ve insanımızın yüzünü güldürmesini diliyorum. Aracılığınız ile kulüplerinizdeki değerli rotaryen dostlarımın ve ailelerinin bayramlarını da aynı duygular ile kutluyor, Rotary ailemizin her bir ferdine tek tek sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

O.Müfit Metin
Guvernör 2002 – 03

 

Ankara, 28 Kasım 2002

 

Değerli Başkanım, 

Bölgemizin, 2005 – 06 Rotary dönemi, guvernör aday adayının belirlenmesi amacı ile toplanan Guvernör Aday Saptama Komitemiz, kendisine ulaşan çok sayıda ve değerli aday  arasından Ankara Kavaklıdere Rotary Kulübü üyesi, GDB Malik Aviral’i  oy birliği ile seçmiştir. Belirlenen guvernör aday adayımızın isminin kulüplerimizin olağan toplantısında tüm üyelerinize duyurulmasını, kuralına uygun itiraz olması halinde, en geç 15 Aralık 2002 tarihine kadar, yazılı olarak APS, Özel Kurye veya Taahütlü mektup ile tarafıma ulaştırılmasını önemle rica ederim.

Rotaryen sevgi ve saygılarımla.

O.Müfit Metin
Guvernör 2002 – 03

 

 

BAŞKANIN MEKTUBU                                                                                                                                     

 Değerli Rotaryen dostlarım

Görüyoruz ki zaman su gibi akıp gidiyor. Temmuz ayında başlayan yeni dönem hemen hemen yarılandı. 5 aralık tarihindeki toplantı ramazan bayramına geldiği için yapılmayacaktır.
12 aralık tarihinde gecikmiş olan meslek ödül törenimiz yapılacak. Ödülü hak eden, ERÜST TARIM örnek üretimleriyle ödülü hak etti, ödüllendiriyoruz.
İlk toplantımızda Aralık ayı OCAKBAŞI listelerini dağıtacağız.Toplantılarda büyük katılım bekliyorum.

Değerli dostlarım
Bayram ertesi daha aktif bir döneme giriyoruz, ard arda projelerimiz sıralanacak.Türk sanat müziği koromuzun çalışmaları bundan böyle Çarşamba günleri saat 18,30 da Erkan Ertuğ müzik merkezinde devam
edecek. Rotaractlarımızdan da bazı arkadaşlarımızın koroya katılacak olmaları inanıyorum topluluğumuza renk katacak. Kulübümüzden de yeni katılımcılar bekliyorum.
20 Aralıkta FALEZ OTEL’ de  ŞARAP GECEMİZ olacak. Doluca şaraplarının şarap sponsorluğun da yapacağı gecede çok kaliteli ve değişik şarapları yudumlarken, aynı zamanda şarap kültürümüzü zenginleştireceğiz. Belki de o akşam çok güzel bir sürprizimizde olabilecek.

Değerli dostlarım;
Bu ay içerisinde yapacağımız etkinlikleri organize eden arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, kulüp üyelerimden de, aktivitelere katılımlarıyla destek bekliyorum.
Hepinizin ramazan bayramını kutluyor, sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum.

Başkan
Rtn.İbrahim Coşar

  

 

B U   H A F T A

Talya Otel - 28.11.2002 - 1264/22

KONUŞMACI Zir.Müh. Fatma Akkaya Mönü :
KONU EKOLOJİK TARIMI Ezogelin Çorba, Bahçıvan Salatası, Piliç Çoban Kavurma Şehriyeli Pilav ile, Ekmek Kadayıfı

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

17.12

Baha KIZILIRMAK

17.12

Berna – Osman BİLGEN

 

 BUNLARI  BİLİYORMUSUNUZ ? 

  • 19 Aralık Perşembe günü yapılacak olan toplantımızın 20 Aralık Cuma akşamı Falez Otelde yapılacak olan Şarap Gecesine kaydırıldığını !
  • 14 – 15 Aralık tarihlerinde, Aktivite Komitesinin hazırladığı Konya Programı’na yeterli müracaatın olmaması nedeniyle iptal edildiğini !
  • Ocak başı toplantılarının gecikmeli olarak nihayet Aralık ayında yapılmaya başlanacağını !
  • Sevgili Ahmet Gönen‘in 28.11.2002 tarihinde yapılan 1264 cü toplantımıza ameliyat sonrasında katıldığını ve onu sağlıklı görmenin tüm dostlarını memnun ettiğini !
  • Toplantıya 13.24 de gelen toplantı sorumlumuzu kulüp üyesi arkadaşlarımız alkışlarla karşıladılar. Ancak sevgili Mustafa Antalyalı bir büyüğümüzün cenazesine katıldığını ve söz konusu cenazede birçok rotaryen dostumuzun bulunduğunu ama cenazeyi bahane etmeyerek geçte olsa toplantıya sadece Muharrem ile kendisinin katıldığını ve durumu taktirlerinize sunuyorum mesajı ile tekrar alkış aldığını biliyormusunuz ?   

 

 

 

SİZİN KÖŞENİZ

 BEN ATATÜRKÇÜ DEĞİLİM!..

 Gazi gözlerini açtı, doğruldu, çevresine baktı, birtakım adamlar toplanmış..
 Sordu:
-Ne yapıyorsunuz?
 -Her yıl bugün yas tutuyoruz, eğlence yerlerini kapatıyoruz, içkiyi yasak ediyoruz Atam..
 -İyi halt ediyorsunuz, başka ne yapıyorsunuz?
 -Senin kurduğun "CHP" yi kapattık Atam..
 Gazi kaşlarını çattı:
  -Neden?
 -.....
 -Peki başka ne yaptınız?
 -Öğretim birliği devrimini yıktık Atam!..Artık iki başlı eğitim yapıyoruz, imam liseleri açıyoruz. İmamlar öylesine    çoğaldı ki hepsini önemli devlet görevlerine getiriyoruz.
 -Madem ki böyle işler yapıyorsunuz, neden mezarımın başında toplanıyorsunuz?
 -Seni seviyoruz Atam!..
 -Susun maskaralar!..Anlatın başka neler yaptınız?
 -Senin vasiyetini yırtıp, çöp kutusuna attık Atam..
 -Yaaa!..Nasıl yaptınız o işi?
 -Hukuk devleti ilkelerini, Medeni kanunu, miras hukukunu çiğnedik; özel vasiyetnameni değiştirdik; Türk Dil ve Tarih Kurumlarının özerkliğini yok ettik; kişiliklerini sildik..
 -Nasıl oldu bu?
 -Oldu bir kere Atam..
 -Sonra?
 -Laik Cumhuriyeti korumak çok zor Atam!.. Şimdi Türk-İslam sentezini devletin resmi ideolojisi yapmaya çalışıyoruz..
 -Yapabildiniz mi?
 -Direniş var, daha tam başarı kazanamadık Atam..
 -Sonra?
  -Atam!..Sen kalk, ben yatam..
 -Susun,  saçmalamayın!.. Nereden çıktı bu münasebetsiz laf?
 -Seni sevenler çıkarmış Atam..
 -Hay sevmez olaymışlar..
 -Hayat zorlaştı Atam!.. Artık sensiz yaşıyoruz, ama Amerikasız yaşayamıyoruz..
 -O ne biçim laf öyle?
 -Biçimsiz bir laf Atam..
 -Peki, neden söylüyorsunuz?
 -Söyleyene değil, söyletene bak Atam! Amerika artık bizim her şeyimiz Atam..
 -Ben böyle mi öğretmiştim?
 -Borçlandık Atam, 36 milyar dolar dış borcumuz var Atam, ABD' ye teslim olduk Atam...
-Teslim mi oldunuz?
 -Halkevlerinin canına okuduk Atam, eski yazıyı canlandırmak istiyoruz Atam, siyaset namazı kılıp, seçim orucututarak iktidar olabiliyoruz  Atam, Washington'un desteklemediği, CIA' ın tavsiye etmediği adam tasfiye ediliyor Atam, Amerika' dan icazet almadan iktidar olunamıyor Atam..
-Söylediklerinizi kulağınız duyuyormu?
 -İşler bildiğin gibi değil Atam, biz Amerikasız yaşayamayız Atam, "köseyi dönmek" için başka çare yok Atam..
 -Ne demek köseyi dönmek?
 -Artık ülkede iki temel siyaset var Atam; birincisi "köseyi dönelim", ikincisi "dön baba dönelim, hacılara gidelim" Atam..
 -Peki, Cumhuriyeti emanet ettiğim gençlik ne yapıyor?
 -Gençligi ezdik Atam!.. Çeyrek yüzyıldan beri başkaldıran gençleri öldürüyoruz, asıyoruz, işkenceden geçiriyoruz, ceza evlerine kapatıyoruz; geriye kalanları da ya imam okullarına ya YÖK'e bağlıyoruz, ama seni çok seviyoruz Atam, sen kalk, biz yatalım Atam.. Gazi, kalabalığa mavi mavi baktı:
 -Siz kimsiniz yahu?
 -Biz Atatürkçüyüz Atam!..
 Gazi:
 -Yaaa!..dedi, öyleyse "Ben ATATÜRKÇÜ değilim!..”

 İlhan SELÇUK
 
Gönderen :Rtc. Ceyhan BULUT
 

 

  GÜZEL BİR SÖZ

“Doğru ve korkusuz ol !
  Dünyadaki amaçların sadece memleketin iyiliği,
  Tanrının amaçları,
  Gerçekçilik ve güzellik yaratmak olsun”.

Shakespeare

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER

 
Alanya Hakkında

 

(Coracesium-Kolonoros-Alaiye)

 İlçemiz Alanya'nın tarihi, karanlık çağlara kadar uzanmaktadır. İlçe merkezinin Kuzeydoğu istikametine düşen Badem ağacı köyü ile Oba köyü arasında bir sınır teşkil eden Kadı ini Mağarası'nda 1957 yılında Prof. Dr. Kılıç Kökten' in araştırma ve incelemeleri sonunda bulunan insan iskelet ve fosilleri bunu kesin olarak doğrulamaktadır. Bu kadar enginlere inen zengin bir tarihin mirasçısı Alanya' mız, bulunduğu yer itibariyle de bazen Kilikia, bazen de Pamphylia topraklarından sayılmıştır. Tarih babası Herodotos, bu bölge için şunları yazar: "Bu bölgede yaşayanlar, Truva savaşı sonrasında (M.Ö.1820) buraya gelip yerleşirlerken, buradaki çeşitli kavimlerin gelenlere ev sahipliği yaptıkları bilinmektedir. Bu cümleden anlaşıldığı üzere, Hititlerin bu bölgeye kadar gelerek, M.Ö. XIV. yüzyılın ilk yarısında, altı bin kadar insanı öldürüp, Kilikia ve Pamphylia'yı kendilerine bağladıkları görülür. Pamphylia, "çok ırklı, çok cinsli" anlamına gelen bir sözcüktür. İlçemiz topraklarının verimliliği, ormanların sıklığı, sahil şeridine aşılması güç bir set çeken Torosların sarp yamaçları, bu yöreden gelip geçenlerin dikkatini çekerek, bir çoğunu bu güzel beldede alıkoymuştur. Bunun böyle olduğunu bugün de görmüyor muyuz ? Sanırım gelecek yıllarda yerli Alanyalı hemşehrilerimizi, ancak aramakla bulabileceğiz.

M.Ö. 224-188 yılları arasında bütün Kilikia Büyük Antiochus tarafından istila edildiği halde, Coresium'un kuşatılması ve alınmasının zorluğu nedeniyle, istiklâlini muhafaza eder. Hatta Corecesium Suriye Krallığı'na kafa tutacak kadar ileri gidince, denize açılıp o zamanlarda kolay kazanç yolu olan korsanlığa başlıyorlar. Bu dönemde Coracesium istiklâlini muhafaza etmekle beraber, Yunan medeniyetinin tesiri altında kalmıştır. Fallüs ve göz yaşı çanaklarının Syedra'daki kilise mıntıkasında çok bulunması, bu düşünceyi kanıtlamaktadır. Coracesium, Tryphon adlı bir korsan reisinin elinde, çevresine korku saçan bir yer haline gelmiştir. Hatta bu korsan reisi, kendisini daha da güçlendirmek için, şimdiki Arap evliyasının bulunduğu yerden Ehmedek' e kadar olan kısmına harçsız iri taşlarla kalın bir duvar çektirmiştir. Bu azılı korsan reisi, şimdiki Kızlar Yarığı veya Korsanlar Mağarası dediğimiz bu tabii mağarayı soygun deposu olarak kullanmıştır. Ayrıca şimdiki Damlataş Mağarası ile Belediye sarayı arasını yardırarak, Alanya kalesini -Coracesium'u - bir ada haline getirdiği rivayet edilmektedir. O devirde güçlü bir devlet olan Roma İmparatorluğu'nun kıyı şeritlerine kadar sızıp zenginlerden fidye alarak, tanınmış kişilerin kızlarını kaçırarak çevrelerini haraca bağlayacak kadar ileri gitme cesaretinde idiler. Bu durumdan dolayı hiç kimse Akdeniz'e açılamaz, bu yüzden de Roma şehri yiyecek yönünden büyük sıkıntılara düşer. Halkın bu sıkıntılardan bir an önce kurtulması düşüncesiyle MÖ.139 yılında Antiochus tarafından açılan bir savaş sonrasında bu güçlü ve azılı korsan reisi yok edilir. Zamanla tekrar güçlenen korsanlar, Akdeniz'de korku saçmaya başlayınca, bu kez kesin bir sonuç almak için, Roma İmparatorluğu geniş yetkilerle bu kez Antonius'u görevlendirir. (M.Ö.103) Antonius'un imparatorluk sınırlarını genişletmesine rağmen, her geçen gün tekrar eski güçlerine ulaşmaya çalışan korsanlar, Akdeniz kıyı şeridindeki birçok şehir ve kasabayı yağmaya devam etmişlerdir. Korsanlar daha da ileri giderek, kendilerini yok etmek için görevlendirilen Antonius'un kızını da kaçırarak Romalı' ları çileden çıkarmışlardır. Soygunların, fidyelerin ve kız kaçırmalarının mutlaka sona erdirilmesi gerektiğine inanan Roma İmparatorluğu, bu kez ordunun güçlü komutanlarından Pompeus'u görevlendirir. Bu komutan, karadan ve denizden yaptığı amansız saldırılarla, yıllardır Akdeniz'e korku saçan korsanları bir daha güçlenemeyecek şekilde ortadan siler.

Bu yörelere tam anlamıyla hakim olan Romalı' lar, Cesar'ın ölümünden sonra Kilikia yöresini Antonius'un yönetimine verirler. O devirde dünyaya güzelliği ile ün salan Mısır Kraliçesi Kleopatra' nın bir Akdeniz turnesine çıktığı zaman, Antonius'la karşılaşır. Birbirlerine aşık olan Kleopatra ve Antonius, evlenirler. Antonius, evlilik hediyesi olarak, Coracesium (Alanya)'u Kleopatra'ya verir.

Kleopatra'nın, o devirde adı Coracesium olan Alanya'nın kıyı şeridine kadar uzanan sedir ve çam ormanlarını kestirerek, donanmasına gemi yapımında kullanılmak üzere, Mısır'a taşıttığı bilinmektedir. Kleopatra ve Antonius'un yaşantılarını çekemeyen Roma'daki rakibi Oktavius, bunlara harp ilân eder. Bu sırada Kleopatra ve Antonius Yunanistan'dadırlar. Burada Oktavius'un büyük bir saldırısına uğrayan aşıklar, İskenderiye önlerine kadar kaçarlar. İlk önce yakalanacağını anlayan Antonius, daha sonra da Kleopatra intihar ederler. Pompeius tarafından korsanların temizlenmesi sırasında yakılıp yıkılan yerler, tekrar Romalı' lar tarafından en iyi şekilde yeni baştan imar edilir. Bunun en güzel örneklerini, iç kalede ve Cilvarda Burnu üzerindeki kiliselerle Mahmutlar Kasabası'ndaki ve Kargıcak Köyü yakınlarındaki Asarlık kiliselerini gösterebiliriz.

Romalı' lar tarafından tekrar inşa edilmesinden sonra M.S. VII. yüzyıla kadar önemini koruyan Coracesium (Alanya), bu tarihten sonra Arap'ların saldırıları başlayınca, önemini daha da arttırmıştır. Bizanslı' lar döneminde "güzel dağ" anlamına gelen Kolonoros adını alır. Eski ismi olan Coracesium'un da "gökkarga" anlamına geldiği ve burada oturanlara da "gökkargalılar" denildiği söylenir. Gökkarga, eskilerde Alanya'da sık görülen bir kuş türüdür. Çok çeşitli renklerle güzel bir görünüme sahip olan bu kuşu, bugün seyrek de olsa Çamyolu ve Mahmutlar yörelerinde görmek mümkündür.

            

 Sevgili Dostlarım,

Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler www.antalya-ws.com  adresinden alınmıştır.
Sevgi ve saygılarımla...

Rtn. Osman Berberoğlu

 

   SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN

 

Öğrendik ki...
Arkadaşlarımızın değişebileceğini kabul edersek, arkadaş değiştirmek zorunda kalmayız.

Öğrendik ki...
En sevdiğimiz kişi bile bizi bir kez kırabilir, ama o her zaman affedilmeyi hak eder.

Öğrendik ki...
Gerçek dostluk ve gerçek aşk, araya mesafeler bile girse büyümeye devam eder.

Öğrendik ki...
Bir saniyede yaptığınız bir şey size hayat boyu kırık bir kalp bırakabilir.

Öğrendik ki...
Olmak istediğimiz gibi biri olmak bazen hayat boyu sürebilir.

Öğrendik ki...
Sevdiklerimizin yanından ayrılırken son sözlerimiz güzel şeyler olmalı, belki de bu onları son görüşümüzdür.

Öğrendik ki...
Yaptıklarımızın sorumluluğu bize aittir, nasıl hissedersek hissedelim.

Öğrendik ki...
Biz davranışlarımızı kontrol etmezsek davranışlarımız bizi kontrol etmeye başlar.

Öğrendik ki...
Bir ilişki ne kadar ateşli şekilde başlasa da, tutku gün geçtikçe söner.
Birbirine gerçekten bağlı olanlar, kalplerindeki sevgi asla sönmeyenlerdir.

Öğrendik ki...
Kahramanlar, doğru şeyi doğru zamanda ve sonuçlarını düşünmeden yapanlardır.

Öğrendik ki...
Adalet parayla sağlanmaz.

Öğrendik ki...
En iyi arkadaşlarımız, birlikte hiçbir şey yapmadan da çok şey yaparak da iyi vakit geçirebildiğimiz kişilerdir.

Öğrendik ki...
Kızmaya hakkimiz var ama zalimce davranmaya hakkimiz yok.

Öğrendik ki...
Biri bizi istediğimiz şekilde sevmiyorsa bu bizi tüm kalbiyle sevmediği anlamına gelmez.

Öğrendik ki...
Olgun olmak kaç doğum günü kutladığımıza değil, hayatta neler görüp geçirdiğimiz ve bunlardan neler   
öğrendiğimize bağlıdır.


Öğrendik ki...
Bazen etraftakilerin bizi affetmesi yetmez, bizim de kendimizi affedebilmemiz gerekir.

Öğrendik ki...  

Biz ne kadar acı çekiyor olsak da dünya dönmeye devam ediyor.

Öğrendik ki...
Yetişirken ailemiz ve çevremiz bizi etkiler, ama sonunda nasıl biri olduğumuz sadece bize bağlıdır.

Öğrendik ki...
İki insan kavga ediyorlarsa bu birbirlerini sevmedikleri anlamına
gelmez, iki insan hiç kavga etmiyorlarsa da birbirlerini sevdikleri anlamına gelmez.
 
Öğrendik ki..
Bazen bir sırrı öğrenmek için ısrarcı olmamak gerekir, öğrendiğimiz şey hayatımızı sonsuza kadar değiştirebilir.

Öğrendik ki...
İki insan ayni yöne bakıp apayrı şeyler görebilir.

Öğrendik ki..
Sizi hiç tanımayan insanlar birkaç saniyede hayatınızın akışını değiştirebilir.

Öğrendik ki...
Birini ne kadar çok severseniz hayat onu sizden o kadar erken alır.

Rtc. Özlem Çakır Çölkesen
 

 

 bktkom.gif (10343 bytes)

Değerli Dostlar,

Bayrama rastlayan bir toplantımız nedeniyle bu sayıyı biraz rehavet içersinde hazırladığımızı ifade etmeliyiz. Bayram tatili umarız hepiniz için mutlu, neşeli, sağlıklı ve sevdiklerinizle birlikte olabilmeyi sağlamıştır.Kulübümüzün GSE-Group Study Exchange programına aday gösterdiği Sn. Ebru ÖZDEMİR’ i elemeleri kazanarak programa gitme hakkını kazanmış olmasından dolayı tebrik ediyoruz.Kendisine, Utah/ABD 5420. Bölgede geçireceği günler için başarılar dilerken Kulübümüzü ve Türkiye’mizi en iyi şekilde temsil edecek davranış ve diyalog içersinde olmasını diliyoruz.
Sevgi ve saygılarımızla.

Bülten Komitesi...