blt_log4.gif (10576 bytes) rot_logo[1].jpeg (22655 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 30 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N   H A F T A

Talya Oteli - 24.01.2002 - 1221/29

Toplam Üye

48 + 11

KONUŞMACI Dr.Zuhal Gökkoca

Katılan Üye

37 + 4

KONU Yetiyitimi

Katılım

% 77

KONUKLAR

TELAFİ KARTI GETİRENLER

Mehmet Yörükoğlu Onur Konuğu

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen Rotary Bilgileri seminerine katılan dostlarımız yeni tüzük gereği birer atendans getirmiş sayıldılar. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Rtn.Levent Kıldır Kaleiçi Rotary Kulübü
Rtc.Mustafa Kalender Aspendos Rotary Kulübü
Burak Gönen Ahmet Gönen’in Konuğu

 

TOPLANTI NOTLARI :
  • Kim ne derse desin, 2002 kulübümüze bolluk ve bereket getirdi. Öyle çok derinliğine araştırıp, görünenin ötesinde düşünmeye gerek yok. Toplantılarımıza bakmanız yeterli; birkaç haftadır hep daha kalabalığız. Bazı dostlarımız düzenli olarak toplantılarımıza katılmak için sanki yeni yılı beklemişler. Bakmayın siz devam oranının %90’larda olmadığına. Gelmemeyi alışkanlık haline getiren birkaç üyemizin dışında bir hayli iyi durumda olduğumuzu söyleyebiliriz.
  • Bu yılki kurumsal meslek ödüllerinden ikincisinin sahibi olan Yörükoğlu Süt Ürünleri firmasının Yön.Kur.Bşk. Mehmet Yörükoğlu, kendisinden herhangi bir karşılık beklenmeksizin böyle bir ödüle layık görülmesinden son derece mutlu olduğunu belirtti ve meslek yaşantısı hakkında kısa bir konuşma yaptı. Yörükoğlu firması hakkında geniş bilgi sahibi olmak isteyen dostlarımızın web sayfalarını ziyaret edebileceklerini hatırlatalım. http://www.yorukoglusut.com.tr
  • Konuşmacı konuğumuz Halk Sağlığı Uzmanı Dr.Zuhal Gökkoca sağlıksızlık sürecinin basamaklarından birisi olarak tanımladığı yetiyitimi kavramı hakkında bilgiler aktardı. Yetiyitiminin nedenleri, tipleri, ağırlığı ve önlenebilirliği üzerine konuşan ve özellikle önleme stratejilerinin önemine değinen Gökkoca, bu açıdan bakıldığından Polio-Plus kampanyasının olağanüstü başarılı ve örnek bir çalışma olduğuna işaret ederek, Rotary’yi ve Rotaryenler’i kutladı. Ülkemizde ve de özellikle Antalya da koruyucu sağlık hizmetlerinin desteklenmesi ile pek çok sakatlığın da engellenebileceğini ifade eden konuşmacının dikkat çeken uyarıları ise Akraba evliliği, Genetik danışmalık ve Gebelik bakımı konularına müdahale ile "Engelliler için engelsiz yaşam" temasına nasıl katkıda bulunabileceğimizin ip uçlarını veriyordu.
  • Konuşmanın ve soru-cevap bölümünün erken bitmesi ve on dakikalık bir zaman kalması üzerine özel istekle kürsüye gelen Yaşar Süzen, söyledikleri ya da daha doğrusu söyleyemedikleriyle, 22 Şubat’tan bu yana bizlerden esirgediği ekonomik panoramasına neden ara verdiğini ortaya koymuş oldu.. Sanırız verebileceği pek de olumlu mesajı olmadığı ve yalan söylemeyi de hiç arzu etmediği için uzunca bir zamandır kürsüden uzak durmaya özen göstermişti. Önümüzdeki haftalarda bizlerle paylaşabileceği olumlu izlenimlere sahip olmasını sağlayacak somut gelişmeleri özlemle bekliyoruz.

 

B U   H A F T A

Talya Oteli - 31.01.2002 - 1222/30

KONUŞMACI Fikret Otyam – Filiz Otyam Mönü :
KONU Sanat Üzerine Söyleşi Mevsim Salata, Macar Gulaş, Dond.Meyve Salatası

DOĞUM GÜNLERİ

EVLENME YILDÖNÜMLERİ

31.01

Turhan Sözen

01.02

Duran Çiftçi

05.02

Muharrem Karataş

 

ÇOK YÖNLÜ BİR SANAT ADAMI : “FİKRET OTYAM”

19 Aralık 1926 yılında Aksaray'da doğmuştur. Ünlü besteci ve orkestra şefi olan ağabeyi Nedim Vasıf Otyam ve diğer ağabeyleri gibi altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Eczaneye gelen köylülerden dinlediği hikayeleri defterine günübirlik not etmiş, sonra bunlar 1945-1946 yıllarında İstanbul'da Gece Postası gazetesinde yayınlanmıştır.

Aksaray'daki eczanelerini boyamaya gelen bir tabelacıda ilk kez samur fırça ve tüp boyaları görmüş, ve tabelacının verdiği boyalarla yaptığı ilk sergisini aylar sonra Aksaray Halk evinde açmıştır. Fotoğrafı Nedim ağabeyinden öğrenmiş, Aksaray'da arkadaşı ve resim öğretmeni ile birlikte "Foto Üç Yıldız" adlı bir fotoğrafçı dükkanı açmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarına rastlayan lise eğitimi Ankara ve Kayseri'deki liselerde Resme olan ilgisi sonunda 1945 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisini 1953 'de Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde bitirmiştir. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sanat-edebiyat yazarlığı ve fotoröportajlar yapmaya başlamıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkı ile yaptığı röportajları konu alan gazete yazıları hazırlamış, daha sonra bu röportaj serileri Topraksızlar, Gide Gide, Ha Bu Diyar, Harran ve Irıp, Ey Samandağ Samandağ adlı kitaplar olarak yayınlanmıştır. Gazetelerde, hazırladığı desenler de yayınlanmıştır. 1953-1996 yılları arasında Anadolu insanının yaşamını belgelediği fotoğraflarını da "Gide Gide" başlığı altında, "Memleketimden İnsan Manzaraları, Anadolu 63" adlı sergilemelerle tanıtmıştır. Fikret Otyam'ın fotoğraf sanatındaki başarısının temelinde Bedri Rahmi'nin üç tonda leke konusundaki öğretileri yer alır. Bu tekniği yağlı boya teknikleri çalışmaları ile birlikte yan yana yürütmüştür. Resmi hiçbir zaman bırakmamasına karşın  1980'e kadar fotoğraf ve yazarlık çalışmalarında yoğunlaşmıştır.

Yazının tamamı ve sanatçının eserleri için tıklayınız

Giysi toplama kampanyamız sürüyor... Toplum Hizmetleri Komitemiz, Şafak mahallesinde ihtiyacı olanlara ulaştırmak üzere kullanmadığınız giysilerinizi bekliyor...

ÜYELERİMİZDEN HABERLER...
  • Birkaç hafta önce myokard infarktüsü geçiren İlhami Kaplan’ın babası Süleyman Kaplan’ın sağlık durumunun iyiye gittiğini büyük bir memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz.
  • Figen Gökalp Ebren İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Kendisini kutluyor ve başarılar diliyoruz.
PROJELER ...ETKİNLİKLER ...
  • Başkanımız Fatma Kızılırmak, Tunay Altınpınar, Mustafa Kıvrak, Mustafa Yapan ve Oktay Yiğitbaşı Kepez Belediye Başkanı Mehmet Atay’ı ziyaret ederek, toplum merkezi projemizle ilgili bir görüşme yaptılar ve kendisinden arsa tahsisi talebinde bulundular. Duyduğumuza göre Sn.Atay böyle bir projeye sıcak baktıklarını ve her türlü desteği vermeye hazır olduklarını, ancak arsa tahsisinden ziyade belediye olarak böyle bir merkezin yapımını Rotary ile birlikte her türlü inşaat ve peyzaj desteği de vererek her iki kurumun adını taşıyacak şekilde kendi adlarına üstlenmeyi tercih edeceklerini belirtmiş.
  • Bölge projelerinden birisi olarak bu dönem başlatılan “Küçük Ölçekli İş Kazandırma Projesi” (KÖLİK) hakkında bilgi sahibi olmak isteyen dostlarımız aşağıdaki linke tıklayabilirler.

K Ö L İ K

http://www.rotary2430.org.tr/kolik/kolik.html

 

BÖLGE ASAMBLESİ

ADANA, 05-07 Nisan 2002

İşte rekor diye buna denir sevgili dostlar: Yıllardır bölge asamblelerinde hep 3-5 kişiyle boy göstermeye alışmışken (Yaşar Süzen’in dönemi hariç), bir de ne görelim; tam 23 üyemiz Adana yolcuları arasındaki yerlerini şimdiden ayırtmışlar. Belki de bu sayı daha da artacak. Kıskanmamak elde değil. İbrahim Coşar’ı gönülden kutlayalım ve bu tabloyu kulübümüz adına anlamlı bir başarı olarak kabul edelim.

Yalnızca gelecek dönem başkanımızı değil, katılan üyelerimizi de kutlayalım. Toplantılarımızda çok ender rastlayabildiğimiz, hatta yüzlerini unutturacak derecede hiç göremediğimiz bazı dostlarımızın bu etkinliğe kayıt yaptırdıklarına tanık olmak gerçekten de son derece sevindirici. Ne dersiniz? Onların aramızda daha sık bulunmalarını sağlamak için haftalık toplantılarımızı bundan böyle Adana gibi uzak yerlerde yapsak acaba daha mı iyi ederiz?

       İbrahim-Leyla COŞAR
       Levent-Nazmiye İÇEL
       Salim-Nefise Neşet GÜLLÜPINAR
       Aytaç-Serpil KÜÇÜKÜNAL
       Hulki DEMİREL
       Yaşar SÜZEN
       Salih-Demet PEKER
       Güray-Olcay PARLAK
       Yavuz-Gülay CANÖZ
       İbrahim ŞENCAN
       Ahmet-Süreyya ÜNSAL
       Ahmet-Nurten GÖNEN
       Süleyman-F.Mebrure ÇEVİK
       Ahmet-Sibel FIĞLACI
       Orhan-Ayşe ŞENOĞLU
       Hasanali-Emine Gül GÖNEN
       Fikri-Çiğdem ZAMAN
       Osman-Hatice BERBEROĞLU
       Osman-Berna BİLGEN
       İlhami-Perihan GÖNEN
       İzzet-Şule UZUN
       Havva İŞKAN IŞIK
       M.Oktay YİĞİTBAŞI

 

BEN KİMİM?... Kendi Kaleminden Rtn.Demirtaş Kocaçitak

Ben , Demirtaş Kocaçitak , 1927'de asker bir babanın (korgeneral olarak emekli oldu) ve fransızca eğitim görmüş bir annenin (ev kadını olarak kaldı) oğlu olarak Konya'da doğdum. 1951'de Tıp Fakültesini bitirdim. Göğüs Hastalıkları dalında ihtisas yaparak profesörlüğe kadar yükseldim. Akdeniz Üniversitesinin kuruluşunda Rektör Yardımcılığı yaptım. Emekli olduktan sonra da serbest hekim olarak Antalya’daki muayenehanemde çalışmaya devam ediyorum.

Ankara , Hacettepe , Akdeniz üniversitelerinde yıllarca öğretim üyeliği yaptığım için kendimi hem hekim , hem de öğretmen olarak görüyorum. bu bana başka bir iftihar vesilesi veriyor. Belki onun için çok konuşmaktan hoşlanıyorum. Uzun (bence kısa) yılar mutlu yaşadığım eşimi kaybetmenin mutsuzluğunu yeğenlerim ve çocukları ile gidermeye çalışıyorum (bana dede diyorlar!).

Seyahatlerden hoşlanırım; Türkiye’nin hemen her tarafını ve 49 yabancı ülkeyi gördüm. 4 yılı A.B.D. leri ve Avrupa üniversitelerindeki çalışmalar olmak üzere 75 yıllık ömrümün 5 yılı yurt dışında geçti.

Herşeye rağmen yaşama şevkini bırakmıyorum:

''Hatıralar uzaklarda / Sen de uzakta mısın / Beni unutsan bile / Bir gün hatırlar mısın ? ''

Aslında geçmişte biz , hatıralardan çok o günlerdeki kendimizi ararız. Neyse, ''Hayat fani , Kainat ebedi'' diyerek bugünü yaşayalım. Hayat güzeldir , tadını çıkaralım.

1983 yılında Antalya Rotary Kulübüne üye oldum. Devamdan muaf da olsam yıllar öncesinin heyecanını taşıyorum. Devlet memurluğundan (üniversiteden) emekli olsam da ,üyesi bulunduğum bazı uluslararası tıp derneklerince ''Emeritus'' sayılsam da çalışıyorum, çünkü yaşıyorum: ''Durmayalım , düşeriz''.

 

ROTARY BİLGİLERİ...

19 Ocak’taki eğitim seminerinde işlenen “Rotary’de Değişim“ konusuyla ilgili notlarımızı aktarmaya devam ediyoruz.

ROTARY’DE DEĞİŞİM

  • YAPIDA DEĞİŞİM
  • HİZMET ANLAYIŞINDA DEĞİŞİM
  • TANIMA VE TANITMADA DEĞİŞİM

ROTARY’NİN YAPISINDA DEĞİŞİM

  1. Üyeliğe Yaklaşımda Değişim
    • Genç Üyelere Öncelik Tanıma
    • Sınıflandırmada Yenilikler
    • Üyelik Türlerinde Değişiklikler
    • Devam Kurallarında Kolaylıklar
    • Bünyedeki Üye Kaynaklarını Kullanma
  1. Rotary Yönetiminde Değişim
    • Bölge Düzeyinde (Bölge Liderlik Planı)
    • Kulüp Düzeyinde (Yön.Kur. ve Avenü Bşk.)
  1. Eğitimde Değişim
    • İnteraktif Eğitim
    • Bölgesel Eğitimde Değişiklikler
  1. İletişimde Değişim (Elektronik Haberleşme)

 

rotlog1.gif (4932 bytes)

SEVGİLİ DOSTLAR,

Uzunca bir aradan sonra nihayet beraberiz. Sizler beni özlediniz mi bilmiyorum ama ben yazı yazmayı, sizlerle iletişim kurmayı çok özledim.

Ben şuna inanıyorum ki bir şeyi çok istemeyeceksiniz ve onunla ilgili hayal kurmayacaksınız, çünkü mutlaka bir aksilik oluyor. Yıllık iznimden kalan ve bir dahaki seneye aktarılamayan 12 günlük bir izinim vardı; bu izni kullanıp bayram ve yılbaşı tatilini birleştirerek yıl içinde yapamadığım tatili yapmak ve dinlenmek istiyordum. Bunun için izin dilekçemi vermiş, iznimi almış ve kendimi buna hazırlamıştım. Fakat 14 Aralık cuma günü saat 15.00’de hastanede 'DR.ERKAN DODANLI lütfen personel müdürlüğüne geliniz' diye bir anons duyunca başıma gelecekleri az buçuk tahmin ettim. Sağlık Müdürlüğü itiraz etme, araya adam sokup yazıyı değiştirme gibi komplikasyonları önlemek için (haklı olarak) bu tür yazıları hep cuma günleri ve bu saatte tebliğ eder. Personele gittiğimde Finike’de çalışan KBB uzmanı arkadaşın yıllık izin aldığı için oranın boşaldığı, benim yıllık iznimin iptal edildiği ve bayram sonrası 19 Aralık çarşamba günü saat 08.30’da Finike Devlet Hastanesi’nde göreve başlamam gerektiğini öğrendim ve böylece 1 aylık ayrılığımız başlamış oldu.

Tabi bu arada aklınıza “birinin keyfi olarak aldığı izin için niye bir başkasının yasal hakkı olan izin iptal ediliyor veya Kumluca’da Devlet Hastanesi’nde çalışan bir KBB uzmanı var, Kumluca-Finike arası 10 dakika, bu iş oradan halledilemez mi” gibi saçma ve devletin bölünmez bütünlüğünü tehdit edici sorular gelebilir; ama hiç düşünmenizi bile istemem, sonra hakkınızda iyi olmaz haa.

Bu tür görevlerin insana çok faydası oluyor; çevremizi ve yurdum insanını daha yakından tanıyorsunuz. Bazı önemsiz zararları da var ama onları önemsiz olduğu için söylemeyeyim isterseniz. Ama yok yok, dayanamayacağım, sizlere de anlatacağım. Aile düzeninizin bozulması, üyesi olduğunuz kuruluşların rutin işlerini yapamamanız, toplantılara katılamamanız, yöneticisi olduğunuz apartmanda, tam da önemli tadilatlara başladığınız zamanda işlerin aksaması, düzenli devam ettiğiniz Teke Zortlatması kursunu yarıda bırakmanız gibi sosyal zararlar olduğu gibi, bir de işin maddi yönü var: Haftada 2 kere özel arabanızla gidip geliyorsunuz, hele bir de benim gibi sürekli radara yakalanıp 41.800.000 TL cezayı birkaç defa veriyorsanız (Eskiden trafikçiler doktorlara ceza yazmazdı, noolmuş bunlara böyle bilmiyorum ki, alçaklar her defasında ayrı yere kuruyorlar radarı), yol parası bayağı yüklü oluyor. Otelde kalıyorsunuz (2000 Otel diye bir otelde kaldım, son derece temiz, marinayı tepeden gören çok güzel manzarası olan, çok çok geniş ve güzel bir menüsü olan enfes bir otel, hepinize tavsiye ederim), sabah kahvaltısı ve akşam yemeklerini otelde paranızla yiyorsunuz. Şimdi yukarda Allah var, öğle yemeklerini hastanede bedava veriyorlar. Aaa Finike portakalı güzel olur diyerek size imalı imalı bakan eş, dost, arkadaş, KAYNANA gibi kişilere her gidiş gelişinizde filelerle kasalarla portakal taşıyorsunuz, Antalya Devlet Hastanesi’nde çalışan doktorların maaş haricinde aldıkları aylık 300.000.000TL tutarındaki döner sermaye payını alamıyorsunuz, kirasını ödediğiniz, elektrik ve su parasını yatırdığınız, çalıştırdığınız 3 personelin maaş ve sigorta primlerini ödediğiniz muayenehanenizden burada olmadığınız için hiçbir gelir elde edemiyorsunuz. Gördüğünüz gibi maddi ve manevi zararlar öyle konuşulacak düzeyde değil. Bu arada devlet size harcırah da veriyor tabii ki. Eğer alırsanız 1 seferlik gidiş geliş otobüs parası, sanırım sizin sadece bir akşam yemeğinde harcayacağınız miktarda yemek parası ve hastanenin hasta koridorunda sıcak suyu olmayan bir küçük odada yatacak yer gösteriyorlar.

Bütün bunlara karşın son derece keyifli bir ay geçirdim, orda tanıdığım kişiler ve edindiğim dostluklar hiçbir şeyle ölçülemez. Finike’yle ilgili anlatacaklarımı bir sonraki haftaya bırakıyorum.

Sevgiyle kalın,

Rtkç.ERKAN DODANLI.

 

SİZİN KÖŞENİZ...

Havva İşkan Işık’ın gönderdiği bir iletiyi yayınlıyoruz.

ALMANAK 2001

Huzurlarınızda Bir Kez Daha Yurdum İnsanı...

* Nevşehir'de dövüş horozlarını kaçırıp yediler. (8 Ocak)
* Nuriş, Alaattin Çakıcı'ya "Sanal Pokemon" dedi. (2 Şubat)
* ABD'li din bilimci Michael Sanders, "Adem ile Havva Laz" dedi. (4 Şubat)
* Ünlü travesti Sisi'nin polis akademisinden atıldığı ortaya çıktı. (8 Şubat)
* Cavit Çağlar, oğlunun "Bizde para bitmez" lafını yalanladı : Sadece 150 milyon dolar kefen param var! (11 Şubat)
* Zekeriya Beyaz, "Kurban bayramında tavuk kesilsin" dedi. (28 Şubat)
* Erzurum'da bir zengin, sevgilisi için 22 ayar altından ayakkabı yaptırdı. (5 Mart)
* Küçükçekmece'de salla göle açılan, 2'si eşcinsel 5 genç batma tehlikesi geçirince Reha Muhtar’ı aradı. (14 Mart)
* Rizeliler, zaten Rizeli olan Yasar Okuyan'ı fahri hemşehri ilan ettiler! (17 Mart)
* İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2008 Olimpiyatları için bastırdığı afişlerde 4 halka vardı. Çünkü besinci halka afişle aynı renkti ve görünmüyordu! (19 Mart)
* Antalya'da bir adam kopan kulak memesini tutkalla yapıştırdı. (16 Nisan)
* Uşak'ın Esme köylüleri UFO gördüler ve gördükleri uzaylıyı taşla kovaladılar! (2 Haziran)
* Göz ameliyatı olan adam faturayı görür görmez hastaneden kaçtı. (7 Haziran)
* Nevşehir'de kahvede okey oynayanların üzerine inek düştü; bir okeycinin ayağı kırıldı. (10 Temmuz)
* Köpekler üzerinde tıbbi deneyler yapan hademe Sabri Düz'ün meyve bıçağıyla koyunları da incelediği ortaya çıktı. Düz, "Kısmi oksijen patlaması teorisi" üzerinde araştırma yaptığını söyledi. (4 Aralık)

 

bktkom.gif (10343 bytes)

ELEŞTİRMEK ÜZERİNE...

Dostlarınızı eleştirmek size üzüntü veriyorsa; onları eleştirmeye devam edin. Eğer dostlarınızı eleştirmek size zerre kadar da olsa zevk veriyorsa; eleştiriye son verin... ve kendinizi gözden geçirin.

 

   [Tracked by Hitmatic]