2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya          Dönem: 2002-2003         Sayı : 40
Tf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N       H A F T A

Talya Oteli    -   10.04.2003   -   1281/39     

Toplam Üye

50 + 13

KONUŞMACI BEKİR BÜLENT ÖZSOY

Katılan Üye

34 + 05

KONU AMERİKA İLE AVRUPA  İLİŞKİLERİ

Katılım

%68

KONUKLAR  

TELAFİ KARTI

Yücel MÜFTÜOĞLU Hasan Ali GÖNEN’ in konuğu
 

 

Sadık BADAK Tunay ALTINPINAR’ ın konuğu
      MAZERET BİLDİRENLER Beyhan KAPLAN İlhami KAPLAN’ ın konuğu
Salim Güllüpınar Antalya Dışında Mustafa KALENDER Aspendos Rotaract Kulübü
Muharrem Karataş            
Orhan Şenoğlu          
Ertuğrul Yılmazhan          

TOPLANTI NOTLARI :  

  • Başkan toplantıyı açtıktan sonra, Toplum Merkezinde EV EKONOMİSİ kursu alan yarışmacıları belirleyecek jürü üyelerinin belirlenmesini istedi. Daha sonra gelecek dönem başkanımız sevgili Aytaç Küçükünal’a söz verdi.
  • G.D.B. Aytaç Küçükünal,
    Asamble’de Samsun Rotary Kulübü, 27 Rotaryen ile katılım birinciliğini aldı. Biz 25 Rotaryen olarak katıldık ve çok az farkla birinciliği kaçırdık. Asambleye katılan tüm dostlarıma ve sevgili eşlerine teşekkür ediyorum. Gelecek dönemde asamblede gösterdiğiniz desteğin devam edeceğine yürekten inanarak şimdi sizlere 2003 – 2004 dönem sloganını ve bayrağımızı açıyorum. 

    UZAT ELİNİ
     

    Sevgili Dostlarım, hep birlikte yeni dönemde toplumumuzun bizlerden destek ve şefkat bekleyen kesimlerine elimizi uzatacağız. Ben asambleye katılan dostlarımın katılım belgelerini vermek istiyorum diyerek, katılımcıları kürsüye davet etti ve tek tek katılım belgelerini verdi. 
  • Sevgili genel sekreterimiz Levent İçel, mutlu günlerin anonsunu yaptı. Annesinin rahatsızlığı ve ameliyatı sonrası kendisini arayan tüm dostlarına teşekkürlerini bildirdi
  • Sevgili Burak Gönen, konuşmacı konuğumuz Bekir Bülent Özsoy’ un özgeçmişini okudu;Bekir Bülent Özsoy, 1952 yılında Ankara’da doğdu.1976 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu.15 Ocak 1971 yılında başladığı Otelcilik hayatını, 2001 yılı Mart ayına kadar sürdürdü.Bilkent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ayrıca “Davranış Biçimleri” konusunda A.Ü. Açık öğretim Fakültesi ön lisans programı yayınları bulunmaktadır. Görüş Turizm Danışmanlık Lmt. Şti. ortağıdır. İngilizce ve Almanca olmak üzere iki yabancı dil bilmektedir.
    Antalya Filarmoni Derneği ve Ansiad Başkanlıklarını yapmış olup, halen Ansiad’ın AB.’den sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır. Değerli konuşmacımız Sn. Bekir Bülent Özsoy’u konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ediyorum.
  • Bekir Bülent Özsoy;
    A.B. ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler hakkındaki bilgilerimin büyük bir kısmını, Ansiad adına AB. toplantılarına ve çalışmalarına katılmam nedeniyle öğrendim. Avrupa ile Amerikanın ilişkileri Amerikanın kurulması esnasında başlıyor ve devam ediyor.  
    1917 de Amerikalılar 1.ci Dünya savaşına girdiler. Ancak bu tarihte Amerikanın savaşa hazır olduğu söylenemez. Böyle olmasına rağmen tarihi önem taşıyan olaylara neden olmuşlardır. 1918 de Almanya Paris’e girmek üzereyken Amerikalılar yolu tıkayarak  Almanların Paris’e girmelerine engel olmuşlardır. Bu durum daha sonra Almanların moralinin bozulmasına neden oluyor ve dağılmalarına sebep oluyor. Ve bu sayede Amerika ile Avrupa’ nın ilişkileri derinleşmeye başlamıştır. 2. ci Dünya savaşı başladığında Amerika’nın İngiltere Büyükelçisi Kenedi’nin babası idi. Ve savaşın Almanya’nın galibiyeti ile biteceğine inanıyordu. Ve bu nedenle Amerikanın savaşa girmesi gerektiğini her ortamda destekliyor ve Amerikanın her an savaşa müdahil olacağı düşünülüyordu. Ancak gelişmelerin sonucunda olaylar beklenilenin aksine gelişerek Amerika yerine Almanya’da Hitler Amerika’ya karşı savaşı başlatmış oldu. Ve konuşmacımız savaşın gelişimleri ve sonuçları hakkında da bir takım bilgiler verdikten sonra Amerikanın Marşal planını hazırlarken tüm Avrupa ülkelerini bu plana dahil ettiğini izah etti. 
  •  Başkanımız, konuşmacımız Bekir Bülent Özsoy’a teşekkür ederek günün anısına onur belgesi verdi. Toplantı süremizi geçirdiğimizi ifade ederek sevgi tohumları ekiniz dilekleri ile toplantıyı kapattı.

 

  

   2003 – 2004 ROTARY DÖNEMİ HEDEFLERİ !

 

ULUSLAR ARASI ROTARY GELECEK DÖNEM BAŞKANI JONATHAN MAJIYAGBE,

2003 – 2004 DÖNEMİ İÇİN, TÜM ROTARYENLERİN ELLERİNİ UZATMALARINI İSTEMEKTEDİR. 

  • UMUTSUZ DERECEDEKİ YOKSULLUĞU ORTADAN KALDIRMAK İÇİN UZAT ELİNİ ,
  • CAHİLLERİ EĞİTMEK İÇİN UZAT ELİNİ ,
  • HASTALIKLARIN ACISINI HAFİFLETMEK İÇİN UZAT ELİNİ ,
  • TÜM ROTARY AİLESİNE DOSTLUK İÇİN UZAT ELİNİ .

JONATHAN MAJIYAGBE, ROTARY’NİN TÜM DÜNYADA TANINMASINI SAĞLAYACAK YUKARIDAKİ ASİL HEDEFLERİNİ BELİRLERKEN, BİR MİLYON İKİYÜZBİN CİVARINDA Kİ ROTARYENLERİN ŞEFKAT DUYGULARINA SESLENMEKTE OLDUĞUNU İFADE ETMEKTEDİR. 

 

Değerli Dostlarım,

U.R.2430.Bölge 2003-2004 dönemi Bes ve Asambleye, 02/Nisan/2003 günü saat 07.00 de Antalya Otogarı’ndan dönemim Guvarnör Yardımcım Osman BERBEROĞLU ve eşi Hatice ile birlikte Konya’ya hareket ettik. Eşim Serpil, annesinin(kayınvalidemin) çok kısa süre önce geçirdiği önemli bir ameliyat nedeniyle bizlere katılamadı.

Yol boyunca Rotary’i konuştuk.

Bes ve Asamble’ nin yapılacağı Konya Hilton Oteline geldiğimizde saat 13.30 ‘u gösteriyordu. Otelin kapısında Organizasyon Komite Üyeleri tarafından karşılandık. Kayıt masasına giderek giriş kaydımızı yaptırdık. Resepsiyondan Oda Numaralarımızı aldık ve kısada olsa istirahata çekildik.

Saat 15.00 de otelin salonuna indiğimizde Bölgemizin gelecek dönem başkanları Kürşat BAŞKIRT(Aspendos), Burak AKBAŞ ve eşi HALİDE(Kaleiçi), Hüseyin SEYMEN(Olimpos) Gökhan KÜLAHÇI ve eşi Arzu(Perge), Mustafa AKÇALIOĞLU ve eşi Güzin(Alanya), İsmet VURAL(Manavgat) gördük. Bir araya geldiğimiz o andan Bes ve Asamble sonuna kadar hep bir arada olduk.

Saat 16.00 da Açılış, Genel Oturum başladı. Her zaman olduğu gibi Bes açılışı görkemli, mükemmel oldu. Açılış, Saygı duruşu,İstiklal Marşı, Takdimler, Hoş geldiniz, DG.O.Müfit METİN’ in Açılış konuşmasından sonra Gl.DG. Yılmaz ÖNEL “Dönem TEMASI”nı açıkladı. Çay-Kahve molasından sonra Grup Çalışmalarına geçildi. Eğitim başladı.

Bes programı oldukça yoğundu. Başkanlar, sabah güne saat 06.30 da başlıyor, sabah kahvaltısından sonra 08.30 da derslere giriliyor, gün küçük aralarla akşamın geç saatlerine 20.00 ye kadar devam ediyordu.

Giriş Kaydı Masasında bize verilen çantalarda her türlü bilgi ve belgeyi içeren dökümanlar vardı. Konuşmacıların verdiği bilgi ve deneyimlerle bilgilendik.

04/Nisan/2003 günü sabah güne başlarken bütün vücudumu heyecan kapladı. Çünkü, bu gün kulübüm Antalya Rotary Kulübünün çok değerli üyeleri, dostlarım gelecekti. Antalya’dan saat 08.00 de hareket edecek kafileye Salih kardeşim kafile başkanlığı yapacaktı.Ancak İngiltere’ye İngiltere-Türkiye milli maça gittiği için kafile başkanlığını Yavuz ve Süleyman Çil aldılar. Yavuz’u saat 08.00 de telefonla aradığımda, cep telefonu çalıyor fakat telefona cevap veren yoktu. Bu durum üzerine telaşla çiçeği burnunda genç rotaryen kardeşim Süleyman’ı cep telefonundan aradım. Telefon açıldı. “Alo” dememe fırsat kalmadan “Abi günaydın, biraz sonra hareket ediyoruz, meraklanma”deyince, rahatladım. Daha sonra Yavuz aradı “Aytaç Abi, geliyoruz”dedi. Bende, daha sonra derse girdim. Saat 13.30 da kafilenin Konya Dündar Otel’ e geldiklerini, istirahatten sonra saat 15.30 da Asamblenin yapılacağı Hilton Oteli’nde olacakları haberini aldım. Zaman ilerledikçe heyecanım artmaya 15.30 ‘da da Otelin giriş yolu üzerinde Dostumuz roteryan Serdar AKAYDIN’ ın Seyahat Acentasına ait AQUASUN otobüsünü görünce heyecanım çoşkuya, rehber koltuğundan Süleyman’ın gülen yüzünü, ellerini sallayışını görünce çoşkum mutluluğa dönüştü. Otobüsün durmasıyla Rotary ailem araçtan inmeye başladı, Süleyman, Sedef, Gülay, Demet, Havva, Ege, Çiğdem Yengem, Fikri Abim, Bahriye, Mebrure, Şule, Berna, Süleyman Çevik, Yavuz, Şenay ablam, Fehim abim, Hakan, Duygu, Osman “Başkan geldik, Yanındayız” seslenişlerine “Hoş geldiniz” diyorum. Heyecan, çoşku, mutluluk, hepsi birbirine karışıyor. Boğazım sıkışıyor, duygularım sel gibi akmaya başlıyor........

İşte bu arada Asambleye gelmek isteyen ve fakat mazereti olan;

·    Ahmet Ünsal abimin “Başkanım, Aytaç’cım, nezle, girip, soğuk algınlığı yatağa düşürdü, gelemiyorum Ancak, her zaman olduğu gibi bu günde bütün kalbimle ben ve Süreyya yanındayız. Başarılar”, 

  • Salih Abim “Aytaç Abicim, Koç Topluluğun olağan toplantısı var, İstanbul’a gidiyorum, Bahruşu Cuma sabahı saat 07.30 da otobüse gönderiyorum. Bende, Cuma akşamı İngiltere’den gelecek Salih’le birlikte Konya’da otelde oluruz, Geç saatte geleceğimiz için Cumartesi sabahı yanındayız. “,
  • Mustafa Kıvrak “Aytaç, Nurten ablan menüsküs ameliyatı gecirdi, yürümesi yasak, üzgün, gelemiyoruz. Ancak, her zaman yanında olduğumuzu bil”,
  • Teoman Abim “Aytaç’cım, biliyorsun Alican’ın ayağı alçıda, Alcı, Cuma günü alınacak, belki tekrar alçıya alınabilir. Ben, Cumartesi günü Mustafa SÖZEN’ le gelicem. Yanındayız.”,
  • Mustafa “Aytaç Abi, Alanya’da Ansiat toplantım var, Cumartesi günü Teoman Abimizle birlikte yanındayız”,
  • Serdar “Bu asambleye gelmeyi senin yanında olmayı Yasemin’le birlikte çok istiyorduk, ne varki, İspanya’ya gitmek zorunda kaldım. Her zaman birlikte olacağız, Başarılar”,
  • Fahri Hocam “Aytaç’cım Havva geliyor, ancak ben Cumartesi günü konferans olduğu için gelemiyorum. Güzel insanlar kalbim sizlerle”,
  • Melike Yücel “Son anda çocuğumun bakıcısı hastalandı ve çocuğumu bırakabileceğim başka imkanın da yok, çok istememe rağmen gelemeyeceğim. Katılan tüm arkadaşlarıma ve size başarılar diliyorum, gönlüm sizlerle”,
  • Yaşar “Bankanın üst yönetim toplantısı var, İstanbul’a gidicem. “,
  • Hulki “Aytaç Abi, almanlarla acenta toplantımız var, Affet”,
  • Vedat “Aytaç Abi, benim İstanbul’da Vakkoroma’da olmam gerekiyor,Her zaman senin yanındayım, Başarılar diliyorum”,
  • Kadir Dursun “Aytaç Abi, bel fıtığım yine nüksetti, yürümette ve oturmakta çok zorlanıyorum, birazdan Berna doktora götürecek, nasib değilmiş, bundan sonraki Asamble’lerde birlikte oluruz, inşallah”

Diyen sesleri kulaklarımda çınlamaya, görüntüleri gözlerimin önüne geldi.

Diğer gelemeyen dostlarım gözlerimin önüne geldi. Himmet’i aradım. “Rusya’dan fuardan yeni geldim, kırıklık var, düzelmeye başladım. Yarın, Cumartesi günü Nerimanla yanında olacağız. Başarılar” dediğini hatırlıyorum. İzzet’in de Cumartesi günü katılacağını öğrenince mutluluğum bir kat daha arttı. Salih abim, Salih, İzzet, Teoman abim, Mustafa, Himmet ve eşi Neriman Cumartesi günü onlarda yanımdaydı.

Tam bu arada Orhan ve Ayşe’de karşımda durmazlarmı. Duygularıma hakim olamadım.....

Dostlarım, Rotary Ailem, bana yaşattığınız bu güzellikleri bir gün sizlerinde yaşamanızı isterim. Aile fertleri olarak benim yanımda oldunuz, çember oluşturdunuz, sardınız, heyecanlandırdınız, çoşkular yaşattınız, mutlu kıldız. HEPİZE SONSUZ TEŞEKKÜRLER EDİYORUM. Eşim Serpil’de yanımda olsaydı aynı duygularla sizlere TEŞEKKÜR EDERDİ. SAĞ OLUN, VAR OLUN..

Bu sevgi yumağı, Rotary’i birlikte yaşamak, paylaşmak ve dosları kucaklamak için Asamble salonuna girdi.

Bu salonda; geliştirdiğimiz dostlukların, tanışıklığın hizmet için bir fırsat olduğunu, Rotary’nin Tek ve Değişmez amacının, kendinden önce hizmet idealini benimsemek, teşvik etmek ve geliştirmek olduğunu, bunların taşıdığımız rozette simgelendiğini bilen, uygulayan rotary ailem, Asamble çoşkusunu ve heyecanını yaşamaya başladılar..

Cumartesi günü Genel Oturum’ dan sonra eğitim seminerleri başladı. Salih Peker-Sekreterler, Ege Altay-Saymanlar, Havva İşkan Işık-100.Yıl Kutlama Komitesine, Orhan Şenoğlu-Hizmet Komitelerine, Hakan Eyican-Gençlik Hizmetleri, Süleyman Çil-Uluslar arası Hizmetler ve Rotary Vakfı seminerlerine girdiler.

Öğle yemeğinden sonra doslarım otellerine döndüler ve akşam Balo’ da bir araya geldik. Daha sonra her Asamble’ de yaptığımız gibi saat 24.00 den sonra diskoteğe gittik. Saat 03.00 lere kadar eğlendik. Bes ve Asamble’ nin yorgunluğunu biraz olsun attık. Daha rahatlamış olarak otellerimize döndük. Sabah saat 09.30 da otel önünden dönüş başladı. Saat 10.00 da Dündar Otel’ den dostlarımızı, ailemizi alarak Antalya’ya hareket ettik. Saat 15.00 de Antalya’ya , şehrimize geldik. Evlerimize dağıldık.

Mükemmel bir bes ve Asamble yaşadık.

Değişim içerisindeki rotary’i tanıdık. Hedeflerimizi saptadık.

Rotaryen olmanın, sorumluluk ve özveri istediğini, zorlu, heyecanlı ancak bir o kadar da onurlu bir görev olduğunu bir daha gördük.

Bir Rotaryen olarak rotaryen olmanın sahip olduğumuz çok kıymetli bir değer olduğunu, bu değerin içerisinde yaşamın verdiği mutluluk olduğunu gördük.

Rotaryen’in değer ölçülerinin evrensel olduğunu gördük.

Dostluk, barış, sevgi, ilkeli davranma ve hizmet. Bu değerlere ne kadar sahip çıkarsak, değerimizin o oranda artacağını gördük.

Rotary’nin hizmet çağrısına, kişisel imkan ve kapasitemizin ne olduğuna bakmaksızın kulak verdik, ortak yanımızın bu olduğunu gördük.

Bu çağrının, tüm dünyada olduğu gibi bizleri de ülkemizin dört bir yanından toplayıp bir araya getirdiğini gördük.

Başarımızın anattarının, DG.O.Müfit METİN’in dediği gibi: Rotary’nin içinde değil, içimizde Rotary’i yaşatmak olduğunu anladık.

Rotary’i daha iyi tanımak ve daha iyi tanıtmak zorunda olduğumuzu gördük.

Rotaryenlerin, ülkesini seven, hiç tanımadığı insanların hayatlarını bir dokunuşla değiştirebilen iyi insanlar olduğumuzu gördük.

Gl.DG. Yılmaz ÖNEL’in dediği gibi “Bu dünya bizim, bu insanlar, bu ülke bizim, hepimizin, birlikte sahip çıkalım. UZATALIM ELLERİMİZİ.

Rotaryen sevgi ve saygılarımla.09/04/2003

 

Rtn.M.Aytaç KÜÇÜKÜNAL

Antalya Rotary Kulübü

2003-04 Dönem Başkanı   

Asamble Fotoğrafları için  Tıklayınız.

 

B U        H A F T A

Talya Oteli    -   17.04.2003   -   1282/40     

KONUŞMACI

Turhan SÖZEN

Mönü :

KONU

EMPERYALİZM

Mercimek Çorba, Enginar Dolma, Akdeniz Salatası, Dondurmalı Fırında Sütlaç

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

19.04

Bahriye ÇOPUR

20.04

Senay – Erkan DODANLI

  

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?

  • 2430. Bölgede bulunan 83 Rotary Kulübünün üye sayısı olarak sıralaması yapıldığı zaman;
     1. Ankara, 2. Ankara Çankaya, 3. Adana, 4. Antalya Rotay Kulübümüzün olduğunu !
  • U.R. 2430. BÖLGE KONFERANSI 2002 – 2003, 16 – 19 Mayıs’ da Antalya Kemer LİMRA OTEL’ de yapılacak olduğunu !
  • Her iki ayda bir olarak 8.000 Adet basılan Rotary Dergisinde, yaptığımız hizmetlerin basılmasını istiyor isek, çalışmalarımızı fotoğraf ve yazı ile bildirmemizin gerekli olduğunu !
  • 2003 – 2004 Rotary döneminde, kulüplerimizde daha sıcak ve samimi atmosfer oluşturulması ve bu ortamın geliştirilmesi amacıyla yeni yöntemler bulunması için Rotary Ailesi Komitesi oluşturulması istendiğini biliyormusunuz ? 

 

  SİZİN KÖŞENİZ

 

Savaş çabuk biterse senaryosu


ABD’nin Irak’a açtığı savaş üzerine çeşitli senaryolar üretilmişti. Savaş kısa sürerse etkiler çok olumlu olacaktı. Fakat uzun sürerse, hem dünya, hem de Türk ekonomisi ciddi zarar görecekti. Dünyada durgunluk kalıcılaşırken, Türkiye’de de hem borç dinamikleri bozulacak, hem de büyüme gerçekleşmeyecekti.    

Ancak savaşın sonu çabuk görünmeye başladı. Yani savaş kısa sürecek. Dolayısıyla artık çok senaryo yok. Gerçi hemen belirtelim; ABD güçlerinin Bağdat’ta fink atması savaşın bittiği anlamına kesinlikle gelmez. Çünkü hem kent içinde bir kanlı direniş olabilir, hem de yeni yönetim ülkede istikrarı hemen sağlayamayabilir.    

 Ama biz yine de en iyimser senaryoyu değerlendirelim. Eğer dünya kamuoyu savaşın bitme eşiğini Saddam’ ın yakalanması olarak algılıyorsa (ki muhtemelen gerçek budur), bu noktadan itibaren ABD’de tüketici güveni yeniden yükselebilir. Bu, aynı zamanda Avrupa’da da iç talebin toparlanmasına neden olacaktır. Böylece dünyada durgunluktan çıkma süreci başlayabilir.     

Gelelim Türkiye’ye. Bizde en büyük kayıp tüketici güveni olmaktan çok, genellikle doğrudan gelir kayıpları biçiminde değerlendiriliyor. Oysa savaşla beraber çeşitli piyasalarda oluşan durgunluğa bakılırsa, tüketici güvenindeki sarsılmanın ne denli etkili olduğu anlaşılıyor. Dünkü yazımızda belirttik, şubat ayında sanayide yüzde 10 gibi bir büyüme beklenirken, önceki gün yüzde 4 kadar bir büyüme olduğu açıklandı. Kasımdan bu yana kapasite kullanım oranı 8 puana yakın düştü. Tüketici güven endeksi martta en düşük düzeyine indi; 69.8. Yine CNBC’ nin hazırladığı perakende satış endeksi geçen ay 172 gibi bir değerden 116’ya düştü.     

Savaş kısas sürdü, ama bu verilerin hepsinin hemen olumluya dönmesi yaz aylarını aşabilir. Öncelikle turizmde toparlanma yaşanabilir. Ancak bunun için nisan sonunda savaşın tamamen bitmesi gerekir. Yine de 9.5 milyar dolarlık turizm bu yıl hayaldir. En iyi olasılık belki geçen yılın düzeyini (8.7 milyar dolar) yakalamak olabilir.    

Petrol fiyatları düşüşe geçti. Ama yine de geçen yıla göre bu yıl 1 milyar dolara yakın bir kaybımız olacak görünüyor. Petrol boru hatlarından gelirlerimiz de azaldı.     

Savaşın bir etkisi de iç borçlanmada kısalan vadeler ve yükseler faizlerdi. Gerçi bir ara faizler yüzde 75’lere yükseldi, ama Hazine hep yüzde 60 civarında bir düzeyden borçlandı. Ancak bu faizler bile çok yüksek. Bu durum uzun süre süremez. Gerçi savaş bitmesiyle faizlerin düşmesini beklemiyoruz. Çünkü sorun başka yerlerde. Savaşın bütçeye getirdiği faiz yükü ise 1 milyar dolara yakın.     

Savaşın kısa sürmesinin doğrudan etkileri sınırlı kalsa da, özellikle iç tüketimdeki daralma gibi dolaylı etkilerinin bir süre daha süreceği anlaşılıyor. Bu da bu yıl ciddi bir büyüme gerçekleşmeyeceğini gösteriyor. Öte yandan Serdengeçti’ nin ısrarlı açıklamalarına rağmen enflasyon hedefinin tutması gayet zor. Döviz dengelerinde de geçen yıla göre daha büyük bir açığın ortaya çıkacağı görünüyor.     

Özetle, savaş çabuk bitiyor diye çabuk sevinmeyelim. Hasar oluştu bile. 

HURŞİT GÜNEŞ
Milliyet Gazetesi 10.04.2003
 

  

GÜZEL BİR SÖZ 

"Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini,
 
üstün bir insan ise, 
 
vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür." 

                                          SCHOPENHAVER
 

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER

 

MAĞARALAR  

Karain Mağarası 

Antalya - Burdur karayolunun 13. km.' sinde Karain işaret levhasından sola dönülerek Karain Mağarası yoluna girilir. Antalya'ya uzaklığı 27 km.' dir.1946 yılından beri kazılar yapılmaktadır. Yapılan kazılardan, bölgenin günümüzden 50 000 yıl kadar öncede yerleşim merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarasıdır. Buluntular Karain' deki küçük bir müzede ve Antalya Müzesindeki Tarih Öncesi bölümünde sergilenmektedir.                                         

Damlataş Mağarası

Alanya'dadır. Sarkıt ve dikitler ihtiva eder. Mağara içindeki havanın nemlilik oranı % 90 civarındadır. Tedavi amacıyla da kullanılmaktadır. 

Sevgili Dostlarım,
Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler www.antalya-ws.com adresinden alınmıştır.
Sevgi ve saygılarımla..

Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

  DENİZDEN GELEN LEZZET     

 

Kanton Usulü Karides
(4 Kişilik)

Malzeme:

40- 50 adet karides (cimcime)
2 çorba kaşığı sıvı yağ
2 adet yumurta
1 çorba kaşığı mısır unu
1 çorba kaşığı soya sosu
1 çorba kaşığı üzüm sirkesi
Tuz
1 çay kaşığı kırmızı biber
1 çay kaşığı zencefil
1 çay kaşığı tane kara biber
Yapılışı:

Tane karabiberi havanda dövün. Zencefili ve kırmızı biberi ekleyip karıştırın. 
Yumurtaları, bir tanesinin beyazını ayırarak kırın, soya sosu ile karıştırın. Aynı karışıma hazırladığınız baharatı da ekleyip tekrar karıştırın. 
Ayırdığınız yumurta beyazına mısır ununu ekleyip karıştırın. Karidesleri ayıklayıp karışıma katın. 20 dakika kadar dinlendirin. 
Sıvı yağı bir tavada kızdırın. Karidesleri yağda kızartın. Kızarmış karidesleri kenara alıp aynı yağa yumurtalı karışımı dökün. Pişmeye başlarken karidesleri ilave edin. 
Sıcak servis yapın. Servis yaparken tabağa garnitür olarak haşlanmış brokkoli ve doğranmış taze soğan koyabilirsiniz.
 

Karides Güveç (Düşük Kalorili)
(4 Kişilik)

Malzeme:

28-30 adet karides(cimcime, haşlanmış ve ayıklanmış)
4 adet çarliston biber
3 adet domates (iri)
4 tatlı kaşığı süt
1 çay kaşığı karabiber
tuz
100 gram kaşar peyniri (rendelenmiş)
tereyağı

Yapılışı:

Domatesler kuşbaşı olarak, çarliston biberler ise çekirdekleri ve iç damarları çıkarıldıktan sonra halkalar halinde doğranır. Hazırlanmış domates ve biberler bir kapta karıştırılarak tuzlanır. Porsiyonluk güveç kaseleri yarısına kadar hazırlanmış karışım ile doldurulur. Üzerlerine, kase başına yaklaşık 7 adet küçük karides yerleştirilir. Kalan karışımla karideslerin üstü, kaselerden bir parmak taşacak tarzda örtülür. Kararınca karabiber serpildikten sonra her kaseye bir çorba kaşığı süt ile yarım kibrit kutusu büyüklüğünde tereyağı ilave edilir. 
Kaseler 200oC’a ayarlı fırında 30 ila 35 dakika pişirilir. Pişmiş güveçler fırından çıkarılıp üzerlerine rendelenmiş kaşar peyniri serpilerek tekrar fırına verilir. Kaşar peynirleri güveçlerin üstünü tamamen örtecek şekilde eriyince fırından çıkarılır. 
Sıcak servis yapılır.

Sair hususlar:
Karides güveç yapılırken tereyağ ve süt yerine peşamel sos ta kullanılabilir. Bu uygulama da çok güzel bir tat vermektedir ancak besin değeri açısından biraz daha ağırdır. Yukarıdaki tarifin en büyük özelliği kalori değerinin düşük olmasıdır. 

Aynı yemek büyük güveç kasesinde de yapılabilir. Ancak aynı tadı vermeyeceğinden porsiyon güveç kaselerinin kullanımı tercih edilmelidir. 

Karides güveçin bir de önceden kavrularak yapılanı vardır (bakınız
"Karides Güveç-2"). Tadı çok güzel olmakla birlikte kalori değeri oldukça yüksektir.
 

Karides Güveç (Kavurmalı)
(4 Kişilik)

Malzeme:

28-30 adet karides(cimcime, çiğ)
4 adet çarliston biber
3 adet domates, iri.
2 adet kuru soğan, iri
1 çorba kaşığı biberiye
½ çay kaşığı karabiber
½ çay kasığı kırmızı pul biber
1 çay kaşığı zencefil
1 yemek kaşığı margarin
100 gram rendelenmiş kaşar peyniri

Yapılışı:

Karidesler çiğ iken ayıklanır ve bir kenara ayrılır. 
Soğanlar dörde bölünüp ince halkalar halinde doğranır. Biberlerin kapakları kesilip çekirdek yuvaları çıkarıldıktan sonra boylamasına ikiye bölünür ve doğranır. Domatesler de küçük küpler halinde doğranır. 
Bir tavada margarin eritilip kızdırılır. Soğanlar atılıp yumuşayıncaya kadar pişirilir. Soğanların hemen ardından karabiber, zencefil, biberiye ve tuz ilave edilip karıştırılır. Soğanlar yumuşadıktan sonra biberler ilave edilip yumuşayana kadar pişirilir. Domatesler ilave edilip pişirilir. Yumuşayınca bir çatal veya tahta kaşık yardımıyla ezilir. Karidesler ilave edilir; tavanın kapağı kapatılarak 5 dakika pişirilir ve kenara alınır. 
Hazırlanmış karışım kaselere eºit olarak bölünür. Kaseler 200oC’a ayarlı fırında 10 dakika pişirilir. Pişmiş güveçler fırından çıkarılıp üzerlerine rendelenmiş kaşar peyniri ve kırmızı pul biber serpilerek tekrar fırına verilir. Kaşar peynirleri güveçlerin üstünü tamamen örtecek şekilde eriyince fırından çıkarılır. 
Sıcak servis yapılır.

Sair hususlar:
Aynı yemek büyük güveç kasesinde de yapılabilir. Ancak aynı tadı vermeyeceğinden porsiyon güveç kaselerinin kullanımı tercih edilmelidir. Ayrıca porsiyon kaseler yemeğin uzun süre sıcak kalmasını sağlar.

Karides Kokteyl
(4 Kişilik)

Malzeme:

Karides(cimcime) , 200 gram
Marul veya kıvırcık yaprağı, körpe, 4 adet
Limon suyu, 1 kahve kaşığı
Ketçap, 4 çorba kaşığı
Mayonez, 4 çorba kaşığı
Domates suyu, 1 çorba kaşığı( sulandırılmış salça da olabilir)
Konyak, 1 tatlı kaşığı (isteğe tabi)
Tuz, karar miktarda
Kırmızı biber, karar miktarda

Yapılışı:

Usulüne göre haşlanmış karidesler baş ve kabuklarından ayıklanır.Ayıklanan karideslerin üçte biri ince ince kıyılır, bakiyesi ise bütün olarak bir kenara ayrılır. 
Derince bir kapta mayonez, ketçap ve domates suyu iyice çırpılarak karıştırılır. Bu karışıma limon suyu, kararınca tuz ve kırmızı biber ile konyak ile edilip tekrar karıştırılır ve yaklaşık beş dakika dinlenmeye bırakılır. Bilahare karışıma ince ince doğranmış karidesler ilave edilerek tekrar karıştırılır. 
Marul yaprakları ince şeritler ve küçük parçalar halinde doğranır.Doğranmış marul yaprakları, 4 adet şarap bardağına, bardağı %50 dolduracak tarzda yerleştirilir; üzerlerine mayonez-ketçaplı karışım eşit miktarlarda dökülür. 
Kalan karidesler bardakların kenarlarına dizilir.Her bardağın kenarına estetik açıdan bir adet daire şeklinde kesilmiş limon dilimi yerleştirilir. 
Soğuk servis yapılır.

Sair hususlar:
Karides kokteyli içeren bardak, tatlı tabağı üzerinde bir tatlı kaşığı ile servis yapılmalıdır Tatlı tabağına, güzel görüntü vermesi için ,kızartıldıktan sonra dörde bölünmüş, üzerine tereyağ sürüldükten sonra siyah veya kırmızı havyar konmuş tost ekmeği ile servis yapmakta yarar vardır. 

Bardağın üstüne yerleştirilecek turşu (i.e. salatalık turşusu) görünüşe güzellik vermekle birlikte kokteylin tadını bozar, tavsiye edilmez. 

Aynı kokteyl kerevit ile de yapılmaktadır fakat aynı tadı vermemektedir.

Sevgili Dostlarım,
Sevgili dostumuz Gönül Mutlu balık’ lar ile ilgili olarak çok geniş bilgilerin olduğu bir kitabı mail olarak aktardı. Bende sizlere faydalı olacağına inandığım bazı balık ve balık yemekleri hakkındaki  bilgileri aktarmaya  çalışacağım. Umarım faydalı olur ve beğenirsiniz.
Sevgi ve saygılarımla.

Rtn. Osman Berberoğlu
   

  

  SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN  !

 

BAŞKANIN MEKTUBU

Şafak mahallesi Toplum Evi içerisine kuracağımız ''Antalya Rotaract Kulübü Kütüphanesi'' için kitap toplama çalışmalarımız başlamıştır. Tüm hami kulüp üyelerimizden destek bekliyoruz. O çocuklara, içi kitap dolu, kocaman bir kütüphane oluşturabilmemiz için sizlerin desteğine ihtiyacımız var...
Rotaract sevgi ve saygılarımla...

Rtc.Ecz. Özlem M. Çakır (Çölkesen)
Antalya Rotaract Kulübü
Dönem Başkanı

ÖLÜP, CEHENNEME GiDEN BiR ADAM HAKKINDADIR BU ÖYKÜ.

ŞEYTAN BU ADAMI NEFİS YEMEK KOKULARI GELEN BİR ODAYA  GÖTÜRÜR.
ODANIN ORTASINDA BÜYÜK BİR TENCERE VE ÇEVRESİNDE OTURAN İNSANLAR  VARDIR. BU ÇOK ZAYIF, BİR DERİ BİR KEMİK KALMIŞ İNSANLAR ACIYLA İNLEMEKTEDİR. CEHENNEME YENİ GELEN BU ADAM TENCERENİN  ÇEVRESİNDEKİ  İNSANLARIN ELLERİNDE KEPÇEYE  BENZER, UZUN SAPLI KAŞIKLAR GÖRÜR. KAŞIKLAR ELLERİNE  BAĞLIDIR.KAŞIĞI TENCEREYE DALDIRABİLMEKTE AMA HİÇBİR ŞEY YİYEMEMEKTEDİRLER ÇÜNKÜ KAŞIKLARIN SAPI O KADAR UZUNDUR  Kİ, ELLERİNDEKİ KAŞIKLARI  BİR TÜRLÜ AĞIZLARINA GÖTÜREMEMEKTEDİRLER..! LÜTFEN DER ADAM
 'BANA  BİRDE CENNETİ GÖSTERİR MİSİN. ELBETTE DER ŞEYTAN "SONSUZLUKTA  BİRKAÇ  DAKİKANIN NE ÖNEMİ VAR" DER VE ONU CENNETE GÖTÜRÜR.

 ADAM CENNETE GİRİNCE HEM ÇOK ŞAŞIRIR HEMDE KAFASI KARIŞIR. GÖRDÜĞÜ MANZARANIN CEHENNEMDEKİNDEN HİÇBİR FARKI YOKTUR. YALNIZCA  İNSANLAR MUTLU VE SAĞLIKLIDIR KAHKAHALARLA GÜLMEKTEDİRLER..

 "ANLAYAMADIM DER. HERŞEY AYNI, HERKESİN ELLERİNE BAĞLI UZUN SAPLI  KAŞIKLAR VAR VE HEPSİ DE BİR TENCERENİN ÇEVRESİNDE OTURUYORLAR.  FARKLI OLAN  NEDİR..? NEDEN BURASI CENNET "ŞEYTAN ADAMIN SORUSUNU YANITLAMAZ  TAM ÇIKARKEN ADAM BAŞINI BİR KEZ DAHA ÇEVİRİR VE OLAN BİTENİ ANLAR. HERKES ELLERİNDEKİ UZUN SAPLI KAŞIKLARLA BİRBİRLERİNİ  BESLEMEKTEDİR.....!

SONUÇ İÇİN SÖZLER:

"HEPİMİZ BİR BÜTÜNÜN PARÇASIYIZ VE HEPİMİZİN BİR BAŞKASINA  GEREKSİNİMİ  VAR..!

 "HEPİMİZ BİRBİRİMİZİN TEK KANATLI MELEĞİYİZ.  UÇABİLMEMİZ  İÇİN  KUCAKLAŞMAMIZ GEREKİR"

BU ÖYKÜ DR. JOHN M.EADES'IN "GÖGÜN YEDİNCİ KATI MELEKLERE  YÜKSEK GELMEZ" ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR.

Rtc.Burcu Dilek

 

ÖNYARGI... 

Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu dogmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz.
Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak
zorundadır.
Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır...  
Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan
biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.
Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir...  
Ve odada beşiği, beşiğin içindeki
bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

Einstein' in söylediği rivayet edilen bir söz var:
"İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor"
önyargısız günler dileği ile....

Rtc.CEYHAN BULUT 

 

  SEVGİLİ INTERACT’LARIMIZI TANIYALIM

 

Herkese merhaba... 

Ben Kulübünüz hamiliğinde 28 Mart 2003 tarihinde kurulan Antalya Interact Kulübü Başkanı B.Can Tuncay . Antalya' lıyım. 1 Nisan 1988 tarihinde doğdum. Eğitim ve öğretim hayatım Dedeman otelinin Kreşiyle başladı. Anasınıfı dahil, İlkokul 4. sınıfa kadar Barbaros İlköğretim okulunda öğrenim gördüm. 5. ve 6. sınıfları Özel Antalya Kolejinde okudum ve daha sonra yine Barbaros İlköğretim okulundan mezun oldum. Şimdi Antalya Lisesi 1. sınıfa gidiyorum. Derslerimde başarılıyım ve Üniversite öğrenimime ''Astronomi ve Uzay Bilimleri'' ya da ''Havacılık ve Uzay'' bölümlerinde devam etmek istiyorum. İçinde macera olan herşeyi, spor yapmayı, kitap okumayı, müzik dinlemeyi çok severim. 
Antalya Interact Kulübünün bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum. Kulübümün ilk başkanı olarak, başkanlığım dönemince arkadaşlarımla başarılı faaliyetlerde bulunacağımıza inanıyorum. Birçok planlar yaptık. Sizler bizleri lider olarak eğitmeye çalışıyorsunuz; bizlere kucak açtınız ve hamiliğimizi üstlendiniz. Bizleri yalnız bırakmayacağınızı ve her zaman destekleyeceğinizi biliyoruz.
Antalya Interact Kulübü olarak biz de bu güçle, bize verdiğiniz bu fırsatı topluma ve insanlığa hizmet için en iyi şekilde kullanmaya çalışacağız. 
Kuruculuğumuzu ve hamiliğimizi üstlenen Antalya Rotary  Kulübü’ ne Kulübüm adına teşekkür ediyorum.  Interact saygılarımla…
 

Berat Can Tuncay
Antalya Interact Kulübü 
Kurucu Başkan

  

BÜLTEN KOMİTENİZDEN

Değerli Dostlar,
Bugün sizlere 40. cı sayımızı hazırladık. Bugüne kadar fazla miktarda eleştiri aldığımızı söyleyemeyiz. Önümüzde tam olarak 10 sayımız kaldı. Artık dönemimizin geri sayım dönemi başladı. Şu ana kadar yapmadığınız eleştirileriniz için çok az zamanınızın kaldığını bir kez daha iletmek istedik.
Sevgi ve saygılarımızla.
Bülten Komiteniz..