Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya          Dönem: 2003-2004         Sayı : 5
Tf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N       H A F T A

Talya Oteli    -   31.07.2003   -   1297/05     

Toplam Üye

49 + 12

  KONUŞMACI       AMERİKA İZLENİMLERİ 

Katılan Üye

27 + 02

KONU

       KAAN TARIMAN

Katılım

%55

KONUKLAR
TELAFİ KARTI

Asuman Tarıman

Aspendos Rotary Kulübü

 

 

Mustafa Kalender

Aspendos Rotaract Kulübü                     

MAZERET BİLDİRENLER

Geurts Dany

Beringen-Belçika Kulüp Bşk.

Duran Çiftçi Antalya Dışında Süreyya Ünsal Rtn.Ahmet Ünsal’ın eşi
Havva İşkan Işık                 Zuhal Şencan Ahmet Ünsal’ın misafiri
Mustafa Kıvrak                  
İzzet Uzun                
Levent İçel                
Ahmet Fığlacı                
TOPLANTI   GÜNLÜĞÜ:
 
  • Başkan Aytaç Küçükünal :
    “1297.nci toplantıya hoşgeldiniz.Açlığı,sefaleti,cehaleti önlemek,sağlıklı bir toplum yaratmak için hepimiz uzatalım ellerimizi.Bu dileklerle bugünkü misafirlerimizi tanıtmak istiyorum.Konuşmacı konuğumuz var.Değerli büyüğümüz Ahmet Ünsal’ın torunu Kaan Tarıman.
    Kaan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunu.Georgia burslarından yararlanarak geçen yıl Amerika’ya gitmiş.Bize orada yaşayıp,gördüklerini anlatacak.
    Rotaryan dostlarımız var.Aspendos Rotary Kulübü geçmiş dönem başkanı Asuman Tarıman.Rotaract bir kardeşimiz var.Mustafa Kalender.İçimizde dışardan gelen bir Rotaryen kulüp başkanı var.Geurts Dany. Belçika Beringen Rotary Kulübü.Uzun zamandır aramızda göremediğimiz çok değerli misafirlerimiz var. Değerli büyüğüm Süreyya Ünsal ve Zuhal Şencan.Hoşgeldiniz.Mutlu Günlerimiz için kulüp sekreterimizi davet ediyorum.”
  • Kulüp Sekreteri Salih Peker :
    “Değerli Dostlarım,hepinizi saygıyla selamlıyorum.Bu hafta doğan tek dostumuz var.Bire sekiz Orhan Şenoğlu’nun doğum günü.Bu hafta evlenen kimse yok.Mazeret bildiren dostlarımız var.Duran Çiftçi,Havva Işık,İzzet Uzun,Levent İçel,Mustafa Kıvrak,Ahmet Fığlacı.”
  • Başkan Aytaç Küçükönal :
    “KOYE programı ile ilgili Guvernörlük resmi yazısı Başkanlığımız’a geldi.Önümüzdeki günlerde daha açıklayıcı bilgiler bize sunulacak.Değerli dostumuz İzzet Uzun’un bizden bir isteği var.Diyor ki “ babamın rahatsızlığı nedeniyle çok arzu etmeme rağmen kulüp toplantılarına gelemiyorum.Periyodik olarak
    İstanbul ’a tedavisi için gidiyorum.Bu sebeple bir ay izinli sayılmamı rica ediyorum.Bunu bilgi olarak sizlere iletmek istedim.Ayrıca sevgili dostumuz Ege Altay’ın oğlu Emre bisikletten düşerek sağ elini kırmış.Geçmiş olsun diyor,acil şifalar diliyoruz.Şimdi sizlere konuşmacımızın özgeçmişini anlatması için değerli büyüğüm Ahmet Ünsal’I kürsüye davet ediyorum.”
  • Ahmet Ünsal :
    “Hepinize afiyet olsun.Ben bu konuşmacıyı çok az tanıdığım için yanlışlık yaparsam affola.İfadeye göre konuşmacı 13 Mart  1979’da doğdu.İlkokulu Antalya Koleji’nde ilk mezunlar olarak verdi.Fatma Kızılırmak’ın dikkatine!..Orta ve liseyi Antalya Anadolu Lisesi’nde bitirerek Boğaziçi Üniversitesi’nin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nü kazandı.1997’de Anadolu Lisesi’ni,2002’de de Boğaziçi’ni bitirdi. 
    Boğaziçi’nde öğrenci iken Ankara Ryla seminerine katılarak birincilikle bitirdiği için İngiltere’de Enternasyonal Ryla Semineri herhalde ona katıldı.Boğaziçi’nden  sonra Georgia Rotary Student Programı ile Amerika’ya gitti.Halen Amerika’da master yapmaktadır.Birinci yıl bitti.Pazar günü de tekrar ikinci ve son yılını ve ondan sonra ne olacağı belli olmayan günleri(!) tamamlamak üzere Amerika’ya yolculuk yapacak.Kendisi Georgia Üniversitesi ve Atlanta’da Rotary’I nasıl temsil etti sizlere onu gösterecek ve Rotary notunu hep beraber vereceğiz.Gerek Boğaziçi’nde, gerek  Amerika’da bana gore once amatörlük sonraki yıllarda da zannederim biraz profesyonelce müzikle uğraştı.Ve halen devam ediyor.Bir de Rotary bestesi yapmış.Bize çaldı ama bugün burada çalma imkanı galiba yok. Evet efendim.Kendisi bekar ve çocuksuzdur.İlgililerin dikkatine.Benim söyleyeceklerim buraya kadar kendisini kürsüye davet ediyorum.”
  • Kaan  Tarıman :
Herkese merhaba.İsmim Kaan Tarıman.2002-2003 döneminde Georgia Rotary Student Program olarak bilinen Rotary bursunda edindiğim izlenimleri paylaşmak istiyorum.Bugün size bahsedeceklerim dört ana başlıkta toplanıyor.Öncelikle Georgia Rotary Student Program (GRSP) Nedir?  bunu  anlatmak istiyorum.Daha sonra Georgia'da yaptiklarıma değineceğim, GRSP'den kazandıklarımı sizinle paylaşacağım ve en son olarak da bu konuda bazı Öneriler’im olacak.Kısaca GRSP nedir,buna bakalım.
  • 1946'da 3 öğrenciyle basladı.
  • A.B.D'nin Georgia eyaletindeki üç ayri Rotary bölgesindeki klüplerin sponsorluğunda gerçekleşiyor.

      2002-2003 döneminde 35 ayrı ülkeden 88 ögrenciyi bir sene boyunca misafir ettiler.
     
Eğitimin yanında kültür paylaşımı amacı daha önemli bir proğram.

      GRSP nasil isliyor?
 
     Her ögrenci bir üniversiteye yerlestiriliyor.
 
     Her ögrencinin bir ya da daha fazla sponsor kulübü ve herbirinde birer HOST AİLESİ oluyor.
 
     Host aileler özenle seçiliyor ve üzerilerine büyük sorumluluk düsüyor.   
 

      GRSP'de ben neler yaptım!
 
    
Emekli bir rahip olan Al Myers ve esi Mary benim birincil host ailemdi.
     
Al bütün yil boyunca (ve simdi bile!) bana çok iyi bir sekilde "host babalik" etti.

       
Hala yazışmalarımız  sürüyor.Zaten şu anda bursum bitti.Gelecek sene asistanlık kazandığım için
     
kendi imkanlarımla eğitimime devam etmek istiyorum.Al yine bana yardım edecek.Onlar da Atlanta'ya
      bir saat mesafedeki küçük sehir Conyers yaşıyorlar ve iki klübüm de bu şehirde.Bu şehir de kasaba gibi  
      incin top oynadığı bir yer ve oradaki Rotary Kulüpleri bana  sponsor oldular.Ben oraya gittiğimde bir
      yerel gazetede benle ropörtaj yaptılar.Ve gazetede “Doğuştan Türk Ama Seçimiyle Buldog” diye bir başlık
      attılar.Okulumuzun takım ismi “Buldog” olduğu için o okulda okuyan herkese buldog deniyor.

     
Her kulüp için ikişer sunum yapılması isteniyor.Ben de Antalya’yı,Türkiye’yi,ailemi anlatan  sunumlar 
     
yaptım.Okulumdan biraz söz etmek istiyorum. Georgia Üniversitesi.
     
Bu üniversitede, Bilgisayar Biliminde Master programına başladım.
 
     Yapay Zeka üzerine yoğunlaşarak bu konuda dersler aldım.Eğer kısmetse,önümüzdeki sene tezimi   
     
bu konuda  yazacağım.
 
     Uluslararası öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir yurtta kaldım.Bu da çok avantajlı bir durum oldu.Burada  
     
önemli bir ayrıntı var.Rotary sizin diğer Rotary öğrencileri ile oda arkadaşı olmanızı istemiyor.İstiyor ki bir 
     
Amerikalı vereyim,bir yandan Amerikalı öğrencileri ve Amerikan kampüs hayatını da öğrenebilesin
      diye.Yurtta da uluslararası arkadaşlarla kaynaşmamız çok  iyi oldu. 
 
     Aynı zamanda bu üniversitedeki  Türk Öğrenci Birliğinin yönetiminde yer aldım.    

      Okul ortamı nasıldı ?
 
     Eyaletteki en eski ve en büyük üniversite.1785’de kurulmuş.
 
     Athens sehrinde kurulu ve yaklasik 32 bin öğrencisi var.
 
     Yurtta mutlaka Amerikalı oda arkadaşlarımız oldu.
 
     Oradaki kampüs hayatını tatmak için çok uygun bir ortamdı.

     
Ekstra faaliyetler olarak karate dersleri aldım, Müzik-mecburen! yapıyordum,bazı koşu yarışlarına,
      partilere katıldım.

 

  • Rotary’de Conclave denilen öğrenci toplantıları da çok önemli.Bu toplantılar eyaletin değişik yerlerine dağılmış olan öğrencileri biraraya getiriyor.Her ay başka kulüpler tarafından düzenlenen eğitim ve haftasonu amaçlı toplantılar bunlar.Bunlar dışında gayrı resmi toplantılar da oluyor.Sene sonunda üç bölgenin toplantılarına katılıyoruz.Her öğrenci bir sunum yapıyor bu toplantılarda.Ben bu toplantılarda genelde müzikle ilgili sunumlar yaptım.
    Şimdi GRSP kursu ile neler kazandığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
  • Öncelikle Amerikan aile yaşamını çok iyi tanıyorsunuz.Çünkü sadece yurtta değil aile yanında kaldığınız ve bu arada başka birçok aile ile de tanıştığınız için çok değişik aile yapılarını,onların günlük hayatlarının nasıl olduğunu görüyorsunuz.
    Amerika’daki Güney-Kuzey farkını anlıyorsunuz.Georgia güneyde bir eyelet ve Güneyliler daha dindar,daha muhafazakar.Onların Kuzeyliler’e,büyük şehirlere gore ne kadar farklı bir yaşamı olduğunu anlıyabiliyorsunuz.

    Üniversitedeki eğitim ve sosyal yaşamın farklarını tecrübe ediyoruz.Derslerde uluslararası öğrencilerin biraraya gelip birşeyler yapması hiç kolay değil.Ama bir ortak noktada buluşuyoruz.
    Uluslararasi düzeyde kültür paylaşımı yapabilmek çok güzel birşey.Hem Amerikan Kültürü öğreniyoruz, hem de başka öğrencilerden başka ülkelerin kültürlerini tanıyabiliyoruz.
    Ülkemin farklarını özellikle artılarını daha rahat ortaya koyabiliyorsunuz.Türkiye’de iken farkına varmadığımız,önem vermediğimiz pek çok ayrıntının farkına daha iyi varıyorsunuz.Ve ben ülkemin özelliklerini çok iyi bir şekilde anlattım orada. 
    Uluslararası çalışma gruplarında yer almak özgüven artışı sağlıyor.Değişik milletten insanlarla ortak projeler yapıyorsunuz.Ortak dili oluşturmak oldukça zor ama bu zorluğu aşmak insana güven aşılıyor.
    Son olarak önerilerde bulunmak istiyorum.
    Bursun tanıtımı lise ve üniversite bazında daha iyi yapılmalı.Örneğin Kolombiya’dan gelen arkadaşlar daha lisedeyken yapılan tanıtımlarla çok büyük kitleler halinda bu kursa başvurmuşlar.Ve ben Türkiye’den sadece 1 kişi iken Kolombiya’dan 12 kişi vardı.Bu burs Rotary bursları içinde Rotaryan çocuklarına açık olan tek burs.Çok büyük bir fırsat ve Rotary’nin yaptığı en iyi burslardan biri.Çok güzel düzenlenmiş bir program.Bu yüzden tanıtımı çok önemli.

    Türkiye’deki aday öğrencilere bursun amacı iyi anlatılmalı ve başvuru bu doğrultuda yapılmalı.

    Kazanmış öğrencilere verilmek üzere bir kitapçık hazırlanmalı diye düşünüyorum.Onu da Aspendos Rotary ile beraber bu sene sanırım böyle birşey yapabiliriz.
    Uluslararasi Rotary ve GRSP bursu, Ortadoğu ve Asya’dan gelebilecek öğrenciler için tesvik edilmeli.
    Bu tabii uluslararası düzeyde yapılabilecek birşey.Amerikalılar’ın  son savaş ve terör olaylarından sonra doğal olarak Ortadoğu’dan gelenlere karşı bir önyargısı var diyebiliriz.Asyalı öğrencileri pek istemiyorlar.
    Host aileler de kendilerine daha yakın buldukları Avrupa veya Güney Amerika’dan yana tercih kullanıyorlar. Bu seçim bir şekilde daha eşit seviyeye gelmeli diye düşünüyorum.Uluslararası Rotary  bu konuda uyarılmalı bence.
    Evet. Prezentasyonun sonuna geldik. 

    Bu müthiş yılı bana yaşattığınız için çok teşekkür ediyorum tüm  Rotary Ailesi’ne !

    Beni dinlediğiniz için de teşekkürler.
  • Bu sunumdan sonra bazı sorulara cevaplar verdi Kaan Tarıman.”Türkiye ve Amerika’daki üniversite  eğitimleri arasında ne gibi farklar var “şeklindeki soruya,” Türkiye’de okul hayatı,eğitim daha zorlu. Amerika’da daha rahat buldum ben bu ortamı.Fakat Amerika’da kurallara bağlılık çok fazla.Okuldaki bir kurala uymazsanız yaptırımları çok daha fazla.Bizde yaptırımlar daha esnek.Öğrencilerin kendi arasındaki paylaşım Türkiye’de daha fazla.Orada öğrenciler daha bireysel çalışıyorlar.”diyerek cevap verdi.
  • Bu kursa lise öğrencileri katılabiliyor mu” sorusuna da “hayır,üniversite öğrencileri katılabiliyor”cevabından sonra son olarak “gittiğiniz Rotary kulüpleri ile bizimki arasında ne farklar var” sorusuna şu cevabı verdi
    Kaan Tarıman.”Amerika’da çok fazla fark yok.Ama İngiltere’de kesinlikle bayan üye yok kulüplerde.
    Ve yaş ortalaması yüksek.Hatta İngiltere’de rotaryan olmak için yaşlı,zengin ve erkek olmak gerek gibi bir kural var nerdeyse.Amerika’da bizdeki gibi toplumsal faaliyetlerden ziyade kişisel eğlence kulübü gibi rotary kulüpleri.”
  • Kaan Tarıman’ın sunumu düşünülen zamandan önce bitince kalan sürede İbrahim Şencan Rotary ile 
    Ilgili bir anısını anlattı.Daha sonra konuklar arasında bulunan Geurtz Dany izlenimlerini aktardı.
  • Son olarak toplantı sorumlusu Fatma Kızılırmak kürsüye gelerek toplantı yüzdesinin çok düşük olduğunu
    %55 olarak hedeflerin çok gerisinde olduğunu söyledi “bu arada yeri gelmişken söyleyeyim,yerime göz dikenler varmış,hiç haveslenmesinler gördüğünüz gibi burdayım(!)..” diyerek sözlerine son verdi.
  • Başkan 1297’nci toplantıyı sona erdirdi.

 

B U   H A F T A

Talya Oteli - 07.08.2003 - 1298 / 06

             KONUŞMACI
        
HÜLAGU ŞENCAN

Mönü :

KONU ROTARY BİLGİLERİ

Ev Köfte,Antalya Usulü Piyaz,Dondurmalı Sütlaç

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

 

 

09.08

Hilal-Oktay Yiğitbaşı

 

 

DÖNEM BAŞKANI
Rtn. AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL’ın KONUŞMASI

 

 

Değerli Rotary Ailem,

Eski başkanlardan bir büyüğüm bana "İlk bir iki toplantıdan sonra göreceksin ki herşey çok kolay olacak "demişti.

Sevgili büyüğüm geçmiş dönem başkanıma bugün hak verdim. Gördüm ki siz aile fertlerinin bizlere gösterdikleri hoşgörü ve inanç sayesinde şahsım ve yönetimim kendimize olan güvenimizi daha da arttırdı. Bizlere güvenen siz değerli ailemi mahcup etmiyeceğiz.

Bildiğiniz gibi ağustos ayı üyelik ve üyelik geliştirme ayı, üyelerimizden ailemize katılmalarını istedikleri dostları teklif etmelerini bekliyoruz.

Sevgili dostlarım bunaltıcı yaz günlerinde devamını aksatmayan, Rotary şevki ile toplantılara katılan tüm aile bireylerine teşekkür eder, katılamayan aile bireylerinin de diğer kulüpleri ziyaret ederek devamlarını tamamlamalarını  bekliyoruz.

Açlığı, sefaleti ve de cehaleti ortadan kaldırmak, sağlıklı bir toplum yaratmak için UZATALIM ELLERİMİZİ....  

Rotaryen Saygı ve Sevgilerimle. 

M.Aytaç KÜÇÜKÜNAL
Antalya Rotary Kulübü Başkanı
2003-2004 Dönem Başkanı
 

 

  

                  DÖNEM HEDEFLERİ HAKKINDA ! (2)

 

Değerli Dostlarım, 

Bundan önceki yazımda sizlere, 2003 – 04 Uluslar arası Rotary Başkanımız  Jonathan B. MAJIYAGBE ve 2430. Bölge Guvernörü Yılmaz Önel’in dönem hedefleri ile ilgili düşüncelerinin bir bölümünden bahsetmiştim. Bugünde kaldığım yerden devam etmek istiyorum. 

Bölgemizde halen faal durumda 39 Rotaract Kulübünde 710 gencimiz ile 17 Interact Kulübünde 322 gencimiz bulunmaktadır. Bizlerin desteği ile geleceğin liderleri olarak  yarınlara umut olabilmek ve topluma hizmet etme yönünde çalışmalar yapmak üzere bir arada olan gençlerimize her fırsatta destek vermeye lütfen devam edelim. Kulüplerimizin içinde olan veya olmayan gençlerimizin yarının liderleri olarak yetiştirilmesinde önemli rol oynayan RYLA programlarına daha çok sahip çıkalım.

Rotary’nin toplum içersinde yaygınlaşması ve tanınmasının bir yolu da, Rotaract ve Interact Kulüplerinin yaygınlaşması ile mümkün olacaktır. Bu nedenle, bu dönem içersinde 3 yeni Rotaract ve 3 yeni Interact  Kulübü kurulması dönem hedefleri içersindedir.

Dönemimizde Türk Rotary’sinin 50. yılı kutlanacaktır. Ankara Rotary Kulübü bünyesinde 
“50. Yıl Komitesi”
kurulmuş olup çeşitli etkinliklerin yapılabilmesi için hazırlıklara başlanmıştır. Gelir Vergisi Mevzuatında son yapılan değişiklikler ile, Devlete bağış yoluyla Okul, Yurt , Kültür Merkezi, ve Sağlık ocağı yapan kişiler bağışlarını doğrudan masraf olarak gösterebileceklerdir. Bu çerçevede oluşturulan komite, bu tarzda bağış yoluyla yapılacak yapıların plan, proje temini ve gerekli izinlerin alınması hususunda çalışmalara başlamıştır.

Bu projeyle gerçekleştirilecek olan 50. yıl eserleri Türk Rotary’sinin gururu olacaktır.
 

Antalya Kaleiçi Kulübü tarafından üç yıldır yapılan Üniversite tanıtım günleri projesi Bölge Projesi olarak yapılacaktır. Bugüne kadar son derece başarılı olarak  devam eden projeyi 2430. Bölgede 5 - 6 merkezde, daha fazla gencimize ulaşabilecek  tarzda yapılacaktır. 

Üniversite öğrencilerine Burs Projesi, bu sene eğitime destek amaçlı Bölge Projesi olarak uygulanacaktır. Bölgemizde 84 Kulüp ve 2650 Roteryen bulunmaktadır. Şu anda 42 kulüp Türk Hizmet Vakfı üzerinden 547 öğrenciye burs vermektedir. Bazı kulüplerimiz halen vakıf üzerinden geçirmeden burs veriyor.  Bu tarz burs veren kulüplerimizin Vakıf üzerinden burs vermeleri sağlatılacaktır. Kulüplerimizde değişik fon yaratma usulleri ile bursiyer sayımızı 1500 sayılarına çıkaralım. Ayda veya iki ayda bir yemeksiz yapacağımız toplantılardan yapacağımız tasarruflarla kulüplerimizdeki burslu öğrenci sayısını kısa sürede artırabiliriz. Burslu öğrenci sayısının artırılması, Türk Rotary’sinin 50. Yıl Projesi olarak ele alınacaktır.

Ülkemize geleceğimizi emanet edeceğimiz üniversite mezunlarının başarısındaki katkımızı artıralım.

Bu yıl Rotary ailesi konusuna çok önem veriyoruz.  Bu nedenle bu projenin ismine de

Rotary Ailesi Bursiyeri projesi adını vereceğiz. Bu proje için bölgemizde ayrı bir komite oluşturulmuştur. Bu sene her Rotary ailesinin bir bursiyer evladı olsun. Sadece maddi anlamda destek verdiğimiz bir kişi değil, her türlü sorunu ile yakından ilgilenebileceğimiz manevi bir evladımız.

Guvernör Yılmaz Önel, 2650 üyeli bir sivil toplum kuruluşunun değerli üyelerinin şahsi ve Rotary’nin imkanlarını ve hizmetlerini bu alana yönlendireceklerinden ve ellerini uzatacaklarından kuşku duymamaktadır.

Sevgi ve saygılarımla. 

Rtn Osman Berberoğlu
2430. Bölge 2003 – 04 Dönemi
X. Grup Guvernör Yardımcısı
 

  

ROTARY BİLGİLERİ ...

 

ÜYE ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

Yan sütunda sıraladığımız özellikleri hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunların geçerliliğini elbette kabul de ediyoruz. Ancak bu özelliklerin yeterli olmadığını ve konuya biraz daha farklı bir perspektifle yaklaşmamız gerektiğini de düşünüyoruz. Bu nedenle önemli olduğuna inandığımız birkaç kriter daha eklemek istedik :

  • Bir şeyler almak için değil, kendinden bir şeyler vermek üzere Rotary’ye gelmeyi düşünen kişiler olmalıdır. Dolayısıyla önerilmek istenen adaya Rotary çok iyi anlatılmalı ve kendisinden kulübü için özveri göstermesinin bekleneceği anlatılmalıdır.
  • Rotary’ye zaman ayırabilmelidir. Bunun yalnızca haftalık toplantılara düzenli olarak katılmakla sınırlı kalmayacağı, kulübün etkinlikleri ve proje çalışmalarında da aktif olarak görev almak anlamına geleceği kendisine net bir biçimde açıklanmalıdır.
  • Hizmete ayıracak zamanı olmayan kişiler yerine genç, dinamik ve hizmete yatkın adaylar üzerinde durulmalıdır. Kulüplerde hizmeti yürütebilmek için Rotary’nin hizmet anlayışına uygun kişilere ihtiyaç vardır. Bu anlamda Rotary için büyük potansiyel oluşturan Rotaractor’ların yanı sıra, çeşitli Rotary programlarına gönderdiğimiz genç insanların da çok önemli bir kaynak olabileceği unutulmamalıdır. 

       Hülagu ŞENCAN 

KİŞİSEL KRİTERLER

  • Karakter ve şöhreti her türlü kusurdan uzak olmalıdır.
  • Firması veya kendisi iş çevrelerinde olumlu bir isme sahip bulunmalıdır.
  • Üyeliğin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmelidir.
  • Sosyal bakımdan kabulü uygun olmalıdır.

 

 

                       
    
                      SİZİN KÖŞENİZ

                             ÜYELİK VE DÜNYADA ROTARY'NİN BÜYÜMESİ 

Ben bir Rotaryenim. Çünkü amcam Charles Bourque, Rotary'i benimle paylaştı. Beni Opelausas Lousiana, A.B.D. Rotary Kulübüne girmeye davet etti. Her Rotaryen için yeni üyeleri davet etmelerinin bu kadar basit olmasını ne kadar arzu ederim. Ancak, çeşitli nedenlerden ötürü Rotary'i diğer kimselerle paylaşamıyoruz.

Dünyada iyilik yapma yeteneğimizi kuvvetlendireceğimiz en etkili ve tek yolun kulüp üye sayısını arttırmak olduğuna inanıyorum. Bizim üyeliğimize gelince Rotary iki yolun birleştiği bir yöndedir. Geçenlerde Üyeliği Geliştirmekle Görevli Kurul şaşırtıcı olduğu kadar üzücü bir gerçeği ortaya çıkardı. Yeni üye teklif eden Rotaryenlerin bariz şekilde çok aza indi. Varlığımızı teşkil edenlerin büyük çoğunluğu, hiçbir zaman hiçbir kimseyi teklif etmemişlerdi. Ben şimdi her Rotaryeni bu sene Rotary'e yeni bir üye teklif etmeye davet ediyorum.

Asya'da ve dünyanın diğer bölgelerinde büyüyoruz. Fakat Rotary dünyasının diğer bölğgelerinde üyelik, esasında düşmüştür. Bu teşkilat daralmaya başladığı andan itibaren yavaş yavaş ölür. Rotary'nin büyümede yorulmasına izin veremeyiz. Gidişimiz, düzenin bozulması veya yavaşlaması bakımından görevimiz çok önemlidir. Daima ileriye gitmeliyiz. Büyümeliyiz. ÜYELİĞİ NASIL BÜYÜTEBİLİRİZ? İşte size birkaç fikir:

Önce, Calgary Davetini karşılamak için ayaklanmalıyız. Nice Konvansiyonunda, birlikte olduğumuz yıl içinde Rotaryenlerin net 85.000 yeni üye getireceklerini ve 949 yeni kulüp kuracaklarını taahhüt ettiklerini duyurdum. Eminim gelecek sene Calgary'de buluşacak ve hedefimize ulaşmamızın mutluluğunu paylaşacağız. 

M. Aytaç KÜÇÜKÜNAL
Antalya Rotary Kulübü Başkanı
2003-2004 Dönem Başkanı

(U.R.Başkanı Herbert G.Brown'dan alıntıdır
)

 

   SİZİN KÖŞENİZ

 

            YENİ DÜNYA DÜZENİ Mİ ? (3)

 

DTÖ'nün aldığı karar uyarınca bu örgüte üye ülkelerde tekstil ve hazır giyime yönelik kota uygulamaları tamamen  kaldırılacak.Bu da ülkemiz tekstil sektörünün ucuz iş gücüne sahip Uzak Doğu ve Güney Asya ülkelerinin rekabetiyle karşılaşması anlamına geliyor.Gümrük Birliği anlaşmasıyla sahip olduğu AB karşısındaki tercihli durumunu da kaybedecek Türk tekstil sektörünü kimilerine göre çok zor günler bekliyor,kimilerine göre ise sektör bu işten karlı çıkacak.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre 2002 yılı ihracatı 36.205.090.000.-USD olarak gerçekleşti,bu ihracatın 9.184.434.000 USD'lik kısmı hazır giyim ve konfeksiyon, 2.979.471.000 USD'lik kısmı ise tekstil ürünlerini kapsıyor. İhracatımızın %33'ünü karşılayan,çok yüksek oranda istihdam sağlayan bu sektör bir takım kota ve vergi uygulamalarıyla kısmen de olsa korunmakta,ve daha önce ifade edildiği gibi AB ülkelerine tercihli ihracat yapmaktadır.Türk hazır giyim sektörü AB ülkelerinin iki numaralı tedarikçisidir.Dünyanın 3. büyük hazır giyim üreticisi olan Türk Konfeksiyon Sanayii, 2001 yılındaki krize rağmen 16 milyar USD'lik üretim sağlamıştır.

Bugünkü verilerimize göre 2005 yılında tekstil ve konfeksiyonun rekabet gücünün değişeceği düşünülüyor.70'li yıllardan bu yana kotaların pazar payını garanti edici, koruyucu etkisiyle düzenlenmiş uluslararası pazarlardaki rekabet artacaktır.Artan bu rekabet fiyat baskısını da beraberinde getirecek ve ucuz iş gücüne sahip ülkeler pazar paylarını arttırabileceklerdir. Hindistan ve Çin gerek gelişmiş teknolojileri,gerekse edindikleri bilgi birikimi,gibi avantajlarla pazar paylarını arttıracak ülkelerin başında gelmektedirler.

Çin'in artacak ihracat kapasitesinden söz edilirken,artacak bir ithalat pazarının da oluşacağını savunanların yanı sıra Avrupa ve Pan Avrupa üçgeni ülkelerdeki 6 milyon iş yerinin Çin ya da Uzak Doğu tehdidi altında olduğunu iddia edenler de var.

Tekstil ve hazır giyim ticaretinde büyük bir patlama beklentisi de var elbette.Dünya ticaretinin %6'sını oluşturan tekstil ve hazır giyim sektörü son 40 yılda 60 kat artmış.Ticaret hacmi 1962'de 6 milyar dolarken 2002 yılında 366 milyar dolara ulaşmış.Bu tabloda Çin dünyanın tekstilde bir numaralı hazır giyimde iki numaralı tedarikçisi konumunda.Türkiye ise AB'nin hazır giyiminin iki numaralı tedarikçisi durumunda.Bazı ekonomistler tarafından DTÖ'nün en büyük başarısı olarak nitelenen 2005 olgusu,özellikle dünyanın en yoksul ülkelerinin ekonomilerini etkileyecek gibi görünüyor.Sri Lanka ve Bangladeş ihracatlarının neredeyse tamamını tekstile bağlamış durumda. Fas ve Tunus gibi  ihracatları büyük ölçüde tekstil ve hazır giyimden oluşan ve tercihli anlaşmalar nedeniyle ihracatlarının %95'ini  AB'ne yapan bir takım ayrıcalıkları olan ülkeler Uzak Doğu'nun çetin rekabeti ile karşılaşacaklar.2005'i bir meydan okuma kabul edenler sürdürülebilir kalkınmanın ancak insana ve çevreye saygı ile gerçekleşebileceğini de iddia ediyorlar.Yani şimdiden çalışma ortamı,çalışma ve sosyal haklar,ücretler,çalışma saatleri,çocuk işçilik ,çevreye verilen zararlar gibi konuların dikkate alınacağı ve bunlara yönelik yeni kuralların geliştirileceği sinyalleri de veriliyor.Özellikle çocuk ve kadın işçilikle,çok ağır şartlarda ve sağlıksız mekanlarda üretim yaparak çok ucuz iş gücü sağlayan bazı ülkeler davranışlarını değiştirmek zorunda kalacaklar ve geçiş döneminde sıkıntılı zamanlar yaşayacaklar gibi görünüyor.Anti dumping soruşturmaları,insan hakları yönündeki talepler belki de kotaların, ya da tarifelerin yerini alacak.Zaten değişen bir şey olmaz görüşünü savunanlar kota gider,anti dumping gelir sloganını kullanıyorlar.

DTÖ'ne üye olarak dev pazarını dünyaya açan Çin'in özellikle Türkiye gibi sanayisi gelişmekte olan ülkeler için büyük bir fırsat yaratacağını söyleyenler hiç de az değil.Özellikle Amerikan ve AB firmalarının büyümek için yeni pazarlar aramak yerine ürün çeşitlendirmesine gideceği ,ancak gelişmekte olan ülkelerde ürün çeşitlendirmesinin yanı sıra yeni pazarların çok önemli olduğu ve büyük fırsatlar yaratacağı söyleniyor.Tabii bu arada ucuz Çin ya da diğer ülke mallarının Türk pazarına da serbestçe girebileceği ve iç pazarın da ciddi bir rekabetle karşı karşıya kalacağını unutmamak gerekir.Önemli bir fiyat ve kalite baskısı yerli üreticiyi zorlayacaktır.Bir kısım üreticiler  yeniden yapılanmaya,yeni politikalar üretmeye mecbur kalacaklardır.

Derleyen
Rtn.Fatma Kızılırmak
Sürecek

 

 

 

       DOSTLUKLAR  

      Sizin dostluklarınız hangi gruba giriyor? 

      Yüzyüze dostluklar vardır;
     
Güneşle ayçiçeğinin dostluğu, böyle bir dostluktur mesela.
     
Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten... 

      Uzak dostluklar vardır;
     
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, 

     
birbirlerinin uzak dostlarıdır.
     
Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine...

      Sessiz dostluklar vardır;
     
Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir 
     
dostluk oluşur.
     
Herşeyden konuşur sessizce bu eller...

      Zorunlu dostluklar vardır;
     
Pazar ile Pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi 
     
hızlı bir gün...

     
Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak 
     
zorundadırlar...

      Uzun dostluklar vardır;
     
İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve
     
uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında... 

      Günün birinde ölen dostluklar vardır;
     
Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu 
     
gibi...
     
Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip 
     
de,

      [bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar 
     
yükseldiği zaman ölen dostluklar...]

      Vakitsiz dostluklar vardır;
     
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin...
     
Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen 
     
dostluktur...

     Bakımsız dostluklar vardır bir de...
    
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik 
    
mektubun bile çok görüldüğü dostluklar...

     HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE… 

      Rtn.Yaşar Süzen 

 

 

  SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN  !

 

     KİTAP KÖŞESİ

     MUTLULUK SANATI-YAŞAM İÇİN BİR EL KİTABI

     YAZAN : Kutsal Dalai Lama ve Howard C.Cutler

      '' Hayatımızın gerçek amacının mutluluğu aramak olduğuna inanıyorum. Bu açık. İster bir dine inanalım ister inanmayalım ya da ister şu dine ister bu dine inanalım, hepimiz hayatta daha iyi bir şeyi arıyoruz. Bu nedenle, hayatımızın gerçek yönü mutluluğa doğrudur...'' DALAİ LAMA

     Dünyanın en büyük ruhsal lideri, ilk kez bir psikiyatr ile bir araya gelerek, o zor kazanılan sakinliğe nasıl ulaştığını ve bizim bu içsel barışı nasıl bulabileceğimizi anlatmaktadır.

     Meditasyonlar, hikayeler, Budizm ve psikolojinin birleştiği noktalar sayesinde Dalai Lama, günlük hayatta yaşadığımız depresyonları, korku ve endişeleri, öfkeyi, kıskançlığı ya da sadece kötü bir ruh halini nasıl yenebileceğimizi göstermektedir. Hayatımızda karşılaştığımız engelleri aşarak derin ve kalıcı bir içsel bir barışa nasıl ulaşılacağını açıklamak için ilişkileri, sağlığı, aileyi ve işi tartışmaktadır. 2500 yıllık Budist meditasyonları ve sağlıklı bir sağduyuyu temel alan Mutluluk Sanatı, okuyuculara tüm insanların ortak sorunları hakkında yardımcı olmak için geleneklerin sınırlarını aşan bir kitaptır.

     Mutluluk Sanatı, 70 haftayı geçkin bir süredir, hala New York Times bestseller listesinde birinci sıradaki yerini korumakta ve 20 ülkede çok satan kitaplar listesinin üst sıralarında yer almaktadır.

     Kırkıncı Dalai Lama, Saygıdeğer Tenzin Gyatso, Tibet halkının ruhsal ve dünyevi lideridir. 1959'da Çin güçlerinin Tibet'i işgal etmesinden beri Hindistan'da Dharamsala'da sürgünde yaşamaktadır. Dünya barışı ve insan hakları için gösterdiği yorulmak bilmez çaba, kendisine uluslararası bir ün kazandırmıştır. Wallenberg ödülü(A.B.D. kongresi İnsan Hakları Kuruluşu tarafından verilmektedir); Albert Schweitzer Ödülü ve 1989'da Tibet'in özgürlük mücadelesine barışçıl çözüm bulmak için gösterdiği gayretlerden dolayı kazandığı Nobel Barış Ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.

    Tıp Doktoru, Howard C.Cutler, tıp diplomasını Arizona Tıp Üniversitesi'nden almıştır. Psikiyatri uzmanlığını Phoenix'deki Good Samatarian Medical Center'da çalışarak almıştır ve Amerikan Psikiyatri ve Nöroloji Derneği'nden sertifikası vardır. 1982'de Hindistan'a yaptığı Tibet tıbbı hakkındaki bir araştırma gezisinde Dalai Lama ile tanışmış ve onunla bu kitabı oluşturan konular hakkında yıllara yayılan tartışmalar yapmıştır.

Dr.Cutler şu anda Phoenix'de oturmaktadır ve burada özel bir psikiyatri kliniğinin sahibidir.

     Rotaract sevgi ve saygılarımızla...    
     Rtc. Ecz. Özlem M. Çakır (Çölkesen)
 

 

 BÜLTEN KOMİTENİZDEN

Sevgili dostlar,
“Dostluk, birçok iyiliği bir araya toplar.”
“Dostluk , gönül zenginliğidir.”
“Dostluk, kucak açmaktır.” 
“Dostluk, solgun bir yüze öpücük koymaktır.”
“Dostluk, almadan vermektir.”
“Dostluğun temeli, erdeme duyulan saygıdır. Erdem olmaz ise dostluk da olmaz”

Gönlünüzde dostluk sevgisi, yüzünüzde dostluk tebessümü eksik olmasın.....
 

Sevgi ve saygılarımızla...
Bülten komiteniz...