![]() |
![]() |
Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1 Antalya Sayı : 4 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246 E-mail: antalya.@rotary2430.org.tr Web :http://antrotar.s5.com |
| G E Ç E N H A F T A | “EŞLİ GECE ” Ship-in Restaurant - 19.07.2001 - 1195/3 |
|||
Toplam Üye |
46 + 10 |
KONUŞMACI : Y. Kenan Işık | ||
Katılan Üye |
26 + 2 |
KONU : Sanat ve Gündelik Yaşam | ||
Katılım |
% 57 |
KONUKLAR | ||
TELAFİ KARTI GETİRENLER |
Hilal – Oktay Yiğitbaşı | Onur Üyemiz ve Eşi | ||
| İgor Menesis Martins | Uzun Dönem Değişim Programı Öğr. | |||
| Eşlerimiz ve Çocuklarımız | ||||
TOPLANTI
NOTLARI :
|
| B U H A F T A | Talya Oteli - 26.07.2001 - 1196/4 |
|||
| KONUŞMACI : Ufuk Söylemez | MÖNÜ : | |||
| KONU : Türkiye Ekonomisi | Çoban Salata, Piliç Izgara, Badem Tatlısı | |||
| DOĞUM GÜNLERİ | EVLENME YILDÖNÜMLERİ | |||
30.07 |
Yaşar Urcu | |||
01.08 |
Hakkı Kaynakçı | |||
01.08 |
Orhan Şenoğlu | |||
| UFUK SÖYLEMEZ’in Özgeçmişi 1956 yılında İstanbul’da doğdu, 1977’de A.İ.T.İ.Y.O.Ekonomi ve Mali İşletmecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra 1978’de T.C.Ziraat Bankası’nda yapılan yarışma sınavı sonucunda müfettiş yardımcısı olarak bankacılığa başladı ve 1982 yılında yeterlilik sınavı sonucunda müfettişliğe yükseldi. 1986 yılı başlarında Türk Dış Ticaret Bankası’nda özel sektör bankacılığına geçerek, bu bankanın çeşitli birim ve şubelerinde müdür yardımcılığı ve müdürlük görevlerinde bulunduktan sonra, Ağustos 1993’de bu bankanın genel müdürlük ve yönetim kurulu üyeliğine getirildi. Dış ticaret finansmanında uzman bir banka olan Dışbank Genel Müdürlüğü görevini sürdürürken, aynı zamanda Sınai Yatırım Kalkınma Bankası’nda yönetim kurulu üyeliğini sürdürdü. Ekim 1994’de Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerine atandı ve hemen ardından Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. Bu dönemde Esnaf-Sanatkarlar ve Kobi’lere yönelik önemli çalışmalara imza attıktan sonra, Mayıs 1995’de Başbakanlık Özelleştirme Başkanlığı’na atandı. Aralık 1995’de yapılan erken genel seçimlerde DYP İzmir Milletvekili olarak parlamentoya girerek, 53. Hükümet (Ana-Yol) döneminde Hazine, SPK ve DPT’den, 54. Hükümet (Refah-Yol) döneminde de Hazine, Özelleştirme İdaresi, Eximbank, Halkbank ve Emlakbank’tan sorumlu Devlet Bakanlığı görevlerinde bulundu. Bu sırada YPK, Para Kredi Kurulu ve Özelleştirme Yüksek Kuru Üyelikleri görevlerini de sürdürdü. Evli ve iki çocuk sahibidir. Eşi Alev Söylemez bir üniversitede öğretim üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü, Rotary ve AAL Vakfı gibi kulüp ve derneklerde üyeliklerini sürdürmekte olan ve 21. dönemde yeniden İzmir Milletvekili olarak parlamentoya giren Ufuk Söylemez, 20 Kasım 1999’da GİK üyeliğine seçildiği partisinde halen Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir. |
||||
| ÜYELERİMİZDEN
HABERLER ... |
PROJELER
...ETKİNLİKLER ... |
| ROTARY
BİLGİLERİ ... ROTARY’DE ÜYE KAYIPLARI Yeni üye kazanmanın her zamankinden çok önemseneceği bir dönemin başında bulunduğumuz ve üyelik ayı Ağustos’un da iyice yaklaştığı şu günlerde, Rotary’de üye kayıplarıyla ilgili az sayıdaki araştırmalara kısaca bir göz atmayı uygun gördük. Bu amaçla GDG Akın Gökyay’ın önceki yılki bölge asamblesinde yaptığı ve önümüzdeki haftalarda başka bölümlerini de aktarmayı düşündüğümüz konuşmasından birkaç alıntı yapmak istedik.
|
“Rotary’de üye kayıplarının %40’ı yanlış üye seçiminden kaynaklanmaktadır.” |
| CAN
BOĞAZDAN GELİR, ANCAK... Önceki haftaki toplantımızda dostlarımız arasında yapılan küçük anket sonucunda en çok tercih edilen dört mönüyü görüldüğü üzere yanda bilgilerinize sunuyoruz. Bununla birlikte bazı önemli gelişmelerden tüm üyelerimizin de haberdar olması gerektiğini düşünüyoruz. 25 yıldır bizlere özenle hizmet vermeyi sürdüren ve dostlarımızın büyük bölümünün haklı olarak beğenisini ve takdirini kazanan Talya Oteli Yönetimi, çok arzu etmemekle birlikte, yemek servisiyle ilgili bazı yeni uygulamalara geçmek zorunda kaldığını başkanımıza net bir biçimde açıkladı. Bir telefon görüşmesinde banket müdürleri tarafından yapılan bu deklerasyonu üyelerimizin kişisel yararını gözeterek yayınlıyoruz:
Ne diyelim ? Allah razı olsun & hepimize afiyetler olsun... |
MÖNÜ / TOP-4
|
| SİZİN
KÖŞENİZ... Rotkoçlar köşemizde yer almayı sürdürüyorlar. Bu durumun bir alışkanlık olmanın da ötesine geçip bir işgale dönüşebileceği endişesini taşıdığımızı itiraf edelim. Bu baskın ve yayılmacı anlayıştan kurtulmanın belki de yegane yolu, bültenimizde onlara ayrı ve yarı otonom bir bölüm açmak olacak. Bekleyelim ve görelim. Rtkç.Fahri Işık’tan Almanya izlenimlerini bizlerle paylaşmasını istemiştik. O bunun çok ötesinde neler yazdı neler; okuyun ve derinliği keşfedin (Reklam spotu gibi oldu)... Şu bülteni Fahri Hoca’ya yazdırabilsek ne iyi olurdu değil mi? ZOR YAZI Yurt dışındaki “kendini” yazmak, oralarda ulusal bir misyonu yüz akıyla yerine getirebilme zorluğundan da zormuş. Buna sevgili Hülagu’nun isteğine karşı duramama zorluğu da eklenince ve bu dost dileği kazının en zoru sayılan ilk günlerinde Patara’da üstlenilince ve de en son zamana sıkıştırılınca, yazının başlığı neden “ZOR YAZI”dır, anlaşılacaktır. Havva ve benim için de yurt dışında olmak da artık zorlaşmaktadır. Çünkü çağdaşlık kulvarında ara, her seferinde daha da açılmakta, ulus olarak hak etmediğimiz bu farkı içimize sindirebilmek bizi derinden yaralamaktadır. “Adam olmak, asri olmaktır” demişti O büyük insan ve bu acıyı yaşayış O’nun yolundan sapışla koşuttu. Artık belli ki bu acıyı yaşayışın yanıtı “Doğulu” kalmakta ısrarlı oluştu. Bu “resmi” , Frankfurt Havaalanı’nda kimlik kontrolü için girdiğin “Avrupa Birliği Dışındakiler” sırasına bakarken en somutuyla görürsün. Ve o an Mustafa Kemal’in rehberliğinde ulaşılan tüm çağdaş değerleri bir bir ve hızla yük edişi “marifet” sayanlara karşı onlar gibi direnemeyişin sorumluluğunu yüreğinde duyarsın. Tüm dünyayı taşıyan o muhteşem alanın her bucağına baktığında, “beyler rahat uykularındayken” onların refahı için uyumayanların sergilediği kapkara tabloya gömülür, bitersin. Kentleşmeyi ilk yaratan ve binlerce yıl binlerce halkı doyuran bir kutsanmış toprağa hasretlikte “doyum” arayan Anadolulularımızdır onlar, onları görünce yüzyüze gelmekten utanırsın. Çünkü ataları “Mustafa Kemal’in Kuvvacıları’ydı” onların; insanlık tarihinde bir benzeri daha olmayan bir varoluş destanı yazmışlar, yokluklar içinde ekonomik devrimi gerçekleştirirken bile, onların “ayağına” gitmemişlerdi. Bunlar ise şimdi “el kapılarındaydı”... İlk bu “resim” karşılarsa seni Almanya’da ve sen onbin yıl öncesinde başlayan kültür göçleriyle Avrupa’yı da yaratan bir geçmişin mirasçısı olarak en yüksek kültürlerle yoğrulmuş bir anayurt toprağında o kutlu geçmişi araştıran bir bilimciysen, işin en zordur. Bu son zorluktan ve elinde olan zorluktan bireysel de olsa sıyrılmanın tek çıkış yolu, işinde “en iyi” olmaya çaba göstermek, “en iyiler“ arasında gösterilmektir; onlarla kıyasıya bir yarışa girebilmektir; onlar dün çok yol almış olsalar da, bugün çok olanaklarla donanmış olsalar da, yılgınlığa düşmemek, Mustafa Kemal Kuvvacıları’nın izinde “varım” diyebilmektir. Havva ve Naci Büyük Şefim’in neferi bir Rotkoç olarak ben, Temmuz başında böylesi bir bilimsel fırsat için Marburg’ta olduk. Ve orada Avrupa, Amerika ve İsrail’den gelen “Lahit-Corpus Sempozyumu” katılımcıları arasında “var oluşumuzu” fark ettirerek döndük yurda. Frankfurt Havaalanı’nda yine hemşirelerimiz arasında ve sözde “Avrupalı Olmayan”ların sırasında başımız dik olarak... Prof.Dr.Fahri Işık |
| Salih Peker’in internetten bulup gönderdiği bir şiiri
aktarıyoruz. Mesaj mı vermeye çalışıyor acaba ? "Üç çeşit dost vardır" İnsanlar vardır Üstü nilüferlerle kaplı, Bulanık bir göl gibi Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı. Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz İnsanlar vardır Derin bir okyanus İlk anda ürkütür, korkutur sizi Derinliklerinde saklıdır gizi Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız. Yanında kendinizi içi boş sanırsınız. İnsanlar vardır Coşkun bir akarsu Bent, engel tanımaz,akar durur Su yaklaşmaya gelmez Alır sürükler, tutunacak yer göstermez beyaz Köpükler ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz Bu tıp insanla bir ömür dolmaz. İnsanlar vardır Sakin akan bir dere İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere Yanında olmak başlı başına bir mutluluk Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk İnsanlar vardır Berrak pırıl pırıl bir deniz Boşa gitmez ne kadar güvenseniz Dibini görürsünüz, her şey meydanda Korkmadan dalarsınız. Sizi sarar bir anda. İçi dışı birdir. Çekinme ondan. Her sözü içtendir her davranışı candan İnsanlar vardır Çeşit çeşit tip tip Her biri başka bir karaktere sahip Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı... |
Orhan Şenoğlu her hafta bir yazı göndermek suretiyle bir yandan katkı
sağlamayı sürdürürken, diğer yandan da gelecek yılın bülten komitesine
adaylığını koyuyor!... SAĞOLASIN 2001 KRİZİ... Bugün bir fırsat yakaladık. Tüm zenginliklerimizi ortaya çıkarma fırsatı yakaladık. Elimizdeki zenginliklerimize bakma fırsatı yakaladık. Peygamberler şehri üç kutsal dinin doğuş merkezi ŞANLIURFA. Nemrut Dağındaki tarihi eserler. İncil’de yazan kutsal yerler. Güzellikler şehri İstanbul. Bursa. Edirne. Efes. Antikya (Yalvaç). Perge. Aspendos. Side. Kültürün beşiği Patara.. Ege Kıyıları saymakla bitiremeyeceğimiz tarihi, doğal değerlerimiz ve kültürel eserlerimiz. Biz bunlara sahibiz. İtalya’ya yılda 50 milyon turist geliyor. Bunun 15 milyonu tarih ve kültür için Roma’ya gidiyor. Bu turistler para bırakan turistler. (Japonlar, Amerikalılar vb. ) Size bu gibi örnekleri çok sayabilirim. Bizim ülkemiz çok zengin kaynaklara sahiptir. Farketmemizi bekliyorum. Onlarla ilgilenelim. Onları ortaya çıkarıp dünya insanına sunalım. Hem insanlığa hizmet etmiş hem de para kazanmış oluruz. Bunca zenginliğe rağmen umutsuzluk niye.... Bugünkü umutsuzluğun kaynağı; düşüncelerimizdeki değişimin gerçekleşmemesidir. DÜŞÜNCEMİZİ DEĞİŞTİRELİM Zenginliklerimize yoğunlaşalım. Üstün özelliklerimizi ortaya çıkaralım. Moralli olmamız bizleri güçlendirecektir. Üç,beş kişilik gruplar halinde bir araya gelelim. Küçük küçük işler yaparak büyük işler yapabiliriz. Ama yaptığımız her iş mutlaka para getirici ve üretime yönelik olmalı. Perge’nin , Patara’nın, Aspendos’un, Side’nin yer altındaki bölümlerinin ortaya çıkarılması için bir araya gelebiliriz. Bir seferberlik halinde kazı ekiplerine nasıl yardımcı olabileceğimizi öğrenebiliriz. Türkiye çok zengin bir ülke. Biz de zengin yurttaşlar olabiliriz. Düşüncelerimizi, değiştirelim. Olumsuz ve negatif düşünceleri beynimizden, etrafımızdan kovalım. Uzaklaşalım olumsuzluklardan. Zenginliği, güzel yaşamı düşünelim. Hayal edelim. Hayalle başlayalım. Büyük düşünelim. Küçük küçük parçalar halinde ayırarak bir kişi bir FİL’i yiyebilir. HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR...... Hep beraber olumlu düşünce üretmek ne kadar güzel olur. |
| ELEŞTİRİLER ...
ÖNERİLER ... |