blt_log4.gif (10576 bytes) 2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 24
Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N       H A F T A

Talya Otel   -   12.12.2002   -   1265/23     

Toplam Üye

52 + 13

KONUŞMACI

FATMA AKKAYA

Katılan Üye

35 + 4

KONU

EKOLOJİK TARIM

Katılım

%67

KONUKLAR

TELAFİ KARTI

Ufuk Ataç
Ankara Koru Rotary Kulübü

 

 

Celal Akkaya

Kulüp Konuğu

MAZERET BİLDİRENLER

Numan Yıldırım

         

Mustafa T. Sözen

Antalya Dışında

 

M. Levent İçel

           

Havva İşkan Işık

           

Melike Yücel

           

TOPLANTI NOTLARI : 

  • Başkan toplantıyı açtıktan sonra 19 Aralık tarihinde yapılacak olan toplantının 20 Aralık akşamına alındığını bildirdi. 20 Aralık toplantısının Falez Otel Aspendos Salonunda yapılacağını ve toplantı saatinin 19.30 olduğunu Eşli gecenin Şarap gecesi olarak organize edildiğinin anansonu yaptı.
  • Gelecek Dönem de Guvernör adayı olan Malik Aviral’ a itiraz eden var mı ? diye soran Başkan, itirazı olan varsa daha sonra da bana bildirebilirsiniz.
  • GSE – Group Study Exchange ( GİM – Grup İnceleme Mübadele ) programına Antalya Rotary Kulübü olarak aday gösterdiğimiz, adayımız sevgili Ebru Özdemir ABD. 5420. Bölgeye gitmeye hak kazanmıştır. Türk Rotary’ sini , Türkiye’yi ve Kulübümüzü en iyi şekilde temsil edeceğine inandığım Ebruyu bir kez daha kutluyor ve başarılar diliyorum.
  • Konuşması esnasında Ocak başı listelerini dağıttıran Başkan, toplantıların belirtilen tarihte yapılması şartının olmadığını, ancak ev sahiplerinin bu ay içersinde toplantıları muhakkak organize etmelerini istiyorum diyerek Ocak başı toplantılarında taviz vermeyeceğinin mesajını da vermiş oldu. Daha sonra sevgili dostumuz İzzet Uzun’ u kürsüye davet etti.
  • Sevgili İzzet Uzun, Kulübümüzün bu sene Meslek Hizmetleri Ödülünü Mesleğinde ilkleri başarmış bir çiftçimize veriyoruz diyerek, 2002 – 2003 Meslek Hizmetleri Ödülü’nü Mahmut Ünal Erüst hakkıyla elde etmiştir. Kendilerini komitem ve sizler adına tebrik ediyorum diyerek Mahmut Ünal Erüst’ ün özgeçmişi hakkında bilgi verdi.

“ Mahmut Ünal Erüst, 1945 yılında Antalya’nın Alan Mahallesinde doğdu. İlk ve Orta Okulu bitirdikten sonra toprakla uğraşma şevki ve araştırma ruhunun ağır basması sonucu okulu bırakarak 15 - 16 yaşlarında ziraat’ ta ilkleri düşünmeye başladı.1966 yılında askerlik dönüşü Nurten hanım’ la evlendi. Sera üretiminde çift ekim domatesle başlayan ilkler aynı seranın altında kalan boş toprakta maydanoz, oturak fasulye yetiştirerek senede 2 verim 3 çeşit üretti. 1970’li yıllarda serada dolma ve tatlı sivri biber, 1980’de kavun, karpuz, çekirdeksiz karpuz, şeftali, malta eriği, erik, incir yetiştirdi. Serada çilek yetiştirmesi, kırmızı marul, taze baharat çeşitleri, renkli minyatür sebze üretti. 1 Ekim 1990 yılında 16 ülkenin katıldığı Avrupa Tarım Birliği tarafından ödüllendirildi. 20 Ekim 1990 yılında Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından Türkiye’de örnek Çiftçi Ödülü’ne layık görüldü.

Mahmut Ünal Erüst 1954 yılında başladığı Erüs Tarımı 300 dönümlük alanda 200 kişilik çalışanıyla Antalya ve Korkuteli’ deki tesislerinde 12 ay aralıksız üretim ve yeni ürünlerin araştırmalarıyla oğlu Mustafa Erüst devam etmektedir.

Erüst Tarım adı altında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan izinle Türk Gıda Kodeksine uygun ve hijyenik olarak kendi tesislerinde modern paketlenen ürünler Tüm Türkiye’de rakipsiz olarak en lüks market ve süper marketlerde satılmaktadır. Yenilebilir çiçek üretiminde tek marka olan  Erüst Tarım bu başarıyı Mahmut Ünal Erüst’ün içindeki toprak sevgisi ve araştırma ruhu ile birleşince hem Antalya’mızın hem de Türkiye’nin Mesleğinde en iyisi olmuştur.” Kendisini bir kez daha kutluyor ve sizler adına bu başarılı iş adamımıza bu senin MESLEK HİZMETLERİ ÖDÜLÜ’ nü veriyorum.  

DSC00297.JPG
DSC00298.JPG
DSC00299.JPG
DSC00300.JPG
DSC00302.JPG
DSC00303.JPG
DSC00304.JPG
DSC00306.JPG
DSC00308.JPG
  • Konuşmacı konuğumuz Ziraat Yüksek Mühendisi Fatma Akkaya’ nın özgeçmişini okumak için sevgili Ahmet Fığlacı kürsüye gelerek konuşmacı konuğumuzu tanıttı.

“ Fatma AKKAYA, Kumluca ilçesindendir. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü mezunudur. Çalışma hayatına 1983 yılında Adana Bölge Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde başlamış, Adana Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde devam etmiş, 1989 yılından beri de, Antalya Narinciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde çalışmasına devam etmektedir.

Fatma AKKAYA, çeşitli araştırma projeleri yanı sıra, Tarımsal pazarlama, Kırsal kalkınma, Organik Köy incelemesi, Organik ürün üreten işletmelerde inceleme yapmak ve bu konuda çalışmalar da bulunmak maksadıyla, Almanya (iki defa), Belçika (iki defa), Hollanda, Lüksenburg, İspanya, Kanada, Ürdün ve Mısırda bulunmuştur. Organik tarım ile ilgili olarak, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yürütülen bütün çalışmalarda görevlendirilen Eğitim grubu içersinde bulunmakta ve bu konuda projeler yürütmektedir. Fatma AKKAYA, evli iki çocuk annesi olup, İngilizce bilmektedir.” Diyerek konuğumuzu kürsüye davet etti. Konuşmacı konuğumuz Ziraat Yüksek Mühendisi Fatma AKKAYA;

“ Konvensiyonel Tarımdan niçin Ekolojik Tarım’ a doğru bir geçiş başlamıştır? Bugün sizlere bu konuda bilgi vermeye çalışacağım. En önemli faktör olarak ısınan bir yer küremiz var. 20. yüzyılda Dünyamızın küresel ortalama yüzey ısısı 0.6Co artmıştır. Tarımda bundan etkilenmiştir.Yağışlar geçmiş dönemlere nazaran çok fazla dalgalamaya başladı. Bunun yanında yer kürenin ısınması bir süre sonra buzulların erimesine neden olacak ve bu da doğal olarak  deniz seviyesinin yükselmesine sebep olacaktır. Hollanda gibi Ülkelerin su altında kalması kaçınılmaz olacaktır. 
Çölleşme ve Toprak kaybına neden oluyoruz.
Biyo çeşitlilik kaybı olmaktadır.
Su kaynakları kirlenmektedir.
Gıdalarda kalıntı olmaktadır.

Amerika’da 3 – 6 milyon civarında Kanser hastasında hastalığın bitkilerdeki kalıntılardan ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Ve doğal olarak tüm dünya ülkeleri biz sentetik Kimyasalları kullanmadan nasıl üretim yapabiliriz üzerinde yoğunlaşmış ve bunun sonucunda da Organik Tarım başlamıştır.
Gelişmiş Ülkelerde, Organik Tarım’ ın en önemli fonksiyonu temelde saygıdır. 

İnsana saygı

Bitkiye saygı
Toprağa saygı

Organik tarımın bir sertifikası vardır. Felsefesi vardır. Doğaya hükmederek değil doğa ile uyum içersinde çalışılır.
Amaçları;
Max. Değil, yeter miktarda ve yüksek kaliteli gıda üretmektir.
İlkeleri;
Bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapmak. Artıkların kullanılması suretiyle sistemi karşılıklı desteklemektir.

Denetim Altındadır; Kurallar ihlal edilmez,
                                Güven esastır. 
                               
%50 güven, %50 denetim

                               
Güven azalınca denetim artar.

            Disiplinli ; Kanun ve yönetmenliklere dayanmaktadır. IFOAM Standartlarına uymaktadır. AB. Yönetmenliğine uygundur. EC. No 2092/91(AB. Yönetmenliği) Gelişimi; 1924 – 70 arasında bireysel ve Ülkelerin çabalarıyla başlamıştır.
            1970 – 80 arası Uluslar arası Kurallar başlıyor. 1980 – 2000 arasında Dünya çapında kabul görüyor. Toplam 130 Ülkede Organik Tarım üretimi başlıyor. Bunun; 90’ nı gelişmekte olan ülkeler, 15 adedi az gelişmiş ülkelerde yapılmaktadır.
            Türkiye kendi tüketicisi talep ettiği için değil, AB pazarı talep ettiği için üretim yapıyor. 1999 Yılında Dünya ticaretinde 25 milyon dolar ticaret hacmi olmasına rağmen kısa bir süre sonra 100 milyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin edilmektedir. Türkiye’de ilk talep 1984 yılında başlamıştır. İzmir’de İncir ve Üzüm konusu ile başlamıştır. Ve daha sonra gelişmiştir. Üretici sayısında da oldukça yüksek sayıda artış olmuştur. 1994 den sonra artış daha fazla dikkat çekiyor.

           Özellikle Avrupa’da Deli Dana hastalığı çıktıktan sonra tüketici Organik Tarım ürünlerini tercih etmeye başladı. Daha sonra bir takım destekleme politika’ ları  dünyada Organik Tarım’ ın gelişmesine sebep olmuştur. 

Problemler:
-         
Teknik bilgi eksikliği,
-          Arz, talep, rekabet, tüketici tercihleri vs. Pazar bilgisi eksikliği,
-         
Sertifikasyon zorluğu,
-         
Pazar talebine göre üretim pazarlaması,
-         
Büyük işletmelerin de sisteme dahil olması gibi, sorunlar bulunmaktadır.

Ama Türkiye için en önemli husus tüketicinin bilinçlendirilmesi hususudur. Diyerek sözlerini tamamlayan  Ziraat Yüksek Mühendisi Fatma AKKAYA’ ya Başkanımız günün önemini belirten bir hatıra plaketi takdim etti.
Toplantı sorumlumuzun olmaması nedeniyle Başkanımız en iyi hafta sonu dilekleri ile toplantımızı
"Sevgi Tohumları Ekiniz" dilekleri ile kapattı.
   

 

                                                     KASIM AYI DEVAM RAPORU

%100 DEVAM EDEN ÜYELER

 

  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • YAVUZ CANÖZ
  • İBRAHİM COŞAR
  • SÜLEYMAN ÇEVİK
  • SENAY DODANLI
  • HAKAN EYİCAN
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • NURİ GÜVENÇ
  • LEVENT İÇEL
  • MUHARREM KARATAŞ
  • MUSTAFA KIVRAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • GÖNÜL MUTLU
  • GÜNSELİ ORAL
  • FEHİM ÖZ
  • TEOMAN SÜER
  • MUSTAFA YAPAN
  • HÜLYA YAZICI
  • ERTUĞRUL YILMAZHAN
  • OKTAY YİĞİTBAŞI
  • MELİKE YÜCEL

 

%75 DEVAM EDEN ÜYELER

 

  • TUNAY ALTINPINAR
  • KADİR DURSUN
  • ZİYA ERBAŞ
  • AHMET FIĞLACI
  • FİGEN EBREN
  • BURAK GÖNEN
  • HASAN ALİ GÖNEN
  • VEDAT ILIKAN
  • HİMMET ÖCAL
  • MUSTAFA SÖZEN
  • YAŞAR SÜZEN
  • HÜLAGU ŞENCAN
  • ORHAN ŞENOĞLU

 

 

AYLIK ORTALAMA DEVAM ORANI %74.4 OLARAK TESBİT EDİLMİŞTİR..

GENEL TOPLAMDA %100 DEVAM EDEN ÜYELER

  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • İBRAHİM COŞAR
  • HAKAN EYİCAN
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • LEVENT İÇEL
  • MUSTAFA KIVRAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • GÜNSELİ ORAL
  • FEHİM ÖZ
  • OKTAY YİĞİTBAŞI

 

 

 

 

BU AY %100 DEVAM EDEN DEVAMDAN MUAF ÜYELERİMİZ  

  • A.TURHAN SÖZEN
  • İBRAHİM ŞENCAN

 

TOPLUM HİZMETLERİ KOMİTESİ
 KOYE PROGRAMI AKTİVİTE PLANI

1.- KOYE Eğitimi Toplantısı:

  • Toplantı programı, yeri ve süresi belirlenecek ( T.E.G.V. parkında toplantı yeri ayarlanmıştır. Rotary yapacak.)
  • Katılımcılara duyurulması ve katılım sağlanacak. ( En az 60 kişi ) ( Program belli olunca Milli Eğitim Müdürlüğü yapacak. )
  • Katılımcılara katılım belgesi sağlanacak. ( Rotary – Milli Eğitim Müdürlüğü. )
  • Sertifika Töreni düzenlenecek. ( Vali’ in katılımı ile. )
  • Eğitim Programı belli olduğunda program detayları ve ihtiyaçlara göre ortak çalışma yapılacaktır.

2.-   Ulusal Eğitime Destek Programı Sektörler Arası Komite Çalışma Grubu Toplantısı:

  • Toplantı yeri Rotary Kulüpleri tarafından temin edilecek olup muhtemel yer Antalya Tenis İhtisas Kulübüdür.
  • Toplantı zamanı Aralık Ayının 3. haftası belirlenecek bir günde öğlenden sonra yarım gün olarak planlanması uygundur. ( Toplamda 4 saatlik bir süre kullanılmalıdır. )
  • Toplantı katılımcıları : 

             -         Vali veya Vali Yardımcısı, İl Milli Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, U.R.2430
        Bölge  X. Grup Guvernör Yardımcısı, X. Grup Toplum Hizmetleri Komite Başkanı,
        Azize Kahraman Halk Eğitim Müdürü.

     -          Belirlenen Mahalle Muhtarları.
     -          Belirlenen Okul Müdürleri.
     -          Belirlenen Toplum Merkezi Müdürleri.
     -          Belirlenen Sağlık Ocağı sorumlu Hekimleri.
     -          Antalya Rotary Kulüpleri Başkanları, Toplum Hizmetleri Komite Başkanları,
         Kulüplerin KOYE Sorumluları.

     -          T.E.G.V. Parkı Müdürü Nuran ÖZKIRIM.

  • Toplantı Programı :

                      -          13.30 Açılış ve Açılış Konuşmaları Vali, İl Müdürleri, U.R.2430 Bölge IX. Grup 
                     Guvernör  Yardımcısı.

                      -          14.00 Antalya İlinde Okuma – Yazmaz’lık durumu ve bu konudaki
                    çalışmalar.
( Sunan :  Azize Kahraman Halk Eğitim Md. Ali Haydar Aksu)

                              -     14.20 Ulusal Eğitime Destek Programında Sektörler arası işbirliği ve Sivil
                                             Toplum örgütlerinin  rolü
  ( Sunan :  Rtn. M. Oktay Yiğitbaşı )

                      -          14.45 Kahve Molası.

                      -          15.00 Grup Çalışması Hakkında  ( Sunan :  Rtn. M. Oktay Yiğitbaşı )

                      -          15.05 Grup Çalışmaları 
                   
(Sağlık Ocağı bölgesi baz alınarak oluşturulan gruplar da o bölgedeki sektör
                     temsilcileri 
birlikte Tanışıklığı artırarak bir başkan ve bir sözcü seçtikten sonra
                     ortak çalışma planı 
hazırlayacak ve sunacaklar ve Yazılı olarak rapor
                     edecekler.)

                      -          16.00 Sunumlar. ( Her grup için 10 dk. Program sunumu.)

                      -          17.00 Tartışma ve Kapanış.

       Toplantı katılımcıları isimle davet edilmelidir. Girişte kayıt yapılmalıdır. Katılımcılara hangi çalışma grubunda oldukları  bildirilmelidir. Katılımcıların Çalışma Grubunda hazırlayacakları rapor formatı önceden bildirilmelidir.       
Gerekli Malzeme : Projeksiyon cihazı, Bilgisayar, 1 adet Flip Chart kağıtları, Board Marker 5 takım çift renk.

       ROTARY KULÜPLERİNDEN SAĞLANACAK DESTEK : 
           
        ·       Program hakkında Rotary Kulüplerinin bilgilendirilmesi süratle sağlanacak. 
 
         
        ·       Halk Eğitim İhtiyaçlarının kulüp bölgelerinde kulüplerce sağlanacağı kulüplere ve Halk Eğitim’e 
                 anlatılacak.
 
                      ·       Bölge tarafından organizasyonu yapılan çalışmaların ortak bütçe ve ayni yardım olarak sağlanacağı
                 belirtilecek.
 
 
        
        ·        Kulüp Başkanları, Toplum Hizmetleri Komite Başkanları, KOYE Programı Kulüp Sorumluları, Halk
                 Eğitim Müdürünün katılacağı tanışma ve bilgilenme toplantısı yapılması uygun olacaktır.
 
 
        
        ·        Halk Eğitim Müdürünün protokol talebi dikkate alınarak yapılacak yardım kalemleri, şekli ve tutarı
                 Rotary  X. Grup Guvernör yardımcılığı ile protokol haline getirilmelidir.

 

B U        H A F T A

Falez Otel    -  20.12.2002   -   1266/24     

 

KONUŞMACI

EŞLİ ŞARAP GECESİ

Mönü : Doluca Şarap çeşitleri, Peynir ve Füme Balık

KONU

Tabağı, Okyanus Salatası, Mantar soslu Antrekot, Şokola Muss, Mevsim Meyveleri, Kahve

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

 

20.12

Seçkin – Nuri GÜVENÇ

25.12

Didem – Ziya ERBAŞ

 

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ? 

  • Toplantı Sorumlusu Mustafa Sözen’in U tarzında düzenlettiği masa oturma düzeninden bir hafta içersinde vazgeçildiğini !
  • Kulübümüzün bazı üyeleri tarafından ısrarla devam edilerek ayakta kalması sağlanan TÜRK SANAT MÜZİĞİ KORO’ muzun genç Rotaract’ larla takviye edildiğini !
  • ATSO. Sosyal Tesislerinin sevgili Güray Parlak tarafından kiralandığını. Antalya’ lı köklü ve Antalya’ya mal olmuş bir işletmeciye tesislerini kiralayan ATSO. nun davranışının taktirle karşılandığını ve sevgili Güray Parlak dostumuzun da bu işletmeyi en iyi şekilde işleteceğinden hiç şüphemizin olmadığını ! 
  • 2003 – 2004 dönemi Bölgemiz X. Grup Guvernör Yardımcılığına Kulübümüz üyelerinden GDB. Osman Berberoğlu’ nun atandığını biliyormusunuz ? 

 


 
SİZİN KÖŞENİZ

SAĞLIĞIMIZ İÇİN İPUÇLARI ;

Su ve Tuz İhtiyacı
Sıcakların rekor dereceye yükseldiği bu günlerde bol bol terliyor ve bol bol su ve meşrubat içiyoruz. Peki tuz almaya özen gösteriyor muyuz? Ter bol miktarda tuz içerir. Aşırı miktarda terleyince su ile birlikte vücuttaki tuz miktarı de azalıyor. Tuz almaksızın su ve meşrubat içtiğimizde kandaki yoğunluk düşer. Böylece hücrelerin içine su girişi olur ve hatta hücreler patlayabilir de. Su zehirlenmesi denilen bu tablo ölüme bile yol açabilir. Bol su içiyorsanız tuzu da ihmal etmeyin.
 

Sigara İçenler C Vitaminini İhmal Etmemeliler
En doğrusu sigarayı hiç içmemek ama bu başarılana kadar bazı önlemlerle zararı azaltmak da gerekiyor. Sigara içilmesi vücutta C vitamini tutulmasını olumsuz etkiler. Böylece sigara içenlerde C vitamini eksiklikleri oluşabilir. Bu nedenle sigara içenlerin taze sebze ve meyva ile ya da ilaç şeklinde C vitamini almaları doğru olacaktır. Ayrıca sigaranın vücutaki olumsuz etkilerinin bir kısmını, C vitamininin antioksidan etkisi ile azaltmak da mümkündür. Ancak bütün bunlardan arda kalan zararların da büyük olduğunu unutmayın

Gebeler, iyi pişmemiş etten uzak durun
Toksoplazma adı verilen parazit bebeklerin sakat doğmasına neden olabilir. Toksoplazma kedilerde yaşayan bir parazit olmakla beraber tek kaynak kediler değil. İyi pişmemiş etler de önemli bir kaynak. Ayrıca toprak da tokoplazma kaynakları arasında. Bu nedenle özellikle çiğ yenilen sebzeler, salatalar ve meyvalar da bulaşmaya yol açabiliyor. Eğer gebeyseniz ya da gebe kalmayı planlıyorsanız çiğ yenilecek sebze ve meyvenin temiz suyla iyice yıkandığına emin olun ve yiyeceğiniz etlerin de iyice pişmesini sağlayın.
 

Şişmiş Konservelere Dikkat
Sebze ve meyvelerin her mevsim bol bulunduğu ülkemizde, konserveler genellikle hazır yemekler için tercih edilir oldu. Hangi türü olursa olsun konservelerin gerek üretim teknolojisi ve gerekse saklama koşulları açısından belirli kuralları mevcuttur. Konserve alacakların özellikle dikkat etmesi gereken konu kapak kısmının görüntüsü olmalıdır. Normal koşullarda bu kısım içe göçük olur. Eğer kapak dışa doğru bombelenmişse, bu konserve sizi tehlikeli şekilde zehirleyebilir. Botulizm denilen türdeki gıda zehirlenmesinde, bulantı, kusma ve ishalin yanısıra, görme bulanıklığı ya da çift görme, yutkunma ve nefes alma zorluğunun yanısıra ileri derecede güçsüzlük vardır. Bu tür belirtisi olanlar acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmazsa, tüm vücutta ve solunum kaslarında ölümcül derecelere varabileben felçler görülebilir.

Gıda Zehirlenmesine Dikkat
Yaz gelince gıda zehirlenmesi olayları da sıklaşıyor. Bunu en önemli nedeni, sıcaklarda bakterilerin üreme hızının artması. Bir başka neden de sinek, böcek gibi haşerelerin çoğalması. Kan ve et gibi proteinli maddeler, bakterilerin üremesi için en uygun ortam. Açıkta duran gıda maddelerine konan sinekler ayağında mikrop taşıyor, sıcakta mikroplar hızla çoğalıyor. Yiyeceklerinizi mutlaka buzdolabında saklayın. Et doğramakta, sebze ayıklamakta kullandığınız bıçakları iyice yıkamadan pişmiş gıdalarda ve başka bir yemeği hazırlamada kullanmayın
 

Kabuklarıyla Yiyin
Şeker hastalığı ya da zayıflama çabası gibi nedenlerle diyette olanların sebze ve meyveleri kabuklarıyla yemeyi ihmal etmemeleri gerekir. Diyet uygulamaları nedeniyle beslenmesi kısıtlı olanların kabuklarda yoğun olarak bulunan vitaminler ve minerallerden yararlanmakarı kadar kabuklarda bulunan bitkisel liflerin mideyi doldurucu, bağırsaklarda posa bırakarak bağırsakları çalıştırıcı etkisinden de yararlanmayı unutmamaları gerekmekte.
 

Hepatit B Aşısı Oldunuz Mu?
Bulaşıcı sarılık tiplerinden biri olan Hepatit B toplum sağlığı açısından AIDS'den daha büyük bir risk yaratıyor. Türkiye'de Hepatit B virüsü taşıyıcısı olanların sayısı milyonlarca… Bu kişilerin çoğu hastalık virüsünü taşıyıcı olduklarını farkında bile değil. Hepatit B, kan ve vücut salgıları aracılığıyla bulaşabiliyor. Hastalığı kronikleşerek siroza ya da karaciğer kanserine varma olasılığı yüksek. Hepatit B virüsüne karşı koruyucu aşı var. Virüsle karşılaşmadan yapılacak aşı ile korunmak mümkün. Henüz aşı olmadıysanız, ilk fırsatta olmayı ihmal etmeyin.
 

Antibiyotikleri Gereksiz Kullanmayın
Ateş yükseldikçe antibiyotik kullanma eğilimimiz var. Bu eğilim o kadar yaygınlaştı ki, muayene ettiği yüksek ateşli hastaya antibiyotik rçetesi yazmayan doktorun yanlış yaptığını düşünecek kadar… Oysa antibiyotikler, bakteri türü hastalık etkenleri üzerinde etkilidir. Bunların dışındaki ateş yükseltici etkenlere antibiyotiklerin bir etkisi yok. Antibiyotikleri gereksiz ya da önerilen doz ve süre dışında kullanmak vücuttaki yararlı bakterileri yok ettiği gibi, bazı zararlı bakterilerin antibiyotiklere direnç kazanmasına da yol açabiliyor. Antibiyotiklere direnç kazanmış bakterilerle oluşan infeksiyonlarla karşılaşıldığında da yapılabilecek şeyler çok kısıtlanmış oluyor 

Ter önleyicilere dikkat
Özellikle yaz aylarında ter kokusunu önlemek amacıyla yoğun olarak kullanılan deodorantların, terlemeyi engelleyerek, vücuttaki toksinlerin atılmasını önlemektedir.

Aşırı deodorant kullanımı, ter bezlerinin çalışmasını engeller

Ter bezleri tıpkı böbrekler gibi çalışır, toksin tuz ve üreyi vücuttan atarlar

Terlemek bir savunma mekanizmasıdır. Teri önlemek, güneş çarpmasına davetiye çıkarır

RUH SAĞLIĞI: En iyi ilaç: Gülmek

En son, karnınızı tutarak, yerlerde yuvarlanarak ne zaman güldünüz? Ne zaman bir arkadaşınızla telefonda kahkahalara boğuldunuz? Hayatımızda gülmek için vakit ayırmadığımız bir gerçek. Psikiyatrist Dr. Judith Kupersmith (Texas Tech Tıp Merkezi) gülmenin sanılandan çok daha önemli olduğunu, stresi anlamlı ölçüde azalttığını söylüyor ve "Gülmenin strese karşı bir savunma mekanizması olduğunu düşünün. Aynı anda hem gülmek hem de üzüntülü olmak çok zordur" diyor.

Aslında kendisi böyle bir araştırma yapmamış olmasına rağmen bu amaçla yapılan birçok araştırmanın benzer sonuçlar verdiğini, mizahın kan basıncını düşürüp endorfin hormonunun açığa çıkmasını sağladığını belirtiyor. Endorfinler beyine etki ederek kişinin kendisini mutlu hissetmesini sağlıyor. Gülmek ayrıca, dolaşımı düzenliyor, kalbi, sinir ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca direk olarak bir kişiye gülmüyorsanız kimseye bir zarar vermiyor.

Siz kendiniz gülmeseniz de fıkra anlatmak da endorfin salgılanmasını sağlıyor. Diğerlerinin gülmesi de sizi olumlu etkilemiş oluyor. En etkili gülüş şekli ise göbekten gelen gülüş. Bu şekilde gülmenin ruh sağlığına inanılmaz olumlu etkileri var.

Turk.net sağlık bölümünden derlenmiştir.

Sevgili Dostlarım,

Yukarıda, Sağlığımız için İpuçları, başlığı altında verdiğim bilgiler www.genetikbilimi.com  internet adresinden alınmıştır.

Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu  

 

GÜZEL BİR SÖZ

İyimser,
Yaranın üstünde kabuk,
Kötümser de,
Kabuğun altında yine yara görür..

E. Schröder

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER

 

Gazipaşa Hakkında

Gazipaşa, Antalya'ya 180 km. mesafededir. Gazipaşa, doğusunda Mersin ilinin Anamur ilçesi, batısında Alanya, kuzeyinde Toros dağları ve güneyinde Akdeniz'le çevrilidir. Gazipaşa, 10 km. uzunluğundaki kumsalı, orman kaplı alanları, turkuaz mavisi koyları, doğal güzellikleriyle şirin bir ilçedir. Asırlar önce İpek Yolu'nun bir kolu da Gazipaşa'dan geçiyordu. Turizmde henüz yeni keşfedilmiş olan Gazipaşa, gerek tarih gerekse doğal güzellikleriyle şirin bir ilçedir.

İskele, Koru ve Kahyalar plajlarının bulunduğu kumsallar, Karetta Karetta kaplumbağalarının önemli bir üreme merkezidir. Bugüne kadar bakir kalmış Gazipaşa, konaklama, dinlenme tesisleri, tarih ve doğa güzellikleri, yapımı süren havaalanı ve yat limanı ile gözde bir turizm merkezi olma yolunda ilerliyor.

Tarihi Yerler

ANTIOCHEIA AD CRAGUM

Gazipaşa ilçesinin doğusunda, 18 km. uzaklıktaki Güney Köy sınırları içerisindedir. Kentin adı Kommagene Kralı 4. Antiochus'dan gelmektedir. Kent kalıntıları denize doğru uzanan üç tepe üzerinde toplanmıştır. Batıdan doğuya doğru birinci tepe üzerinde Orta Çağ Kalesi, ikinci tepe üzerinde sütunlu cadde, agora, hamam, zafer takı, kilise, üçüncü tepe üzerinde ise kentin nekropol alanı yer almaktadır. Kent yapıları Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmektedir. Kentin nekropolünde bölgeye özgü beşik tonozlu, ön avlulu anıtsal mezarlar oldukça iyi korunmuştur. Halen kalıntıların önemli bir bölümü görülebilen tapınak bölgede sevilen bir tanrı olan Zeus Lamotes için yapılmış olmalıdır.

ADANDA – LAMOS

Antik kent, Gazipaşa ilçesinin 15 km. kuzeydoğusundadır. Bugünkü Adanda köyünün 2 km. kuzeyinde, yüksek ve sarp bir dağın zirvesinde kurulmuştur. Kent surlarla çevrilidir. Doğuya bakan kentin giriş kapısının güneyinde, büyük bir kule bulunmaktadır. Kentin diğer kalıntıları arasında ağıra, doğal kayaya oyulmuş çeşme ve iki adet tapınağı sayabiliriz. Bu kentin nekropolünde de blok taşların oyulması ile yapılmış yekpare lahitler önemli kalıntılar arasındadır. Kent, olasılıkla genç Roma döneminde Lamotis olarak adlandırılan bölgenin başkenti durumunda idi. Kalıntılar, dağlık Klikya bölgesinin kültürünü ve sanatını en iyi şekilde yansıtmaktadır. Kent, en görkemli dönemini Gallianus zamanında geçirmiş olmalıdır.

NEPHELIS

Antik kente ulaşım, Gazipaşa-Anamur 12. km.' sinden sonra Muz kent Köyünün içinden geçerek güneye sapan yaklaşık 5 km. stabilize bir yol ile sağlanmaktadır. Kentin güneyi deniz ve sarp kayalıklarla çevrilidir. Kent, akropol ve doğu-batı boyunca uzanan kalıntılardan oluşmaktadır. Kentin ayakta kalabilmiş yapıları Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmek’ te olup, bunlar, Orta Çağ Kalesi, Tapınak Odeon Sulama sistemi ve nekropol alanlarıdır. Şu anda Alanya müzesinde sergilenmekte olan bu kentten getirilen yazıtlardan birisi Bizans İmparatoru Zenon dönemine ait olup Zenon için övgüler içermekte, bu imparatorun kent için yardımlarından bahsetmektedir. İkinci bir onur yazıtında ise, Klikya Valisi Cornelius Dexter'ın adı geçmektedir. Bu onur yazıtı, kent halkı ve Danışma Meclisi tarafından dikilmiş olup, kentteki meclislerin varlığını kanıtlar durumdadır. Klikya bölgesine özgü küçük odeonu kentteki kültürel faaliyetlerin göstergesidir.

SELINUS

Antik Selinus kenti, Gazipaşa ilçe sınırları içerisinde Gazipaşa Plajının bulunduğu Hacı musa Çayının güneybatısındaki denize dirsek gibi uzanan bir tepenin üzerinde ve yamaçlarında yer alır. Kentin akrapolü tepeye kurulmuştur. Ayrıca bu tepe üzerinde Orta Çağ Kalesi de bulunmaktadır. Kalenin sur duvarları ve kuleleri oldukça iyi korunmuştur. Akropol, içerisindeki kilise ve sarnıç günümüze kadar gelebilmiş önemli yapılardandır. Selinus kentinin diğer yapıları sahilde ve yamaçta yer almaktadır. Bu yapılar arasında, hamamlar, agora, İslami Yapı (Köşk), su kemerleri ve nekropol alanını sayabiliriz. Selinus, Dağlık Klikya bölgesinin en önemli kentlerinden biridir. Roma İmparatorluğu'ndan Traian'ın bu kentte ölmesi kentin adının bir süre bu adla anılmasına sebep olmuştur. Kentin büyük hamamı, Klikya bölgesi diğer kentlerindeki hamamlar ile benzerdir. Nekropolündeki anıtsal mezar anılmaya değer olup, Alanya Müzesindeki ostoteklerin çoğunluğu Selinus Nekropolünden getirilmiş olup, burada ostotek atölyesinin varlığını sürdürmektedir

Sevgili Dostlarım,
Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler www.antalya-ws.com adresinden alınmıştır.

Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

   SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN  !

 

 KIŞ GÜZELDİR

Ve işte kış geldi. Sıcak yaz günleri, havuz kenarı sohbetleri,ciltlerde güneş yağı takviyeli bronz tenler... ise birkaç ay sonraya ertelendi.
Şimdi yağmur çamur zamanı, 'kahretsin araba elbiseme su sıçrattı' demek zamanı, -evin çatısı gene akmış- ıslak halılarla karşılaşmak zamanı, soğuktan kat kat giyinmek ve gitmek istediğiniz yere gitmekten vazgeçip evde oturmak zamanı, her sabah duş almaktan vazgeçmek ve titreyerek giyinmek zamanı, arkadaşınıza geçen kış ödünç verdiğiniz atkınızı geri istemek zamanı....  

Kışın en güzel tarafı ise günlerin kısacık gecelerin ise daha uzun olması bence.
Bir düşünsenize erkenden yatağa girip sabah upuzun bir uyku çekmiş olarak kalkabilirsiniz:)                           

Birde her kış mutlaka yapılması gerekenler var tabi ...                                                                                  Çıtır çıtır yanan bir odun sobasının üzerinde kestane pişirmek gibi.          
Eğer sizlerde benim gibi odun sobasından mahrum bir evde yaşıyorsanız, mutlaka odun sobası kurmuş olan bir tanıdığınız vardır. Birkaç kilo kestane alıp bir gece ziyaretlerine gidin onlar sizi görmekten sizler ise O kestanenin tadından mutlu olacaksınız.

Sonra tüm aile bireylerini, yakın dostları ve akrabaları evinize toplayıp onlara mükemmel bir kış ziyafeti hazırlayın. Masadan yükselen kahkahalar soğuk kış gecesini o kadar ısıtacak ki buna siz bile şaşıracaksınız. Hatta o kadar kişi toplanmışken tombala oynayın. En son tombalayı ne zaman oynamıştınız, hatırlayamadınız galiba ,evet çok zaman geçmişti, belki evinizde bir tombala bile yok. Bence hemen edinin en azından evde olduğunuz bazı gecelerde çocuklarınızla keyifli zaman geçirebilirsiniz. 
Kış günlerinde yapılacak en güzel şeyde sinemaya ve tiyatroya gitmektir. En güzel filmler kış aylarında gelir. Zaten tiyatrolarda perdelerini kış aylarında açarlar. Eğer evde vakit geçirmekten hoşlanmıyorsanız.
Kendinizi, sinema ve tiyatro salonlarına atın hem sıcak olurlar hem de yılın en güzel film/oyununu kaçırmamış olursunuz.

Evde yalnızken kış geceleri bitmek bilmez gibi gelir insana oysa yalnızken yapabileceğiniz daha çok şey var. Ne zamandır okumak istediğiniz kitaba başlamaya ne dersiniz. İnternet’ de gezinip ilginizi çekebilecek bir şeylerde bulabilirsiniz mutlaka. Sonra bir vcd kiralayıp evinizde sinema konforunu yaşayabilirsiniz. Sizden uzakta yaşayan kız kardeşinize onun sevdiği renklerde bir atkı örmek ya da annenize hediye etmek için bir yağlı boya tabloya başlamak da kış gecelerinin ne kadar kısa olduğunu size göstermeye yetecektir.

Ve kış ayları yardım aylarıdır. Soğukta donmak üzere olan bir kediyi kış geçene kadar evinizde besleyebilirsiniz. Sokaklarda yatan çocuklara yardım edebilir onları sıcak tutabilecek bir ceket alabilirsiniz. Odun sobası olan ama yakacak odunu olmayan insanların yakacak masraflarını karşılayabilirsiniz. Uzun kış gecelerinde daha da yalnız kalan kimsesiz çocukları ve yaşlıları ziyaret edebilirsiniz.

Soğuk bir kış nasıl sıcacık olacak diye düşünmeyin. Mutluluk sıcaktır.                                                        Kendinizi mutlu edecek bir şeyler bulun ve ne olursa olsun gülümseyin.

Güneş yazları gökyüzünde,                                                                                                                Kışları ise insanların yüzünde olmayı sever!!

Rtc. BURCU DİLEK

 


Sevgili Dostlar,

Bülten Komitesi olarak sizden uzunca bir süredir destek istemedik. Ancak gerçek olan şu ki, şu anda da, destek istemediğimiz zamanda da desteğinize çok fazla ihtiyacımız olduğudur. Devamlı destek isteyen bir komite olmak bizleri de üzüyor. Yaptığımız iş Kulübümüzdeki haftalık gelişmeleri sizlere duyurabilmek. Bu arada Rotary Bilgilerimizi zaman zaman tazelemektir. Sizlerden ve sevgili eşlerimizden bu anlamda yazılar rica ediyoruz.  
Sevgi ve saygılarımızla...
Bülten Komitesi.