Antalya Rotary Kulübü

   Kuruluş 10.05.1977, Charter 15.04.1980

           

Carl-Wilhelm STENHAMMER
Uluslararası Rotary Başkan
  Malik AVİRAL
UR.2430. B.       Guvernörü    

 ANTALYA ROTARY KULÜBÜ

2005-2006 DÖNEMİ 
Yönetim Kurulu 
BAŞKAN 
 Rtn. Ege ALTAY                     
ASBAŞKAN 
 Rtn. Salih PEKER                   
SEKRETER 
• Rtn. Senay DODANLI            
 SAYMAN 
Rtn. M.Oktay YİĞİTBAŞI     
ÜYE 
 Rtn. Ziya ERBAŞ     
 
KOMİTE BAŞKANLARI
Toplum Hizmetleri 
Rtn. Nezihi BAYIK 
Meslek Hizmetleri 
Rtn.Tunay ALTINPINAR 
Uluslararası İlişkiler 
Rtn.Fatma KIZILIRMAK 
Gençlik Hizmetleri 
Rtn.Hakan POSTACILAR
 
KULÜP HİZMETLERİ
•Rtn. Salih Peker (Başkan) 
Üyelik Geliştirme 
Rtn. Gönül Mutlu 
•Rtn.Havva Işık 
•Rtn.İbrahim Çoşar 
•Rtn.Turhan Sözen 
•Rtn.Ahmet Ünsal 
Ocak Başı 
•Rtn.Aytaç Küçükünal 
Basın Ve Halkla ilişkiler 
•Rtn. Kadir Dursun 
Bülten 
•Rtn.Necati Koç 
Toplantı Sorumlusu 
•Rtn.Osman Berberoğlu 
Son 7 Üye 
•Rtn.Fehim Öz 
•Rtn.Teoman Süer 
•Rtn.İbrahim Şencan 
Temiz Su 
•Rtn.Mustafa Yapan 
•Rtn.Yavuz Canöz 
•Rtn.Muharrem Karataş

 G E Ç E N   H A F T A

 Sheraton Oteli   27.10.2005      1407

Toplam Üye

44   +  11

KONUŞMACI : AKİF AKTUĞ

Katılan Üye

29  +  5

KONU :   Antalya Emniyet Müdürlüğü- Komşu Kollama Programı 

Katılım

% 66

KONUKLAR  

 

TELAFİ KARTI GETİRENLER

 

 

 

 

Ata Çağdaş Yıldırım

Antalya Rotaract 

 

 

Ethem Yıldırım

Polis Memuru

 

 

Orhan Ateş

Polis Memuru

 

 

Mehmet Cem Gencer

Polis Memuru

 

 

Erol Çetin

Polis Memuru

 

 

Yaşar Murat Çetin

Polis Memuru

 

 

Erkan Dodanlı

Senay Dodanlı eşi

 

 

Nurdan Kılıç

Yılmaz Urcu Misafiri

MAZERET BİLDİRENLER

 

 

Melike Yücel

 

 

Özlem Çölkesen

 

 

İLK GELEN ÜYE

 

 

Göksel Kumsal

 

 

     
TOPLANTI   NOTLARI

Başkan Ege ALTAY, Antalya Rotary Kulübü’nün 1407. toplantısını “KENDİNDEN ÖNCE HİZMET”  sloganıyla açtı. 

Kulüp sekreterimiz Senay DODANLI mutlu günlerimizi anons etti.

Bu arada toplantı düzenimiz değişti. Yuvarlak masalı toplantı düzeninden “U” düzenine geçildi. Sayın Başkan bu yeni düzeni üyelerin görüşlerine sundu. Üyeler, bu yeni düzeni çok beğendiklerini; masaların biraz daha yakınlaştırılmasını teklif ettiler.

EĞİTLENCE bölümü bu  hafta  Duran ÇİFTÇİ dostumuz tarafından sunuldu…Eğitlencedeki esprili yanıt seçenekleri her hafta olduğu gibi toplantı ortamındaki havaya neşe kattı.. 

Kulüp Üyemiz Orhan ŞENOĞLU, kürsüye gelerek Akdeniz Üniversitesi ile Müşterek yürütülen “İNSAN KAYNAKLARI” sertifika programı hakkında bilgiler sundu. 

Konuşmacı konuğumuz “Antalya Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Müdürü Sayın Akif AKTUĞ’du. 

Sayın Akif AKTUĞ’un konuşma konusu son günlerin kent gündemini oluşturan “KOMŞU KOLLAMA” projesiydi. Fener Mahallesi’nin pilot bölge seçildiğini anlatan Akif AKTUĞ; Antalya Emniyeti’nin suçu oluşmadan önlemeye yönelik projeler dizinini slaytlar eşliğinde sundu. Sayın AKTUĞ’un sunuşu ve Emniyet’in bu yeni uygulaması üyelerimizin hem ilgisini çekti hem de tam desteğini aldı. Bunun en somut göstergesi, toplantı sonuna kadar üyelerimizden hiçbirinin salondan ayrılmaması oldu. 

Konuşmacı konuğumuza teşekkür edilerek Sayın Başkan tarafından geleneksel Onur Plaketimiz Sunuldu.
Sayın Başkan, iyi bir hafta dilekleri ile toplantımızı kapattı.

 

B U   H A F T A Sheraton Otel    10.11.2005       1408
KONUŞMACI Nezihi BAYIK

MÖNÜ :
Klasik sebze salata eşliğinde
California usulü Sushi
Meksika usulü et fajita hafif acılı domatesli pilav ve tortilla ekmeği ile
Karışık Türk tatlı tabağı
Çay ve Kahve

KONU 10 Kasım ve ATATÜRK
DOĞUM GÜNLERİ EVLENME YILDÖNÜMLERİ
13.11 Cansel Tuncer eşi Volkan 17.11 Salih-Demet Peker
14.11 Necati Koç 19.11 Havva – Fahri Işık
       

 

  

MUSTAFA KEMAL  HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN
                                               30 ÖZEL ŞEY

 

1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ
"Atatürk" hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir
konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak
almıştı.Kendisine "Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.
 
2.EN SEVDİĞİ YEMEK
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı 
Boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün
değildi ama canı istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.
 
3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki
çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.
 
4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU" YDU.
Binlerce kitabı vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayatı
boyunca,hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in
ünlü "Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rasgele bir 
yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.
 
5.KABUL SALONUNDAKİ AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adını verdiği köpeği,
Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o 
Dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü
kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.
 
6.TAM BİR SALON ADAMI
En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik 
Batı müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
 
7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel
olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük 
edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.
 
8.DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.Lacivert takım
giymeyi sevmezdi.
 
9.ÖLÇÜLERİ
Boyu 1.74 idi.Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu 
Hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46’ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.
 
10.RUMELİ ŞİVESİ
Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli
şivesiyle telaffuz ederdi.
 
11.HAZİN BİR HİKAYE
Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in 
Evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım`ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor.
 
12.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU.
Hayatının çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı 
olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği
halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.
 
13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle 
sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal 
Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.
 
14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI.
Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz
odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini
sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.
 
15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
Evinde ,çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları
düzeltmeden rahat edemezdi.
 
16.HOŞGÖRÜLÜ LİDER
Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli
yanmış ,"Alın bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye
çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye 
vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.
 
17.SİGARA PAZARLIĞI
Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde 
Kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu 
Günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap
vermişti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin 
izninizle yapacağım".
 
18."BU NASIL HALKÇILIK?"
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün
milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini
sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey
sinirlenmiş "Ne de güzel halkçılık ama" demişti.
 
19."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"
İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya
geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak tanınmış bir din 
bilgini olan üyeye cevap vermişti: "Adam olmak 
demektir hocam, adam olmak!"
 
20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz
böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.
 
21.YABANCI DİLE MERAKI
Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda
geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya 
Fransızca sözcükler de eklerdi.
 
22.FASULYESİNE POKER
Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı.Oyun
sonunda kazandıklarını iade ederdi.
 
23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç 
özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.
 
24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ
Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının
duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu espirili bir dille 
anlatmıştı:
"T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı 
yapmışlar".
 
25.BİR RİCASI BAŞ AÇTIRDI
Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, "Hafız
Hanım benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın?" diye sormuştu.
Kadın baş örtüsünü açarak , Atatürk`ün önünde eğildi ve ellerini öptü.
 
26.BİLARDO VE YÜZME
Sportmen kişiliği vardı.Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo 
oynardı.
 
27.EN BAŞARILI DERSİ
Eğitim hayatı boyunca en başarılı dersi matematikti. Pozitif bilimlere
ilgisi hayatı boyunca sürdü.
 
28.YAĞCILARA GEÇİT YOK
Yağcılığa çok kızardı. Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde
iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.
 
29.SON YILBAŞI GECESİ
1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik 
Rüştü Aras ile baş başa geçirmişti.O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.
 
30.KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK
Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakıcının ilgilendiği
güvercinliği vardı.
Sevgiyle
Gönderen:
Rtn.Göksel KUMSAL

 

SİZİN KÖŞENİZ...
 

Merhaba Sevgili Dostlar,

Başkanımıza iki ya da üç hafta önce bültene yazı yazacağıma söz vermiştim,ama bir türlü sözümde duramadım.Ve bu kez herkesin sığındığı bahaneye ben de sığınacağım.İşlerim çok yoğundu.Bu yoğun lafını hiç sevmiyorum.Kim uydurmuşsa,pek de tuttu.Bir alo demek gibi..

Yoğunluktan söz ederken benim aklıma hep sıvılar geliyor,nedense de vücuttan atılan bir çeşit sıvı da ilk anda aklıma gelen.Neyse,sözün özü,işlerim çoktu,ruhsal dünyam çok karmaşıktı,bu yüzden de kafamı toplayıp bir şeyler yazmayı canım hiç istemedi.Ki Rotary ve özellikle sevgili başkanımız Ege’ye verdiğim söz benim için çok da yüksek öncelikli,ama olmadı bir türlü.

Bayramdan önceki hafta,ne yazık ki, türk turizminin başkenti olduğu söylenen Antalya’nın bürokratlarının ve turizimle ilgili sivil toplum örgütlerinin yeterince ilgi göstermedikleri bir konferans tertipledik Antalya Koleji olarak.Uluslar arası Turizm okulları Birliği’nin yıllık kongresini Antalya Kemer’de gerçekleştirdik.600’den fazla,Meksika’dan dahi gelen konuğumuz vardı,turizm öğreticileri,turizm öğrencileri,basın mensupları ve ACCOR gurubu yöneticileri bizimleydi.Okulumuzu,otelimizi,ilimizi ve ülkemizi çok iyi bir şekilde temsil ettiğimize yürekten inanıyorum.Çok çalıştık,çok koştuk,çok yorulduk ve de yıprandık ama hepsine değdi doğrusu.Veda konuşmalarında,ülkenizi bundan daha iyi bir şekilde tanıtamazdınız sözü emin olun her şeyi unutturdu.Hemen arkasından gelen bayram tatili ise şalteri tam olarak kapatmama yardımcı oldu.Bayramı ailecek Finlandiya’da geçirdik.Bayram sabahı babamı arayamamanın burukluğu dışında her şey çok dinlendirici ve rahatlatıcıydı.Dedim ya şalteri tam anlamıyla kapattık,odadaki TV oğlumuz tarafından işgal edildiğinden,24 saat çizgi film yayınlayan bir kanal buldu,haber bile dinleyemedik.İstanbul’a bir geldik ki Paris ayağa kalkmış,trafikte yine insanlarımız can vermiş,bu kez Abu Dabi’liler yatırım yapmaya karar vermiş,otellerin birinden şarkıcının biri kovulmuş,ünlüler tatil için ABD’yi seçmiş,kuş giribinin insandan insana geçmesi an meselesiymiş,çağın yeni vebasıymış, vs.,vs.,vs. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi,hemen pazartesi sabahı da işe gitmek gerekti.Üstelik akşama ne pişireceğim sorusu da problem olmaya devam ederken.Tavuk yeme,kuşlar girip olmuş,yumurta yeme,virüsler ona da bulaşmıştır,kırmızı et yeme kolesterolü yükseltir,zaten deli dana problemi de var mı bilmiyoruz,salam sosis zaten hiç yeme,balık ye de, her gün yenmez,hem de çocuk sevmiyor,ee ne yiyeceğiz biz…Bugün tatil dönüşü üçüncü gün ve kısmen de olsa adapte olabildim.

Bugünlerde Oya Baydar’ın Erguvan Kapısı’nı okuyorum.Sıcak Külleri Kaldı’nın devamı.Oya Baydar enteresan bir kişilik.Sosyolog.Öğrencilik yıllarından beri sol kimliği ile tanınıyor.70’lerde ilk üniversite işgalinin tetikçisi demek belki de yanlış olmaz.Türkiye İşçi Sınıfının doğuşu konulu doktora tezi iki kez dönünce öğrenciler üniversiteyi işgal etmişler.12 eylül döneminde Almanya’da imiş,daha sonra sosyalist blokun çöküşünü oradan izlemiş.Sıcak külleri kaldı 2001 Orhan Kemal Roman ödülünü de almış,özellikle yakın tarihimizi anlatan bir roman.Polisiye sürükleyiciliğinde,derin tutkuyu,aşkı,gücü,12 eylül öncesi ve sonrası inançları,yitenleri,yitirilenleri,acıları,vicdan muhasebelerini,sorumsuzlukları ve sorumlulukları anlatan bir roman.Erguvan kapısı ise romanın devamı niteliğinde.Ayrı ayrı okumak mümkün, ama birlikte okumak daha doyurucu diye düşünüyorum.Erguvan Kapısı da arayışların öyküsü bence.Kitaptaki dört ana karakterin arayışlarının öyküsü,dünlerini,bugünlerini ,yarınlarını aramanın  öyküsü.Bu roman da ödül almış,2004’de Cevdet Kudret roman ödülünü.Bu da son otuz,otuz beş yılı anlatıyor.Romanseverlere ve özellikle yakın tarihimizi tanımamış gençlere tavsiye edebileceğim ellerinden düşüremeyecekleri iki roman.Özellikle Oya Baydar’ın kişiliği üzerine son zamanlarda yapılan spekülasyonlara rağmen keyifle okunacak kitaplar diye düşünüyorum.

Başucu şarkılarını dinlediniz mi?Bülent Ortaçgil’i sever miydiniz?Zühal Olcay söylüyor.Pazar günü AKM’de Bülent Ortaçgil’le birlikte başucu şarkıları 2 konserleri var.Yine biraz nostalji…

 

Kalın sağlıkla,

Rtn.Fatma Kızılırmak

 

 1970'li yıllarda asistan iken yazdığı, 'Türkiye'de İşçi Sınıfı'nın Doğuşu” konulu doktora tezi 2 kez reddedilmesi üzerine öğrenciler üniversiteyi işgal etmişler. Bu olay ilk üniversite işgal eylemi sayılıyor. tutkuyu, aşkı, gücü ve güçsüzlüğü, devleti ve iktidarı tartışıyor. Yakın tarihimizin en sıcak yıllarının eksenindei gerçek olayları, yaşanmış acıları, kayıpları, daha belleklerde tazeyken, izleri silinmemişkeni derine inerek, ustalıklı anlatımıyla kurgusuna katıyor, paylaşıyor. Sıcak Külleri Kaldı, kırk yılın yangınlarının, sevgilerde, dostluklarda, aşklarda, tutkularda, inançlarda, devrimlerde tutuşturduğu ateşlerin arta kalan sıcak küllerinin romanı. ''Siyasal', ama 'Roman'.

 

 

ANTALYA ROTARY KULÜBÜ 2005 KASIM AYI OCAK BAŞI LİSTESİ
15  Kasım 2005     Salı     Saat   20:00

1- EV SAHİBİ TUNAY ALTINPINAR
  TOPLANTI SORUMLUSU SENAY DODANLI
    ÖZLEM  ÇÖLKESEN
    HULKİ  DEMİREL
    KEMAL KALENDER
       
2- EV SAHİBİ FEHİM ÖZ
  TOPLANTI SORUMLUSU NURİ GÜVENÇ
    NEVZAT DEMİREL
    FİGEN EBREN
    DURAN ÇİFTÇİ
    KEMAL KINAY
     
3- EV SAHİBİ OSMAN BİLGEN
  TOPLANTI SORUMLUSU HAVVA  İŞKAN IŞIK
    ZEYNEP IŞIK
    SEMİN KAPTAN
    SALİH ÇOPUR
       
4- EV SAHİBİ YAVUZ CANÖZ
  TOPLANTI SORUMLUSU FATMA KIZILIRMAK