blt_log4.gif (10576 bytes) 2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 16
Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N   H A F T A

Talya Oteli - 10.10.2002 - 1257/15

Toplam Üye

52 + 13

KONUŞMACI AHMET BARUT

Katılan Üye

36 + 6

KONU TURİZM

Katılım

% 69

KONUKLAR

TELAFİ KARTI

Süleyman Evren Antalya Rotaract Kulübü
Tunay Altınpınar

Perge Rotary Klb.

Akın Taşkın Antalya Rotaract Kulübü

MAZERET BİLDİRENLER

Hülagu Şencan

Antalya dışında

Hülya Yazıcı
Melike Yücel
Hakan Eyican
Burak Gönen Yurtdışında
TOPLANTI NOTLARI :
  • Başkan toplantıyı açtıktan sonra, Ege Altay dostumuza söz verdi.
  • Sevgili Ege geçen hafta ki bültende hatırlatma olarak bir kez daha yayınladığımız GIM Programı hakkında bilgi verdi. ABD. ve Avustralya ya gidecek iki ekibe girmek isteyen veya bu guruplara başkanlık edebilecek çok iyi seviyede İngilizce bilen adayların Ekim ayı sonuna kadar müracaat etmeleri gerektiğini anlattı.
  • Başkan Mustafa Yapan’ a söz verdi. Sevgili Mustafa Yapan: Toplum Merkezi inşaatının son kalıp betonunun döküldüğünü ve fosseptik çukuru betonu dışında betonarme işlerinin tamamlandığını ifade etti. Bugüne kadar bazı dostlarımızın inşaata yardımcı olduklarını ve onlara teşekkür etmek istediğinden bahsetti. Ve sırası ile,

Serdar Akaydın 4.000.000.000.- TL. para yardımı, Fatma Kızılırmak 3.000.000.000.- TL. para yardımı, Ziya Erbaş şu ana kadar inşaat da kullanılan tüm beton malzemesini, Mustafa Kıvrak binanın duvarlarında kullanılacak olan tüm Ytong malzemesini, Yavuz Canöz binada kullanılacak 11 adet yeni kapı ile fayans ve seramiklerini, Muharrem Karataş Fayans ve seramik işçiliğini, Hülya Yazıcı binanın ücretsiz olarak proje müellifliğini, Hakan Eyican inşaatın devamlı olarak kontrol edilmesini üstlendiğini, Mustafa Yapan Betonarme kalıp işçiliği ücretinin tamamını ödediğini, Ali Bıdı’ dan temiz su tesisat malzemesinin alınacağını, Selahattin Alanyalının dış doğramaları yapacağının bilgisini vererek şu ana kadar destek veren ve vereceğini vaad eden Rotaryen veya olmayan tüm dostlara teşekkür etti.

  • Başkan konuşmacıyı tanıtması için Serdar Akaydın dostumuza söz verdi. Serdar Akaydın Kulüpte bulunamadığım sürelerdeki konuşma haklarımı fırsat geçtikçe kullanmaya çalışıyorum bu nedenle bazı konulara değineceğim diyererek;

Kulüpteki bayrakların tasnifini yaptırdığını mevcutları liste haline getirdiklerini bu arada Toplantı esnasında masa etrafındaki örtünün kenarına dikilmiş olan bayrakların solmaya başlamasından dolayı onları değiştirdiklerini ifade etti. Önümüzdeki toplantıların birisinde Cehalet ile ilgili sorunu tartışabileceğimiz bir toplantı yapmayı teklif ediyorum . Çöp toplayan insanların bir şekilde daha hijyenik bir tarzda organize edilmelerini sağlamak gerekiyor. Bu konuda toplumumuzun vazgeçilmesi mümkün olmayan ama ıslah edilmesi konularından birisidir diyen sevgili Serdar konuşmacımız Ahmet Barut’ u tanıttı;

Ahmet BARUT, 1963 Antalya doğumludur. İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Bölümünden mezun olmuştur. 1987 den bu yana profesyonel olarak Turizm sektöründe çalışmaktadır. Aile şirketlerine ait olan Otellerde yöneticilik yapmaktadır. Altı sene AKTOB yönetim kurulu üyeliği, SKAL, FB ve İstanbul Atlı Spor kulübünün üyesidir. 3.5 senedir AKTOB. Yönetim Kurulu Başkanlık görevine devam etmektedir.

TN_DSC00234.JPG (19792 bytes) TN_DSC00236.JPG (21376 bytes) TN_DSC00242.JPG (20718 bytes)
  • Ahmet BARUT;

“Antalya çok kısa süre içersinde 5 milyon Turist sayına ulaşacaktır. Ülkemizde Antalya gibi bu sayılara ulaşabilen daha fazla bölge olmasını arzu ederdik. Ama maalesef Türkiye de bir başka Antalya daha yok. Almanya’dan 2.5 milyon Turist geliyor. Euro’ ya geçiş sonrası ve 11 Eylül olayları Almanya’da ve Avrupa ülkelerinde ekonomik sıkıntılara neden oldu. Doğal olarak Turizm bu durumdan etkilendi. Avrupalıların gittiği ülkelerin tamamında, bu nedenden dolayı negatif büyüme var. Sadece Türkiye’ye gelen Turist sayısında artış bulunmaktadır. Bu da Antalya sayesinde olabilmektedir. Çünkü Antalya’ da artış vardır. Bu noktadan sonra bana daha önce konuşmanın içeriğinde muhtemel Irak savaşında Antalya nasıl etkilenebilir, bu konuda düşüncelerinizi dinlemek istiyoruz diye söylenmişti.

Evet, Irak harekatı bizi kesin etkiler. Irak olayında sorunlar var. Petrol konusu ve Kürt Devletinin kurulması konuları gibi. 1991 de yaşanan durumdan daha az etkileneceğimiz düşüncesindeyim.

Akdeniz Turizmi krizde, Amerika Turizmi kirizde olduğu bir dönemde büyük Tur Operatörlerinin Türkiye’yi ve Antalya’yı yoğun sattığı bir dönemi taşıyoruz. Türkiye ve Antalya’dan kolay vazgeçemezler.Zaten Mayorka’ dan sonra en büyük potansiyel Antalya’da oluştu. Bu nedenlerle Tur Operatörleri bir anda, bu portföyü yer değiştirtemezler. Ayrıca Antalya bölgesinin inanılmaz bir müşteri memnuniyeti var. Kolayca bizden vazgeçemezler diye düşünüyorum. Ayrıca şu anda Tur Operatörleri, kış operasyonlarından sapma göstermeden ticaretlerine devam ediyorlar. Uzun süreli olmayan bir askeri hareket sonrasında biz Antalya’ ya 4 veya 4.5 milyon Turist’ i getirebiliriz diye düşünüyorum. Temennimiz hiçbir askeri hareket olmadan bu sorunun çözülmesi şeklindedir. Şayet her hangi bir olay olmazsa önümüzdeki yıl Turist kapasitemizi yüzde 10 civarında artırabiliriz.”

Basının dikkatinin çekilmesi gerekmektedir çok asılsız haberler veriyorlar sorusuna ise, Maalesef basınımız her konuda aynı tarzda davranıyor ve sorumsuzluk örneği veriyorlar diye ifade ederek sözlerini tamamladı.

  • Başkanımız, konuşmacımıza teşekkür ederek kendisine bu günün anısına onur plaketi verdi. Toplanın sonuna yaklaştığımızı ifade eden başkan toplantı sorumlusu sevgili Mustafa Sözen’i kürsüye davet etti.
  • Mustafa Sözen şarap ikramından dolayı başkana kulüp adına teşekkür ederek Leyla ve İbrahim Coşar çiftinin evlilik yıldönümlerini kutladı. Ve bu durumdan hemen kendisine vazife çıkartarak Nazmiye - Levent İçel çiftinden de haftaya şarap ikramı nı bekliyoruz dedi. ATSO ile Çin’e gidecek olan arkadaşlarımıza hayırlı yolculuklar diledi. Devam oranımızın % 69 olduğunu ve gene devam oranımızın düşük seyrettiğinden bahsetti. Sizleri özlüyorum ve daha sık burada görmek istiyorum diyen toplantı sorumlumuz Turhan Sözen’ nin konuşmalarına da hasret kaldık diyerek sözlerini tamamladı.
  • Başkan önümüzdeki toplantıya Çin’e gitmesi nedeniyle katılamayacağını ifade ederek, sevgi tohumları ekiniz temennisiyle toplantıyı kapattı.

 

  

ROTARY’ den HABERLER

13 Ekim Pazar – 15 Ekim Salı, tarihleri arasında İzmir Hilton Otelinde BARIŞ KONFERANSI yapılıyor.

Konferansa, U.R. Başkanımız Bhichal Rattakul ve Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer katılacaklardır.

2002- 2003 Dönem Guvernör’ ümüz O.Müfit Metin de toplantıya katılacak olup sevgili Başkanımızı da toplantıya davet etmiştir.

  

EYLÜL AYI DEVAM RAPORU

AYLIK ORTALAMA % 84.6 OLARAK GERÇEKLEŞMİŞTİR..

% 100 DEVAM EDEN ÜYELER

 

  • SERDAR AKAYDIN
  • EGE ALTAY
  • TUNAY ALTINPINAR
  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • İBRAHİM COŞAR
  • SÜLEYMAN ÇEVİK
  • DURAN ÇİFTÇİ
  • SÜLEYMAN ÇİL
  • HULKİ DEMİREL
  • SENAY DODANLI
  • KADİR DURSUN
  • FİGEN EBREN
  • HAKAN EYİCAN
  • BURAK GÖNEN
  • HASAN ALİ GÖNEN
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • VEDAT ILIKAN
  • LEVENT İÇEL
  • HAVVA IŞIK
  • KEMAL KALENDER
  • SEMİN KAPTAN
  • MUSTAFA KIVRAK
  • FATMA KIZILIRMAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • GÖNÜL MUTLU
  • GÜNSELİ ORAL
  • HİMMET ÖCAL
  • FEHİM ÖZ
  • GÜRAY PARLAK
  • SALİH PEKER
  • MUSTAFA SÖZEN
  • TEOMAN SÜER
  • YAŞAR SÜZEN
  • HÜLAGU ŞENCAN
  • ORHAN ŞENOĞLU
  • CANSEL TUNCER
  • MUSTAFA YAPAN
  • HÜLYA YAZICI
  • ERTUĞRUL YILMAZHAN
  • OKTAY YİĞİTBAŞI
  • MELİKE YÜCEL
 

%75 DEVAM EDEN ÜYELER

  • YAVUZ CANÖZ
  • KADİR ÇELİKTÜRK
  • AHMET ESAT KURŞUN
  • ZİYA ERBAŞ
  • AHMET FIĞLACI
  • İLHAMİ KAPLAN
  • MUHARREM KARATAŞ
  • AHMET KÖKSALAN
  • İZZET UZUN

 

 

 

 

 

 

NOT: DEVAMDAN MUAF ÜYELERİMİZDEN,

  • AHMET GÖNEN
  • FERİT SELEKLER
  • TURHAN SÖZEN
  • AHMET ÜNSAL
  • SALİH ÇOPUR

%100 DEVAM ETMİŞLERDİR..

KULÜBÜMÜZE 7 ADET ATENDANS

GETİRİLMİŞ, BUNLARIN ÇOĞU ANTALYA ROTARACT KULÜBÜNDEN ALINMIŞTIR..

GENEL TOPLAMDA % 100 DEVAM SAĞLAYAN ÜYELER
  • TUNAY ALTINPINAR
  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • İBRAHİM COŞAR
  • SÜLEYMAN ÇİL
  • KADİR DURSUN
  • HAKAN EYİCAN
  • BURAK GÖNEN
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • LEVENT İÇEL
  • MUSTAFA KIVRAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • GÜNSELİ ORAL
  • FEHİM ÖZ
  • YAŞAR SÜZEN
  • ERTUĞRUL YILMAZHAN

  

B U   H A F T A

Talya Oteli - 17.10.2002 - 1258/16

KONUŞMACI OKAN KOLOĞLU Mönü :
KONU DEMİRCİLER ÇARŞISI PROJESİ Mısırlı Havuç Salatası, Stek Miami, Baklava

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

21.10

Süreyya ÜNSAL

 

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?
  • Ticaret ve Sanayi Odasının meclisinde bulunan Başkanımız ve bazı üyelerimizin Oda tarafından organize edilen ÇİN seyahatine gittiklerini !
  • Genel Sekreterimiz Levent ve Nazmiye İçel’in her ikisinin de 10 Ekim doğumlu olmalarının bizleri çok şaşırtmış olduğunu ve bazı dostlarımızın doğum saatleri de acaba aynımı diye merak ettiklerini !
  • Kulübün devamının, birkaç arkadaşımızın ısrarla devamsızlıklarını sürdürmeleri yüzünden yukarıya doğru çekilemediğini !
  • Sevgili Mustafa Yapanın toplantıda Toplum Merkezi inşaatına acil nakit para yardım talebi için onar milyon para toplamasından sonra bazı dostlarımızın bu konu için ek bir bütçe yapsınlar ve herkes ne verilmesi gerekiyorsa versin diyerek yorum yaptıklarını biliyormusunuz?

 

SİZİN KÖŞENİZ

Sevgili Dostlarım,

Sevgili Fatma Kızılırmak, AB Komisyonu İlerleme Raporu hakkında Tüsiad Bürüksel Bürosunun çalışmasını bana mail olarak yollamış. Gazetelerde haber olarak yayınlanan rapor hakkında daha fazla bilgi sahibi olabileceğinizi düşünerek yazıyı olduğu gibi sizlere aktarıyorum.

Rtn. Osman Berberoğlu

AB KOMİSYONU İLERLEME RAPORU TASLAĞI - 2002

Türkiye ile ilgili temel değerlendirmeler

8 Ekim 2002 TS/BXL/02-37

Resmi olarak 9 Ekim 2002 tarihinde öğlen saatlerinde açıklanacak olan AB Komisyonu 2002 yılık ilerleme raporu taslağında, Türkiye’de siyasi ve ekonomik üyelik kıstaslarına uyum ve üyelik sürecinin geleceğine yönelik olarak başlıca şu görüşlere yer veriliyor:

  • Üyelik öncesi stratejisi çerçevesinde değerlendirilme sonucunda, son rapordan bu yana,Türkiye’nin siyasi,ekonomik ve AB müktesebatına uyum üyelik kıstasları alanında ilerleme kaydettiği görülmektedir.
  • Türkiye siyasi kıstaslara uyum konusunda önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Anayasal reform ve yasal değişiklikler paketi aracılığıyla Katılım Ortaklığı’nda belirlenen temel önceliklerin pek çoğu ele alınmıştır. Özellikle Ağustos 2002 tarihinde Meclis’ in onayladığı yasal değişiklikler, geniş etkili reformlar yapmak konusunda Türkiye’nin istekliliğini göstermesi açısından son derece olumlu karşılanmıştır.
  • Reformların gerçekleştirilmesi, Türk siyasi liderlerinin büyük bölümünün Avrupa değerleri ve standartlarına uyumda ilerleme kaydedilmesi yönünde kararlılığının önemli bir işaretidir. AB Komisyonu gelişmeleri olumlu karşılamaktadır ve Türkiye’deki siyasi ortam çerçevesinde bu gelişmenin öneminin farkındadır. Reformlar çok zor koşullar altında onaylanmıştır. Bu reformlar, Türk siyasi sisteminin şimdiye kadar çok hassas görülen alanlarda dahi ilerleme kaydetme istek ve kapasitesini kanıtlamaktadır.
  • Bununla birlikte Türkiye siyasi üyelik kıstaslarına tam olarak uyum sağlamamaktadır.
  •  
    1. REFORMLAR EKSİK: Reformlar, temel hak ve özgürlüklerin tam olarak kullanımı açısından bazı önemli eksiklikler içermektedir. Özellikle basın ve yayını da içeren ifade özgürlüğü, barışçı toplanma özgürlüğü dernekleşme özgürlüğü, dini özgürlükler ve yasal tazmin hakkı alanlarında önemli kısıtlamalar sürmektedir.
    2. UYGULAMA YETERSİZ: Reformların çoğunun yürürlüğe girmesi için ilgili yönetmelik ve idari tedbirlerin onaylanması ve tüm ülkede değişik düzeylerde yürütme ve yargı makamları tarafından uygulanmaya geçirilmesi gerekmektedir. Yüksek Seçim Kurulu’nun önemli bir siyasi partinin liderinin 3 Kasım seçimlerine katılımını engelleyen kararı, reformların ruhunu yansıtmamaktadır.
    3. BAŞKA REFORMLAR DA GEREKLİ: Halen, siyasi kıstaslar çerçevesinde bir dizi önemli konunun uygun şekilde ele alınması gerekmektedir. Bunlar arasında işkence ve kötü muamele ile mücadele, ordu üzerinde sivil denetimle ilgili bazı sorunlar, şiddet içermeyen görüşlerini dile getirmeleri sonucunda hapiste bulunan kişilerin durumları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum bulunmaktadır. Son yıllarda gerçekleşen önemli ilerlemeler ve daha fazla dikkat gerektiren son alanların ışığında Türkiye, yasal olarak ve uygulamada, demokrasinin güçlendirilmesi ve insan haklarının korunması alanlarında, reform sürecinin sürdürülmesi konusunda cesaretlendirilmektedir. Böylelikle Türkiye’nin siyasi kıstaslara tam olarak uyum alanında kalan son engelleri aşması mümkün olacaktır.
    • Kıbrıs konusunun çözümü ile ilgili çabaların Türkiye ile AB arasında genişletilmiş siyasi diyaloğun bir parçası olduğu hatırlatılmaktadır. AB Komisyonu, tüm tarafların ve halihazırdaki çerçevede özellikle Türkiye’nin, bu yıl içinde Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Birleşmiş Milletler’in çabalarına tam destek vermesini istemektedir.
    • Ekonomik kıstaslar çerçevesinde, Türkiye’nin pazar ekonomisinin işleyişi alanında kaydettiği ilerleme dış rekabet baskısına karşı direncini güçlendirmektedir. Bununla birlikte ekonomik gerileme ve mali krizlerin etkisi sürmektedir.
    • AB müktesebatına uyumda, gümrük birliğinin kapsadığı konular ve bankacılık, telekomünikasyon, enerji ve tarım gibi alanlarda uyuma yönelik ilerleme kaydedilmiştir. Mali sektör yeniden yapılandırılmış, bu alanda idari kapasite düzenlenmiştir. Pek çok alanda AB mevzuatı ve Türk yasaları arasında önemli farlılıklar bulunmaktadır.

    AB Komisyonu üyelik kıstaslarına uyum yönünde yapılan yeni yasal düzenlemeleri değerlendirirken, başlıca şu eksikliklere dikkat çekiyor :

    • Gerçekleştirilen iyileştirmelere rağmen, F tipi cezaevlerindeki koşullarla ilgili sorunlar sürmektedir;
    • Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde avukatsız tutukluluk (‘incommunicado’) uygulamaları sürmektedir. Olağanüstü hal bölgelerinde uzun tutukluluk uygulamaları sürmektedir. İşkence, kötü muamele iddiaları sürerken, sanıkların yasal takibinde yeterli ilerleme sağlanamamıştır;
    • Medya kanununa rağmen yazar, gazeteci ve yayıncılar hakkında yasal soruşturma uygulamaları sürmüştür;
    • Derneklerin etkinliklerinin yasaklanması için yasal zemin halen mevcuttur Önceden izin sistemi de dahil olmak üzere Dernekler Yasası’nın kısıtlayıcı yapısı korunmuştur. Türkiye’deki yabancı dernekler halen bazı kısıtlamalara ve sıkı denetime tabidir,
    • Vakıflar kanunundaki değişikliklere rağmen dini azınlıklar, tüzel kişilik, mal edinme hakkı, din adamlarının eğitimi konularında kısıtlamalarla karşı karşıyadır;
    • Sendikalara karşı kısıtlamalar, çocuk işçi çalıştırma uygulamaları sürmektedir;
    • Namus davalarının cezalandırmalarda hafifletici sebep olmasına olanak veren yasa yürürlüktedir
    • Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin işleyişi halen uluslararası standartlara uygun değildir. Yargının her zaman bağımsız ve tutarlı işlemediğine yönelik bildirimler sürmektedir;
    • Yolsuzluk halen önemli bir sorun olmaya devam etmektedir, Avrupa Konseyi’nin ilgili sözleşmeleri halen onaylanmamıştır;
    • Güneydoğu Anadolu bölgesinde insan haklarının korunması alanında çabalar güçlendirilmelidir;
    • Milli Güvenlik Kurulu oluşumu ve rolü ile ilgili değişiklikler uygulamada bir değişiklik yaratmış görünmemektedir.
    • Piyasalarının işlerliğini ve rekabet gücünü arttırmak için Türkiye’de halihazırda uygulanan reform sürecine devam ederek makroekonomik denge ve mali sürdürülebilirlik sağlanmalıdır;
    • Kronik yüksek enflasyonun düşüşü devam etmeli ve vergi disiplini sağlanmalıdır;
    • Bankacılık sektöründeki temkinlilik ve muhasebe kuralları uluslararası standartlar düzeyine getirilmelidir;
    • Kamu bankaları ve işletmelerinin özelleştirmesi hızlandırılmalı ve piyasaların işleyişindeki devlet kontrolünün kaldırılması tamamlanmalıdır;
    • Ekonominin büyüme potansiyelinin ve rekabet gücünün arttırılması için verimli kullanımlara yatırım yapılmalı ve eğitime daha fazla önem verilmelidir;
    • Bürokratik işlemler kolaylaştırılarak ve diğer teknik engeller kaldırılarak yabancı sermaye girişi sağlanmalıdır;
    • Kamu ihaleleri, enerji, adalet ve içişleri alanlarında AB müktesebatının uygulanması yönünde idari kapasitenin arttırılmasında ilerleme sınırlı kalmıştır;
    • Gümrük birliği çerçevesinde AB müktesebatının uygulanmasında idari kapasite güçlendirilmelidir;
    • İç pazarda malların serbest dolaşımı çerçevesinde önemli teknik engeller sürmektedir;
    • Standardizasyon, akreditaston ve uyumluluk değerlendirmesi alanlarında ilgili kurumların kurulması ve işlerliğinin arttırılması konusunda çalışılmalıdır;
    • Uygun bir piyasa denetleme sistemi kurulmalıdır;
    • Sermayenin serbest dolaşımı konusunda yabancı yatırımlar üzerinde önemli kısıtlamalar halen yürürlüktedir;
    • Kara para aklamaya karşı çıkarılan yasaların uygulamasına daha fazla önem verilmelidir;
    • Şirketler hukuku alanında korsan yayın ve taklitçilikle mücadele yasalarının uygulanması sürdürülmelidir. Türk Patent Enstitüsü’nün bağımsız olmalıdır;
    • Rekabet politikası alanında devlet yardımları konusunda AB müktesebatına uyumda hiçbir ilerleme sağlanamamıştır. Öncelikle bağımsız bir devlet yardımları kurulu oluşturulmalıdır;
    • Tarım alanında AB müktesebatına uyum çabaları sınırlıdır. Türkiye veterinerlik ve hayvan sağlığı ile ilgili AB yasalarını benimsemeli ve uygulamalıdır;
    • Ortak Balıkçılık Politikası düzenlemelerinde bir ilerleme sağlanmamıştır;
    • Ulaştırma politikasında AB müktesebatını uygulamak için yasal çalışma yapılmalıdır. Her sektörde yeni yasaları uygulayacak idari kapasite arttırılmalıdır;
    • Doğrudan vergi toplama kapasitesi arttırılmalı, şirketler vergisi ahlakı ilkelerine uyacak düzenlemeler yapılmalı ve ayrımcı uygulamalar kaldırılmalıdır. Doğrudan ve dolaylı vergiler alanında müktesebata kısmen uyum sağlanmıştır;
    • Türkiye ve AB’nin istatistik kurumlarının altyapıları çok farklıdır. AB müktesebatına uyum çalışmaları başlamıştır ve bu alanda önemli ölçüde çaba harcanmalıdır.
    • Türkiye’nin sosyal politikalar ve istihdam yasaları AB müktesebatından uzak kalmaya devam etmektedir: Yeni çıkan Ekonomik ve Sosyal Konsey yasası gerçek bir sosyal diyalog ortamı yaratmakta başarısız olmuştur.
    • Elektrik ve gaz sektörlerinde önemli ilerleme sağlanmıştır. AB müktesebatına uyum süreci başlamıştır ancak daha fazla çaba gerekmektedir;
    • Telekomünikasyon sektöründe Türk Telekom’un özelleştirilmesi konusunda bir ilerleme kaydedilmemiştir. Ayrıca Telekomünikasyon Kurumu’nun idari kapasitesinin özellikle insan kaynakları ve eğitim konularında iyileştirilmesi sağlanmalıdır;
    • Basın yayın yasası AB müktesebatına uyumlu değildir.
    • Bölgesel politikalarda AB standartları ile uyumlu, bir etkili bir strateji oluşturulmamıştır;
    • Çevre alanında müktesebata uyum sınırlıdır;
    • Tüketici hakları ve sağlığı politikasında uyum yetersizdir;
    • Adalet ve iç işleri alanında özellikle yasa dışı göçe karşı alınan önlemler güçlendirilmelidir;
    • Genelleştirilmiş Tercihli Sistem’in benimsenmesi süreci devam etmelidir;
    • Türk kamu idaresinde bütçe ve mali denetim mekanizmaları iyileştirilmelidir;
    • Müktesebatın uyarlanması ve etkili uygulanmasını sağlamak amacıyla çeşitli alanlarda idari kapasite güçlendirilmelidir.

     

    Rapor taslağında Türkiye ile tam üyelik müzakereleri konusuna girilmemektedir. Üyelik öncesi stratejinin güçlendirilmesi olarak tanımlanan öneriler ise, süreci yavaşlatıcı ve asıl hedefinden saptırıcı olabilir endişesi yaratmaktadır :

    • AB Komisyonu, üyelik öncesi hazırlıklarda AB’nin Türkiye’ye verdiği desteğin, Türkiye’nin adaylığının gelecek aşamasını da göz önünde bulundurarak, arttırılmasını önermektedir.
    • Katılım Ortaklığı Belgesi, halen ele alınması gereken öncelikli konulara odaklanmak üzere gözden geçirilip, güncelleştirilmelidir;
    • Türkiye ve AB arasında siyasi reformlar, insan hakları, Kıbrıs ve sınır anlaşmazlıklarının barışçı çözümü konularını içeren genişletilmiş siyasal diyalog yoğunlaştırılarak sürdürülecektir;
    • Türkiye’nin Kopenhag kıstaslarını yerine getirme amaçlı girişimlerinin ayrıntılı bir şekilde tartışılması gerekmektedir. Yapılan reformların ve diğer önemli konuların daha iyi anlaşılmasını sağlayacak yeni yöntemler aranacaktır;
    • Belirli sektör konularına odaklanan yasamaya ilişkin ayrıntılı inceleme süreci, TAIEX desteğinde devam etmektedir ve geliştirilecektir;
    • Gümrük Birliği’nin güçlendirilmesi, hizmet sektörü ve kamu alımlarının da bu çerçeveye dahil edilmesi ve malların serbest dolaşımı önündeki engellerin kaldırılması için çaba gösterilmektedir;
    • Türkiye ile ikili ve üçüncü ülkeleri de içeren ticari ilişkilerin derinleştirilmesine devam edilmelidir;
    • Yatırımları teşvik etmek amacıyla yatırımcı kuruluşlara karşılıklı ulusal muameleverilmesi düşünülmelidir;
    • Yasadışı göç, Şengen müktesebatının benimsenmesi ve uygulamasının yanı sıra, kişilerin serbest dolaşımı ve deniz taşımacılığı güvenliğini de içeren Adalet ve İç İşleri konularında Türkiye ile işbirliği güçlendirilmelidir;
    • Türkiye değişik AB programlarına ve ajanslarına katılacaktır;
    • AB’nin Türkiye’ye taahhüt ettiği geciktirilmiş mali desteğin uygulamaya geçirilmesine başlanmıştır. Mali destek programlarında üyelik öncesi hedeflerine yönelik yaklaşım tam olarak uygulanmaktadır. 2003’den itibaren bu programların uygulama sorumluluğu Türk makamlarına geçecektir;
    • AB Komisyonu bu güçlendirilmiş üyelik öncesi stratejiyi uygulamak için gerekli girişimlerde bulunacaktır. 2003 yılı başında AB Komisyonu kaydedilen ilerlemeleri ve üzerinde çalışılması gereken konuları içeren gözden geçirilmiş bir Katılım Ortaklığı önerisi sunacaktır. Bu çerçevede son ilerleme raporunda belirlenen öncelikler temel alınacaktır;
    • Türkiye’nin üyelik öncesi stratejiyi uygulamasını hızlandırmak amacıyla 2004 yılından itibaren mali destek arttırılacaktır. Artan mali destekle, Türkiye’de kamu idaresinin güçlendirilmesi, AB müktesebatının benimsenmesinin desteklemesi ve Türkiye’nin Avrupa ekonomisiyle bütünleşmesinin kolaylaştırması hedeflenmektedir;
    • Türkiye’den ekonomik ve sosyal bütünleşme konulu projelere kaynak aktarmayı yönlendiren bir Ulusal Kalkınma Planı hazırlaması istenecektir;
    • AB Komisyonu Türkiye’ye verilecek mali desteğin 2004’ten 2006’ya kadar düzenli olarak arttırılmasını önerecektir.Yıllık ödenek miktarları Kopenhag kıstaslarının yerine getirilmesi ve programların etkili yönetimine bağlanacaktır.
    • Türkiye’nin ihtiyaçları ve kullanma kapasitesi göz önünde bulundurularak, 2006 yılına kadar toplam mali desteğin en az iki katına çıkması beklenebilir.

    RAPORUN RESMİ METNİ 9 EKİM GÜNÜ İÇİNDE YAYINLANACAK:

    http://europa.eu.int/comm/enlargement

     

 

GÜZEL BİR SÖZ

Akılsızlar,

Hırsızların en zararlılarıdır.

Zamanınızı,

Neşenizi ve mutluluğunuzu çalarlar.

GOETHE

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER
Antalya Tarihinde Bir Gezinti

Yapılan arkeolojik kazılar sonunda elde edilen bulgulardan Antalya ve bölgesinde, günümüzden 50 bin yıl önce insanların yaşadığı kanıtlanmıştır. Bu kanıtlar Antalya'nın 27 km. kuzeybatısında, Yağcı köy sınırları içindeki Karain Mağarasında bulunmuştur. Karain Mağarasında Paleolitik, Mezolitik, Neolitik, Kalkolitik ve Bronz Çağlarına ait kalıntılar elde edilmiştir.

Anadolu'ya Kafkasya'dan İran ve Mezopotamya yolu ile geldiği sanılan Hitit'ler İ.Ö. 2500-1200 yılları arasında Anadolu'da egemenliklerini sürdürmüşlerdir. İ.Ö. 2000-1400 yıllarındaki durumu gösteren tarih haritalarında Antalya Bölgesi büyük Hitit krallığı içinde kalmaktadır.

İ.Ö. XIII. ve XII. yüzyıllarda Trakya'dan gelen kabileler Hitit uygarlığına son vermişlerdir. Antalya Bölgesinde Pamfilya, Likya ve Kilikya gibi kent devletleri ortaya çıkmıştır.

Bugünkü Antalya ili, Pamfilya'nın tamamını, Pisidya'nın güneyini, İsaurya ve Kilikya'nın batısını ve Likya'nın doğusunu içine almaktadır.

O devirde bölge halkı, kökenleri tam olarak bilinmeyen çeşitli Anadolu kavimleri ve Frig'ler denen Trakya kavimleri gibi farklı kavimlerden oluşmaktaydı. Yunanca kökenli olan Pamphylia sözcüğü, "çok" anlamı taşıyan "pan" ve "soy" anlamına gelen "phyle" sözcüklerinin birleşmesinden oluşmaktadır.

İ.Ö. XII. ve VIII. yüzyıllarda Yunanistan'dan Anadolu'ya 2 dalga göç olmuş ve bu göçler sonucu çok sayıda kent ve uygarlık merkezi oluşmuştur. Günümüzde bunlardan 100'e yakını Antalya sınırları içerisinde bulunmaktadır.

İ.Ö. VII. yüzyıldan 546 yılına kadar bölgede süren Lidya egemenliği yerini İ.Ö. 546 yılında Pers egemenliğine bırakmıştır. Makedonya Komutanı Büyük İskender, bölgedeki Pers egemenliğine İ.Ö. 336 yılında son verir. Bölgedeki bütün kentleri (Termessos gibi bazı istisnalar dışında) alır. İskender İ.Ö. 323 yılında ölünce, generalleri arasında uzun yıllar süren savaşlar başlar. Bu savaşlar İ.Ö. 188 yılına kadar sürer. Bu tarihte Selökid Kralı III.Antiokhos, Bergama Kralına yenilmiş ve Apamea barışı yapılmıştır. Bergama kralı II.Attalos (İ.Ö.159-138) mevcut kenti onartmış ve Antalya kentinin bilinen tarihi başlamıştır. O tarihten itibaren kent Attalaia adıyla bilinmekte, daha sonra Adalia ve Adalya gibi isimler alarak günümüze Antalya olarak ulaşmaktadır.

İ.Ö. 133 yılında Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu'na katılır. Bundan sonra bölgede korsanların ve korsanlara ait küçük kentlerin önemli rol oynadığı bir devir başlar. Bu küçük güçler, Pontus Kralı Midridat'ın komutasında İ.Ö. 88 yılında birleşerek Romalı' ları Anadolu'dan çıkarırlar. Fakat bu durum uzun sürmemiş, İ.Ö. 65 yılında Pompeus Anadolu'ya saldırarak korsan şehirleri egemenliği altına almıştır. Roma Kralı Antonius, Coracesium (Alanya) ve çevresini Kleopatra'ya, Suriye, Kilikya ve Fenike'yi ise Kleopatra'nın oğluna vermiştir. İ.Ö. 32 yılında bölge tekrar Roma'ya bağlanmıştır.

Cladius İ.S. 43 yılında Pamfilya ve Likya'yı birleştirerek bir krallık haline getirmiştir. İ.S. II. ve III. yüzyıllarda Antalya, tarihinin en görkemli gelişmesini yaşar. İ.S. II. yüzyıldan itibaren bölgede hıristiyanlığın yayılmaya başladığı görülür. Bizans egemenliği sırasında, İ.S. V. ve VI. yüzyıllara kadar Antalya'nın yeni bir gelişme devri geçirdiği bilinmektedir. Bu yüzyıllarda kent, surların dışına kadar taşmıştır.

İ.S. VII. yüzyıldan itibaren bölgede müslüman arapların etkili olmaya başladığı görülür. Bölge, İslam egemenliğine 1085 yılında ve Anadolu Selçukluları'ndan Süleyman Şah zamanında geçmiştir. Ondan önce İ.S. 860 yılında Amiral Karinoğlu Fazl Antalya'yı almışsa da kısa bir süre sonra kent tekrar Bizans'a geçmiştir.

1103 yılında Bizans İmparatoru Alexius Komnenos Antalya'yı ele geçirmişse de kent kısa süre sonra tekrar Türk'lere geçmiştir. Bu tür el değiştirmeler 6 kez tekrarlanmıştır. 1120-1206 yılları arasında Antalya Bizans'da kalmıştır.

1206 yılında Sultan I.Gıyaseddin Keyhüsrev Antalya'yı alır. Ölümü üzerine kent tekrar hıristiyanların eline geçmiş, fakat oğlu Keykuvas kısa bir süre sonra geri almayı başarmıştır.

Selçuklu' lar İlhanlı baskısına daha fazla dayanamayıp zayıflayınca Anadolu'da bağımsız beylikler devri başlamıştır. Bu devrede Antalya 95 yıl süre ile bağımsız bir beylik olarak kalmıştır. Hamidoğulları soyundan gelen Teke Beyleri 1308-1426 yılları arasında, bölgede Teke Beyliği egemenliğini sürdürmüşlerdir.

Antalya'nın Osmanlı denetimine girişi ile ilgili kaynaklarda farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bazı kaynaklarda, Antalya'nın I.Murat zamanında ve 1391 yılında Osmanlı topraklarına katıldığı belirtilmektedir. Diğer bazı kaynaklar ise bölgeyi Yıldırım Beyazid'in aldığını ve Antalya'yı oğlu Sultan Murad'a hediye ettiğini ileri sürmektedir. Birinci Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı yönetiminde kalan Antalya, Teke Sancağı'na bağlı önemli bir liman kenti olarak varlığını sürdürmüştür.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, 29 Nisan 1919'da Antalya ve çevresi İtalyan'lar tarafından işgal edildi. İşgal sırasında İtalyanlar' la yerli halk arasında çatışma olmaması için büyük gayret harcandı. Kurtuluş Savaşı sırasında Antalya ve bölgesi gönüllü asker ve maddi yardımla batı cephesindeki savaşlarda ulusal güçlere destek olmuştur. İtalyan' ların özellikle istihbarat konusunda Türk' lere yardımcı oldukları bilinmektedir. İtalyan işgali 1921 yılının ortalarında kalkmaya başlar. 5 Temmuz 1921 de ise Antalya İtalyan işgalinden tamamen kurtulur.

Sevgili Dostlarım,

Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler www.antalya-ws.com adresinden alınmıştır.

Sevgi ve saygılarımla..

Rtn. Osman Berberoğlu

 

  ROTARACT'LARI TANIYALIM

   NAGİHAN MELHA :

21.11.1980 İstanbul doğumluyum. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler meslek yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümünden mezun oldum. Şu an TNT Express Taşımacılık şirketinde sekreter olarak görev
yapmaktayım. İngilizce biliyorum. Hobilerim arasında hızlı yürüyüş ve dans etmek vardır. Antalya Leo Kulübü geçmiş dönem başkanı ablam F.Nihan Melha 'nın teşvik ve desteği ile aranıza katılma isteği duydum. Henüz çok yeni bir üyeyim ve bu kulüpte olmaktan dolayı çok mutluyum.

 

  SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN !

Sevgili Rotaract Başkanımız Özlem Çakır’ dan gelen güzel bir mail..

KÜÇÜK MUTLULUKLAR

Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan
Küçük mutluluklar, küçük, küçücük derelerdir
Büyük nehri ararken üzerinden atladığın
Arkana dönüp de bakmadığın

Küçük mutluluklar;
Çıtır çıtır Kızılay simitidir, çayın yanında
Aniden radyoda karşına çıkan şarkı
Kar yağınca tatil olan okul

Başarılı bir rejimin birinci günü
Sokakta sevebildiğin kedi
Yürüyen güvercinin kafası
Tenekedeki fesleğen

Kurumuş çamaşırlar, bir kış ikindisi
Geri gelen elektrik
Hamdi' nin hikayeleri
Annenin yemeği
Tamir ettiğin alet
Yeşil t-shirtün, yatarken giydiğin
Bir dostun başarısı, neler çektiğini bildiğin

Elini sımsıkı tutan minik el
Dudağında ıslık yürüdüğün yol
Birden çıktığın yolculuk

Sana açılan kapılar
Sana kapıyı açanlar
Hoş gelenler
Hoş buldukların

Yalnız kalabilmek - dilediğinde
Kavuşabilmek - özlediğinde.......

 

bktkom.gif (1427 bytes)

Sevgili Dostlar,

Bülten komitesi olarak size evinizde, işyerinizde veya bulunduğunuz ortamda bilgisayar olması halinde her hafta ulaşmaya çalışıyoruz. Bazı dostlarımızın mail adreslerinde yanlışlık olabilir düşüncesi ile uyarılarda bulunmuştuk. Ve bazı dostlarımız uyarılarımızı dikkate alarak mail adreslerini kullanılır hale getirdiler. Ancak bazı dostlarımız ısrarla bilgisayarlarında ki maillerini boşaltmayarak direnç gösteriyorlar. Biz de son defa bu dostlarımızdan rica ediyoruz. Lütfen, bize verdiğiniz mail adreslerinizi kontrol ediniz. Her hafta bizden mail alamıyorsanız ve siz kendinizden eminseniz lütfen bizi uyarınız.

Sevgi ve saygılarımızla..

Bülten Komitesi