Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya          Dönem: 2003-2004         Sayı : 10
Tf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N       H A F T A

Talya 04.09.2003   -   1302/11    

Toplam Üye

49 + 12

KONUŞMACI        SERBEST KÜRSÜ

Katılan Üye

33 + 04

KONU

Katılım

%67

KONUKLAR
TELAFİ KARTI Mehmet Ali Selek Kaleiçi Rotary Kulübü (Mübadele)

Osman Berberoğlu

Perge Rotary

Süleyman Evren Antalya Rotaract Kulübü

MAZERET BİLDİRENLER

Süleyman Kaplan

                                 

Süleyman Çil
Antalya Dışında
Hasan Ali Gönen
Rtn. Yaşar Süzen’in konuğu
Ahmet Fığlacı
               
Abdurrahman Kahramanlıoğlu
Rtn. İbrahim  Şencan’ın konuğu
Nuri Güvenç
               
 
Levent İçel
               
Orhan Şenoğlu
               

TOPLANTI   GÜNLÜĞÜ

 

                                                                        “Çözümde görev almayanlar,

                                                                          sorunun bir parçası olurlar.“ 
                                                                                                                     Geothe

                                                       

“Değerli Rotary Ailem !

Açlığı, sefaleti, cehaleti ortadan kaldırmak, sağlıklı bir toplum yaratmak için uzatalım ellerimizi diyerek 1302.nci toplantıyı açıyorum.”

SALİH PEKER: Sevgili İzzet Uzun’un babası İsmail Uzun’un hastalığı ile ilgili iyi haberler aldık. Tedavisi Antalya’da devam etmekteymiş. Kendine acil şifalar diliyoruz.

AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL: Pazartesi günü Guvernör yardımcısı sayın Osman Berberoğlu’nun nezaretinde Antalya Rotary Kulüp Başkanları olarak sayın Vali’yi ziyarette bulunduk. Bunun sebebi Valiliğin, ulusal eğitimi destekleme kampanyası ile ilgili. Kendi KOYE projemizi ortaya koyduk ve toplantıdan mutlu ayrıldık. Detaylı bilgiyi Osman Berberoğlu birazdan aktaracak. Ve bugün de Vali’nin başkanlığında, sivil toplum örgütleri olarak yine bu ulusal eğitime destek kampanyası için ilk toplantı yapıldı. Bu toplantıya Guvernör Yardımcısı Osman Berberoğlu, Ben ve Toplum Hizmetleri Ana Komite Başkanı Oktay Yiğitbaşı, üçümüz katıldık.

OSMAN BERBEROĞLU: “ Sayın Başkan’ın ifade ettiği gibi Antalya’da  7  Rotary Kulübü var. Türk Rotary’sinin 50.nci yılını kutlayacağımız bu sene kulüp başkanları ile yaptığımız toplantıda müşterek bir proje yapabilir miyiz diye düşünüldü. Gündemde bulunan 3 projeden biri seçildi. “KOYE  PROJESİ”

Antalya’da geçen sene sevgili Oktay Yiğitbaşı’nın kulübümüze ve diğer kulüplere anlattığı bilgiler ışığında bu sene müşterek böyle bir proje yapma kararı aldık.

Geçtiğimiz yıl eğitmen ihtiyacının çözümünü düşündüğümüz günlerde bölge projesi haline gelen KOYE projesinde eğitmen seminerinin bir tanesinin de Antalya’da yapılacağını öğrenmiş olmamız bizi bu projeye yönlendirdi. Isparta, Burdur, Konya ve Antalya merkezini kapsayan bir eğitim semineri bu ay içinde yapılacak. Antalya Rotary Kulübümüz bu semineri bölge adına gerçekleştirecek.

KOYE projesine karar verdikten sonra konuyu Halk Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü  ile konuştuk. Daha sonra sayın Vali’yi ziyaret ettik. Bu ziyarette Antalya Rotary Kulüpleri olarak okumaz-yazmaz sayısının tesbiti için bugüne kadar yaptıklarımızı ve bundan sonra yapmayı düşündüklerimizi anlatırken sayın Vali’mizin bizden daha heyecanlı olduğunu gördük. Kendilerinin yaptıkları araştırmalar sonucu 98.000 civarında okumaz-yazmaz olduğunu, merkezde bu sayının 32.000 olduğunu, belirtti.

Gördüğüm kadarıyla Valilik Makamı bu projeyi çok ciddi olarak ele almış. Sorunu belirlemişler. Sokaklara varıncaya dek tesbitler yapılmış. Bu tesbitlerin yapılmasında İl Sağlık Müdürlüğü’nün ve sevgili Oktay Yiğitbaşı’nın çok büyük çabaları  olduğunu belirtmek isterim.

Büyükşehir’den başlayan bir serinin ilk kademesindeki tüm birimler bu iş için görevlendirilmiş, ilçelerde kaymakamların başkanlarından alt komiteler kurulmuş ve sivil toplum örgütleri bu projeye müdahil edilmiş. Emretme değil paylaşma mantığıyla işin maddi tarafı da dahil olarak kapsamlı bir uygulama süreci başlatılmış.

Antalya Rotary Kulübü olarak 50.nci yıl kutlamaları çerçevesinde tek başına bir proje olarak düşündüğümüz Okumaz-Yazmaz Projesi, bugün Antalya merkezini ve ilçelerini  kapsayan bir kampanya haline dönüşüyor. 3 senelik süre için düşünülen bir kampanya bu. Vali’nin başkanlığında böyle bir projenin içinde olmak çok önemli.

Sayın Valimiz Antalya ‘da yaşayan herkese çevresindeki okumaz-yazmazların bu kurslara katılımını sağlamak için büyük bir görev düştüğünü belirtti.

Bizler Antalya Rotary  Kulüpleri olarak Rotaract’larımızla birlikte bu konuda elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Bu ay içinde Eğitim Semineri yaparak yaparak işe başlayacağız. Hepinize bu projeye vereceğiniz destekten dolayı şimdiden teşekkür ederim.”

AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL: “Geçen toplantımızda Teoman Süer iki konuyu gündeme getirmişti. Birisi “ Burslar”, diğeri de “ Ofis” idi.

Burslar konusunda yönetim kurulu olarak yaptığımız toplantıda 6 işyeri gezisinin geliriyle 3 öğrenciye burs verebileceğimizi gördük. Bu konuyu kesin karara bağlamak için Genel Kurul’un onayına sunuyorum.”

Başkan Aytaç Küçükünal oylama yaptı ve Genel Kurul kabul kararı verdi.

AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL:” Teşekkürler. Genel Kurul’un kabulüyle 6 yüksekokul bursiyerimizin sayısını 9’a çıkardık. Ayrıca kulüpte kişisel olarak burs veren arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızdan iki kişiyle yaptığım görüşmeler sonunda kendileri bu bursları Rotary Vakfı üzerinden vermeyi kabul ettiler. Böylece 9 olan bursiyer sayımız 11’e çıkmış oldu.

Ofis konusunda değerli dostumuz Yavuz Canöz bir çalışma yaptı. Şimdi onu sizlere sunacak. Daha sonra sizlerin bu konudaki düşüncelerinizi, fikirlerinizi bekliyoruz. Böylece serbest kürsüyü de başlatmış oluyoruz.“

YAVUZ  CANÖZ: “ Kulübümüzün ofisinin durumu hiç içaçıcı değildir. Doğramalar çürümüş, hiçbir yalıtım özelliği kalmamış, iç ve dış duvarlarda çatlaklar var. Apartman girişinde ve binanın kendisinde mevcut olan rutubet, bizim ofiste de var.

Böyle bir ofis çalışma koşullarına uygun olmadığı gibi kulübümüzü temsil etmesi de olanaksızdır. Bu ofisi kullanmaya devam etmek istiyorsak 7- 8 milyar TL. civarında  masraf gerekiyor.

 Ofisin kullanımıyla ilgili bazı öneriler geliştirebiliriz.

1)     Masraf yapmadan mevcut ofisi 20- 25 milyar TL’ye satıp, bu paraya onarım masraflarını eklersek 30- 32 milyar TL. paramız olur. Biraz daha para ilavesiyle 35- 40 milyar liraya otopark sorunu olmayan yeni bir giriş kat daire alınabilir.

2)     Ofisi mevcut hali ile kiraya verebiliriz. Üzerine biraz para ekleyip daha nitelikli bir ofis kiralanabilir.

3)     Başka bir Rotary kulübü ile ortak sekreteryası olan yeni bir ofis oluşturulabilir.

4)     Mevcut ofis 7- 8 milyar liralık iyileştirme ile kullanılmaya devam edilir.

       Söyleyeceklerim bu kadar. Teşekkürler.”

 

OSMAN BERBEROĞLU: “Ofis alınırken ben yönetim kurulundaydım. O günün şartlarında bu ofise ihtiyaç vardı. Birçok hizmetimizde de iyi bir şekilde kullanıldı. Ama bugünkü şartlarda artık yeterli değil burası. Sadece depo olarak kullanılıyor. Buranın elden çıkarılıp yeni bir ofis temin edilmesi daha iyi olur kanısındayım. Madem bu konuyu açtık o zaman ya bir karar alalım  ya da bu konuyu kapatalım.”

AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL:” Bizim düşüncemiz de genel kuruldan bu konuda bir karar almak.  Ofisimizin yetersiz olduğu kesin. Bu yetersizlikten yapmamız gereken birçok işimizi aksatıyoruz. Kulübümüzün Fatma Başkan zamanında yapılmış web sayfasını bile henüz yenileyemedik. Uzman bir çalışana ve düzgün bir ofise ihtiyacımız var. Yani hem ofis hem de personel yetersizliğimiz sözkonusu.  

Diğer Rotary kulüpleri ile ortak bir ofis fikri pek taraftar bulmadı. Kaleiçi’nin kendi ofisi var, Olimpos- Aspendos ayrı bir çalışma içinde. Birlikte bir arsa alıp burada Rotary Evi’ni hayata geçirme düşüncesi de kabul görmedi.” 

HÜLYA  YAZICI: “ Yeni  ofis almaktansa düzgün bir yer kiralamak çok daha iyi olur diye düşünüyorum.” 

OKTAY  YİĞİTBAŞI: “Kulübümüzde üye profilimiz genellikle işadamı. Yoğun iş tempoları içinde birçok hizmeti yerine getirmeleri çok zor. Bu sebeple ara elemanlara gereksinme var. Bu elemanlar da vasıflı insanlar olursa, yaptığımız işlerin tasarım ve sunumunda daha ciddi mesafe katedebiliriz. İletişimin daha doğru sağlanması ve kalıcı bir arşivin oluşturulması için ciddi bir sekreterlik görevi gerekiyor. Biran önce bir eleman yetiştirilmesi kulübün menfaatine olacaktır.” 

MUSTAFA KIVRAK: “Pansuman tedavisi ile bir yere varamayız. Kulüp üyesi arkadaşların yeterli heyecan ve uğraşı içinde olduklarını sanmıyorum. Heyecan duyacak insanları biraraya getirip Antalya’ya yakışır projeler yapmalıyız diyorum. Antalya, Türkiye’nin dış dünyaya açılan bir yüzü. Antalya Rotary Kulübü de binasıyla, sekreteryasıyla  kendine yakışan  bir görüntü oluşturmalı. “ 

İBRAHİM ŞENCAN: “Yavuz Canöz kardeşimin yapmış olduğu fiyat değerlendirmeleri tam olarak gerçekleştirilebilirse, yani eskiyi 25’e satıp yeniyi 35’e alabileceksek aradaki farkı nasıl olsa hallederiz diye düşünüyorum.”  

MUHARREM KARATAŞ: “ Üyelerimizin yeterli heyecan içinde olmadığı görüşüne katılmıyorum. Daha geçen sene her açıdan önemli bir proje olan Toplum Merkezi’ni hayata geçirdik. Üyelerimizle neler yapabileceğimizi her zaman gösterdik. Yapılacak şey şimdiki ofisi satıp para ekleyerek daha uygun bir yer temin etmektir.” 

SERDAR AKAYDIN: “ Ülkemizin bugün içinde bulunduğu koşulların ağırlığı nedeniyle herkesin önceki senelere kıyasla çok farklı sıkıntıları var. Bazı seylerin ağır yürümesi normal. Ama kimi işlerimizi profesyonel bir elemanla yürütebiliriz. Bugünkü ofisimiz gerçekten ömrünü doldurmuş durumda. Değiştirmek bizi daha iyi prezante edecektir. Üyelerimizin katkılarıyla bu sorunu çözebileceğimize inanıyorum.” 

AHMET ÜNSAL: “ Geçmiş bir tarihte İTÜ dernek ve lokalini kurduk.Ama gerekli ilgiyi sağlayamayınca geçtiğimiz günlerde burası kapandı. Lokal olarak tuttuğumuz yer şimdi boş duruyor. Burayı araştırıp, satın almak veya kiralamak şeklinde kullanma yoluna gidebiliriz. 20 senedir bu otelde toplanıyoruz. Kendimize ait sürekli bir mekan Rotary’nin prestiji açısından da olumlu bir görüntü verir.” 

AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL: “Sevgili  Dostlar ! Öğünmek için gereğini yapalım. Gereği modern bir ofis kurulması. Genel Kurul çoğunlukta bugün. Oylama yaparak alınacak kararı belirleyelim.” 

Başkan’ın yaptığı oylama sonucunda Genel Kurul çoğunluklu olarak yeni bir ofis araştırılması yönünde karar verdi. 

Başkan 1302.nci toplantıyı sona erdirdi. 

 

       B U   H A F T A

       Talya Oteli - 11.09.2003 - 1303 / 12

KONUŞMACI    MERİÇ KAYALAN

  MÖNÜ

KONU HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ

  Salata,Piliç Beğendi, Baklava

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

         11.09 KADER KARATAŞ (Muharrem Karataş’ın eşi)    17.09

GÜLDEREN-FERİT SELEKLER

  s       s  

 

  

 

    ROTARY BİLGİLERİ

 

 

ÜYE SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Gerçek Rotaryen’de Aranan  Vasıflar

Rotary’de zaman zaman söylenen bir söz vardır. “ Gerçek Rotaryen olmak için, Rotary  Kulübü üyesi olmak şart olmadığı gibi, yeterli de değildir.

Aşağıda arzedeceğim hususlar, Rotary İnternational Başkanları tarafından değişik zamanlarda yapılmış olan konuşmalardan ve beyanlardan tesbit ettiğim notlardan alınmıştır.

Gerçek Rotaryen ;

-  Kendinden  önce  hizmet  idealini  benimsemiş  kişidir.

-  Topluma hizmet bilgisine, yeteneğine, isteğine ve gücüne sahip bir kimsedir.

-  Hizmet almaktan değil, hizmet vermekten mutluluk duyan kişidir.

-  Kişisel çıkarlarını düşünmeyen, kendi egosunu ve egoizmini yenmiş, kısaca kendini aşmış bir kişidir.

-  Kendini aşmış kişi olgun insandır.

Gerçek Rotaryen ;

-  Meslek ve işinde başarılı olan, üstün mesleki ahlaka sahip olan kişidir.

-  Bulunduğu Rotary çevresinde, kendi mesleğinden olanları en iyi şekilde temsil eden kişidir.

-  Üstün yöneticilik ve liderlik  vasfı olan kişidir.

-  Rotaryen, yöneticidir- işverendir.  Yani patrondur.

-  Rotaryen, işçi-işveren ilişkisini en iyi şekilde düzenleyebilen patrondur.

-  Patronluk ve zenginlik aynı anlamı taşımaz.

-  Rotaryen patrondur. Ancak, Rotaryen’in zengin olması şart değildir.

-  Rotaryen, aristokrat  değildir. Aksine hoşgörü sahibi, mütevazi ve alçakgönüllü bir kişidir.

Gerçek Rotaryen ;

- Toplumda seçkin ve örnek bir kişiliğe sahiptir.

-  Toplumda saygınlığı olan, yaşamı ve davranışları ile topluma örnek olabilecek kişidir.

-  Yüksek ahlak standardına sahip, kişisel vasıfları yüksek, iyi karakter sahibi olan kişidir.

-  Değerli ve mazbut aile yapısına sahiptir.

-  Toplumda örnek aile imajı verebilen kişidir.

Gerçek Rotaryen ;

-   Örnek vatandaşlık vasfına sahip olan kişidir.

- 1955- 1956 Rotary İnternational Başkanı Herbert Taylor’un sloganı şuydu:” İyi Rotaryenlerin, iyi yurttaşlar olduklarını unutma. “

-  Toplumda barış, dünyada barış idealini benimsemiş kişidir.

-  Milli meselelerde kendi vatanına ve kendi milliyetine en iyi şekilde sahip çıkan kişidir.

-  Kendi dinine sahip çıkan kişidir.

-  Sağlam dini inancı olan kişidir.

-  Rotaryen, dini konulardaki konuşmalarda taraf olmamaya özen gösterir.

Gerçek Rotaryen ;

-  Rotary Kulübüne üye olan gerçek Rotaryen, özellikle devam koşullarına riayet etmek zorundadır.

 

Yukarıda gerçek Rotaryen’in sahip olması gereken vasıfları belirten bir şablon çizdim. Evvela kendimiz, sonra çevremizdeki kişilerin, bu şablona uyup uymadıklarını kontrol etmemiz mümkündür.

Asıl önemli olan, yeni üye teklif edecek ve yeni üyelerin kabulüne karar verecek Rotaryen yöneticilerimizin, yukarıda belirttiğimiz hususlara dikkat etmelerini özellikle tavsiye etmek istiyorum.

Saygılarımla,
Rtn.  İbrahim ŞENCAN
 

  

 

   ÜYELERİMİZDEN

 

PROJELER HAYAT VERİR

 

Carmel Valley California, USA Rotary Kulübü'ne Eylül 2001'de üye olan Scott Dick 46 yaşında asker emeklisi. Şu anda bilgisayar üzerine bir işletmesi var. "Bana inanmalısınız ki bugüne kadar kendimi gerçek bir rotaryen olarak görmemiştim."diyor Dick.

Edindiği tecrübe beklentilerini karşılamayan ve neredeyse katılımıyla ayrılması bir olan üyelerden olmak üzereyken problemlere yaklaşımı ve çözüm üretmedeki başarısı sayesinde daha etkin bir gönüllü hizmet elçisi olmuş. Dick, "20 yıllık askerlik hizmetinin ardından bir şeyleri topluma kazandırmak istedim ve bu da üyeliği kabul etmemde etkili oldu." şeklinde açıklama yapıyor.

Kulübe yeni üye kazandırırken onların yeterince bilgilendirilmediğinden ve önemli projelerde yer alarak ödüllendirilmeleri gerektiğinden yola çıkarak çalışmalarına başlamış bir üye Dick.  

"Ben Rotary kulübünü projelerle eşdeğer tutuyorum. Projelerin kalitesi de kurumun kalitesini yerel, ulusal ve uluslar arası alanda belirler. Bence Rotary'nin yaşaması insan - proje çemberinde saklı. İyi projeler insanları kulübe çeker ve orada tutar." diyor Dick. 

55 üyeli Carmel Valley Kulübü çok çeşitli projelerde yer almış fakat çoğu üye bunlarda yer almamış. "Kimin neler yaptığı ve yapmadığı bilinmiyordu. Sürekli soru soruyordum. Fakat projeleri gerçekten bilen kimse çıkmıyordu. Yapılanların kaydının tutulduğu bir yer de yoktu." diye serzenişte bulunan Dick, "Detaylı bir proje listesi, fon kaynaklarının listesi olmadan nasıl yeni üyelerin dikkati çekilebilir, her sene liderlik yetkileri devredilebilir?" diyerek işe başlamış.

 Dick anketler ve sorularıyla bir süre sonra gerçek bir rahatsız edici haline gelmiş. Ardından bilgisayarlı bir organizasyon sistemi meydana getirerek kulübün projelerini, liderlerini, katılımcılarını ve durumunu belirten program yapmış. Sonunda kulübün üye geliştirmeden sorumlu üyesi Warren Kaufman, "Birden herkes ne olup bittiğinin farkına vardı. Dick'in sistemi kimin daha az etkin olduğunu da ortaya çıkarıyor." diyor. Geçmiş dönem başkanı Nancy Rushmar, "Herkesin katılımcı olması için sistemi hemen harekete geçirdik. Bunun gibi organizasyonlarda herşeyi yaptığı düşünülen yıldızlar vardır. Fakat farkedilip olayın içine alınmayı bekleyen diğerleri de... Bu sistem sayesinde her üyenin ne yaptığını görüyoruz. Birini çok aktif olmadığını görünce telefonla, "Şu proje nasıl gidiyor?" diye sorarak harekete geçiriyoruz."

Kaufman, bu sistemin sadece birkaç aydır uygulanmasına rağmen yönetim kurulunda katılımın şimdiden arttığını söylüyor. "Yönetim kurulunun desteği sayesinde ben de sistemi geliştirdim. Şimdi büyük bir pano hazırlıyoruz. Üzerinde projelerimiz bulunacak. Böylece her toplantıda üyeler ve misafirler yaptıklarımızı görebilecekler." diyen Dick, kulübün ilk proje yöneticisi olmuş.

Dick üyelerin hobileri, ilgileri ve yeteneklerini araştıran bir anketi de tamamlayarak, "Bunun amacı proje amaçlarına yönelik hobi ve ilgileri olan üyelere ulaşmak." diyor. "Çok ilginç sonuçlar aldım.

Geçen seneki bahçe projesinde biyoloji öğrencileri için 'yaşayan laboratuar' kurmak için öneri getirilmişti. Projeye başlamadan önce arsanın araştırılması gerekiyordu. Bu süreçte yapılan işleri, kullanılan aletleri öğrendim. Benim için güzel bir tecrübe oldu." diyen Dick sistem kurma işine başlarken, "Sürekli Warren'a kulüp içinde neler olup bittiğine dair sorular soruyordum. O da her defasında bilmediğini söylüyordu. Sonunda, 'Sen bir şeyler yap sorup durma' dedi. Ama araştırma ve sistemi kurma sürecinde oldukça desteleyici ve nazikti." diyor. Warren Kaufman, " Dick'ten sadece 9 ay önce kulübe üye oldum. Gerçekten soruların cevabını bilmiyordum ve Scott Dick gibi birinin de gitmesine izin veremezdim. Çünkü birşeyler yapabileceğini görüyordum" diyor. 

Rtn. Figen Gökalp Ebren
The Rotarian Dergisi'nden, Ağustos 2003.
 

 

     SİZİN KÖŞENİZ

   

Dünya Vatandaşlığı için fırsat eşitliği 

Demokrasi, kaynakların eşit dağılımı ile değil, fırsatların eşit dağılımı ile gelişir.  Dünya'nın yönetiminde de demokrasi ön plana çıkacaksa, özellikle bilgiye erişme konusundaki fırsat eşitliği kritik derecede önem taşımaktadır. Internet bu konuda önemli fırsatlar sunuyor.  Ancak, teknolojik gelişme tek başına yeterli değil. 

Bu teknolojiye erişebilme, bunu kullanabilme yeteneği kazanabilme ve dünya vatandaşlığının gerektirdiği sorumluluk bilincine erişme fırsatları tüm insanlara tanınmadan küresel demokrasiyi geliştirmek de güç olacak.

 Yüksek teknoloji devrimi bir yandan bilginin daha geniş kitleler tarafından paylaşımını olanaklı kılıyor, katılımcı ve şeffaf yönetim biçimlerinin önünü açıyor, öte yandan da bilgi teknolojilerine ulaşma olanaklarında büyük eşitsizlikler  nedeniyle önemli bir tehlikeye işaret ediyor: Bilgiye sahip olanlarla, ona ulaşma araçlarından yoksun olanların  arasındaki uçurum derinleşiyor.

Günümüzün sorumluluğu, bilginin daha geniş kesimler tarafından eşit paylaşımının koşullarını yaratmak,  bunun yollarını aramaktır.

Bugün dünyada iki milyar insanın henüz elektrik kullanmadığını, her üç kişiden birinin elektriğe sahip olmadığını kaçımız biliyor? Toplam nüfusu milyarları bulan Bangladeş, Çin, Mısır, Endonezya ve Nijerya'da bulunan telefon sayısı, yalnızca 27 milyon nüfuslu Kanada'daki telefon sayısından az.

Sahip oldukları haberleşme uydularının sayısı açısından ülkeler arasındaki eşitsizlik varolan uçurumu daha da derinleştiriyor.

Artık ne insan hakları, ne de demokrasi geleneksel anlamlarıyla sınırlı olarak algılanmıyor.

Geleneksel olarak insan hakları, hiç kimsenin cins, renk, ırk, dil, din, sosyal sınıf ya da politik inançlarından ötürü ayrımcılığa uğramaması temel ilkesine dayanır. Demokrasi de genel olarak oy verme hakkı, düşüncesini ifade etme  özgürlüğü ve benzeri haklarla tanımlanır.

Oysa artık insan hakları da, demokrasi de bunların ötesine geçmiştir.   Bu kavramların içeriği değişmiştir.

Artık esas olan, bunların ötesinde, insanların geleceklerini biçimlendirmede söz hakkı sahibi olması, global karar alma süreçlerine katılabilmesidir. Modern çağın insan hakları ve demokrasi kavramlarının içeriği budur.

Yönetim kavramından, katılımı ve karşılıklılığı ifade eden "yönetişim" (governance) kavramına geçişin temelinde de  bu dönüşüm vardır. 

Böyle bir katılımcı yönetim anlayışının en önemli önkoşullarından biri de geniş kitlelerin, hayatlarını etkileyen gelişmelere ilgi duymaları, ilgi duymaları için bilgilenebilmeleri, bilgilenmeleri için de gerekli araçlara sahip olmalarıdır. 

Bunun için bilgi çağına dahil olmaları, bilgi teknolojilerine ulaşabilmeleri gerekir.

Bunu gerçekleştirecek yolları bulmak, gerekli adımları atmak, tıpkı çevre sorunları, ya da organize suçların önlenmesi gibi küresel bir sorumluluktur.   Tek tek ülkeleri aşan, bir bütün olarak uluslararası topluluğun üstlenmesi gereken bir  sorumluluktur.

Sonuç olarak, insan hakları ve demokrasiye gerçekten inanıyorsak, bu dünya üzerinde yaşayan tüm insanların bir "dünya vatandaşlığı" bilinciyle eğitilmesini, yetiştirilmesini ve karar süreçlerine katılımını sağlamak için çalışmalıyız.

Bilgi fakirliği ile mücadelede başarılı olabilirsek, bugüne kadar ekonomik fakirlikle mücadelede ulaşamadığımız başarıyı da yakalamak mümkün olacaktır.

Dünya'nın insan haklarına saygılı demokratik bir yaklaşımla yönetilmesi için bilgi fakirliği ile mücadeleyi bir seferberlik  haline getirmeliyiz.

Dr. Yılmaz ARGÜDEN 
Rtn. Hakan Eyican

 

 

      SİZLER’DEN

 

 

KIRLANGIÇ

 

Bir kırlangıç, bir kadına aşık oldu ve kadının penceresinin önüne konup ona; "Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeriye al da birlikte yaşayalım" dedi.

Kadın; "Olmaz, alamam... Sen bir kuşsun ve bir kuş bir kadına aşık olamaz!" diye yanıt verdi 

Kırlangıç bir süre sonra tekrar geldi ve "Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum, canın da sıkılmaz birlikte yaşar gideriz..." dedi. Kadın onu yine geri çevirdi.  

Zaman geçti, sonbahar geldi. kırlangıç üçüncü ve son kez pencerenin önüne konup kadına : "Lütfen beni içeri al... Artık soğuklar başladı, dışarıda kalamam. Biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim yalnızca.. Beni içeri almazsan sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer, omuzlarına konar, seni neşelendirir, sana yarenlik ederim. Hem sen de benim gibi yalnızsın..." Kadın; "Git derhal başımdan! Ben yalnız kalırım" dedi ve kuşu kovdu...

Kırlangıç da bu yanıt üzerine üzüntülü bir biçimde uçtu ve uzaklara gitti.

Kadın kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmeye başladı. "Ben ne kadar aptal, ne kadar akılsız bir kadınım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim. Ne güzel birlikte kalırdık.." dedi kendi kendine ve kırlangıcı sıcak ülkelere gönderdiği için çok pişman oldu.  

Kadın pişman olmuştu ama iş işten geçmişti. Sonunda kendi kendine "Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım geri gelir. Ben de onu içeri alırım, birlikte mutlu bir yaşam süreriz" dedi...Ve penceresini sonuna dek açıp beklemeye başladı.

 Yazın gelmesiyle kırlangıçlar gelmeye başladı. Ama onun kırlangıcı gelmemişti.

Kadın yazın sonuna dek hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında bekledi ama boşuna.. Kırlangıç yoktu.. Gelen kırlangıçlara sordu ama onun kırlangıcını gören olmamıştı.

Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitti. Bilge kişiye olanları anlattıktan sonra bilge kişinin verdiği yanıt kısa olmuştu : "Kırlangıçların ömrü 6 aydır...."

 Yaşamda kimi insanlar vardır, bir kez karşına çıkar ve fark etmezsen, değerini bilmezsen uçup gider... Ve asla geri gelmezler...

Dikkatli olun, farkında olun ve bir düşünün... Acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne dek ?.

 Rtn. Yavuz  CANÖZ 

 


BİR   ŞİİR  

 

İlkelerin olacak. 

Seni satın alamayacaklar. 

Aptalların uydurduğu  

atasözlerine inanmayacaksın: 

” Paranın satın alamayacağı şey  yoktur.” 

”Herkesin fiyatı vardır.” 

gibi sözlere kanmayacaksın. 

Onurunla, kimliğinle ve beyninle 

akıllı yaşayacaksın. 

Üreteceksin, seveceksin, 

sevileceksin, inançlarının  

arkasında duracaksın. 

Sevgilerin karşılıksız, yardımların  

gizli olacak. 

Seni attan, ottan ayıran özelliğin  

farkına varacaksın. 

Çünkü sen insansın. 

Ve bunu yakaladığın gün,  

bembeyaz yaşayacaksın. 

 MÜJDAT  GEZEN

 Rtn. Yaşar  SÜZEN ’den 

 

 

 

          SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN  !

 

KİTAP KÖŞESİ

BİR KEDİ, BİR ADAM, BİR ÖLÜM - ZÜLFÜ LİVANELİ

Sıcak ülkelerden, Stockholm'un kar altındaki caddelerine ve buz tutmuş göllerine savrulan siyasi mülteciler...

Yaşamı paramparça olmuş Sami'nin, bir Kuzey hastanesinde önüne çıkan

 yaşlı Bakan... Bir cinnet planı ve Sami'nim yaşamını etkileyen bir kedi...  

Çevresindekileri kendisine aşık eden Şilili bir genç kız; yakıcı öfke nöbetlerine kapılan güzel Clara...

Bir uzay istasyonu kadar garip ve uzak buldukları iklimde kıvranan, acı çeken,
kıskanan, cinsellikle avunmaya çalışan ve öç alma hayalleri kuran insanların
romanı...
Sami, Clara, Juan Perez, Rıza,Garcia, Adil ve Yoriko'nun hikayesi.

Uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir derinlik ve elinizden bırakmayı
olanaksız kılacak, soluk kesen bir kurguyla anlatılıyor.

''İnsanları hem derinlemesine psikolojileriyle, hem de en küçük, gerekli
ayrıntılarıyla izliyor.

Zülfü'nün sonsuzcasına yalın dili ve nefes kesen kurgusu da çabası.

Yalnız ülkemizde değil, dünyada da hayranlıkla karşılanacak.

YAŞAR KEMAL

Rotaract sevgi ve saygılarımızla...    
Rtc. Ecz. Özlem M. Çakır (Çölkesen)

 

Bülten Komitenizden

 

Sevgili Dostlar,

Amacımız bültenin her birimizin gözü ve dili olmasını sağlamaktır.

Doğal olarak yaz aylarının verdiği rehavet ve bizlerin göreve yeni başlamasının verdiği heyecan paralel gitmeyince şikayetlerimiz doğal olarak yoğunlaştı.

Bu ay okullar açılacaktır. Doğal olarak bir çok dostumuz da yazlıklarından şehre dönecektir. Bu nedenle biz bu ay Kulübümüze devamın ve bültene sizlerin katkısının artacağına inanıyoruz.

 Her şey gönlünüzce olsun..

Sevgi ve saygılarımızla.
Bülten Komitesi