blt_log4.gif (10576 bytes) rot_logo[1].jpeg (22655 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                                Sayı : 4               Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.@rotary2430.org.tr Web :http://antrotar.s5.com

 

G E Ç E N H A F T A

“EŞLİ GECE Ship-in Restaurant - 19.07.2001 - 1195/3

Toplam Üye

46 + 10

KONUŞMACI : Y. Kenan Işık

Katılan Üye

26 + 2

KONU : Sanat ve Gündelik Yaşam

Katılım

% 57

KONUKLAR

TELAFİ KARTI GETİRENLER

Hilal – Oktay Yiğitbaşı Onur Üyemiz ve Eşi
İgor Menesis Martins Uzun Dönem Değişim Programı Öğr.
Eşlerimiz ve Çocuklarımız

 

TOPLANTI NOTLARI :
  • Dönemin ilk eşli gecesi ne yazık ki beklenenin altında bir katılımla gerçekleşti. Acaba aşırı sıcak mı buna neden olmuştu, ya da çok mu uzak bir yeri tercih etmiştik, yoksa başka bir şey mi vardı? Konuyla ilgili anketin sonuçlarını yakında yayınlayacağımızı hemen belirtelim.
  • Geceye katılan 19 Rotaryen eşi arasında 4 Rotkoç’un bulunması dikkat çekti. Döneme çok iddialı girdiklerini bültenimize yazı göndermek suretiyle ifade etmiş olsalar da, daha ilk eşli gecede üç fire birden veren ve söylemleriyle eylemleri birbirini tutmayan Rotkoçlar’ın bir türlü toparlanamadıkları ve irtifa kaybetmeyi sürdükleri üzüntüyle gözlemlendi.
  • Başkan gerçek bir ev sahibi gibiydi ve tüm üyeler ve eşleriyle tek tek ilgilendi. Herkese hal hatır sormakla kalmadı, bazı dostlarımıza Rotary bilgileriyle ilgili sorular da yöneltti ve dörtlü deneyin önemini sordu.
  • Kardeşi Fahri Işık’ın kaleme aldığı özgeçmişinin “yengesi” Havva İşkan Işık tarafından okunmasının ardından kürsüye gelen konuşmacı konuğumuz Kenan Işık, nemli ve sıcak havadaki son derece düzeyli ve sıcacık konuşmasıyla geceye kadife bir anlam kazandırdı. Hemen her cümlesi önemli mesajlar içeren bu konuşmadan aklımızda kalanların bir bölümünü aktaralım :
    • Sanat özgür olmalıdır ve (siyasetçilere değil) sanatçılara bırakılmalıdır.
    • Sanatın kaynağı varlık gerekçelerini araştırmaktır, “Doğduk, ama neden ölürüz?” sorusuna yanıt bulmaktır.
    • Sanatın günlük yaşama sanıldığından çok katkısı vardır; tekdüze yaşantımızı zenginleştirir. Reel yaşamla estetik yaşam birbirine koşuttur.
    • TV’de yapılanın sanat olduğunu söylemek doğru olmaz. Televizyonu çok da ciddiye almamak gerekir.
    • Bizi yönetenler batı ülkelerindekilerden farklı olarak sanat ve kültür nosyonuna sahip değiller. Ne yazık ki seçimlerde oy kullananların büyük bölümünde de aynı eksiklik var.
    • Yaşamakta olduğumuz ve ekonomik ya da siyasi kaynaklı olduğu belirtilen krizin de özünde kültürel yetersizlik yatıyor.
    • Bir kültür başka bir kültürü reddetmemelidir. Özgün kültür dışlanmamalı ve uygarlığın önünde engel olarak görülmemelidir.
    • Geçmişinizin farkında değilseniz, kendinizi de bilemezsiniz. Geçmişi reddeden anlayış gelecek için de sakıncalıdır.
  • Yöneltilen sorulara farklı yaklaşımlar getiren konuğumuzun bu bölümdeki açıklamaları da büyük bir ilgiyle izlendi, ancak soruları soranların bekledikleri ölçüde net yanıtlar alamadıkları gözlendi.
  • Gece boyunca Godot’yu beklercesine püfür bir esintinin çıkıp gelmesi beklendi. Saatler geceyarısını vurunca da ani biçimde hep birlikte kalkılıp gidildi. Sonunda bir gün daha gidivermişti saatli maarif takviminden.

 

B U H A F T A

Talya Oteli - 26.07.2001 - 1196/4

KONUŞMACI : Ufuk Söylemez MÖNÜ :
KONU : Türkiye Ekonomisi Çoban Salata, Piliç Izgara, Badem Tatlısı
DOĞUM GÜNLERİ EVLENME YILDÖNÜMLERİ

30.07

Yaşar Urcu

01.08

Hakkı Kaynakçı

01.08

Orhan Şenoğlu
UFUK SÖYLEMEZ’in Özgeçmişi

1956 yılında İstanbul’da doğdu, 1977’de A.İ.T.İ.Y.O.Ekonomi ve Mali İşletmecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra 1978’de T.C.Ziraat Bankası’nda yapılan yarışma sınavı sonucunda müfettiş yardımcısı olarak bankacılığa başladı ve 1982 yılında yeterlilik sınavı sonucunda müfettişliğe yükseldi. 1986 yılı başlarında Türk Dış Ticaret Bankası’nda özel sektör bankacılığına geçerek, bu bankanın çeşitli birim ve şubelerinde müdür yardımcılığı ve müdürlük görevlerinde bulunduktan sonra, Ağustos 1993’de bu bankanın genel müdürlük ve yönetim kurulu üyeliğine getirildi. Dış ticaret finansmanında uzman bir banka olan Dışbank Genel Müdürlüğü görevini sürdürürken, aynı zamanda Sınai Yatırım Kalkınma Bankası’nda yönetim kurulu üyeliğini sürdürdü.

Ekim 1994’de Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerine atandı ve hemen ardından Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. Bu dönemde Esnaf-Sanatkarlar ve Kobi’lere yönelik önemli çalışmalara imza attıktan sonra, Mayıs 1995’de Başbakanlık Özelleştirme Başkanlığı’na atandı.

Aralık 1995’de yapılan erken genel seçimlerde DYP İzmir Milletvekili olarak parlamentoya girerek,

53. Hükümet (Ana-Yol) döneminde Hazine, SPK ve DPT’den, 54. Hükümet (Refah-Yol) döneminde de Hazine, Özelleştirme İdaresi, Eximbank, Halkbank ve Emlakbank’tan sorumlu Devlet Bakanlığı görevlerinde bulundu. Bu sırada YPK, Para Kredi Kurulu ve Özelleştirme Yüksek Kuru Üyelikleri görevlerini de sürdürdü.

Evli ve iki çocuk sahibidir. Eşi Alev Söylemez bir üniversitede öğretim üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü, Rotary ve AAL Vakfı gibi kulüp ve derneklerde üyeliklerini sürdürmekte olan ve 21. dönemde yeniden İzmir Milletvekili olarak parlamentoya giren Ufuk Söylemez, 20 Kasım 1999’da GİK üyeliğine seçildiği partisinde halen Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir.

 

ÜYELERİMİZDEN HABERLER ...
  • Uzunca bir süredir Istanbul’da bulunan Osman Berberoğlu’nun, adı şimdilik açıklanmayan bir üniversitenin yönetimiyle görüştüğünü ve ders vermek üzere çok ciddi bir teklif aldığını öğrendik.
  • Ahmet Fığlacı 5M Migros bünyesinde yeni bir Damat-Tween mağazası açtı. Dostumuza başarılar diliyor ve bu önemli gelişmenin getirdiği yoğunluk nedeniyle uzun süredir ihmal etmek durumunda kaldığı toplantılarımızda kendisini tekrar görmekten mutluluk duyacağımızı hatırlatmak istiyoruz.
  • Bir iş gezisi nedeniyle gittiği Hırvatistan’ın başkenti Zagrep’den döndüğünü öğrendiğimiz Ahmet Gönen’in, çoğumuzun pek de yakından tanımadığı bu ülkeyle ilgili izlenimlerini önümüzdeki günlerde bizlerle paylaşmasını diliyoruz.
  • ÖSS sonuçları açıklandı. Cenk Küçükünal’ın 221,7 puanla ilk 1228 öğrenci arasında yer aldığını, Beyhan Kaplan, Mehmet Bilgen ve Volkan Güvenç’in de iyi puanlar aldıklarını ve arzu ettikleri okullara girme şanslarının yüksek olduğunu öğrendik. Gençleri ve ailelerini yürekten kutluyoruz.
  •      SON DAKİKA : İlhami Kaplan oğlu Süleyman’ı askere uğurladı. Mümkün olduğunca iyi ve sağlıklı koşullarda bir dönem geçirmesini ve “tez tezkere” getirmesini diliyoruz.
PROJELER ...ETKİNLİKLER ...
  • İlhami Kaplan’ın başkanlığında çalışmalarını yürütecek olan meslek hizmetleri komitesini oluşturan üyelerin diğer komitelerde yer alanlara göre sanki daha da bir özenle seçildiği dikkati çekti. Üç dönem öncesinin meslek komitesiyle iki dönem öncesinin inşaat komitesinde yer alan ekibin fire vermeksizin birarada bulunduğu gözlerden kaçmadı. Görüşlerini aldığımız konunun uzmanları, bu komitenin projelendirme çalışmalarının düzenli ve sık bir biçimde yinelenen ve oldukça uzun sürmesi beklenen akşam yemekleri formatında gerçekleşeceğini tahmin ediyorlar.

 

ROTARY BİLGİLERİ ...

ROTARY’DE ÜYE KAYIPLARI

Yeni üye kazanmanın her zamankinden çok önemseneceği bir dönemin başında bulunduğumuz ve üyelik ayı Ağustos’un da iyice yaklaştığı şu günlerde, Rotary’de üye kayıplarıyla ilgili az sayıdaki araştırmalara kısaca bir göz atmayı uygun gördük. Bu amaçla GDG Akın Gökyay’ın önceki yılki bölge asamblesinde yaptığı ve önümüzdeki haftalarda başka bölümlerini de aktarmayı düşündüğümüz konuşmasından birkaç alıntı yapmak istedik.

  • Son on yıllık dönemde Rotary’deki gelişme üye kazanma yoluyla değil, yeni kurulan kulüplerle olmaktadır. Yani yeni kulüpler bir kenara bırakılacak olursa, Rotary’de üye artışının hemen hemen olmadığı, yeni alınan üye kadar üye kaybedildiği dikkati çekmektedir.
  • Her yıl ayrılan ortalama 100.000 kadar Rotaryen’den %40’ının kendi isteği ile kulüplerinden koptuğu gözlenmektedir.
  • Ayrılanlar zaman yetersizliğini gerekçe olarak gösterseler de, insanların üç temel nedenle Rotary’yi terk ettikleri görülmektedir:
    • Üyelerle uyumsuzluk ve yaş farkının neden olduğu dost edinememek. (Bunlar daha ziyade kendilerini ihmale uğramış ve yalnız hisseden genç üyelerdir.)
    • Toplantıları cazip bulmamak ve üretilen hizmetleri kendilerine bir hizmet kuruluşu olarak sunulan Rotary için yeterli görmemek.
    • İş ve özel baskılar nedeniyle sürekli veya geçici olarak toplantılara devam edememek.
  • Ayrılanların %58’inin kulüpte hiç görev almamış olduğu, buna karşılık kalanların %90’ının ise görev alan üyeler arasında yer aldığı görülmektedir.

“Rotary’de

üye

kayıplarının

%40’ı

yanlış

üye

seçiminden

kaynaklanmaktadır.”

 

CAN BOĞAZDAN GELİR, ANCAK...

Önceki haftaki toplantımızda dostlarımız arasında yapılan küçük anket sonucunda en çok tercih edilen dört mönüyü görüldüğü üzere yanda bilgilerinize sunuyoruz. Bununla birlikte bazı önemli gelişmelerden tüm üyelerimizin de haberdar olması gerektiğini düşünüyoruz. 25 yıldır bizlere özenle hizmet vermeyi sürdüren ve dostlarımızın büyük bölümünün haklı olarak beğenisini ve takdirini kazanan Talya Oteli Yönetimi, çok arzu etmemekle birlikte, yemek servisiyle ilgili bazı yeni uygulamalara geçmek zorunda kaldığını başkanımıza net bir biçimde açıkladı. Bir telefon görüşmesinde banket müdürleri tarafından yapılan bu deklerasyonu üyelerimizin kişisel yararını gözeterek yayınlıyoruz:

  1. Yirmi yılı aşkın süredir gösterdiğimiz esnekliği artık gösteremeyeceğiz.
  2. Normal mönü dışında on kişiye dahi piliç vermemiz mümkün olamayacak, çünkü biz bir sistem oturtmak istiyoruz.
  3. Zaten biz piliç veremeyeceğimizi söylemiyoruz, mönüyü beğenmeyenin “a la carte” yiyebileceğini ve ücretini ödeyeceğini hatırlatmak istiyoruz.
  4. Üstelik piliç son derece sağlıklıdır, haftada bir gün yeseniz pekala olur.
  5. Arzu edenlere tatlı yerine meyve verebiliriz.

Ne diyelim ? Allah razı olsun & hepimize afiyetler olsun...

MÖNÜ / TOP-4

  1. Mevsim Salata   Beğendili kebap Ekmek Kadayıfı  
  2. Talya Salata
    Mantı       Elmalı Pay
  3. Mevsim Salata
    Balık tava Dondurmalı Baklava
  4. Yeşil salata
    Piliç ızgara Badem tatlısı

 

SİZİN KÖŞENİZ...

Rotkoçlar köşemizde yer almayı sürdürüyorlar. Bu durumun bir alışkanlık olmanın da ötesine geçip bir işgale dönüşebileceği endişesini taşıdığımızı itiraf edelim. Bu baskın ve yayılmacı anlayıştan kurtulmanın belki de yegane yolu, bültenimizde onlara ayrı ve yarı otonom bir bölüm açmak olacak. Bekleyelim ve görelim.

Rtkç.Fahri Işık’tan Almanya izlenimlerini bizlerle paylaşmasını istemiştik. O bunun çok ötesinde neler yazdı neler; okuyun ve derinliği keşfedin (Reklam spotu gibi oldu)... Şu bülteni Fahri Hoca’ya yazdırabilsek ne iyi olurdu değil mi?

ZOR YAZI

Yurt dışındaki “kendini” yazmak, oralarda ulusal bir misyonu yüz akıyla yerine getirebilme zorluğundan da zormuş. Buna sevgili Hülagu’nun isteğine karşı duramama zorluğu da eklenince ve bu dost dileği kazının en zoru sayılan ilk günlerinde Patara’da üstlenilince ve de en son zamana sıkıştırılınca, yazının başlığı neden “ZOR YAZI”dır, anlaşılacaktır.

Havva ve benim için de yurt dışında olmak da artık zorlaşmaktadır. Çünkü çağdaşlık kulvarında ara, her seferinde daha da açılmakta, ulus olarak hak etmediğimiz bu farkı içimize sindirebilmek bizi derinden yaralamaktadır. “Adam olmak, asri olmaktır” demişti O büyük insan ve bu acıyı yaşayış O’nun yolundan sapışla koşuttu. Artık belli ki bu acıyı yaşayışın yanıtı “Doğulu” kalmakta ısrarlı oluştu.

Bu “resmi” , Frankfurt Havaalanı’nda kimlik kontrolü için girdiğin “Avrupa Birliği Dışındakiler” sırasına bakarken en somutuyla görürsün. Ve o an Mustafa Kemal’in rehberliğinde ulaşılan tüm çağdaş değerleri bir bir ve hızla yük edişi “marifet” sayanlara karşı onlar gibi direnemeyişin sorumluluğunu yüreğinde duyarsın. Tüm dünyayı taşıyan o muhteşem alanın her bucağına baktığında, “beyler rahat uykularındayken” onların refahı için uyumayanların sergilediği kapkara tabloya gömülür, bitersin. Kentleşmeyi ilk yaratan ve binlerce yıl binlerce halkı doyuran bir kutsanmış toprağa hasretlikte “doyum” arayan Anadolulularımızdır onlar, onları görünce yüzyüze gelmekten utanırsın. Çünkü ataları “Mustafa Kemal’in Kuvvacıları’ydı” onların; insanlık tarihinde bir benzeri daha olmayan bir varoluş destanı yazmışlar, yokluklar içinde ekonomik devrimi gerçekleştirirken bile, onların “ayağına” gitmemişlerdi. Bunlar ise şimdi “el kapılarındaydı”...

İlk bu “resim” karşılarsa seni Almanya’da ve sen onbin yıl öncesinde başlayan kültür göçleriyle Avrupa’yı da yaratan bir geçmişin mirasçısı olarak en yüksek kültürlerle yoğrulmuş bir anayurt toprağında o kutlu geçmişi araştıran bir bilimciysen, işin en zordur. Bu son zorluktan ve elinde olan zorluktan bireysel de olsa sıyrılmanın tek çıkış yolu, işinde “en iyi” olmaya çaba göstermek, “en iyiler“ arasında gösterilmektir; onlarla kıyasıya bir yarışa girebilmektir; onlar dün çok yol almış olsalar da, bugün çok olanaklarla donanmış olsalar da, yılgınlığa düşmemek, Mustafa Kemal Kuvvacıları’nın izinde “varım” diyebilmektir. Havva ve Naci Büyük Şefim’in neferi bir Rotkoç olarak ben, Temmuz başında böylesi bir bilimsel fırsat için Marburg’ta olduk. Ve orada Avrupa, Amerika ve İsrail’den gelen “Lahit-Corpus Sempozyumu” katılımcıları arasında “var oluşumuzu” fark ettirerek döndük yurda. Frankfurt Havaalanı’nda yine hemşirelerimiz arasında ve sözde “Avrupalı Olmayan”ların sırasında başımız dik olarak...

Prof.Dr.Fahri Işık

 

Salih Peker’in internetten bulup gönderdiği bir şiiri aktarıyoruz. Mesaj mı vermeye çalışıyor acaba ?

"Üç çeşit dost vardır"

Birincisi, ekmek gibidir; her gün ararsın.
İkincisi, ilaç gibidir; lazım olunca ararsın.
Üçüncüsü, mikrop gibidir;

lazım olunca o seni arar bulur

İnsanlar vardır
Üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı.
Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz

İnsanlar vardır
Derin bir okyanus
İlk anda ürkütür, korkutur sizi
Derinliklerinde saklıdır gizi
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız.
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır
Coşkun bir akarsu
Bent, engel tanımaz,akar durur
Su yaklaşmaya gelmez
Alır sürükler, tutunacak yer göstermez beyaz
Köpükler ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz
Bu tıp insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır
Sakin akan bir dere
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere
Yanında olmak başlı başına bir mutluluk
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk

İnsanlar vardır
Berrak pırıl pırıl bir deniz
Boşa gitmez ne kadar güvenseniz
Dibini görürsünüz, her şey meydanda
Korkmadan dalarsınız.
Sizi sarar bir anda.
İçi dışı birdir.
Çekinme ondan.
Her sözü içtendir her davranışı candan

İnsanlar vardır
Çeşit çeşit tip tip
Her biri başka bir karaktere sahip
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı
Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...

Orhan Şenoğlu her hafta bir yazı göndermek suretiyle bir yandan katkı sağlamayı sürdürürken, diğer yandan da gelecek yılın bülten komitesine adaylığını koyuyor!...

SAĞOLASIN 2001 KRİZİ...

Bugün bir fırsat yakaladık.

Tüm zenginliklerimizi ortaya çıkarma fırsatı yakaladık.

Elimizdeki zenginliklerimize bakma fırsatı yakaladık.

Peygamberler şehri üç kutsal dinin doğuş merkezi ŞANLIURFA.

Nemrut Dağındaki tarihi eserler. İncil’de yazan kutsal yerler. Güzellikler şehri İstanbul. Bursa. Edirne. Efes. Antikya (Yalvaç). Perge. Aspendos. Side. Kültürün beşiği Patara.. Ege Kıyıları saymakla bitiremeyeceğimiz tarihi, doğal değerlerimiz ve kültürel eserlerimiz.

Biz bunlara sahibiz.

İtalya’ya yılda 50 milyon turist geliyor. Bunun 15 milyonu tarih ve kültür için Roma’ya gidiyor. Bu turistler para bırakan turistler. (Japonlar, Amerikalılar vb. )

Size bu gibi örnekleri çok sayabilirim.

Bizim ülkemiz çok zengin kaynaklara sahiptir.

Farketmemizi bekliyorum. Onlarla ilgilenelim. Onları ortaya çıkarıp dünya insanına sunalım.

Hem insanlığa hizmet etmiş hem de para kazanmış oluruz.

Bunca zenginliğe rağmen umutsuzluk niye....

Bugünkü umutsuzluğun kaynağı; düşüncelerimizdeki değişimin gerçekleşmemesidir.

DÜŞÜNCEMİZİ DEĞİŞTİRELİM

Zenginliklerimize yoğunlaşalım. Üstün özelliklerimizi ortaya çıkaralım. Moralli olmamız bizleri güçlendirecektir.

Üç,beş kişilik gruplar halinde bir araya gelelim. Küçük küçük işler yaparak büyük işler yapabiliriz. Ama yaptığımız her iş mutlaka para getirici ve üretime yönelik olmalı. Perge’nin , Patara’nın, Aspendos’un, Side’nin yer altındaki bölümlerinin ortaya çıkarılması için bir araya gelebiliriz. Bir seferberlik halinde kazı ekiplerine nasıl yardımcı olabileceğimizi öğrenebiliriz.

Türkiye çok zengin bir ülke. Biz de zengin yurttaşlar olabiliriz. Düşüncelerimizi, değiştirelim.

Olumsuz ve negatif düşünceleri beynimizden, etrafımızdan kovalım. Uzaklaşalım olumsuzluklardan. Zenginliği, güzel yaşamı düşünelim.

Hayal edelim. Hayalle başlayalım. Büyük düşünelim.

Küçük küçük parçalar halinde ayırarak bir kişi bir FİL’i yiyebilir.

HERŞEY DÜŞÜNCEDE BAŞLAR......

Hep beraber olumlu düşünce üretmek ne kadar güzel olur.

 

ELEŞTİRİLER ... ÖNERİLER ...
  • D.G.Ömer Tezcan : Mükemmel bülteniniz için teşekkür ederim. VCD'imi seyretmek için perdelerinizi indirmeniz de ayrı bir incelik !... Gününüz hep aydınlık olsun.
  • Rtn.Hulki Demirel : Elleriniz dert görmesin. Zeminde kullandığınız renkler okumayı zorlaştırıyor; neden kulübün bir renk danışmanı yok?
  • Rtn. İlhami Kaplan : Bültenin son sayısı şişirme olmuş.
  • Rtn. Mustafa Sözen : Bence de. Ancak gene de Allah razı olsun.
  • Rtn. Salih Peker : Başarılarınızın devamını dilerim.
  • Rtn. Hülya Yazıcı : Bülten güzel olmasına güzel de, neden bu derece fotoğraf özürlüsünüz?
  • Adı bizde saklı bir Rtn. : Yazdırıp getirdiğiniz birkaç tane bülten var, onlar da masalarda bırakılıyor. Yanlış anlamayın ama, zahmetinize değiyor mu?
  • U.R.Başkanı Richard D.King : Görevimiz insanlığa hizmettir.

  [Tracked by Hitmatic]