blt_log4.gif (10576 bytes) 2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 28
Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

  

G E Ç E N       H A F T A

Talya Otel   -   09.01.2003   -   1269/27     

Toplam Üye

51 + 13

 

KONUŞMACI

Prof. Dr. ÖMER BAYEZİD

Katılan Üye

34 + 4

KONU

KALP RAHATSIZLIKLARI VE AMELİYATI

Katılım

% 67

KONUKLAR
TELAFİ KARTI Ersin Lüleci Guvernör Yardımcısı
Kemal Kalender Aspendos Rtr. Kl

Veli Ilıkan

Aspendos Rotary Kulübü

MAZERET BİLDİRENLER

Sedat Peker Kaleiçi Rotary Kulübü

A. Esat Kurşun

Antalya Dışında

Fırat Yılmaz Havva İşkan Işık’ın Konuğu

Kadir Çeliktürk

Serhan Tuncer Ahmet Ünsal’ın Konuğu

Yaşar Süzen

Mustafa Kalender Aspendos Rotaract Kulübü

Vedat Ilıkan

Volkan Yurtman Prf. Dr.Ömer Bayezid’ in Asistanı

   Cansel Tuncer

 

TOPLANTI NOTLARI :

  • Başkan toplantıyı açarak, konuklarımıza ve misafir Rotaryenlere hoş geldiniz dedikten sonra Genel Sekreterimiz Levent İçel’e söz verdi. Sevgili Levent, mutlu günlerimizin anonsunu yaparak topluca hepsinin doğum ve evlilik yıldönümlerini kutlayarak  alkışlattı. Başkanımız daha sonra  ilk sözü Guvernör Yardımcımız Rtn. Ersin Lüleci’ ye verdi.
  • Guvernör Yardımcımız Rtn. Ersin Lüleci,

Hepinizin Yeni Yılını candan kutluyorum. Sizlere iki konuda duyurum olacak. Birincisi, Sizlere ve diğer kulüplerimize teşekkür etmek istiyorum. Antalya ve ilçelerdeki 7 Kulüp, ısrarla beni üç yıldır Guvernör aday adayı olarak teklif ediyorlar. Benim için kulüplerimizin müşterek hareket ederek beni üst üste aday adayı göstermiş olmaları bir onurdur. Tüm kulüplerimize huzurunuzda tekrar teşekkür ederim.
İkinci konu ise, Guvernörümüz O. Müfit Metin’ in bir duyurusudur. USA. ya gidecek olan GIM. Grup Başkanının bizim bölgemizden olmasını özellikle istemektedir. Böyle bir isteğin Guvernör adaylığı konusunda Antalya bölgesinin dikkate alınmamış olmasından dolayı günah çıkartıyorlar diye düşünüyorum. 

  • Sevgili Oktay Yiğitbaşı dostumuz konuşmacımız Prf. Dr. Ömer Bayezid beyin özgeçmişini okudu;

Prf. Dr. Ömer Bayezid , 1952 yılında İstanbul da doğdu.İlk ve orta öğrenimini Kahramanmaraş ta tamamladı. 1971 yılında başladığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini 5 Temmuz 1977 tarihinde bitirerek, 3 ay süreyle Çiğli Hava İstasyonu Denetleme Merkezi Tabipliği görevinde bulundu. 26 Aralık 1977 de Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesinde Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde asistanlığa başladı. 20 Ocak 1983 de İhtisasını tamamlayarak “ Koroner Arter Cerrahisinde Distal Anastomoz  Teknikleri” adlı tezini verdi ve uzman oldu. Askerlik görevini 1 Nisan 1983 – 31 Temmuz 1984 tarihleri arasında İstanbul Çamlıca Askeri Hastanesinde yedek subay olarak yaptı. Daha sonra Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kardioovasküler Cerrahi Kliniği Başasistanlığı görevine döndü. 2 Şubat 1985 de Koşuyolu Kalp ve Astım Hastanesi kuruluşu için bu hastaneye geçici görevle gönderildi. 6 Şubat 1987 tarihinde bu hastaneye kadrolu olarak tayin edildi. 1988 yılı Haziran – Aralık ayları arasında İngiltere de Cambridge, Papworth Hastanesinde Kalp ve Kalp – Akciğer Transplantasyonu aktivitelerine katıldı. 20 Mart 1989 tarihinde şef muavini oldu. Koşuyolu Kalp ve Araştırma Hastanesi  Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde şef muavini olarak görev yapmakta iken 26 Mart 1991 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğine atandı. 23 Ekim 1991 tarihinde Kalp ve Damar Cerrahisi dalında Üniversite Doçenti ünvanını kazandı. 26 Temmuz 1994 tarihinde Ana bilim dalı Başkanlığına, 23 Temmuz 1997 tarihinden itibaren de Profesörlük kadrosuna atanmıştır. Evli ve bir çocuk babası olup, Avrupa Kardiyo – Torasik Cerrahi Derneği, Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği, Fleboloji Derneği, Vasküler Cerrahi Derneği ve Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği üyesidir. Göğüs Kalp Damar Cerrahisi, Damar Cerrahis, Türk Kardiyoloji ve Türk Girişimsel Kardioloji Dergilerinin bilimsel danışma kurulunda bulunmaktadır. 14 Aralık 2001 de Avrupa bordunu almıştır. 
Sevgili Oktay Yiğitbaşı, konuşmacımız Prf. Dr. Ömer Bayezid Beyi konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet etti.

 
  • Konuşmacımız Prof. Dr. Ömer Bayezid ;

“Sizlere bugün Kalp Cerrahisi ne yapar konusunu anlatmak istiyorum. Kalp Cerrahisi üç ana başlık altındaki Kalp hastalıkları ile ilgilenir.

1.- Doğuştan olan Kalp hastalıkları
2.- Romatizmal Kalp Kapağı rahatsızlıkları
3.- Kroner Arter Bay-pas Cerrahisi konuları ile ilgilenir.
Dünya da yeni doğan her 1000 bebekten 6 sında doğumdan itibaren Kalp rahatsızlıkları olabilir.
Romatizma Kalp kapaklarında tahribat yapar. Tahribatın sonunda Kalp kapaklarında rahatsızlıklar başlar.
Kroner Arter rahatsızlıkları genelde göğüs ağrısı ile kendisini gösterir. Çok fazla sayıda ani ölümlere neden olabilmektedir. Göğüs ağrıları iyi değerlendirilip tetkik edilmelidir. Kroner Arter rahatsızlıkları Kroner Anjiografi ile ilk olarak araştılır. Sonra efor testi, nükleer çalışmalar, tanyum testi gibi tetkiklerin yapılması gerekir. Son yıllarda Kroner Tomografi ile de tesbitler yapılmaktadır. Ancak en sağlam sonuç Kroner Anjiografi ile alınır. Balon yapılarak damarın açılması operasyonunu Kardiyoloji yapar. Bu operasyonun yetersiz olması veya imkansız olması halinde Kalp Cerrahisi devreye girer.
By-pass Cerrahisi damar değişimini yapar.  Damarı değişen bir kalp’ den sonra vücudun eforu artar ve daha az yorulmalar görülür.
Kalp rahatsızlıkları erkeklerde daha fazla görülür. Kadınlarda ise daha çok menopoz sonrasında artış gözlenir. USA. da 70 yaş sonrasında her 2 kişiden 1 sinde Kroner Arter rahatsızlığı görülmektedir.
Kalp Transplantasyonu bu güne kadar Akdeniz Üniversitesinde 8 hastaya yapılabilmiştir. Bu konuda çok başarılı olduğumuzu ifade edebiliriz. Bu olayda önemli olan vericiyi bulabilmektir. Bir hastanın ölmeden önce beyin ölümünün oluşması ve hasta yakınlarının da hastanın organlarını bağışlaması gerekmektedir.
Bu konuda çok fazla zorluk yaşıyoruz. En son yaptığımız ameliyat beş sene önceydi. Çok zor bir ameliyat değildir. Ancak doku reddi olayı son derece önemlidir. Buna rağmen tedavi edilemeyecek  hiçbir doku reddi yoktur.
10 yıl sonra bu hastaların hayatta olma  oranları %65 seviyesindedir. Bu da Dünya standartlarına  göre başarı demektir.”

  • Başkanımız, konuşmasını tamamlayan konuşmacımıza teşekkür ederek kendisine bir hatıra plaketi verdi. Daha sonra toplantının sona ermesine 10 dakikalık bir zaman kaldı, bu süreyi serbest kürsü yapıyorum kullanmak isteyenlere söz vereceğim dedi. Söz almak isteyen olmayınca toplantıyı her zaman olduğu gibi sevgi tohumları ekiniz temennisiyle kapattı.

 

 

   BAŞKANIN MEKTUBU                                                                                                                                      

  

   Değerli Dostlarım,

   Dönemimizin yarısının bittiği bu ayda sizlerle Aralık ayını ve bugüne kadar ki Ocak ayının değerlendirmesini yapmak istiyorum.
  
Dönem başında anonsunu yaptığım projelerimizden her hafta bir konuşmacının konusuyla ilgili sunum ve açıklamaları Program komitesinin Organize ettiği konuşmacılar tarafından en iyi şekilde yapılmıştır.

  
Yine ocak başı komitesi Aralık ayı ocak başı listelerini hazırlamış bir ev sahibinin katılımın düşük olması dolayısıyla burukluk yaşamasının ötesinde diğer ev sahipleri misafirleriyle mutlu bir beraberlik yaşamışlardır.

  
Dostluk ve tanışıklığın artırılması için Falez hotelde bir akşam şarap gecesi düzenlenmiş.Şarap sponsorluğunu yapan Doluca firması tarafından şarapların tadımı ve kalitesi ile ilgili konuşmada şarap kültürümüz artırılmıştır. Yine o gecede bu dönemki projelerimiz içerisinde olan Antalya Rotary Kulübü Türk sanat müziği koromuz ilk defa sizlerin huzurunda ilk konserini vermiş, eğlenceli bir gece olmasını sağlamıştır.

   
2002-2003 dönemimizde kurmayı düşündüğümüz Antalya interact  gençlik kulübümüzün kuruluşunun son aşamasında 2430. bölge interact komite başkanımız sayın Yalçın Güç toplantımızda interactla ilgili konuşma yapmış İnteractlarımızın velilerininde hazır bulunduğu toplantı gerçekleşmiştir. Aynı gün akşam üzeri  interactlarımız tenis kulübünde bir araya gelmiş, sayın Yalçın başkan interactlarımıza bir konuşma yaparak gençlerimiz bilgilendirilmiştir.

  
11.09.2002 tarihinde tenis kulübünde interactlar ilk toplantısında görev bölümlerini de yaptılar. Bundan sonraki toplantıları resmi toplantılar şeklinde olacaktır. Antalya interact gençlik kulübümüz, kulübümüz ve gençlere hayırlı olsun.

  
Değerli
Dostlarım;

  
Kulübümüzün ana projesi olan 250m2 lik toplum merkezi inşaatımız son aşamaya doğru gelmektedir. Maddi veya malzeme yardımı yapmak isteyen dostlarım lütfen bana veya inşaat komitesi başkanıma ulaşsın, desteğe ihtiyacımız var.

   
Evet dostlarım, sizlerden daha katılımcı bir üye olmanızı istiyor, 2003 yılının sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yıl olmasını diliyorum. 

Rtn.İbrahim COŞAR 
2002-2003 BAŞKANI
 

  

  RAKAMLARLA ROTARY

 

1 Ocak – 30 Temmuz 2002 tarihleri arasında yarı dönem raporlarından ve 1 Temmuz – 30 Eylül 2002 arası gelen üç aylık yeni kulüp ve yeni üye bilgilerinden aşağıdaki bilgiler derlenmiştir..

Rakamlarla Dünya’ da Rotary: 
Rotaryenler : ..........................  1.243.431                                
Kulüpler      : ..........................       31.257
Bölgeler      : ..........................           530 
Ülkeler        : ..........................           164


Rotaract
 
Kulüpler      : ..........................        7.377
Üyeler         : ..........................     169.671
Ülkeler        : ..........................           154

Interact
Kulüpler      : ..........................        8.693
Üyeler         : ..........................     199.939
Ülkeler        : ..........................           111

Rotary Köy Toplulukları : .......         4.769
Ülkeler       : ...........................             69

Polio’dan arındırılmış ülke sayısı :     150

Paul Harris  Dostları : .............     791.759  
Vakıf Hayırseverleri : .............       56.503  
Major Donors : .......................         3.953           

Sevgili Dostlarım,
Yukarıdaki bilgileri ROTARY DERGİSİ’ nin Kasım – Aralık 2002 sayısından alarak sizlere aktardım.
Sevgi ve Saygılarımla.
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

  Antalya Interact Kulübünden,  

Kulübümüzün hamiliğinde kurulan "Antalya Interact Kulübü"nün ilk toplantısı 11/01/2003 tarihinde  %88 katılımla gerçekleşti. Toplantıda Yönetim Kurulu seçimi yapıldı. Antalya Interact Kulübünün 5 Asil ve 5 Yedek üyeden oluşan "ilk yönetim kurulu" listesini aşağıda sunuyorum:

 

Başkan                        : Berat Can TUNCAY
As Başkan
                   : Asena ÇALGIN
Genel Sekreter
           : Görkem COŞAR
Sayman
                     : Özge AYHAN
Yönetim Kurulu Üyesi
: Ayberk AKYILDIZ

Yedekler:
Dilara ÖZDEMİR
Erdoğan YÜCEL
Erhan SÖZEN
İrem KILIÇ
Merve AKINCI
 

Ayrıca toplantıda Komitelerde görev üstlenen Interactörlerimiz de belirlenmiştir: 

1. Uluslararası Hizmetler Komitesi:
    Alp ORAL
    Merve AKINCI
    Dilara ÖZDEMİR
    İrem KILIÇ
    Şebnem UZUN
    Ayberk AKYILDIZ
    Erdoğan YÜCEL
    Erhan SÖZEN
    Efecan KARAYAZGAN

2. Toplum Hizmetleri Komitesi:
    Bahar BAKIŞLI
    Eda Dila BANKIR
    Görkem COŞAR
    Asena ÇALGIN
    Ceren Coşar
    Aslı EROL
    Ceren ÖZER
 

3. Mali Komite:
    Esra ÖZTÜRK
    Özge AYHAN
    Tuçe BAŞIŞIK

4. Kulüp Hizmetleri Komitesi:
    İrem KILIÇ
    Asena ÇALGIN
    Özge AYHAN
    Görkem COŞAR
    Görkem ARTÜZ

5. Mesleki Gelişim Komitesi:
    Ceren ÖZER
    Tuçe BAŞIŞIK    

Gelecek toplantı 25 Ocak 2003 tarihinde Antalya Tenis İhtisas ve Spor Kulübünde, saat 17:30 da yapılacaktır. Bundan sonraki bültenlerimizde daha ayrıntılı haberlerimizi ileteceğiz. 
Rotaryen sevgi ve saygılarımla,
Rtn. Melike B. Yücel
 

  

B U        H A F T A

Talya Otel    -  16.01.2003   -   1270/28     

 

KONUŞMACI ERDOĞAN  KAHYA

Mönü :

KONU

Yerel ve Yaygın Basının Sorun ve çözüm önerileri

Rokalı Çoban Salata, Pilavlı Tandır, Kaymaklı Ekmek Kadayıfı

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

Bu hafta Doğum Günü ve Evlenme Yıldönümü Bulunmamaktadır.

         

  

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?

·         2009 U.R. Konvansiyonu’na talip olan Türkiye ve İstanbul dört aday şehir arasına girmeyi başardığını ve Bangkok, Seul ve Hong-Kong ile İstanbul’un yarış halinde olduğunu !

·         Kulübümüze alındığı günden bu güne kadar katılım gecesi haricinde hiçbir toplantıya gelmeyen Ahmet Köksalan’ nın yönetim kurulu tarafından gecikmeli olarak nihayet üyeliğinin sona erdirildiğini !

·         2430. Bölge BES toplantısının 02 – 03 Nisan 2003 Konya Hilton Otelde,

2430. BÖLGE ASAMLESİ in  04 – 06 Nisan 2003 Konya Hilton Otelde,

2430. BÖLGE KONFERANSI’ nın  16 – 19 Mayıs 2003 Kemer, Limra Otel’ de yapılacağını biliyormusunuz ?

 

 

 

 

  SİZİN KÖŞENİZ

 

KALP ve KOLESTROL ile BESLENME İLİŞKİSİ 

Kanserden sonra en çok korkulan hastalıklardan biri de enfarktüs. Her yıl binlerce insan enfarktüs geçiriyor ve yine binlerce insan bu sebepten ölüyor. Ve bunların arasındaki üç kişiden biri kadın. Yani eskiden inanıldığı gibi sadece erkeklerde görülmüyor. İnsanlar bu hastalığa kurban olmamak için daha fazla hareket edebilir, sigarayı bırakabilir, strese girmekten kaçınabilir, beslenmesine daha çok dikkat edebilir. Çünkü; yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi hastalıklara bir türlü vazgeçemediğimiz fazla yağlı, tatlı ve tuzlu yiyecekler neden oluyor. Sonuçta yağ birikmesi kalp damarlarını daraltıyor ve bu da enfarktüs demek oluyor.
Kalp rejimi diye bir şey yoktur, fakat yağlardan mümkün olduğu kadar uzaklaşıldığı takdirde sorun azalmış demektir. Kalorileri de hesaplamaya gerek kalmaz. 

Ekmek:
Beyaz undan yapılan ekmeğin tadı gerçi çok güzeldir ama kepek, çavdar ürünleri daha sağlıklıdır. Çünkü bunlarda daha çok vitamin ve mineral vardır. 

Çilek:
Çileği krem şanti yerine yoğurtla birlikte yemeniz daha iyi olur. Taze meyveler bol vitamin ve lifli madde içerirler, bu nedenle her gün sofraya konulmalıdırlar. 

Kızarmış tavuk:
Derisi olmadan yenildiğinde kalp için mükemmel bir besindir. Daha yağlı olan sucuk yerine ekmeğin üstüne tavuğun göğsünden bir parça koyabilirsiniz. 

Tatlılar ve çikolata:
Çok yağlı ve çok tatlı şeyler. Bu nedenle bunlar sadece kalp için değil, dişler ve formunuz için de iyi değillerdir. Bu gibi şeylerin yerine öğün aralarında meyve ve örneğin havuç, salatalık yiyebilirsiniz. 

Tereyağı ile yapılmış pasta ve kekler:
Tam bir kalori bombasıdırlar ve vücuda yağ depolarlar. Kalbinizin hatırı için bunları yemekten vazgeçmelisiniz. 

Ton balığı:
Salatasını veya ekmek üstüne koyup yerseniz, kalbinize iyilik etmiş olursunuz, çünkü balığın yağı kalp için çok faydalıdır. Ayrıca balıkta bol miktarda protein de vardır. 

Sucuk salam vs:
Bu gibi yiyeceklerde bulunan fazla miktardaki yağ gizli olduğundan insan çoğu zaman fark etmez. 

Cips:
Televizyon seyrederken atıştırmak için çok güzel bir yiyecektir. Fakat kalp için çok yağlı ve çok tuzludur. Şu andan itibaren bunu yemek listenizden silmelisiniz. 

Margarin:
Bitkisel yağ içerdiği için kolesterol tehlikesi yoktur ve daha çok doymamış yağ asitlerinden oluşmuştur. 

Peynir:
Kemikler ve dişler için çok önemli olan kalsiyum, peynirde bol miktarda vardır. Fakat bazıları çok yağlıdır. O yüzden az yağlı olanını tercih etmelisiniz. 

Patates kızartması:
Kalp için sağlıksızdır. En iyisi dondurulmuş olanlardan alıp fırında pişirin. 

Mısır gevreği (cornflakes):
Şekersiz olarak ve yağsız sütle yendiğinde kalp için sağlıklı bir kahvaltıdır. Çünkü vitamin, mineral, demir ve lifli maddeler yönünden zengindir. 

Yumurta:
Kalbin düşmanı olarak bilinir. Ancak haftada yenen üç yumurta tehlikeli değildir. 

Köfte:
Yağsız etten yapılırsa kalp için tehlikeli değildir. 

Tereyağı:
Hayvansal yağdan yapılır, doymamış yağ asitleri içerir. Kalp için ne kadar az yenirse o kadar iyidir.

KALBİN HOŞUNA GİDEN YİYECEKLER 
Bol lifli madde içeren yiyecekler yiyin. Kepek çavdar ürünleri, taze meyve ve sebze, lifli maddeler için en zengin kaynaklardır. Lifli besinler kolesterol ve yağ miktarını azaltır. 
Sofranızda sık sık balık bulundurun. Balığın içerdiği daha çok doymamış asitler damarlarda yağ birikmesini önler. 
Magnezyum kaynaklarını (örneğin fındık, fıstık, baklagiller gibi) yemeyi ihmal etmeyin. Magnezyum kalbin fonksiyonunu dengede tutar ve adalelere enerji sağlar. 
Bol ıspanak yiyin. Bu yeşil sebzede bol miktarda folikasit ve B6, B12 vitaminleri vardır. 


9 ALTIN YAŞAM KURALI 

1.   Tansiyonunuza dikkat edin. Göstereceğiniz bu dikkat enfarktüs tehlikesini yüzde 40-60
      oranında azaltır. 
2.   Kolesterolünüze düzenli olarak baktırın. Bu da tehlikeyi yüzde 25 oranında azaltır. 
3.   Sigarayı bırakın. 
4.   Kan şekerini ciddiye alın. Şeker hastalarının yüzde 70'i kalp dolaşım hastalıklarından ölüyor. 
5.   Kilonuza dikkat edin. İdeal kilo ile tehlike yüzde 50 oranında azalır. 
6.   Günde iki bardak şarap için. Bu da tehlikeyi yüzde 25-45 oranında azaltır. 
7.   Haftada iki kere 30 dakika süreyle yapacağınız spor, tehlikeyi yüzde 45 oranında azaltır. 
8.   Stresten kaçının. Stres tansiyonu yükseltir ve bunun sonucu olarak enfarktüs tehlikesi 
      başgösterir. 
9.   Günde alınan 100 mg Asetilsalisilasit tehlikeyi yüzde 30 oranında azaltır.

ENFARKTÜSÜN İLK İŞARETLERİ 
Akut enfarktüsün işaretleri şunlardır: 

  • Göğüs kafesinde ve buradan iki kola birden, karına, kürek kemiklerinin arasına ve çenenin alt kısmına yayılan şiddetli, uzun süreli ağrılar. 

  • Çoğu zaman göğüs kafesinde yanma hissedilir, ağrılar boyuna ve karnın üst kısmına da      girebilir. 

  • Göğüs kafesinde sıkışıklık veya şiddetli ağrılar. 

  • Soluk bir yüz rengi, alında ve dudağın üst kısmında veya yüzün her tarafında soğuk ter. 

  • Oturmaya veya yatmaya zorlayan nefes alma zorluğu (sık sık derin olmayan nefes almalar).

  • Aniden bilinçsiz olarak yere yıkılma.

SON ARAŞTIRMALAR 
Son yıllarda gerek kalp-damar, gerekse kanser hastalıklarının oluşmasında yağ soylu maddelerin önemli rolü olduğu görüşü, yağların sağlığımız için zararlı olduğu izlenimini uyandırabilir. Ancak bu hatalı bir yargıdır. Yağların diyetten tamamen kaldırılması, aşırı ve dengesiz tüketimleri kadar zararlı olabilir. Yağların vücudumuzda bir çok önemli görevleri olup, belli bir düzeyde alınmaları sağlığımız için gereklidir. Hiç yağ yemesek de vücudumuz yağ soylu maddelerin çoğunu nişasta ve proteinli gıdalardan üretebilir, ancak vücutta yapılamayan ve dolayısıyla "elzem yağ asiti" olarak tanımlanan linoleik asitin, diyetle alınan çoklu doymamış yağlarla az miktarda ama mutlaka alınması gerekir. Beslenme ve gıda uzmanı Doç. Dr. Huriye Wetherilt uyarısı şöyle: "Tabağımızdaki kolesterol kanımızdaki kolesterolü pek fazla etkilemez. Diyetten, kolesterol içeren gıdaların çıkarılması yanlıştır, çünkü gereksiz yere besleyici gıdalardan uzak kalınmış olur." 
Son 20 yılda yapılan araştırmalar bu sonucu çıkarıyor. Diyetle alınan kolesterol yani tabağımızdaki kolesterol kanımızdaki kolesterolü pek fazla etkilemiyor. Örneğin, yüksek kolesterol içeren bir gıda olan yumurtanın, kan kolesterolünü yükseltme potansiyeli düşüktür. Yoğurt, kolesterol içeren bir gıda olmasına karşın, kan kolesterolünü düşürmekte, LDL/HDL oranını olumlu yönde etkilemektedir. Aynı şekilde balık da kolesterolü yüksek bir gıdadır, ancak içerdiği omega 3 yağ asitlerinden dolayı LDL/HDL oranını düzeltmektedir. Buna karşın, çikolata ve hindistan cevizi yağlarında kolesterol olmadığı halde, bu yağları içeren gıdaların tüketimi kan kolesterolünü yükseltmektedir. Bu nedenlerle, kan kolesterol düzeyini düşürmek isteyen bir kişi, diyetinden kolesterol içeren gıdaları çıkartarak sorunu çözebileceğini düşünürse, yanlış olur ve gereksiz yere yoğurt, balık ve yumurta gibi besleyici gıdalardan yararlanamaz. Zaten yiyeceklerle alınmayan kolesterol açığı karaciğerde yapılan üretimle kapanacaktır. Ancak aşırı düzeylerde ve sakıncalı gıdalarla alınan kolesterolün damarlar üzerinde olumsuz etki yaptığı da bir gerçektir.

*Kaynak:Türk kardiyoloji derneği koroner kalp hastalığından korunma ve tedavi kılavuzu (1998)

Sevgili Dostlarım,
Yukarıda, Kalp ve Kolestrol ile Beslenme İlişkisi, başlığı altında verdiğim bilgiler www.genetikbilimi.com  internet adresinden alınmıştır.
Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu

 

 

 

GÜZEL BİR SÖZ

 

Arzu öyle bir şeydir ki,

hiç doymak bilmez;

bir çok insanların hayatı,

arzuları doyurma yollarını aramakla geçer.

 

ARİSTOTELES 

 

 

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER

 

Tahtalı Dağı (2366 m.)

Antik bir "Tasolyma" olarak belirlenen Tahtalı dağ Antalya Körfezi'nin kuzey-güney paralelinde uzanan ve aynı adla anılan "Tahtalı dağlar" Silsilesinin en büyük üyesi. Deniz düzeyinden birdenbire yükselerek 2366 metreye ulaştığı için hemen her yönden görkemli biçimde seyrediliyor. Yörede denize bu kadar yakın olup 2300 metreyi geçen başka dağ yok.  

Tahtalı dağ' ın deniz düzeyiyle 1700-1800 metreleri arasında kalan bölümleri ormanlık. 1800'lerden sonra kayalık alanlar başlıyor. Ana doruk külah gibi tepeyi örtmekte. Zirveye giden rota üstünde bazı düz alanlar kamp için elverişli. Ancak Mayıs Ayı' ından sonra su bulmak zor olduğundan kamp kurmak amacıyla gideceklerin yanlarında su götürmeleri şart. Düz bölgelerin yanında "dolin" adı verilen kireç çukurları göze çarpıyor. Kışın içleri kar dolu dolinlerin zirveden görünüşleri harika. Güneyi ise tatlı meyilli çarşaklardan ibaret. Doğu ve batı tarafları kısmen dik yerler içermesine rağmen kuzeyi kayalık. Eğim yer yer 70 dereceye yaklaşabiliyor. Sadece belli boğazlarda 80-50 derece arasında. O nedenle çok iyi ekipman sahibi olmadıkça kuzey yüzü denenmemeli.  

Tahtalı' nın çevresinde 2000 metreyi geçen başka yükseltiler de bulunmakta. Bunlar "Dazkır Tepesi (2014 m.)" ve "Teke Dağı (2155 m.)". Her ikisi de Tahtalı' nın fiziksel özelliklerini gayet güzel gösteriyor.

TAHTALI'YA NASIL ÇIKILIR

Tahtalı dağ' a çıkmak için ilk gelinecek yer Kemer'in Beycik Köyü. Denizden 830 metrede kurulu Beycik çam ormanları arasında konumlanmış şirin bir köy. Antalya-Finike Karayolu'nun 65. kilometresinden batıya ayrılan köy yoluyla yöreye ulaşılıyor. Yol asfalt ve yaklaşık 4 kilometre civarında. Köyde bir gece kalındıktan sonra ertesi sabah erkenden kalkılıyor. Batıya giden patikalar izlenmek suretiyle önce çam, ardından sedir ormanları arasından yükselmek suretiyle 1700-1800'lerdeki çıplak bölgeye geliniyor. Bunun için köyden ilk çıkışta ormana giden stabilize yola girmek, patikaların nereden başladığını köyden sormak gerekli. Çam-sedir sınırında "Emzik Çeşme" denen 1270 metre yüksekliğinde sulak bir yayla var. Yerli halkın yazın gelip konakladığı yaylada, yaylaya adını veren çeşmenin etrafında çardaklar kurulu. Çeşitli yollarla ulaşılan çeşmeden sonra patika tek bir taneye dönüşüyor. Kırmızı işaret noktalarıyla güzergah boyu işaretlenmiş patikaya girilmezse dağa çıkılamıyor. Çünkü patika, dağın doğu yamaçlarından zirveye giden bir geçitten geçmekte. Patikanın geçtiği noktanın dışında başka geçit yeri yok. Geçidi aşıp düzlüğe çıktınız mı yüzlerce yıllık kocaman bir sedir ağacı size "Hoşgeldiniz" diyecek.  

Patika bittikten sonra kuzeye doğru dönülerek sedirler geçiliyor ve 1700-1800'lerdeki çıplak bölgeye geliniyor. Çıplak ve çarşaklarla kaplı bölgeden dikine yukarıya doğru çıkılırsa, dağın doğu-batı yönleri boyunca uzanan sırt güzergahına gelinmesi zor olmaz. Gelindiği takdirde sözkonusu sırt izlenerek toplam 4-7 saatte 2366 metrelik ana doruğa ulaşılır.

                          

ZİRVEDEN NERELERİ GÖRÜNÜR

Tahtalı' nın ana doruğu çok geniş değil. Üstelik hemen her türlü hava akımına açık. Tamamen çarşaklarla kaplı dorukta defter ne yazık ki yok. Çünkü konan defterlerin tamamı kaybolmuş.  

Hava koşulları ne olursa olsun ayrıcalıklı haller dışında bir bulut tabakasının dağı çevrelediği görülecektir. Denize yakınlığından olsa gerek, en güneşli günlerde başka dağların etrafında bulut bulunmaz, fakat Tahtalı' nın çevresinde bulunur. Doğallıkla bu durumda manzaranın seyrini engellemekte. Eğer hava koşulları elverişliyse doğuda Serik-Manavgat'a kadar olan sahil şeridinin güzellikleri gözlerinizin önüne seriliyor. Güneyde ise Finike Körfezi karşınızda. Antalya-Finike arasında yer alan sahil ve sahilde bulunan irili ufaklı koylar (Phaselis, Olympos, Ceneviz Limanı), körfezler (Adrasan, Finike), plajlar, kumsal alanların seyirleri doyumsuz. Batıda Merkezi Beydağları, kuzeye doğru Bakır dağları' nın enfes panoraması gözler önüne seriliyor. Özellikle Bakır dağları' ndan Tunç dağı (2649 m.) ile Bakır tepe (2547 m.)' nin görünüşleri mükemmel. Antalya'nın en yüksek noktası Kızlar sivrisi (3070 m.) Merkezi Beydağları'nın orta kesimlerinde rahatlıkla izlenebiliyor, fakat sivri olarak değil, tıpkı yumruk biçiminde. Çünkü orasının sivri olarak göründüğü tek yer batı cephesi.

                    

TAHTALIDAĞ'A AİT BİR EFSANE

Beycik yol sapağından birkaç kilometre geçildiğinde "Çıralı Sapağına", sapaktan 7 kilometre aşağılara inildiğinde "Çıralı Köyüne" gelinir.  

Çıralı' dan 2 kilometre kuzeye gidiniz. Karşınıza "U" harfini andıran küçük bir dağ gelecektir. Ağzı denize bakan dağın bir bölümü yeşil, diğer tarafı kara topraktır. Çıralı' nın son evleri bittiğinde iki teker izinden ibaret bir yol dikkatinizi çekmekte gecikmez. Yolu takip ederseniz U harfinin iyice içine girmiş olursunuz. Yolun bittiği yerde çam ormanları başlamakta. Buradan itibaren küçük kırmızı noktalarla işaretlenmiş patikayı takip ettiğinizde yarım saatte denizden 250-300 metre kadar yükseklikte kendiliğinden yanan ateşler topluluğuna gelirsiniz. Anadolu Mitolojisinde ilginç ve geniş yere sahip ateşler topluluğunun 3500 yıldır yanmakta olduğu belirtilmekte.  

Argos Kralı'nın oğlu olan Bellerophontes bir av partisi esnasında erkek kardeşini kazayla öldürdüğü için babası tarafından kovulmuştur. Ege Denizi'ni geçerek Anadolu'ya gelen Bellerophontes kendisine yeni bir yaşam kurar. Yöre krallarından birinin yanında hizmetkar olarak çalışmaya başlamıştır. Çeşitli kaynaklar yakışıklı bir genç olduğunu belirtir. Bu nedenle olsa gerek kralın karısı, Argos' un bu eski veliahtına aşık olur. Duygularını delikanlıya açıkça belli etmeyi ihmal etmez. Ancak yanında çalıştığı kralın karısıyla bu tür ilişkiye girmeyecek kadar onurludur Bellerophontes. Kraliçeyi reddeder. Kraliçe ise çok sinirlenmiştir. Krala giderek Bellerophontes'in kendisine zorla sahip olmak istediğini, karşı koyması sonucu ancak kurtulabildiğini söyler.  
Kral küplere biner. Çok kızmıştır. Bununla beraber delikanlıyı öldürmek istemez. Çağırıp eline bir mektup verir. Mektubu Xhanthos kralı olan kayınpederine vermesini emreder. Mektup da mektubu getiren Bellerophontes'in derhal öldürülmesi yazılıdır.  

Yola çıkan Bellerophontes Xhanthos'a gelir ve yanında taşıdığı mektubu krala teslim eder. Mektubu alıp okuyan kral önce çok şaşırır. Bellerophontes'in saflığı ve temiz görünümünden oldukça etkilenmiştir. Doğrudan öldürmeyi göze alamaz. Bir süre misafir eder, sonunda Tahtalı dağ' ın çevresinde yaşayan Khimaira canavarını öldürmesini talep eder. Khimaira başı arslan, ortası keçi, kuyruğu ise yılan olan bir yaratıktır. Ağzından burnundan alevler saçmaktadır.  

Görevi alan Bellerophontes yola koyulur. Yolda karşısına çıkan kanatlı atı (Pegasos) yakalar ve ona binerek havadan ejderhanın yaşadığı yere uçar.  

Khimaira onları görünce ateşler püskürterek yok etmeye çalışır. Pegasos'la birlikte Tahtalı dağ' a ulaşan Bellerophontes, dağın zirvesine yakın bir yerden canavarın hareketlerini kontrol eder. Oklarını hazırlar ve karşı saldırıya geçerek, ucu kurşunlu oklarını Khimaira'nın ağzından içeriye sokmayı başarır. Canavarın midesi kısa sürede dağlanır. Korkunç yaratık hırıltılı sesler çıkararak yere yığılır. Khimaira ölmüştür, ancak çürüyen bedeni yüzyıllar sonra bile ağzından çıkan ateşlerin sönmesine engel olamaz. Bazı kaynaklar günümüz olimpiyat oyunlarının ilk kutsal ateşinin buradan geldiğini yazarlar.


Sevgili Dostlarım,

Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler
www.antalya-ws.com adresinden alınmıştır.
Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

 

 

   ROTARACT'LARI TANIYALIM

      

       SÜLEYMAN KAPLAN:

09 / 04 / 1979 yılında Antalya’da doğdum. İlkokul eğitimimin ilk üç yılını Gazi Mustafa Kemal İlkokulunda aldıktan sonra o tarihte yeni açılmış olan Özel Antalya Kolejline devam ettim. 1989 yılında orta ve lise öğrenimimi tamamlamak üzere Antalya Anadolu Lisesine başladım. 1996 yılında Antalya Anadolu lisesindeki eğitimimi tamamlayıp üniversite eğitimimi almak üzere İstanbul’a yerleştim.
1996 – 2000 tarihleri arasında İstek vakfına bağlı Yeditepe Üniversitesinde İngilizce İşletme eğitimimin ardından Metro Alışveriş merkezinin gıda dışı satın alma departmanındaki 4 aylık çalışma dönemimin ardından askerlik görevimi yerine getirmek üzere işyerimden ayrıldım. İstanbul Selimiye kışlasında 1. Ordu Komutanı Özel Kalem müdürlüğünde 8 aylık askerlik görevimin ardından 2002 yılının Mart ayında Antalya’ya kesin dönüş yaptım.         Şu an babam İlhami Kaplan ile birlikte susam ithalatı ve ihracatı üzerine kurulu olan kendi şirketimin başındayım. Kendimi geliştirirken topluma da faydalı olabileceğimi hissettiğim Antalya Rotaract Kulübüne Kasım ayının son toplantısında katılmaya başladım ve 2003 yılının ilk toplantısında resmi üyeliğim kabul edildi.
 

 

  

 

Sevgili Dostlar,

Bu haftaki konuşmacımız Prf. Dr. Ömer Beyazıd idi. Konuşmacımız Kalp Cerrahı olması nedeniyle Kalp rahatsızlıkları ve ameliyatı ile ilgili olarak geniş ve oldukça detaylı bilgiler verdi. Değerli bilgilerini bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz. Konuşmacımızın konuşmasını, doğal olarak tıp doktoru olmadığımız için  yüzeysel olarak sizlere aktarabildik. Bu nedenle, haftanın konuşma konusunu desteklemesi açısından bu hafta SİZİN KÖŞENİZ bölümüne Kalp ve Kolestrol ile Beslenme İlişkisi başlığı altında tamamen teknik ve anlaşılabilen dilde yazılmış olan bir yazıyı koyduk. Okumanızı tavsiye ediyoruz..

Sevgi ve Saygılarımızla..

Bülten Komiteniz.