Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya          Dönem: 2003-2004         Sayı : 18
Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya_rotary@yahoo.com Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

2003-2004 Dönem Başkanı
Aytaç KÜÇÜKÜNAL
As Başkan 
Havva İşkan IŞIK
Sekreter
Salih PEKER
Sayman
Ege ALTAY
Üye
Yavuz CANÖZ
Meslek Hizmetleri Ana Komite Başkanı
Ahmet FIĞLACI
Toplum Hizmetleri Ana Komite Başkanı
M.Oktay YİĞİTBAŞI
Gençlik Hizmetleri Ana Komite Başkanı
Melike YÜCEL
Uluslar Arası Hizmetler ve Rotary Vakfı Ana Komite Başkanı
Levent İÇEL
 
2003-2004 Dönem
UR Başkanı
Jonathan B. MAJIYAGBE

2003-2004 Dönem
UR 2430. Bolge Guvernörü
Yılmaz ÖNEL


2003-2004 Dönem

X. Grup Guvernör Yardımcısı
Osman BERBEROĞLU  

 

G E Ç E N       H A F T A

Antalya Tenis İhtisas Kulübü 06.11.2003   -   1311/20    

Toplam Üye

49 + 12

 

KONUŞMACI

      YENİ ÜYE ALIM TÖRENİ

Katılan Üye

31 +03

KONU

Katılım

%100

KONUKLAR

TELAFİ  KARTI

SERHAN GÜLLÜPINAR

ANTALYA ROTARACT

İBRAHİM ŞENCAN

KAVAKLIDERE ANKARA 5.11.2003

KARTAL İBRAHİMOĞLU

DEMİRTAŞ KOCAÇİTAK MİSAFİRİ

    MAZERET BİLDİRENLER

ÖZDEMİR GÜNALTAY

AHMET FIĞLACI MİSAFİRİ

 

 

ELA YAPAN

MUSTAFA YAPAN’IN KIZI

 

 

 

 

TOPLANTI   GÜNLÜĞÜ

 

BAŞKAN AYTAÇ KÜÇÜKÜNAL:“Değerli Rotary Ailem !

Açlığı, sefaleti, cehaleti ortadan kaldırmak, sağlıklı bir toplum yaratmak için uzatalım ellerimizi diyerek 1311.nci toplantıyı açıyorum.”

 

“Değerli  Dostlarım,

 

Bugün ailemize yeni üyeler katılacaktır. Yeni üyelerimizi ve onu öneren Rotaryen’ lerimizin yanıma gelmelerini rica ediyorum.

 

Sayın   Zeynep IŞIK

Sayın   Özlem ÇÖLKESEN

Sayın   Nezihi BAYIK

Sayın   Kubilay Ali GÜRKAN

Sayın   Necati KOÇ

Sayın   Göksel KUMSAL

Sayın   Hakan POSTACILAR

 

Şu  andan itibaren insanlığa hizmet veren, meslekte yüksek ahlak standartlarını teşvik ve dünyada iyi niyet ve başarının kurulmasına yardım eden  iş ve meslek adamlarının dünya ölçüsünde birleştiği bir kuruluş olan Rotary’ e adımınızı atmış bulunmaktasınız.

 

Eminim ki;

 

Düşündükleriniz,

Söyledikleriniz ve

Yaptıklarınız

 

Gerçeğe uygun,

İlgililerin tüm için adil,

İyi niyet ve daha iyi dostluklar sağlayacak

Ve ilgililerin tümü için yararlı olacaktır.

 

Bu toplumda geliştireceğiniz dostluk ve tanışıklığı hizmet vermek için bir fırsat sayınız.

Hizmetin, her Rotaryen’ in olduğu gibi sizin de idealiniz olacağından şüphemiz yoktur.

İş ve meslek hayatınızda başarılı bir kişi olarak Rotary’ e katıldınız. Rotary’nin size verdiği ilk görev Rotaryen olarak şartlarınızı daha da yükselterek topluma karşı olan sorumluluklarınızı ve görevlerinizi yerine getirmek ve insanlara hizmet etmektir.

Bu ideale ulaşmak için Rotary’ i yaşamak ve Rotary’i paylaşmak gerekir ki bu ancak Rotary’ e devam ile sağlanabilir.

 

Yönetim Kurulumuz Rotary’ nin kural ve geleneklerine uygun olarak sizi, kulübümüzün bu günden itibaren üyesi olarak kaydetmiş bulunmakta, Rotary ve Rotaryen dostlarım, aramıza katılmanızdan mutluluk duymaktadırlar.

 

İleride bu camia içerisinde alacağınız görevlerde size şimdiden başarılar dilerken, Başkan olarak onurlu bir görevi daha yerine getiriyorum.

 

Aramıza hoşgeldiniz.

 

Rotary, hizmet ve karakter olarak sizin kişiliğinizde canlanacak ve toplum Rotary’i böylece tanıyıp yargılayacaktır. Sizi üye olarak kabul ettik; çünkü Rotary’ nin ve Rotary ilkelerinin sizin koruyuculuğunuzda güvende olacağını biliyoruz. 

Daha iyi birer rotaryen olmamıza yardımcı olacak ilhamı sizden bekliyoruz ve bu umutla, seçkinliği belirten Rotary rozetini size takmasını, sizi teklif  eden üyemizden rica ediyor ve memnuniyetle uzattığım sağ elimle Rotary dostluğunu sunuyorum. Ayrıca size içinde rotary bilgilerini içeren kitapçıkların bulunduğu çantaları sunuyorum. Bu kitapları okuyacağınızı ve üzerinde düşüneceğinizi umuyorum. Üyelik kimlik kartınız, sizin Antalya Rotary Kulübü’ nün üyesi olduğunuzu belirtmektedir ve dünyanın her yanında herhengi bir Rotary kulübünü ziyaret ettiğinizde Rotaryen olduğunuzu kanıtlamaya yeterli olan belgedir.”

 

Değerli Rotary Ailem !

 

Açlığı, sefaleti, cehaleti ortadan kaldırmak, sağlıklı bir toplum yaratmak için uzatalım ellerimizi diyerek 1311.nci toplantıyı kapatıyorum. Hepinize iyi tatiller diliyorum.”

 

 Üye Alım töreninden fotoğraflar için tıklayınız!...

 

 

YENİ  ÜYE  GÖKSEL  KUMSAL’ IN

KENDİSİ VE ARKADAŞLARI ADINA YAPTIĞI
 TEŞEKKÜR  KONUŞMASI

 

 

Antalya Rotary Kulübü’ nün Saygıdeğer Üyeleri,

Öncelikle hepinizi sonsuz saygılarımla selamlıyorum.

 

Bugün 6 Kasım 2003 Perşembe

 

Biz çiçeği burnunda Rotaryenler için en mutlu an…

Çünkü küresel bir Aile’ nin birer bireyi olmanın onurunu yaşıyoruz bugün.

Dünyanın 163 ülkesinde 530 bölgesinde 31.256 kulübünde; 1.243.431 rotaryenin tek bir yürek olarak söylediği “ KENDİNDEN ÖNCE HİZMET” sloganını seslendirecek olmanın gururunu duyumsuyoruz bugün…

 

Biz yeni Rotaryenler heyecan içindeyiz. Çünkü biz işimizi ve mesleğimizdeki birikimlerimizi Rotary’ nin “ HİZMET İDEALİ” kavramı ile topluma sunacak olmanın gururunu tam yüreğimizde hissediyoruz.

 

Bizler bundan tam 98 yıl önce Paul Harris’ in Amerika’ da ilk hareketi verdiği Rotary  çarkını “İNSANLIĞA HİZMET” amacıyla döndürmenin; bu kutsal çarkı alın terlerimizle süsleyecek olmanın  düşünü kuruyoruz şimdiden.

 

Bizler Rotary’ nin “ UZAT ELİNİ” felsefesiyle gerçekleştirdiği toplumsal projelerde cehaletin karanlığına Rotary’ nin aydınlık ışığı ile karşı durmaktan onur duyuyoruz.

 

Bugün 6 Kasım 2003 Perşembe;

 

Bizler her Perşembe günü Antalya Rotary Kulübü’ nün aile yemeğinde dostluğu ve bilgiyi paylaşmanın hazzını yaşıyoruz şimdiden…

 

Bizler; 1977 yılında Antalya Rotary Kulübü’ nü, kuran hizmet sevdalılarına ve kulübümüzü bu günlere bür bayrak yarışı takımdaşlığı ile taşıyan dönem başkanımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Bizler bizi Rotaryen olma onuruna eriştiren siz değerli Antalya Rotary Kulübü üyelerine sonsuz saygılarımızı sunuyoruz.

 

Bizler, Rotary sevdasını ve Rotary’ nin insanlığa hizmet felsefesini bizlere o güzel anlatımıyla aşılayan değerli başkanımız Sayın Aytaç Küçükünal’ a minnet duygularımızı sunuyoruz.

 

BİZLER ANTALYA ROTARY KULÜBÜ AİLESİNİN TÜM FERTLERİNE BİZİ ARANIZA KABUL ETTİĞİNİZ İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNUYOR,

 

ROTARY FELSEFESİNE GÖNÜL VERMİŞ SİZ ROTARYEN DOSTLARIMIZ ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ… 

 

 

B U   H A F T A        Talya Oteli - 13.11.2003 - 1312 / 21
KONUŞMACI     BEKİR BÜLENT ÖZSOY
(Ansiad YönetimKurulu Üyesi)

                   MÖNÜ

KONU

AB SÜRECİNDE 2003 YILININ ÖNEMİ

      PİLİÇ IZGARA, SALATA,   SÜTLAÇ

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

   13-11

VOLKAN TUNCER (CANSEL TUNCER EŞİ)

17.11.2003

DEMET-SALİH PEKER

   14-11

MEZİYET KURŞUN (AHMET ESAT KURŞUN EŞİ)

19.11.2003

HAVVA-FAHRİ IŞIK

 

 

İŞ VE MESLEK SAHİBİ ROTARYENLERİN BİLDİRİSİ

 

 

İşimi ve mesleğimi topluma hizmet etmek için fırsat olarak görmeyi,

 

İşimin ve mesleğimin kurallarının, ülkemin kanunlarının ve içinde bulunduğum toplumun ahlak standartlarının ruhuna ve ozone sadık kalmayı,

 

İşimi ve mesleğimi yüceltmeyi ve seçtiğim iş ve meslekte en üstün ahlak standartlarını geliştirmek ve uygulamak için elimden gelen bütün gayreti sarfetmeyi,

 

İşverenime, yanımda çalışanlara, ortaklarıma, rakiplerime, müşterilerime, topluma ve iş ilişkisi içinde bulunduğum herkese karşı dürüst olmayı,

 

Topluma yararlı bütün iş ve mesleklerin şeref ve saygınlığını tanımayı ve benimsemeyi,

 

Gençlere olanak tanımak, başkalarının özel sorunlarının çözümünde yardımcı olmak, toplumun yaşam düzeyini yükseltmek amacıyla iş ve meslek teki yeteneklerimi topluma sunmayı,

 

İş ve mesleğimin topluma sunulmasında yapılacak reklamlarda ve diğer bütün tanıtım şekillerinde dürüstlük ilkelerine bağlı kalmayı,

 

İş ve meslek ilişkilerimde normal olarak başkalarına tanımadığım öncelik ve avantajları rotaryenlere de tanımamayı ve aynı şekilde Rotaryen dostlarımdan da benzeri öncelik ve avantajlar beklememeyi,

 

İŞ VE MESLEK SAHİBİ ROTARYEN OLARAK KABUL VE BEYAN EDERİM. 

 

Yeni üye HAKAN POSTACILAR’ ın kendisi ve arkadaşları adına okuduğu bildiri.

 

 

 

             2430. BÖLGE 10. GRUP BAŞKANLAR TOPLANTISI RAPORU 

TOPLANTI TARİHİ

07.11.2003

TOPLANTI SAYISI

10

TOPLANTI YERİ

Antalya Tenis İhtisas Kulübü Restoranı

TOPLANTIYA KATILANLAR

Osman Berberoğlu ( Guvernör Yardımcısı )

Aytaç Küçükünal ( Antalya Rotary Kulübü Başkanı )

Burak Akbaş ( Kaleiçi Rotary  Kulübü Başkanı )

Gökhan Külahçı ( Perge Rotary Kulübü Başkanı )

Hüseyin Seymen ( Olimpos Rotary Kulübü Başkanı )

TOPLANTIYA KATILMAYANLAR

M. Kürşat Başkırt ( Aspendos Rotary Kulübü Başkanı )

Mustafa Akçalıoğlu ( Alanya Rotary Kulübü Başkanı )

İsmet Vural  ( Manavgat Rotary Kulübü Başkanı )

TOPLANTI ZAMANI

Toplantı ve iftar yemeği saat 17.00 başladı ve

20.30 da sonuçlandı

TOPLANTI GÜNDEMİ

  • 10 Kasım programı,
  • Kulüpler arası üye ziyaretleri,
  • Yarıyıl değerlendirme toplantısı,
  • Rotary bilgileri,
  • Guvernör aday adayı tespiti,
  • U.R Rotary 100. yıl Poster yarışması,
  • Kısa dönem yurtdışı yaz kampına aday teklifi,
  • 50. Yıl Balosu,
  • 50. Yıl logolu ürün siparişi,
  • Vakıf Semineri,
  • Eğitim Vakfı burs alan öğrencilerin parasını geç yolluyor.

TOPLANTI KARARLARI :

  • 10.Kasım 2003 Pazartesi günü saat 08.45 de Cumhuriyet meydanında ATATÜRK Anıtı önünde buluşup Vilayetin Resmi törenlerine iştirak edilerek çelenk konulacaktır. Saat 14.00 den itibaren Antalya Koleji 75.ci yıl salonunda Perge Rotary Kulübü tarafından tertiplenen programa, Atamıza yakışan şekilde iştirakin olabilmesi için Rotaryen ve eşlerine telefon açılarak  azami iştirakin sağlanması için gayret gösterilecektir.
  • Kulüp üyelerinin konuyu yeteri kadar ciddiye almamaları nedeni ile iptal edilmesine. Ancak, beş kulübün müşterek eşli bir gece yapmasına ve bu geceye etkili, güncel bir konuşmacı getirtilmesinin sağlanması.
  • 09/11 Ocak tarihleri arasında Nevşehir’de Kapodokya Rotary Kulübü tarafından yapılacak olan bu toplantıya iştirak edilecektir. Birlikte gidilmesi konusundaki organizasyonu Gökhan Külahçı Başkanımız koordine edecektir.
  • Her Kulübün, Rotary bilgileri ile ilgili talep ettiği konular ve hangi zaman dilimi içersinde eğitimi istediğini yazılı olarak bildirmesine karar verildi.
  • Kulüplerimizin görüşü alınarak, Guvernör aday adayı olma konusunda grubumuzda istekli olan Rtn.Ersin Lüleci’ nin aday gösterilmesine karar verildi.
  • U.R. 100 yıl nedeniyle Dünya çocukları arasında ödüllü poster yarışması organize etmiştir. Antalya Kulüpleri olarak her kulüp kulübünde bir komite kururak çalışma yapmasına karar verilmiştir.  
  • Kısa dönem yurt dışı yaz kampına aday gönderilmesi konusu hatırlatıldı.
  • 50.Yıl Balosu için Kulüp Başkanlarının bulunduğu bir komite kurulmasına ve bu komiteye kulüplerimizde bu tür organizasyonlarda görev yapan, Kadir Dursun, Himmet Öcal, Göksel Kumsal, Zeynep Işık’ın davet edilmesine karar verildi.
  • 50. Yıl logolu ürünlerin siparişi için gönderilen numune ürünler, sıra ile kulüplerimizde üyelere gösterilmek üzere Gökhan Külahçı Başkana teslim edildi.
  • Vakıf seminerine her kulübün en az bir üye göndermesine ve ana komiteye bilgi verilmesine karar verildi.
  • Eğitim Vakfı veya Banka burs alan öğrencilere parayı çok geç veriyor, bu durum ilgililere aktarılmalıdır.  

 

Rtn. Osman Berberoğlu
2430. Bölge 2003 – 04 Dönemi
10. Grup Guvernör Yardımcısı

 

 

 

DUYURU

MISIR GEZİSİ

 

07/12/2003 – 14/12/2003  tarih aralığında  Rotary Clup  bünyesinde Muske turizm ve Seyahat Acentası organizasyonu ile gerçekleştirilecek olan “MISIR GEZİSİ “ ile ilgili fiyatlar aşağıdaki şekildedir. Teklif ekte bulunan hizmetler dışında farklı ulaşım imkanlarını da kapsamaktadır. Obsiyon tarihi 17/11/2003 tarihine kadar geçerlidir.

 

( 30 – 35 ) PAX yolcu adedi ( AYT – İST – AYT ) Otobüsle ulaşım

Nakit; 489.000.00TL + 67.000.000 = 556.000.000TL

Kredi kartı tek sefer: 529.000.000TL + 50.000.00TL = 579.000.000TL

 

( 36 – 40 ) PAX yolcu adedi ( AYT  -  İST – AYT )  Otobüsle ulaşım

Nakit: 489.000.000TL + 50.000.000TL = 579.000.00TL

 

Otobüsle ulaşım ücretleri min. 30 kişi ye göre ayarlanmıştır. Uçak tercih eden misafirlerimiz için gidiş – dönüş uçak bileti ve ATATÜRK HAVALİMANI İLE SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI arası transferleri dahil ulaşım ücreti 334.000.00TL dir. Fiyatlarımız double oda kişi başı fiyatlarıdır.

Not : Kemal Beyin insiyatifi ile tur fiyatlarında % 2 oranında indirime gidilmiş olup, bütün ulaşım masrafları en düşük seviyede tutulmuştur.

Fiyatlara dahil olan servisler

 

  • Kahire’ de 5* ( Le Meridien veya  Intercontinental ) otelde konaklama
  • Sharm El Sheikh’ de 5* Coral Aquamarine otelde konaklama
  • Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği
  • İstanbul – Kahire – Sharm El Sheikh – istanbul uçak bileti
  • Kahire panoramik şehir turu
  • İskenderiye panoramik turu
  • Transferler
  • Türkçe rehberlik hizmetleri

Fiyatlara dahil olmayan servisler

 

  • Havaalanı vergi ve hizmetleri                            50 Euro
  • Yurt dışı  çıkış formu                                         50 USD 
  • Vize ücreti                                                          60,000,000TL
  • Şahsi harcamalar
  • Bahşişler
  • Yemeklerde alınacak içecekler
  • Programda belirtilmeyen tüm servisler
  • Müze ve ören yeri giriş ücretleri

 

 

ANTALYA ROTARY CLUB

MISIR GEZİSİ

 

1.Gün             İstanbul – Kahire

Sabiha  Gökçen havalimanı Dış Hatlar Terminali Anı tur kontuarı önüne                                   

Anı Tur yetkilileri ile buluşma. Pasaport işlemlerimden sonra Egypt Air          uçağı ile Kahire’ ye hareket yaklaşık 2 saat sürecek bir uçuştan sonra kahire’ ye varış.

 

Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından havaalanında bizi bekleyen otobüslerimiz ile panoramik şehir turunun ardından otelimize transfer.

 

Öğleden sonra serbest zaman ve dinlenme.

Akşam otel önünden akşam yemeği için hareket.

Akşam yemeği sonrası otele dönüş ve geceleme otelimizde.

 

 

2.Gün             Kahire

                        Sabah kahvaltıdan sonra arzu eden misafirlerimiz için olan ekstra tam gün piramitler / Sfenks ve Kahire Müzesi turu için otelimizden hareket .

 

                        Bu turumuzda; Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen KEOPS – KEFREN – MIKERINOS Piramitleri, ünlü sfenks, Kral Tutankhamoun’ un dünyaca ünlü hazinelerinin sergilendiği Mısır Milli Müzesi.

 

                        Otele dönüş ve akşam yemeğine kadar serbest zaman .

                        Akşam otel önünden akşam yemeği için hareket.

                        Akşam yemeği sonrası otele dönüş ve geceleme otelimizde.

 

3.Gün              Kahire

                        Sabah kahvaltıdan sonra panoramik İskenderiye turu için otelden hareket.

                        Tur sonrası otele dönüş.

                        Gala yemeğimiz için otel önünde buluşma.

                        Geceleme otelimizde.

 

4.Gün              Kahire

                        Arzu eden misafirlerimiz ekstra düzenlenecek Mısır’ ın ünlü Khan El Khalili çarşısını gezebilecekleri tura katılabilirler.

                        Akşam yemeği için otelden hareket. Geceleme otelimizde.

 

5.Gün              Kahire – Sharm El Sheikh

                        Sabah kahvaltıdan sonra Sharm El Sheikh’ e otobüs ile transfer. Mısır’ ın gizemli havasını ve ülkeyi yakından tanıma  fırsatı bulacağımız 8 saatlik otobüs yolculuğundan sonra Sharm El Sheikh’ e  varış. Otelimize yerleşme ve serbest zaman.

 

6.Gün              Sharm El Sheikh

                        Sabah kahvaltıdan sonra Kızıldeniz’ in muhteşem renklerdeki sualtı dünyasını tanıma fırsatını yaşayacağımız altı cam tekneler ile ekstra düzenlenecek tekne turu.

 

                        Tur sonrası otele dönüş ve geceleme otelimizde.

 

7.Gün             Sharm El Sheikh

                        Sabah kahvaltıdan sonra  ekstra olarak düzenlenecek tekne turu ile Kızıldeniz’ de yüzme imkanı .

 

                        Tur sonrası otele dönüş, akşam yamaği ve geceleme otelimizde.

 

8.Gün              Sharm El Sheikh

                        Sabah kahvaltıdan sonra İstanbul uçuşumuza kadar serbest zaman.

                       Havaalanına transfer, pasaport ve gümrük işlemlerinden sonra İstanbul’ a hareket. 2 saatlik bir uçuştan sonra Sabiha Gökçen havaalanına varış.

 

EKSTRA TURLAR FİYAT DETAYLARI

 

KAHİRE

 

Nil üzerinde yelkenli gezi :     -----------------------------------------------------  $7.5

Piramitlerde ışık ve ses düzenli gösteri: -------------------------------------$17.5

Nil üzerinde teknede yerel yemekli, müzikli eğlence:            $12.5 

SHARM EL SHEİKH

Kızıldeniz turu:                                                                       $10
Dalış kursu:                                                                             $50
Bedevi turu:                                                                             $20
                                                

 

 

 

DUYDUNUZ MU ?

 


ASLA  İŞİNİZE  YARAMAYACAK  BİRTAKIM  BİLGİLER

 

 

Erkeklere yıldırım çarpması olasılığı kadınlara göre 6 kat daha fazladır.

 

Tahminlere göre yeryüzündeki milyonlarca ağaç sincapların gömerek sakladıkları, sonra da unuttukları kozalak türü ağaç tohumlarından kazara yetişmiştir.

 

Ernest Vincent Wright’ın yazdığı “Gadsby” adlı 50,000 den fazla kelimelik romandaki hiç bir kelimede E harfi bulunmamaktadır.

 

ABD de her 45 saniyede bir evde yangın çıkar.

 

Güneş, Dünya’dan 330,330 kat daha büyüktür.

 

Bir köstebek sadece bir gecede 90 m tünel kazabilir.

 

Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı.

 

Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir.

 

Dünyada her yıl 50.000 den fazla deprem olmaktadır.

 

Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak ya da sağak olabilirler.

 

Bir zarın herhangi bir yüzü ile onun tam arka yüzündeki rakamların toplamı

daima 7’dir.

 

İnsanlar parmak izinden, köpekler burun izinden tanınır.

 

Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar, rengi ne olursa olsun.

 

Elmalar sabahları insanları uyanık tutmak için en verimli kafein kaynağıdır.

 

Sıkı çalışan bir erişkin günde 15 litreye yakın terler. Bu terin çoğu insan daha farketmeden buharlaşır.

 

Ortalama bir buzdağı 20.000.000 ton gelir.

 

Zehirli oklu kurbağada 2.200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur.

 

Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir.

 

Noel Baba’nın geyiklerinin adları: Dasher, Dancer, Prancer, Vixen, Comet, Cupid, Donder, Blitzen ve Kırmızı Burunlu Rudolph. Pamuk Prenses’in 7 cücesinin adları: Happy, Grumpy, Sneezy, Doc, Dopey, Sleepy ve Bashful.

 

 

 

 

   SİZİN KÖŞENİZ

 

 

SAVAŞIN EKOLOJİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

 

İnsanı doğadaki tüm canlılarla bir tutarsak, bugünkü konumuna, esas amacından uzaklaşarak nasıl geldiğini de daha iyi anlarız. İnsanın savaşlar konusundaki deneyimi tarih kadar eskidir. Bir zamanlar ipek, pamuk ve keten için verilen perde arkası savaşlar bugün petrol için verilmektedir. Son yıllardaki savaşlara baktığımızda, tamamının temelinde “enerji” kaynaklarının ele geçirilmesinin yattığını açıkça görebilmekteyiz. Afganistan’da değerli taşlar, Irak ve Venezuela’da petrol, Afrika'da elmas ve petrol bölgeleri için devam eden sürekli savaşlar bu anlamda daha anlaşılır duruma geliyor.

Savaşlar yalnız ülkelerin doğal kaynaklarını ele geçirmek veya onlara sözüm ona özgürlük kazandırmakla kalmaz, esas etkisi doğaya verdiği ve onarılması bazen imkansız olan ekolojik zararlara da neden olur.


Savaşın Atmosfer Üzerindeki Etkisi

             Savaş sırasında Irak yönetimi Kuveyt'ten çekilirken 600'den fazla petrol kuyusunu ateşe verdi; ortama salınan dumanların etkisi bütün Ortadoğu ve Türkiye'de günlerce hissedildi ve bu toksik gazlar başta atmosfer olmak üzere toprak ve bitkileri kirletmiş oldu. Bu kuyular 9 aydan da­ha uzun bir süre yanmaya devam etti. Petrol kuyularının sabote edilmesi sonucu yanan fosil enerjiden gök yüzüne salınan duman bulutları günlerce güneşin toprağa ulaşmasını bile engelleyecek şekilde kapkara bir manto oluştururdu. Dumanlar bir taraftan asit yağmurlarına yol açarken, diğer taraftan yer yüzeyine inebilen toksik gazlar ise aşağıda daha büyük tehlikeler yapabiliyordu.

 

Savaşın su kaynakları üzerindeki Etkisi

Dicle ve Fırat nehirlerinin içinde geçtiği Irak'ta kullanılan tonlarca bombanın ortama bıraktığı kimyasılar ve bombardıman sonucu zarar görmüş olan kimyasal tesislerden çevreye saçılan zararlıların akarsulara karışması sonucu oluşacak kirlenme beraberinde daha büyük felaketler yaratacaktır. Günlerce Irak'ın büyük kentlerine yapılan ve metrelerce derinlikte açılan çukurlara ve hasar gören ve bozulan kanalizasyon sistemi soncu temiz su ile kanalizasyonların birbirine karışma tehlikesi bulunmaktadır. Birinci körfez savaşında sabote edilen petrol kuyularından dikkat­lerden kaçtan ve günlerce akan 60 milyon varil petrol Kuveyt'in çöllerine döküldü; sonuçta 49 kilometre kare­lik bir alana yayılan petrol nerdeyse petrol gölleri oluşturdu. Bu­radan yavaş yavaş yeraltına sızan petrol yeral­tı sularının yüzde 40'ını zehirledi.

Yine birinci körfez savaşından bu yana bölgedeki tifo vakalarının 10 katı arttığı belirtilmektedir. Savaşın ilk gününden itibaren temiz içme su kaynaklarının akıllı bombalarla bombalanması sonucu Basra ve Bağdat’ta halk susuzluk çekmiştir. Bölgenin aynı zamanda petrol ve doğal gaz kaynarlarının yataklarının bulunması nedeniyle Akıllı bombalar su kirliliği yanında hava kirliliği de yaratacaktır. New Science (2003) dergisi Irak'ta biyolojik ve kimyasal silah üreten 9 tesisisin bulunduğu ve bu fabrikaların savaşta öncelikli hedefler olduğu bilinmekteydi. Amerikalılar 1999 yılında akılı bombalar ile Sırbistan'daki Zastava otomobil fab­rikasını bombaladığı ve bombalanma sonucu toksik maddelerin çev­reye dağıldığı uzun süre basında işlenmişti. Doğal olarak akarsuların kirlenmesi beraberinde içme suyu yanında bu sularla sulanan bitkilerin insan ve hayvana yansıması da beraberinde olumsuz etkiler taşıyacaktır.

 

Savaşın toprak Üzerindeki Etkisi

Her biri 60-70 ton olan binlerce zırhlı tank ve topun günlerce çölün güneyinden kuzeyine kadar uzanan bu yolculuğu süresince yüz binlerce m2’lik toprak sıkıştırılmıştır. Bölgenin çöl olması ve kumların erozyona karşı ince ve kırılgan bir yüzey tabakası ile örtülü olması nedeniyle kırılan kabuk beraberinde kum fırtınası erozyonu yaratmaktadır. Ağır makinelerince çiğneyeceği bu tabakanın kırıl­masına ve alttaki kumun hareket eden kum tepecikleri oluşturmasına ve beraberinde ekolojik felaketlerin doğmasına neden olmaktadır. Ağır iş makineleri ile çiğnenen toprakların geçirgenliğinin kaybolduğunu ve bir daha bitkinin o ortamda gelişemeyeceğini bilmektedir.  Binlerce tank, top arabası ve diğer savaş araçları bölgede sürekli açık arazide dolaşıyor ve bu sürede binlerce ton petrol yanarak atmosfere karışıyor. Bir o kadar da toprağa karışmaktadır. Eski SSCB döneminde Orta Avrupa ülkelerinde askeri alanların bulunduğu bölge topraklarının elden çıktığını ve bir daha tamirinin zor olduğunu o ülkelerdeki meslektaşlarımızdan ve bilimsel makalelerden öğreniyoruz. Bilimsel bilgi birikimimiz petrol ve türevlerinin kirlettiği alanlarda başta yararlı mikroorganizmalar elimine olduğu için uzun süreler bitki yetişmediğini göstermektedir. Yine savaşlarda bombaların düştüğü yerlerde bitkilerin büyümediği bilinmektedir.

1991yılındaki birinci körfez savaşında metal mermi başlıklarında süper-yoğun veya değişik dozlarda seyreltilmiş radyoaktif kul­lanıldığı belirtilmiştir. Kullanılan mermilerin pat­lamadan sonara yüksek bir sıcaklığın yayıldığı oluşan ısı ve radyasyonun çevredeki tüm canlıları yok ettiği belirlenmiştir. Amerika’dan son denenen ve toprak altında 10 m derinlikte patlayan 9.5 ton ağırlığındaki bomba patladığı alanda bir daha bitki gelişimi sağlanamamaktadır.Kullanılan papatya bombası olarak tanımlanan bombaların çevreyi toptan yok ettiği TV ekranlarına yansımıştır. Yine bilindiği gibi bombanın yanıcı maddesindeki kimyasalların düştüğü yerde toksik düzeyde bulaşma yaratmaktadır. Akılı füzeler için kullanılan özel ve enerjisi yüksek yakıtların yer yüzenindeki etkilerinin ne olduğunu tam bilmiyoruz. Cephane ve patlayıcı maddelerin bileşenleri şöyle sıralanabilir: Aromatik aminler, Sb, As, Pb, Cr, Cu, dinitrobenzed, dinitrofenoli dinitrolud, metilaminnitrrat, nitrobenzol, bazler, toluol, heksogen, trinitrotoluol türü bileşiklerden oluşmaktadır. Bunların tamamı kanserojen etkilidirler. Bütün bu göstergeler bu savaşın ekolojiye zarar verdiğini göstermektedir.

 

Bitkiler Üzerine Etkisi

Çoğumuz Vietnam’da, 1991 Körfez Savaşı’nda, Bosna’da, ve Afganistan’da son yıllarda atılan yakıcı silahların zararlı etkisinden hangi makro ve mikro canlıların zarar gördüğünü bilmiyoruz. Bugün bütün dünya televizyonları her gece yeni üretildiği ve kullanıldığı söylenen yüzlerce kg ağrılığındaki bombaların tahrip ettikleri alanlarda kaç endemik bitki türü yok oldu bilinmemektedir. Pekala dünyadan haberi olmayan ve bu savaşta hiçbir sorumluluğu olmayan bu canlıların binlerce yıllık ekolojisinin zararı ne olacak ? Bunun hesabını kim verecek?

Tabii bu arada modern savaşların doğa üzerinde yarattığı tahribat rakamlarla ifade edilemeyecek kadar yüksek düzeydedir. Savaşı kazanmak için kullanılan radyoaktif bombalar, yakıcı alev bombaları, kimyasal ve biyolojik silahlar doğa üzerinde bir daha eski haline dönmeyecek şekilde derin tahribat yaratmaktadır. Japonya’ya atılan atom bombasının etkisi halen sürmektedir. Savaş ile insanoğlu belki de insanı öldürerek kontrolü sağlamaya çalışmaktadır ancak savaşın bir de diğer mağdurları vardır ve esas tahribat doğaya yapılmaktadır. Savaşın diğer mağdurları yeryüzü coğrafyanın dağılımında kendi yaşama alanları dışında hiçbir sınırdan ve haritadan haberi olmayan diğer bitki ve hayvan türleridir. Ansızın yok edilen yaşam ortamlarında daha önce hiç tanışmadıkları değişik zehirleyici ve öldürücü gazlar ve şarapnel parçaları ile karşılaşmışlardır. Bir çok canlı türü bombaların, füzelerin ve uçakların sesinden ürkerek alanlarını terk etmektedir. Yaşama alanları kirletilen veya yok edilen bu canlıların bir çoğu endemik yani o yöreye özgü dolayısıyla bir başka bölgede yaşama şansları sınırlıdır.

İnsan sağlığı üzerine Etkisi

Yine birinci körfez savaşından sonra İngiliz ve Amerikalı askerler yanında bölge ülkelerinde sıkça rastlanan, nörolojik hastalıklar, anormal doğumlar ve diğer hastalıklardaki anormal artışlar savaşta kullanılan kimyasal silahlarla ilişkilendirilmiştir. Savaşın her yönüyle çevreye, doğal çeşitliliği ve kalitesine çok büyük bir darbe indirdiği görülmektedir. Bu da gösteriyor ki savaşı her iki tarafı da etkilemiştir. Görünüşte hangi taraf kazanırsa kazansın, doğa ve insanlık her zaman kaybeden olmuştur.

Savaşın hayvanlar üzerindeki etkileri

            Bilindiği gibi savaşın olduğu bölge göçmen kuşlarının uçuş yolu üzerindir. Amerikalıların bu kuşların uçaklara zarar verme ihtimalini göze alarak havada öldürdüğü rapor edilmektedir. Özellikle mevsimin ilkbahar olması ve kuşların kuzeye doğru göçlerinin başlaması nedeniyle çok sayıda kuşun öldürüldüğü iddia edilmektedir.

Fırat ve Dic­le'nin aşağı havzasında yer alan Mezopotam­ya bataklıkları bir çok doğal bitki ve hayvanın yaşam alanını oluşturmaktadır. Birinci körfez savaşı sonrası bölgedeki bataklıkların %60’ından fazlasının kurutulması sonucu, bir çok kuş kurt bölgeden ayrılmak zorunda kalmıştır. Kaç bitki türünün nesli kaybolduğu bilinmemektedir. Biyologların bildiği gibi bu bölge ve coğrafya fesleğenler, hurma ağaçları, asma bahçeleri, leylekler, horozlar, develer, yılanlar ve ceylanların ana yurtlarıdır. Yakın geçmişte bu bölgede endemik bir yılan türü bilimsel makalelere yansıdı. Yanı başımızdaki Amanos dağları ve bölge, bir çok endemik bitkinin merkezi olması nedeniyle olası bir savaş ve yangın durumunda veya toksik gazların yayılması halinde bitkiler zarar görecektir. Ayrıca Toros dağ sıralarında bulunan doğal hayvanların ölmesi veya ortamı terk etmelerinin yaratacağı dengesizlikler bir daha onarılamayabilir. Bu canlıların insan yaşamı için ne anlama geldiğini ancak ekolojinin önemini bilenler anlar. Bu coğrafyada yaşayan ve bir bitki besleme bilimcisi olarak biyolojik çeşitliliğin ne anlama geldiğini bilen bir bilim adamı olarak bu canlıların avukatlığını yapmak isterim. Sonuçta su samuru, sıçan, manda, yaban domuzu, tilki ve su kuşlarının sayılarının azaldığı belirlenmiştir.

Bu arada Körfez'e akan petrol, dünyanın en büyük deniz kirliliğini yarattı. Günlerce denize sanılan petrol körfez bölgesinde önemli derecede deniz ekolojisinin bozunumuna neden olmuştur. Biyologlar bölgedeki karides ve balık çeşitlerinin yanında diğer su canlılarının kirlilikten nasibini aldığını belirtmektedirler. Bu arada çevresel hasar yalnızca Irakla sınırlı kalmayacaktır zira istilacı kuvvetlerin giriş yaptığı Körfez bölgesi, bugün dünyada balık­çıl gibi uzun bacaklı su kuşlarının yaşadığı 5 bölgeden biridir. Aynıca milyonlarca göçmen kuş burada mola verip yoluna devam etmektedir. Irak'ın beşte ikisi çöllerle kaplı olduğu için, Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre Irak'taki 33 sulak bölge dünyanın en önemli doğal zenginlikleri arasında sayılıyor. Çevre örgütlerine göre bu sulak bölgeler si­lahlardan, petrol kuyularına yapılan sabotaj­lar bölge canlıları üzerinde olumsuz etki edecektir.

            Savaşı kazanmak için bazen doğa, aracı olarak kullanılmaktadır. Basına yansıyan bilgilere göre, Amerikan ordusu çok sayıda yunus, foks balığı, tavuk ve güvercinin değişik amaçlar için orta doğuya ve Hint okyanusuna getirdiği yazılmaktadır. Yine örnek olarak; Körfez Savaşı sırasında çevreci güçleri Irak yönetiminin üzerine sürmek ve kendilerine destekçi bulmak için, Kaliforniya kıyılarında bir tankerden sızan petrol artıkları ile cebelleşmiş ve artık yürüyemeyecek düzeyde yorgun düşen bir karabatak kuşu körfezde Irak yönetimin petrol kuyularını denize akıtmasının bir kurbanı olarak bütün dünya medyasına sunuldu. Ne yazık ki çoğumuz buna inandık ve üzüldük. Ancak sonradan anlaşıldı ki bu da kirli savaşın oyunlarından biriymiş.

            Hindistanlı doğa filozofu diğer değişle bir tür doğa tarikatı kurucusu olan Jiddu Krishnamurti’nin beğendiğim “Dünyayı sevmiyoruz ondan yalnızca yararlanıyoruz” sözü çok yönlü olarak günümüz olaylarını aydınlatacak düzeydedir. Reiki öğretisinin en önemli duası ise; “Bugün dürüst olacağım; tüm varlıklara karşı nazik ve saygılı olacağım”. Tüm canlılara karşı saygılı olmak için savaşa karşı olmak gerekir. Huxley “Savaş kesinlikle bir ‘doğa yasası değildir” diyor. Darwin “Doğaya karşı olan hiçbir şey uzun zaman yaşayamaz”. Doğada her zaman bir denge vardır ve insan bencilliği katılmadığı sürece bu denge korunacaktır. Ancak insanın sınır ve yasa tanımaz arzusu sonucu oluşan savaşlar doğa (bitki ve hayvan nesillerinin) tahribatına neden olmaktadır.  Doğal çeşitliliğin savaşlarca yok edilmesine kaşı duruş noktası, savaş karşıtlarının nirengi noktalarından biri olmalıdır.

Savaşsız bir dünya da tüm canlılar ile denge halinde yaşamak dileği ile.

 

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ

Çukurova Üniversitesi

 

Düzenleyen: Rtn. Gönül  MUTLU

 

 

 

      SİZLER’DEN

 

Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar ve biri ötekine bir tokat aşk eder.
Tokatı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine su sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler .
Tokadı yiyen yıkanırken batağa saplanır ve boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır.

Boğulmak üzere olan arkadaş tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİM HAYATIMI KURTARDI."
Tokadı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der ,
" senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun, neden?"
Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir.
"Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin. "
İNCİNMELERİNİZİ KUMA , GÖRDÜĞÜNÜZ İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI
ÖĞRENİN.
Denilir ki: özel birini bulmak bir dakikanızı alır,onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur,onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.

 

 

Düzenleyen Rtn. Fatma KIZILIRMAK

 

 

BİR  ŞİİR

ESKİDEN

Çember çevrilir,
Su musluktan içilir
Ağaçlara tırmanılırdı

Bebekler bezden
Silahlar tahtadan
Resimler kömür karasından yapılırdı

Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur
Saatli maarif okunurdu

Komşuda pişen
Bize de pişer
Bizde pişen komşuya düşerdi

Geceler ayaz
Sokaklar karanlık
Yıldızlar parlak olurdu

Turşu, salça, mantı
Evde yapılır
Karpuz kuyuda soğutulurdu

Erik ağacının çiçeği
Pencere camımıza yaslanır
Güz yaprakları bahçemize düşerdi.

Kardan adam yapılirı
Evlerde soba yakılır
Kış gecelerinde masal anlatılırdı.

Merdiven çıkılır
Aidat ödenmez
Yönetici seçilmezdi.

Evler badanalı
Sokaklar lambasız
Mahalleler bekçili olurdu

Ajans radyodan dinlenir
Çizgili roman okunur
Defterlere kenar süsü yapılırdı.

Hayat
Arkası yarn gibiydi
Kesintisizdi

Her gün yaşanacak bir şey vardı
Herkes kendi düşünü kurar
Kendi hayatını oynardı

Şimdi
Hayat tek perdelik bir oyun
Stand-up bir yalnızlık gibi

Şimdi
Herkes
Emekli bir memur gibi

Yorgun
Ve
Tek başına

Beni aramayın
"eskiden"'e bir bilet almaya gittim...!!!

Yazarı  bilinmiyor.

 

      SİZLER’DEN

 

 

KİTAP  KÖŞESİ

 

KİTAP KÖŞESİ

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN LİDERLİK SIRLARI - ADNAN NUR BAYSAL

 

-Yöneticiler için yeni bir bakış-

''Yönetici : Kendine verilen problemleri ve görevleri, kendi ve kendine bağlı kaynakların bilgisiyle, bu iş için emrine verilen parayla ve ondan istenen zamanda çözen kişidir.

Müteşebbis : Kendi uygun gördüğü problemleri, çözülmesi için yanındaki yöneticilere ileten ve çözümde kullanılacak parasal kaynakları bulan, çözüm için gerekli zamanı tespit eden ve problemlerin yöneticiler tarafından çözülmesini denetleyen kişidir.

Lider : Liderlik yeteneği ve karizmasıyla yanındaki yöneticileri müteşebbisleştiren büyük ve başarılı bir müteşebbistir.

Liderlik, bir özellikte çok iyi olmak değil, tüm özelliklerin toplamında

çok iyi olmak ve karizmasıyla bu özellikleri kendine özgü bir şekilde bütünleştirmektir. Falih Rıfkı Atay, bunu aşağıdaki şekilde dile getirmektedir:

''Öyle şartlar içinde Mustafa Kemal'in yaptığını yapabilecek cesarette demiyorum, belki ondan gözü pekler vardı; azminde demiyorum, belki onun kadar azimli olanları vardı; bilgili de demiyorum, şüphesiz ondan daha bilgili olanlar vardı; fakat kırk yıllık ömrümde onun 'liderlik dehasında' hiç kimseyi tanımadım.''

 

''Mustafa Kemal Atatürk'ün Liderlik Sırları'' aynı zamanda Türk Milletinin karakterini tespit etmek için de önemlidir. Amerika Birleşik Devletlerinin 1932-1933 yıllarındaki Ankara Büyükelçisi General Sherrill bunu şöyle açıklıyor: ''Bir milleti anlamak için onun liderlerini tetkik etmekten daha isabetli bir yol, bir vasıta yoktur.'' ADNAN NUR BAYKAL

 

''Atatürk'ün liderlik ve yöneticilik özellikleriniçok farklı bir derleme ve anlatış şekli ile aktarmış olan Sayın Adnan Nur Baykal'aböyle bir eseri tüm Türk yönetim dünyasına kazandırmış olması teşekküre ve tebrike şayandır.'' TANJU ARGUN/Yönetici

''Adnan N.Baysal'ın başarısı, liderliğin zaman aşımına uğramayan kurallarını Türk ulusunun yetiştirdiği bir lideri örnek göstererek anlatması. Yöneticilere,Atatürk'ün liderlik sırlarını inceleyerek kendilerini geliştirmeleri için fırsat yaratan bir referans kitabı.''

MEHMET M.BAYRAKTAROĞLU/Yön.Kur.Baş.-FUTUREKİDS

 

“Yönetim konusu için Atatürk'ün ele alınması beni gerçekten şaşırttı. Kendimi Paulo Coelho'nun ''Simyacı''adlı romanının kahramanı gibi hissettim.Aradığımız hazineler meğer yanı başımızda imiş. Halbuki biz onları hep kendilerine yönetim ve yöneticilik konularında da kayıtsız şartsız hayranlık duyduğumuz başta Amerikalılar olmak üzere Batılı yabancıların bize öğretmelerini bekledik. Bu eser sadece Atatürk'e olan saygı ve sevgimizin değil, birey ve millet olarak özgüvenimizin artmasını da sağlayacaktır.'' ULAŞ BIÇAKÇI/Danışman,Eğitimci,Yazar

 

''Liderlik ve yönetim konusunda önemli bir başvuru kitabı niteliğindeki bu yapıt, eğitmenlerimize, her alandaki lider ve yöneticilerimize önemli bir kaynak oluşturacaktır.''

Prof.Dr.DOĞAN CÜCELOĞLU/Eğitimci,Yazar,Düşünür

 

Rtn. Özlem  ÇÖLKESEN  

 

            SEVGİLİ ROTARACT’LARIMIZDAN   

 

Nietzsche'nin,

Sevgilisi Salome'ye gönderdiği bir mektuptan alıntı 

 

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm, cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki,

Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki,

Okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,

Hem kızdım, hem güldüm halime,

Sonra dedim ki "söz ver kendine"

Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,

Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,

Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.

Öyle çok değerliymiş ki zaman,

Hep acele etmem bundan, anladım...

 

 Zamanımızı iyi kullanabilmek  dileği ile.

 Rtc. Ceyhan BULUT

 

 

 

Sevgili Dostlar,

Bülten komitesi olarak size evinizde, işyerinizde veya bulunduğunuz ortamda bilgisayar olması halinde her hafta ulaşmaya çalışıyoruz. Bazı dostlarımızın mail adreslerinde yanlışlık olabilir düşüncesi ile uyarılarda bulunmuştuk. Ve bazı dostlarımız uyarılarımızı dikkate alarak mail adreslerini kullanılır hale getirdiler. Ancak bazı dostlarımız ısrarla bilgisayarlarında ki maillerini boşaltmayarak direnç gösteriyorlar. Biz de son defa bu dostlarımızdan rica ediyoruz. Lütfen, bize verdiğiniz mail adreslerinizi kontrol ediniz. Her hafta bizden mail alamıyorsanız ve siz kendinizden eminseniz lütfen bizi uyarınız.

Sevgi ve saygılarımızla..

Bülten Komitesi