![]() |
![]() |
Adres
:Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1
Antalya
Sayı : 22 |
| G E Ç E N H A F T A | Talya Otel - 21.11.2002 - 1263/21 |
||||
Toplam Üye |
52 + 13 |
KONUŞMACI | MUHARREM KARATAŞ | ||
Katılan Üye |
30 + 3 |
KONU | TİCARET ODASININ ÇİN SEYEHATİ | ||
Katılım |
% 58 |
KONUKLAR | |||
TELAFİ KARTI |
|||||
| Fehim Öz | Kale içi Rtr. Klb. |
||||
MAZERET BİLDİRENLER |
|||||
| Semin Kaptan | Ameliyat oldu |
||||
| Ahmet Gönen | “ | ||||
| A.Rıza Balcı | “ | ||||
| Fatma Kızılırmak | Antalya Dışında | ||||
| Fehim Öz | “ | ||||
| İzzet Uzun | “ | ||||
| İlhami Kaplan | “ | ||||
| Salih Peker | “ | ||||
| Ziya Erbaş | “ | ||||
TOPLANTI
NOTLARI :
Önümüzdeki toplantıdan itibaren masa düzenini değiştirtiyorum. Devamlı ikaz etmeme rağmen arkadaşlarımız guruplaşarak oturuyor. Başkanın dahi haberi olmadan bu kararı verdim. Bundan sonra yuvarlak masa yerine u masa düzeninde toplantılarımızı yapacağız.
|
|||||
| EKİM AYI DEVAM RAPORU | ||
| %100 DEVAM EDEN ÜYELER |
%80 DEVAM EDEN ÜYELER
AYLIK ORTALAMA DEVAM ORANI %82.7 OLARAK BELİRLENMİŞTİR. |
GENEL TOPLAMDA %100 DEVAM EDEN ÜYELER
BU AY %100 DEVAM EDEN DEVAMDAN MUAF ÜYELERİMİZ |
| ROTARY'DE
"İLK" LER |
ROTARY BİLGİLERİ !
(GSE) GRUP İNCELEME PROGRAMLARI (GİM) Rotary Vakfının en popüler en yararlı programlarından biri iş adamları grubunun inceleme amaçlı gruplarının mübadele programıdır. 1965 yılında Kaliforniya ile Japonya bölgeleri arasında yapılan ilk mübadeleden sonra, şimdiye kadar toplam 5500 grupta 25.000 kadar işadamı ve meslek sahibi erkek ve kadına bu program ile eğitsel deneyimler verilmiştir. Kısaca GSE/GIM programı olarak anılan bu mübadele programında iki Rotary bölgesi birbirleriyle eşleşerek karşılıklı olarak birbirlerine inceleme grupları gönderirler. Son 25 yıl içerisinde Rotary Vakfından bu GSE/GIM programı için 42 milyon dolar kadar bir para ayrılmış ve fiilen harcanmıştır. GSE Programını çekici kılan unsurlardan bir tanesi, ziyaret eden grubun üyelerinin karşı bölgedeki Rotaryenler ve aileleri ile tanışıp konuşmaları ve birlikte bir süre yaşamaları ve bunları çok sıcak bir dostluk ortamında ve misafir - ev sahibi ilişkileri içinde yapma fırsatını bulabilmeleridir. Başlangıçta sadece erkeklerin katılabileceği bu gruplara şimdilerde hem erkekler hemde kadınlar katılmaktadırlar. Meslek ve iş sahiplerinden oluşan bu gruplar gittikleri ülkede ve bölgedeki çiftlikleri, okulları, sanayi tesislerini, ticari kurumları ve devlet dairelerini ziyaret ettiklerinde kendi ülkelerinin "İyiniyet Elçileri" gibi temsil ederek bir tanıtım görevini yerine getirmektedirler. Kendi ülkelerinin ziyaret ettikleri gibi ziyaret ettikleri ülkenin halkına ve toplumunu da tanıtmış olurlar. Böylece başlıyan yakın temas sonucunda çok büyük ve bitmeyen dostlukların doğduğu çok olmuştur. Gerçekten de Rotary'nin Grup İnceleme Mübadele Programı <GSE/GİM) çok sayıda Rotaryene yeni bir dünya anlayışı kazandırmış ve bunu elde etmenin çok zevkli, pratik ve anlamlı bir yolunu vermiştir. SAĞLIK, AÇLIK, İNSANLIK YARDIMLARI (3-H) PROGRAMI 1978 yılında Rotary çok kapsamlı bir hizmeti dünya çapında başlattı ve bu hizmetle dünyada Sağlık, Açlık ve insanlık için kutsal bir savaş açmış oldu. Kısaca 3-H adı ile anılan bu program tek tek veya ufak bir gurup kulübün birleşip çözemeyeceği büyük bir dünya sorununa, büyük çaplı bir hizmet organizasyonu ile cevap vermek için yapılmış programları içeriyordu. 1995 yılına kadar 137 adet değişik 3-H projesi onaylanarak 52 ülkede bunların uygulanmasına geçildi. Bunların tahmini giderleri 37 milyon dolar tutmaktaydı. Bu projelerin esas amacı dünyanın her tarafındaki çeşitli ulus ve halkının sağlık durumunu iyileştirmek, açlığı önlemek ve insanlar arasında insani, kültürel ve toplumsal gelişmeleri arttırmak idi. Sonuç olarak dünyada istenin hedef, Rotary'nin ana prensiplerine uygun olarak dünyada uluslararası anlayışı, iyiniyeti ve barışı geliştirmektir. İlk 3-H projesi Filipinlerde 6 milyon kadar çocuğun Çocuk Felci olarak bilinen Polio'ya karşı aşılanması projesi idi. Zamanla, 3-H projesi ilerledikçe dünyanın gelişmekte olan bölgelerindeki insanlara yardımı amaçlayan yeni programlar eklenmeye başladı. Şimdilerde, çeşitli ülkelerde 100 milyondan fazla küçük çocuğun yaygın bir aşılama kampanyası ile aşılanmasından başka olarak, daha iyi beslenme programları, mesleki eğitim, geliştirilmiş sulama projeleri ile tarım ürünlerinin arttırılması, çocuk felcine yakalanmış sakat kişilerin rehabilitasyonu ve bunun gibi, gelişmiş ülkelerde halk çoğunluğunun yararına olan bir takım programlar uygulamaya konuldu. 3-H programı altında uygulanan tüm bu projelerin mali giderleri Rotary Vakfına gönüllü olarak bağışta bulunan Rotaryenlerin verdikleri paralarla karşılanmaktadır. İleriki yıllarda, şimdi uygulamakta olan bu 3-H programının Rotary'nin en iyi hizmet faaliyeti olduğunun anlaşılacağı kesindir. Rotaryenler ihtiyaç ve mahrumiyet içinde olan insanlara, on insanlar dünyanın neresinde olursa olsunlar koşarlar, ilgi gösterirler ve önemserler. Sevgili Dostlarım; |
Abraham Lincoln' un oğlunun öğretmenine yazdığı mektup “Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona: Her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya kendini adamış bir lider vardır. Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona. Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını... eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı... Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi... Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona. Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma. Tüm insanları dinlemesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret... Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini... Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını, fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uluyan bir insan k alabalığına kulaklarını tıkamasını öğret.Ona nazik davran ama onu kucaklama. Çünkü, ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır... Bu, büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsen bir bakalım... O ne kadar iyi, küçük bir insan, oğlum...” Sevgili Dostlarım; 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Sevgili Melike B. Yücel dostumuza gelen elektronik postalardan beğendiği bir yazıyı sevgili Melike bana aktarmış. Beğeneceğinizi umduğum bu yazıyı sizlere aktarıyorum. TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN..Sevgi ve saygılarımla.. Rtn. Osman Berberoğlu |
| B U H A F T A | Talya Otel - 28.11.2002 - 1264/22 |
|||||
|
KONUŞMACI | Ertuğrul YILMAZHAN | Mönü : | |||
| KONU | 18 Uygulamaları | Domates Çorbası, Piliç Kadınbudu Köfte ve yanında Sebzeli Püre, Güllaç | ||||
DOĞUM GÜNLERİ |
EVLENME YILDÖNÜMLERİ |
|||||
30.11 |
Ahmet Esat Kurşun |
03.12 |
Ege – Can ALTAY |
|||
07.12 |
Mustafa Talat Sözen |
08.12 |
Meral – İlhami KAPLAN |
|||
08.12 |
Mustafa Kıvrak |
|||||
| BUNLARI
BİLİYORMUSUNUZ ? |
| AKTİVİTE
KOMİTESİNDEN ! KONYA – MEVLANA SEMA GÖSTERİSİ TURU 14 – 15 ARALIK 2002 PROGRAM: 14.12.2002 Sabah saat 08.30’da Antalya Müzesi karşısında Karayolları otoparkında buluşma ve hareket. Ömer Duruk tesislerinde çay molası, Konya’da Metro tesislerinde öğle yemeği, Mevlana Müzesi ve Karatay Medresesi gezisi. Konya Özkaymak otele yerleşme, akşam yemeği ve konaklama. 14.12.2002 Sabah otelde yapılan kahvaltıdan sonra serbet zaman. 13.00 – 16.00 saatleri arasında Konya kapalı Spor Salonunda SEMA GÖSTERİSİ’ in izlenmesi. 17.00 Antalya’ya hareket. Yol sırasında moladan sonra 20.30’da Antalya’ya Müzesi önüne varış. KİŞİ BAŞI : İKİ KİŞİLİK ODADA KİŞİ BAŞI : 120.000.000.-TL TEK KİŞİLİK ODA : 155.000.000.-TL AYNI ODADA ÜÇÜNCÜ KİŞİ : 95.000.000.-TL ÜCRETE DAHİL HİZMETLER: Ulaşım, Konya Özkaymak Otelde 1 gece yarım pansiyon konaklama, Sema gösterisi giriş ücreti 5.000.000.-TL. rehberlik hizmetleri. Öğle yemekleri, içecekler ve ören yerleri giriş ücretleri ücrete dahil değildir. NOT: Yukarıda ki program PAMFİLYA TURİZM A.Ş. tarafından gerçekleştirilecektir. |
SİZİN KÖŞENİZBİLİNCİN “ÖLÜMCÜL” ÇARESİZLİĞİ ÜZERİNE... Ölüm her şeyden önce biyolojik bir olaydır. Canlı varlığı tamamlayan ve genetik olarak programlanmış bir parçadır. Ve insanoğlu öleceğini, daha doğrusu ölmesi gerektiğini bilen yegane canlı türü olsa da, ölüm olgusu onun için belirsiz, donuk ve kapalı bir gerçeklikten öteye gidememektedir. Bildiği sadece başkasının ölümüdür; oysa çok merak ettiği kendi ölümü hakkında hiçbir deneyimi yoktur. Bu açıdan bakıldığında ölüm bilinç adına bir son korku ve son engel olmanın da ötesinde bir sondur. Ölüm varolmanın zorunlu bir koşuludur. Varolmak sürekli ölümlü olmaktır, ölümle içiçe yaşamaktır, ölüme aday ve hatta ölüme mahkum olmaktır. Yokluğu çağrıştıran ancak her zaman varlığını duyuran şeydir ölüm. Biz ölümü unutsak da dünya bize onu ikide bir anımsatır. Ne yaparsak yapalım, her yerde doğal bir olgu olarak ya da en doğal olgu olarak karşımıza çıkar; doğal değilmiş gibi görünen biçimleri olsa bile... Biz insanlar pek çok konuda ya da birçok alanda kendi yazgımızı kendimiz yaratsak da, ya da en azından bize yazgı diye sunulan koşulları aşmayı başarsak da, kısacası her zaman bir yazgıya karşı yazgı oluşturabilsek de, bir tek ölümü alt edemeyiz. Onunla sürekli boğuşuruz, ancak yok etmeyi başaramayız. Bir başka deyişle ölümlü olmak hemen hemen tek yazgımızdır bizim; ya da yazgılı yanımızın tek koşuludur. Ölüm dediğimiz şey yokluğun bir başka adıdır. Oysa bilinç baştan sona varlıktır. Bilincin kavrayamadığı tek şey yokluk olduğuna ve ölüm de bunu ifade ettiğine göre, ölümü tanımlamak bilince ters düşer. Ancak kendini onca özenle yaşatan bir varlık olarak bir gün hiçe dönüşeceğinin farkında olduğundan, ölümü kendisi için yalnızca bir yok olma koşulu olarak yaşar. Bilincin yokluğa dönüşmesi, bir hiç olup çıkması doğal olanla insani olanı karşı karşıya getirir ve bu süreçte son sözü doğa söyler; çünkü doğa kendi dışında belirleyici herhangi bir güç ya da istem kabul etmez. Doğanın isteminden başka bir şey olmayan ölüm, sonuç olarak seçilen değil katlanılan bir durumdur; olumsal değil zorunludur. Oysa bilinç seçicidir; ve insan bilincinin tercihleri doğrultusunda seçimler yaparak varlığını oluşturur. Ta ki bilince seçim hakkı tanımayan ölüme varıncaya dek. Sonuç olarak ölüm benimsenmesi güç bir zorunluluktur, bir kaçınılmazlıktır. Yetkin bilinç ölümü anlamayı dener, onunla bir anlamda uzlaşmaya çalışır. Bu uzlaşma hiçbir zaman gerçekleşmez, ancak bir duygu olarak hep vardır. Ölümle uzlaşmak, bilinç adına ölümü kavramak, onu öğrenmekle özdeştir. Oysa son derece pahalı bir öğrenmedir bu; çünkü bilinç öğrendiği şeyin karşılığını varlığıyla ödemek zorunda kalacaktır. Belki de bilincin başedemediği ölüm karşısındaki yegane avuntusu, insanlığın ortak tarihine katılabilecek olmasıdır. Bilincin her türlü yetkin ürününü derleyip koruyan ve aktaran tarih, bir anlamda bilinçlerden yola çıkarak kendini kurmaktadır. Demek ki verimli üreten her bilinç başka bilinçlerde ölümsüzlüğe kavuşma ve böylece insanlığın ortak bilinciyle bütünleşme şansını yakalayabilmektedir. Bu da bilincin ölüm karşısındaki çaresizliğine bir nebze de olsa merhem olabilecek bir sonucu beraberinde getirecektir: “Ölüm bilinci yok edebilir, ancak onu hiçe indirgeyemez.” Rtn.Hülagu Şencan |
| GÜZEL
BİR SÖZ Doğru ve korkusuz ol ! Dünyadaki amaçların sadece memleketinin iyiliği, Tanrının amaçları, Gerçekçilik ve güzellik yaratmak olsun. SHAKESPEARE |
| ANTALYA HAKKINDA BİLGİLER |
| Manavgat
Hakkında Manavgat'ın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, yerleşim merkezi oluşunun M.Ö. 150 - 200 yılları arasında olduğu sanılmaktadır. 400 - 500 yılları arasında konaklama ve göçme şeklinde geçici yerleşmelere sahip olduğu söylenmektedir. M.Ö.'sinden yakın zamana kadar, şimdiki ilçe yakınlarında kayıklar ve gemilerin çay üzerinde bulunan iki yaka arasında yük ve insan taşımacılığı yapıldığı, belgelerden anlaşılmaktadır. Evliya Çelebi, şimdiki Gün doğdu Köyü yakınlarında Sarı su civarında kaplan avlandığını ve bu çevrede yörük denilen halkın oturduğunu anlatır. Manavgat o zamanlar bir yerleşim merkezi değildi. Kuzeyde Toroslar, güneyde Akdeniz, doğuda Manavgat Çayı ile çevrelenen geniş alana verilen ad idi. Malazgirt savaşından sonra bu yöreye Horasan'dan gelen yörükler ve Yörük Beyleri yerleşmiştir. Manavgat çayının batı yakası Turgay beylerinin, doğu yakası Senir beylerinin tımar, zeamet ve başları olarak Cumhuriyet dönemine kadar devam etmiştir. Daha sonra bu iki yaka birleştirilerek 1913 yılında Manavgat adı ile ilçe olmuştur.
Sevgili Dostlarım, Rtn. Osman Berberoğlu |
SEVGİLİ
ROTARACT’LARIMIZDAN BAŞKANIN MEKTUBU 19.11.2002 tarihindeki toplantımız hayli kalabalık geçti. Toplam 16 üyemiz katıldı ve 2 üye adayımız vardı. %80 devam oranı ile bu dönemin en yüksek katılımlı toplantısı oldu. Hele toplantının sonunda yaptığımız debating çalışması çok keyifli idi. 2 senedir üzerinde çalıştığımız Tiyatro Projemiz sonunda start aldı. Pazar günleri öğleden sonraları çalışmalarımız var artık... Tiyatro çalışmalarımızla bağlantılı olarak alacağımız diksiyon kursu ile ilgili arayışımız devam ediyor. Rotaryen büyüklerimizin bu kursu bizimle beraber almak istemeleri ise bize ayrı bir keyif ve güç verdi. Dönem başından beri düzenli olarak çıkarttığımız bültenimizle ilgili aldığımız olumlu tepkiler, bizleri daha güzeli ve daha iyisini nasıl yapabiliriz sorusuna yönlendirdi. 30 adet dağıttığımız bülten sayısını 100 adede çıkartmak ve 6 sayfalık bültenimizi 8 sayfaya çıkartmak ilk hedeflerimiz arasında... Bunun yaratacağı maliyet sorununu ise bültenimize reklam alarak aşacağız. Bu konuda da, yine, Rotaryen Büyüklerimizin bizlere, gereken desteği vereceğine olan inancımız ise sonsuz... Rotaract sevgi ve saygılarımla... Rtc.Ecz. Özlem M. Çakır (Çölkesen) Antalya Rotaract Kulübü Dönem Başkanı |
![]() |
| Sevgili Özlem Çakır (Çölkesen) den aldığım güzel bir mail. |
Değerli Dostlar, Ramazan ayının son bültenini bu hafta çıkartıyoruz. Önümüzdeki hafta toplantımız bayramın 1. gününe rastlıyor. Doğal olarak toplantımız iptal oluyor. Ramazanın bitmesinden sonra ki toplantılarda dostlarımızın devam konusuna gerekli dikkati göstereceklerine olan inancımızı bir kez daha vurgulayarak, ŞEKER BAYRAMI’ nı siz dostlarımızın ve ailelerinin sevgi ve mutluluk içersinde geçirmesini dileriz. Sevgi ve saygılarımızla. Bülten komitesi.. |