2002c_TR_small.gif (6710 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya          Dönem: 2002-2003         Sayı : 41
Tf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

   

G E Ç E N       H A F T A

Tenis Kulüp   -   17.04.2003   -   1282/40     

Toplam Üye

50 + 13

KONUŞMACI A. TURHAN SÖZEN

Katılan Üye

34+ 06

KONU EMPERYALİZM

Katılım

% 68

KONUKLAR

TELAFİ KARTI

Özlem ÇAKIR Antalya Rotract Kulübü Başkanı
Yaşar SÜZEN

Perge Rotary Klb.

Süleyman EVREN Antalya Rotaract Kulübü
MAZERET BİLDİRENLER Serhan GÜLLÜPINAR                     
Oktay YİĞİTBAŞI

Antalya Dışında

Ali KEMERLİ                     
Mustafa SÖZEN

Hatice KARABACAK                     

Osman BİLGEN

"

 

Hülya YAZICI

TOPLANTI NOTLARI : 

  • Başkanımız toplantıyı açtıktan sonra Gelecek dönem Başkanımız Aytaç Küçükünal’ı kürsüye davet etti. Gelecek Dönem Başkanımız Aytaç Küçükünal Asambleye katılan ve geçen hafta katılım belgelerini alamayan dostlarımıza katılım belgelerini verdi.
  • Başkan, Antalya Rotaract Kulübü Başkanı Özlem Çakır’ ı kürsüye davet etti.
  • Sevgili Özlem;
    Toplum Merkezi binasındaki bir bölümü kütüphane olarak organize ediyoruz. Kütüphanenin rafları yapılıyor. Kısa bir süre sonra tamamlanacak. Kütüphane için kitap toplama kampanyası başlattık. Kitap toplama konusunda sizlerin ve çevrenizdeki dostlarınızın desteklerinizi bekliyoruz.
  • Başkan, Toplum Merkezi inşaatının son durumu hakkında bilgi verdi. Ufak tefek eksikliklerin kaldığını ve onların da tamamlanması için çaba harcandığından bahsetti. 9 Mayıs da Guvernör O.Müfit Metin’ in de katılımı ile açılışını yapacağız. Aynı günün akşamı da Kulübümüzün kuruluş Balosunu yapmak istiyoruz. Kuruluş Balomuzda şimdi isimlerini okuyacağım iki arkadaşımızı Kulübümüze üye olarak alacağız. Bu süre içersinde bu arkadaşların isimlerini askıya çıkarmış oluyorum. Herhangi bir sorun olmaması halinde aynı gece girişlerini yapacağız.
    -  Şenol Yavuz ( Aroma firmasının Antalya temsilcisi )
    -  Dilek Tecimer ( Diş Hekimi )
    24 Nisan Perşembe günü Kulüp Asamblesini yapacağız. Bir sonraki hafta da bir aksilik olmazsa 
    Organize Sanayi Bölgesinde bir fabrikaya iş yeri ziyareti yapılacaktır.
    Sevgili Mustafa Yapan’ nın kızı Ela geniz ameliyatı olmuştur. Geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum.
    Şimdi konuşmacımız içimizden birisi sevgili Turhan Sözen’i konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet
    ediyorum. 
  • Turhan Sözen;
    Sizlere bugün EMPERYALİZM konusunda bir konuşma yapacağım. 
    Emperyalizm, bir devletin kendi sınırları dışında başka bir devletin hükümdarlık işlerine karışmasına denir. Bir ülkenin işgal edilmesi halinde, toplumun bir süre sonra artık o ülkeyi istememesi ve çıkmasını istemesine rağmen  çıkmaması da Emperyalizm’ dir.
    En önemli Emperyalist araçlar şunlardır.
    -         Emperyalizmin en büyük destekçisi Güç’ tür.
    -         Bir diğer husus da Misyonerliktir.
    -         En önemli araçlardan birisi de Sanayileşme’ dir.
    -         Bir diğer konu Finans’ dır.
    -         Son olarak da Uluslar arası şirketlerin bir memleket’ de yoğunlaşması olarak gösterilmektedir.
         
    Tarih boyunca iki türlü Emperyalizme rastlıyoruz.
    -        İdeali yakalamak için yapılan Emperyalizm. Büyük İskender’ in doğuya açılması ve Roma İmparatorluğu ile Julius  Cesar buna örnek gösterilebilir.
    -       Sömürüye dayanan Emperyalizm. İslam Emperyalizmi ve Osmanlı İmparatorluğu buna çok güzel örnek olabilir.
                İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı çok yayıldı. Ticaret yapmadan sadece istila ederek geçinmeye çalıştı. Bana göre Osmanlı İstanbul’un fethinden sonra Avrupa’dan kopmuştur. Çünkü yıkılan Bizans İmparatorluğu, Ortaçağın en gelişmiş ülkesi olarak kabul edilmiştir. Ayasofya’ da yapılan hareket de çok yanlış olmuştur. Ayasofya’ya dikilen dört adet minare ile batı karşımıza alınmıştır. Bir diğer husus da Galata Kulesi çevresinde oluşan esnaf ve bankerlerdir. Osmanlı bunları da ortadan kaldırdı. Avrupa bunu Batı düşmanlığı olarak kabul etti.
    Nice’ de yapılan toplantıda Türkiye tarihi itibariyle A.B. ülkesi olamaz dediler.Peki onlar sütten çıkmış 
    ak kaşık’ mıdır. Almanya Musevilere karşı soykırımı yapmıştır. İngiltere ve Fransa’da bu anlamda tarih 
    önünde sömürgecilik nedeniyle suçludur. Ama, niçin bizi suçluyorlar?
    -          Onlar, tüm dünyanın gözü önünde kendi idarelerini acımasızca suçlamışlardır.
    -          Ülkelerindeki demokrasi alanında yaptıkları gelişmeler.
    -          En önemlisi ise, bu devletlerin Evrensel Dünya’ ya yaptıkları katkılardır, diye düşünüyorum.

            Emperyalizm’ in bu günü ne durumdadır?
           
Her kes çalmaya çabalıyor. Bunların başında da Teknoloji geliyor. Tüm dünya birbirinden teknoloji 
            çalma
yarışında. Amerikanın Irak savaşını hangi sınıfa koyacağımı bilemiyorum.  Amerikanın ne
            istediği ortada.
Bush şunu söylüyor. “Benim ülkemin insanının emniyeti söz konusu olduğu
            zaman ben hiç
kimseyi dinlemem.”  Ancak, bana göre gerçek yüzlerini göstermiyorlar.
           
Gelecek hakkında ne düşünüyorsunuz diye sorarsanız, ben bu konuda ümitsizim. 

           
Bir düşünüre göre, dünya tarihi efendilerle kölelere aittir. Ve dünya yeni efendilerini arıyor.

  • Başkan, konuşmacımıza teşekkür ederek, her zaman olduğu gibi sevgi tohumları ekiniz temennisi ile toplantıyı kapattı.
             

  

 

 

 

 

 

 

 

 11.04.2003 CUMA GÜNÜ

TOPLUM MERKEZİNDE KURU VE YAŞ PASTA YARIŞMASI YAPILDI.....

11.04.2003 Cuma günü Antalya Rotary Kulübünün Ahatlı Şafak Mahallesindeki Toplum Merkezinde, 18 kursiyerin Halk Eğitim Öğretmeni Ümmülü Yalvaç’tan öğrendikleri değişik yörelerimizin özelliklerini taşıyan kuru ve yaş pasta yarışmasında jürü üyesi olarak sevgili Levent İçel ve sevgili Güray Parlak hazır bulundular.

 

Diğer jürü üyeleri ise;

 

İl Sosyal Hizmetler Md. Yardımcısı Kıymet Ulutaş,
Toplum Merkezimiz Md. Vekili Sündüz Akay,
Halk Eğitim adına Ümmülü Yalvaç Hocahanım olarak belirlendi.

Yarışma beş ayrı sınıflandırma üzerine yapıldı.

1.- Börekler,
2.- Köfteler,
3.- Yaş pastalar,
4.- Tatlı kurabiyeler,
5.- Baklavalar

Her branşta dereceye giren ilk üç yarışmacıya Antalya Rotary Kulübü tarafından hediyeler verildi. 

Dereceye giren kursiyerlerimiz;

 A – BÖREKLERDE;     

      1.- Zeynep Yıldız  ( Kol Böreği )
     
2.- Kamile Kaya   ( Gül Böreği )
     
3.- Yıldız Akmeşe ( Katlı Börek )

B – KÖFTELER;     

      1.- Ayşe Kırtış      ( İçli Köfte )
     
2.- Medine Aydın ( Yuvarlak Köfte )
     
3.- Zeynep Söğüt ( Mercimek Köfte )

C – YAŞ PASTA;   

      1.- Perihan Altınpınar ( Çukulatalı Pasta )
     
2.- Zeynep Söğüt        ( Kakaolu Pasta )
     
3.- Nurhan Altındağ    ( Çilekli Pasta )

D – BAKLAVA;   

      1.- Medine Aydın
     
2.- Aysel Poyraz
     
3.- Fahriye Avcı

E -  TATLI KURABİYELER; 

      1.- Saadet Akburak ( Elmalı Tart )
     
2.- Kadriye Avcı      ( Susamlı Kurabiye )
     
3.- Emine Işıktaş     ( Mantar Kurabiye ) 

 

Yarışma sonucunda dereceye giren veya giremeyen tüm yarışmacılarımıza, yarışmaya katıldıkları ve öğrendiklerini sergileme cesaretini gösterdikleri için kucak dolusu teşekkürlerimizi sunuyor ve tebrik ediyoruz...

 

Ayrıca, kıymetli zamanlarını kursiyerlerimizin yaptıkları ürünleri değerlendirmede bize katkıda bulunan, Sn. Kıymet ULUTAŞ, Sn. Sündüz AKAY, Sn. Ümmülü YALVAÇ ve sevgili Levent İçel ile sevgili Güray Parlak dostlarımıza da çok teşekkür ediyoruz..

GEÇMİŞ OLSUN !

Sevgili İzzet Uzun dostumuzun babası sayın İsmail Uzun rahatsızlanarak İstanbul Amerikan Hastanesinde Beyin Ameliyatı olmuştur. Sayın İsmail Uzun beyin sağlık durumu oldukça iyidir.
Sayın İsmail Uzun’a ve sevgili Şule ile İzzet Uzun dostlarımıza geçmiş olsun dileklerimizle, acil şifalar diliyoruz...
 

           

GEÇMİŞ OLSUN !

Sevgili Demet ve Mustafa Yapan dostlarımızın küçük kızı, Ela Yapan Geniz Ameliyatı olmuştur. Sevgili Ela’ nın sağlık durumu oldukça iyidir.

Sevgili Ela’ ya ve sevgili dostlarımıza geçmiş olsun dileklerimizle, acil şifalar diliyoruz.... 

 

 

                             MART AYI DEVAM ÇİZELGESİ

%100 DEVAM EDEN ÜYELER 

  • EGE ALTAY
  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • YAVUZ CANÖZ
  • İBRAHİM COŞAR
  • SÜLEYMAN ÇEVİK
  • DURAN ÇİFTÇİ
  • HULKİ DEMİREL
  • SENAY DODANLI
  • HAKAN EYİCAN 
  • HASAN ALİ GÖNEN
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • NURİ GÜVENÇ
  • VEDAT ILIKAN
  • LEVENT İÇEL
  • HAVVA IŞIK
  • MUHARREM KARATAŞ
  • MUSTAFA KIVRAK
  • FATMA KIZILIRMAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • HİMMET ÖCAL
  • FEHİM ÖZ
  • GÜRAY PARLAK
  • MUSTAFA SÖZEN
  • TEOMAN SÜER
  • YAŞAR SÜZEN
  • HÜLAGU ŞENCAN
  • ORHAN ŞENOĞLU
  • İZZET UZUN
  • MUSTAFA YAPAN
  • OKTAY YİĞİTBAŞI
  • MELİKE YÜCEL

 

%75DEVAM EDEN ÜYELER 

  • SERDAR AKAYDIN
  • TUNAY ALTINPINAR
  • CANSEL ÇEVİKOL
  • SÜLEYMAN ÇİL
  • ZİYA ERBAŞ
  • AHMET FIĞLACI
  • FİGEN EBREN
  • BURAK GÖNEN
  • KEMAL KALENDER
  • İLHAMİ KAPLAN
  • SEMİN KAPTAN
  • AHMET ESAT KURŞUN
  • GÖNÜL MUTLU
  • GÜNSELİ ORAL
  • SALİH PEKER
  • HÜLYA YAZICI
  • ERTUĞRUL YILMAZHAN
  • YAŞAR SÜZEN

 

 

AYLIK ORTALAMA DEVAM ORANI %89.21 OLARAK TESBİT EDİLMİŞTİR. 

GENEL TOPLAMDA %100 DEVAM EDEN ÜYELER 

  • OSMAN BERBEROĞLU
  • OSMAN BİLGEN
  • İBRAHİM COŞAR
  • SALİM GÜLLÜPINAR
  • LEVENT İÇEL
  • MUSTAFA KIVRAK
  • AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL
  • FEHİM ÖZ
  • OKTAY YİĞİTBAŞI

 

 

 

   





 
BU AY %100 DEVAM EDEN DEVAMDAN MUAF ÜYELER

  • SALİH ÇOPUR
  • FERİT SELEKLER
  • A. TURAN SÖZEN
  • İBRAHİM ŞENCAN
  • AHMET ÜNSAL

 

B U        H A F T A

Talya Otel    -  24.04.2003   -   1283/41     

KONUŞMACI

KULÜP ASAMBLESİ

Mönü :

KONU

 

Zeytinyağlılar Tabağı, Levrek Izgara, Yeşil Salata, Elmalı Turta.

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

 

 

29.04

Serpil – Aytaç KÜÇÜKÜNAL

 

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?
  • 9 Mayıs Cuma günü Guvernör O. Müfit Metin tarafından açılacak olan Toplum Merkezimizin kütüphanesi için Rotaract’ larımızın kitap toplama kampanyasına başladıklarını !
  • 1 Mayıs Perşembe günkü toplantımızın Antalya Organize Sanayi Bölgesinde İş yeri ziyareti şeklinde yapılacak olduğunu !
  • Botaş Genel Müdürlüğünün doğal gaz kullanımının yaygınlaştırılması programına Antalya ilimizin de alınmış olduğunu !  
  • Web sitemizin geçtiğimiz hafta 10.000 ci kez ziyaret edildiğini !
  • Bültenimizin haftada 100 üzerinde olmak üzere okunduğunu ziyaretçilerin 3 de birinin de Avrupa ve Amerika daki dostlarımız olduğunu!
  • 24 Nisan Perşembe günkü toplantımızda Kulüp Asamblesi yapılacak olduğunu biliyormusunuz ?

 SİZİN KÖŞENİZ

 

80 yılda değişen hiçbir şey yok... 
Bugün Türkiye - tekelci medyanın da etkisiyle - mandacıların kuşatması altına iyice girmiş...
Ya ABD'nin yada AB'nin kuyruğuna takılmaktan başka bir politika (vizyon dense daha mı etkili olur?) üretilemez durumda. Daha ne denebilir ki . . .

=======================================================

Meclis konuşmasından. İş bankası kültür yayınları:

TBMM Gizli celse zabıtları cilt - 3

6 Mart 1922 Mustafa Kemal;
 

"... Hepiniz bilirsiniz ki,
Avrupa'nın en önemli devletleri, Türkiye'nin zararıyla, Türkiye'nin gerilemesiyle ortaya
çıkmışlardır. Bugün bütün dünyayı etkileyen, milletimizin hayatını ve ülkemizi tehdit altında bulunduran, en güçlü gelişmeler, Türkiye'nin zararıyla gerçekleşmiştir. Eğer güçlü bir Türkiye varlığını sürdürseydi, denebilir ki İngiltere'nin bugünkü siyaseti var olmayacaktı. Türkiye, Viyana'dan sonra Peşte ve Belgrat' ta yenilmeseydi, Avusturya / Macaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, İtalya, Almanya' da, aynı kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini geliştirmişler ve güçlendirmişlerdir."

"... Bir şeyin zararıyla, bir şeyin yok olmasıyla yükselen şeyler, elbette, o şeylerden zarar görmüş olanı alçaltır. Gerçekten de Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve uygarlaşmasına karşılık, Türkiye gerilemiş, düştükçe düşmüştür. Türkiye' yi yok etmeye girişenler, Türkiye'nin ortadan kaldırılmasında çıkar ve hayat görenler, zararlı olmaktan çıkmışlar, aralarında çıkarları paylaşarak, birleşmiş ve ittifak etmişlerdir. Ve bunun sonucu olarak, birçok zekalar, duygular, fikirler, Türkiye'nin yok edilmesi noktasında yoğunlaştırılmıştır. Ve bu yoğunlaşma, yüzyıllar geçtikçe oluşan kuşaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönüşmüştür. Ve bu geleneğin, Türkiye'nin hayatına ve varlığına aralıksız uygulanması sonucunda, nihayet Türkiye'yi ıslah etmek, Türkiye'yi uygarlaştırmak gibi birtakım bahanelerle, Türkiye'nin iç hayatına, iç yönetimine işlemiş ve sızmışlardır. Böyle elverişli bir zemin hazırlamak güç ve kuvvetini elde etmişlerdir."

"...Oysa güç ve kuvvet, Türkiye'de ve Türkiye halkında olan gelişme cevherine, zehirli ve yakıcı bir sıvı katmıştır. Bunun etkisi altında kalarak, milletin en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmuştur.
Artık durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı. Oysa hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatlarıyla, yabancıların planlarıyla yükselebilsin?

Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.
Tarihte, böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar, zehirli sonuçlarla karşılaşmışlardır. İşte Türkiye de, bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, her yüzyıl, biraz daha çok gerilemiş, daha çok düşmüştür."

"...Bu düşüş, bu alçalış, yalnız maddi şeylerde olsaydı, hiçbir önemi yoktu. Ne yazık ki Türkiye ve Türk halkı, ahlak bakımından da düşüyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Doğu 'maneviyatı' yla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu. Doğu' yla Batı' nın birleştiği yerde bulunduğumuz, Batı' ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde, asıl mayamız olan Doğu 'maneviyatı' ndan tamamıyla  soyutlanıyoruz.
Hiç şüphesizdir ki bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çıkmazına itmekten başka, bir sonuç beklenemez (bundan)."

"... Bu düşüşün çıkış noktası korkuyla, aczle başlamıştır. Türkiye'nin, Türk halkının nasılsa başına geçmiş olan birtakım insanlar, galip düşmanlar karşısında, susmaya mahkûmmuş gibi, Türkiye'yi âtıl ve çekingen bir halde tutuyorlardı. Memleketin ve milletin çıkarlarının gerektiğini yapmakta korkak ve mütereddit idiler.

Türkiye'de fikir adamları, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki
"Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur."

Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı bize düşman olan, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. 'Onlar bizi idare etsin' diyorlardı." (Meclis konuşmasından.)

Sevgili Dostlarım,
Sevgili Havva Işık’tan aldığım mail’ i sizlere olduğu gibi aktarıyorum. 06 Mart 1922 de Atatürk’ün o günün şartlarında Türkiye için söylediği sözleri dikkatle okuyacağınıza ve daha sonrada bugünle bir değerlendirme yapacağınıza inanıyorum.
Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

GÜZEL BİR SÖZ 

Bilginin efendisi olmak için,
Çalışmanın uşağı olmak şart..

                                              BALZAC

 

ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER

 

Olympos Milli Parkı 

Antalya'nın Batısında dimdik yükselen ve dorukları karlarla kaplı, insana heyecan veren Olympos Dağı, pek çok antik kent, tarih öncesi yaşamın ilginç izlerini taşıyan mağaralar ve sayısız çeşitte bitki ve hayvan türü Olympos Ulusal Parkı içinde koruma altındadır.

Termessos Milli Parkı 

Antalya-Korkuteli yolunun 30. km.'sinde Termessos Ulusal Parkı'na Ulaşılır. Bu parkta Antik Termessos dağ kenti vardır. Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan pek çok hayvan burada rahatça üreme olanağı bulmaktadır. Vahşi bir bitki örtüsünün egemen olduğu parkın eşsiz bir güzelliği vardır.

Köprülü Kanyon Milli Parkı 

Manavgat'ın sınırları içerisindedir. Bolasan Köyü ile Beşkonak arasında 14 km. uzunluğunda, 100 m. derinliğinde bir vadidir. Gür sedir ormanları ile kaplıdır. Kapadokya'daki peri bacalarına benzeyen doğa görünümü oldukça ilginçtir. Köprü Çayı üzerindeki antik taş köprü bugün de kullanılmaktadır.

Sevgili Dostlarım,

Antalya hakkında sizlere her hafta aktardığım bilgiler www.antalya-ws.com adresinden alınmıştır.
Sevgi ve saygılarımla..
Rtn. Osman Berberoğlu
 

 

  DENİZDEN GELEN LEZZET     

 

Karides Kavurma (Çin Usulü)
(4 Kişilik)

Malzeme:

½ kg karides (cimcime-çiğ)
4 diş sarımsak
3 adet yeşil soğa1 adet domates (irice)
1 çorba kaşığı domates püresi (veya salçası)
1 kahve fincanı sıvı yağ
1 adet kök zencefil (kibrit kutusu büyüklüğünde ve taze)
1 çay kaşığı tane karabiber
½ çay kaşığı Tabasco (Acı sos)
1 çorba kaşığı beyaz şarap
1 çorba kaşığı soya sosu
Tuz karabiber

Yapılışı:

Sıvı yağı derin bir kapta kızdırın. Zencefilleri ince ince doğrayın. Sarmısakları da ince doğrayın ve ikisini birlikte kızgın yağda yumuşayana kadar pişirin.

Çiğ karidesleri ayıklayıp karışıma ilave edin ve 2 dakika kadar pişirin. Önceden havanda dövülmüş tane karabiberleri, Tabasco'yu ve domates püresini ilave edip karıştırmaya devam edin.

Bu arada domatesi de küçük küpler halinde doğrayın ve soya sosu ve şarap ile birlikte karışıma katın.

Yeşil soğanın yalnız yeşil kısımlarını kibrit çöpü büyüklüğünde daha önceden doğrayıp hazırlayın ve bu aşamada ilave edin. Tadlandırmak için yeterince tuz ve karabiber serpin.

Sıcak servis yapın.

BBC-Prime "The Miracles of Fish (11.02.98, saat 23.30) isimli programdan alınmıştır.

Karidesli Pilav
(4 Kişilik)

Malzeme:

200 gr. karides
1 su bardağı pilavlık pirinç
1 fincan tereyağ
1/2 su bardağı zeytinyağı
1 baş soğan
2 adet domates
2 adet yeşil biber (acı olmayan)
1 çay kaşığı toz şeker
Tuz
Karabiber

Yapılışı:

Haşlanmış ve ayıklanmış karidesleri (bakınız Karides-Genel Hazırlanış) büyüklüklerine göre iki veya üç parçaya bölün. Tereyağında kavurun. Kavurmaya doğranmış bir baş soğanı ilave edin. Soğanlar şeffaflaşmaya başlayınca sivri biberleri ve bilahare iri doğranmış domatesleri ilave edin. Kapağını kapatıp bir süre domatesler eriyinceye kadar pişirin. Tuzunu ve biberini ekip pirinci içine dökün. Zeytinyağını ve şekeri ilave edip karıştırın. Üstünü örtecek kadar su döküp önce kuvvetli, sonra hafif ateşte pirinç suyunu çekene kadar , yaklaşık 10 ila 15 dakika pişirin. Bu süre sonunda bir kere harmanlayıp üstünü kalın bir peçeteyle örtüp demlendirin.

Sıcak servis yapın.

Bu yemeğe uygun diğer balıklar:
Ahtapot, kalamar, midye veya bunların karışımları

Midye Dolması
(4 Kişilik)

Malzeme:

30 adet büyük boy midye
6 adet kuru soğan
1 su bardağı zeytinyağı
200 gr. Çam fıstığı
2 su bardağı pirinç (Baldo veya Bersani)
4 bardak su (iki defa)
4 kahve fincanı kuş üzümü
2 çorba kaşığı toz şeker
Tuz
Karabiber
Yenibahar
Tarçın

Yapılışı:

Midyelerin kabuklarının üstlerini bıçakla kazıyarak iyice temizleyin ve karınlarını dipteki kası kırarak tamamen açın (dikkat ikiye bölmeyin). Midyenin içindeki sakal ve incileri sivri bir makasın ucuyla temizleyin. İyicene yıkayıp süzülmesi için bir kevgire koyup bekletin.

Soğanları ufak parçalar halinde doğrayın, fıstıkla beraber zeytinyağında kavurun. Buna yıkanmış pirinç ve tuz ilave edin. Pirinç suyunu çekince karabiber, tarçın, yenibahar, toz şeker ve dört bardak su ilave edin. Pirinç suyunu çekinceye kadar orta hararetli bir ateşte pişirin ve bilahare kapağını kapayıp soğumaya bırakın. Soğuyunca kapağı açık midyelerin içine iyice doldurun ve midyelerin kapaklarını kapatın. Midyeleri bir tencerenin içine muntazam bir şekilde hareket edemiyecek bir tarzda dizin, üzerine tekrar 4 bardak su dökün ve ağır ateşte suyunu çekene kadar pişirin.

Servisini limonla beraber soğuk olarak yapın.

Dikkat edilecek hususlar:
Midye çok dikkat edilmesi gereken bir deniz ürünüdür. Kirli sulardan, iskelelerin demir ve ahşap ayaklarından toplanan midyeler hiçbir tad vermeyeceği gibi sağlığa zararlı da olabilir. Dolayısıyla midyenin muhakkak tanıdığınız bir balıkçıdan alınması şarttır.

Bir dahaki pişirmenizde yenibahar yerine köri (curry) deneyebilirsiniz. Değişik bir lezzet ve aroma verir. Karar sizin.

 

Midye Tava
(4 Kişilik)

Malzeme:

40 ila 60 adet ayıklanmış midye
½ litre bira
1 su bardağı un
1 su bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı sirke
2 ila 3 adet yumurta
Tuz
Karabiber
Kırmızı toz biber
Limon
3 Dilim bayat ekmek
6 ila 8 adet ceviz içi

Yapılışı:

Balıkçıdan aldığınız ayıklanmış midyeleri yıkadıktan sonra sakal ve inci açısından kontrol ediniz. Bazı midyelerin içinde "sakal" tabir edilen tek bir kıl ile "inci" tabir edilen taş taneleri olabilir. Eğer varsa bunları sivri uçlu bir makas ile temizleyin. Temizlenmiş midyeleri bir kaba koyup üzerine biranın tamamını döküp buzdolabının +5oC’lık bölümünde en az 12 saat bekletin. Dinlenmiş midyeleri çıkarıp birayı süzün (asla yıkamayın).

Bayat ekmek dilimlerinin içlerini iyice ufalayın ve su ilave ederek koyu bir bulamaç haline getirin. İyice dövülmüş ceviz içlerini, bir çorba kaşığı zeytinyağını, bir tatlı kaşığı sirkeyi, birkaç damla limonu,kararınca kırmızı toz biberi ve tuzu ilave edip karıştırın. İyice karıştıktan sonra bir kenara koyun. Bu yapılan sosun adı tarator’ dur.

Tavada zeytinyağını iyice kızdırın. Midyeleri önce una, sonra çırpılmış yumurtaya bulayıp kızgın yağa atın. Unun rengi koyu portakal rengine yaklaşınca pişmiş demektir. Midyeleri her tabağa eşit miktarda koyup bir kenarına da taratoru koyup taze servis yapın.

Dikkat edilecek hususlar:
Midye çok dikkat edilmesi gereken bir deniz ürünüdür. Kirli sulardan, iskelelerin demir ve ahşap ayaklarından toplanan midyeler hiçbir tad vermeyeceği gibi sağlığa zararlı da olabilir. Dolayısıyla midyenin muhakkak tanıdığınız bir balıkçıdan alınması şarttır.

Midyelerin alındığı zaman taze (en fazla bir günlük) olması lazımdır. Aksi taktirde kabarmaz. 
Her ne kadar bazı kişiler midye tavaya limon sıkıyorlarsa da tavsiye edilmez. Midye taratorla yenir.
 

Sevgili Dostlarım,

Sevgili dostumuz Gönül Mutlu balık’ lar ile ilgili olarak çok geniş bilgilerin olduğu bir kitabı mail olarak aktardı. Bende sizlere faydalı olacağına inandığım bazı balık ve balık yemekleri hakkındaki  bilgileri aktarmaya  çalışacağım. Umarım faydalı olur ve beğenirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla.

Rtn. Osman Berberoğlu

 ROTARACT'LARI TANIYALIM    

      

1977 yılında İzmir'de doğdum. Babamın Türkiye İş Bankasındaki görevi nedeniyle ilk ve orta öğrenimi sırasıyla Çeşme, Gaziantep, Antalya, Adana, Artvin il ve ilçelerinde okuyarak tamamladım. Liseyi İzmir Karataş  Lisesinde bitirdikten sonra 2000 yılında Ege üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünü bitirdim. Yüksek Öğrenimim sırasında İnorganik Kimyaya büyük ilgi duydum ve Lisans çalışmamı British Petrolleri ile ortak yürüttüm. 
Askerlik hizmetimin ardından İzmir Kemalpaşa'da Renksan Boya Fabrikasında 2 ay Kalite Kontrol ve Üretim Mühendisliği görevi yaptım. 

2002 yılında Onur Air Havacılık' ta 4 ay sözleşmeli olarak Steaward' lık yaptım. Son 2 aydır Boehringer Ingelheim
İlaç Tic. A.Ş' de Antalya Bölgesi Tıbbi Satış Temsilciliği yapmaktayım.
Amatör olarak Denizcilik ile uğraşmaktayım ve 5 yıldır Amatör Denizci ve Yat Kaptanlığı lisansına sahibim.


Rtc. M. Yiğit SABAH
 

 

  SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN  !

  

 KÜÇÜK  KIZ, kendini bildiği günden beri annesinden büyük bir şefkat görmüş ve  ondan duyduğu sözlerle, pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı.
Ona  göre, nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman.
Ama ilk  okula başlayınca işler değişti.

Arkadaşları, onun hiç de güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi.
Küçük  kız, ilk önceleri onlara inanmadı.
Çünkü  herkes birbirini kıskanıyordu.
Ama bir kaç yıl içinde gerçeklerle  yüzleşti.
Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü,çiçek bozuğu bir cilde  sahipti.
"Badem" dediği gözleri ise şaşıydı.
Vücudu  da bir selviyi andırmıyordu.
Demek  ki annesi onu aldatmış ve yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.
Genç  kızın anne sevgisi, kısa bir süre sonra nefrete dönüştü.
Evlenme  çağına gelmiş olmasına rağmen yüzüne bakan yoktu.
Üstelik  de gözleri, bütün tedavilere rağmen düzelmiyordu.
Genç  kız, doktorların gizlice yaptığı konuşmalardan kör olacağını anladığında çılgına  döndü ve kendisini hâlâ çocukluk yıllarındaki ifadelerle seven annesinin bu yalanlarına dayanamayıp evi terk etmeye karar verdi.
Fakat  annesi, uzak bir yerde iş bulduğunu söyleyerek ondan önce davrandı.
Ve  kazandığı paraları bir akrabasına gönderip, kızına bakmasını rica etti.
Genç  kız bir süre sonra görmez oldu.
Karanlık dünyasıyla baş başaydı.
Bu  arada annesini hiç merak etmiyordu.
Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı.
Bir gün  doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını söyleyerek kızı ameliyat  ettiler.
Ancak  o, gözünü açtığında yine aynı yüzü görmekten korkuyordu.
Fakat  kör olmak zordu.
En azından kimseye yük olmazdı.
Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında, müthiş bir çığlık attı.
Karşısında bir dünya güzeli vardı.
Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü.
Yüzündeki bozukluklar tamamen  kaybolmuştu.
Çok  kemerli olan burnu düzelmiş, kepçe kulakları normale dönmüş ve yaban otlarını  andıran saçları,dalga dalga olmuştu.
Genç  kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak:
Sanki yeniden dünyaya geldim!. dedi.
Yüzümde  hiçbir çirkinlik kalmamış.
Estetik  ameliyatı siz mi yaptınız?
Yaşlı  doktor:
Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!. diye gülümsedi.
Annenin  bağışladığı gözleri taktık.
Sen, onun gözünden gördün kendini!..

Cüneyd  Suavi

 

 

Değerli Dostlar,

Antalya Rotaract Kulübümüzün sevgili gençleri bizlere çok güzel bir konuda destek veriyorlar. Tamamlanma aşamasında olan Toplum Merkezi binasında ki kütüphaneyi gençlerimiz organize ediyorlar.

Kütüphanenin raflarının siparişi verildi ve kısa süre sonra yerlerine monte edilecek. Bu arada gençlerimiz kitap toplama kampanyasına başladılar. Bu aşamada bizlerden destek bekliyorlar.  Bizlerde evimizde büromuzda artık kullanmadığımız kitaplarımızı ( Mümkünse yıpranmamış ) ve çevremizdeki dostlarımızdan talep edeceğimiz kitapları toplayarak gençlerimize destek olalım.