![]() |
![]() |
Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1 Antalya Sayı : 30 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246 E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr |
| G E Ç E N H A F T A | Talya Oteli - 24.01.2002 - 1221/29 |
||||
Toplam Üye |
48 + 11 |
KONUŞMACI | Dr.Zuhal Gökkoca | ||
Katılan Üye |
37 + 4 |
KONU | Yetiyitimi | ||
Katılım |
% 77 |
KONUKLAR | |||
TELAFİ KARTI GETİRENLER |
Mehmet Yörükoğlu | Onur Konuğu | |||
Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen Rotary Bilgileri seminerine katılan dostlarımız yeni tüzük gereği birer atendans getirmiş sayıldılar. Kendilerine teşekkür ediyoruz. |
Rtn.Levent Kıldır | Kaleiçi Rotary Kulübü | |||
| Rtc.Mustafa Kalender | Aspendos Rotary Kulübü | ||||
| Burak Gönen | Ahmet Gönen’in Konuğu | ||||
| TOPLANTI
NOTLARI : |
| B U H A F T A | Talya Oteli - 31.01.2002 - 1222/30 |
||||
| KONUŞMACI | Fikret Otyam – Filiz Otyam | Mönü : | |||
| KONU | Sanat Üzerine Söyleşi | Mevsim Salata, Macar Gulaş, Dond.Meyve Salatası | |||
DOĞUM GÜNLERİ |
EVLENME YILDÖNÜMLERİ |
||||
31.01 |
Turhan Sözen | ||||
01.02 |
Duran Çiftçi | ||||
05.02 |
Muharrem Karataş | ||||
ÇOK YÖNLÜ BİR SANAT ADAMI : “FİKRET OTYAM” |
|
19 Aralık 1926 yılında Aksaray'da doğmuştur. Ünlü besteci ve orkestra şefi olan ağabeyi Nedim Vasıf Otyam ve diğer ağabeyleri gibi altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Eczaneye gelen köylülerden dinlediği hikayeleri defterine günübirlik not etmiş, sonra bunlar 1945-1946 yıllarında İstanbul'da Gece Postası gazetesinde yayınlanmıştır. Aksaray'daki eczanelerini boyamaya gelen bir tabelacıda ilk kez samur fırça ve tüp boyaları görmüş, ve tabelacının verdiği boyalarla yaptığı ilk sergisini aylar sonra Aksaray Halk evinde açmıştır. Fotoğrafı Nedim ağabeyinden öğrenmiş, Aksaray'da arkadaşı ve resim öğretmeni ile birlikte "Foto Üç Yıldız" adlı bir fotoğrafçı dükkanı açmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarına rastlayan lise eğitimi Ankara ve Kayseri'deki liselerde Resme olan ilgisi sonunda 1945 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisini 1953 'de Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde bitirmiştir. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sanat-edebiyat yazarlığı ve fotoröportajlar yapmaya başlamıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkı ile yaptığı röportajları konu alan gazete yazıları hazırlamış, daha sonra bu röportaj serileri Topraksızlar, Gide Gide, Ha Bu Diyar, Harran ve Irıp, Ey Samandağ Samandağ adlı kitaplar olarak yayınlanmıştır. Gazetelerde, hazırladığı desenler de yayınlanmıştır. 1953-1996 yılları arasında Anadolu insanının yaşamını belgelediği fotoğraflarını da "Gide Gide" başlığı altında, "Memleketimden İnsan Manzaraları, Anadolu 63" adlı sergilemelerle tanıtmıştır. Fikret Otyam'ın fotoğraf sanatındaki başarısının temelinde Bedri Rahmi'nin üç tonda leke konusundaki öğretileri yer alır. Bu tekniği yağlı boya teknikleri çalışmaları ile birlikte yan yana yürütmüştür. Resmi hiçbir zaman bırakmamasına karşın 1980'e kadar fotoğraf ve yazarlık çalışmalarında yoğunlaşmıştır. Yazının tamamı ve sanatçının eserleri için tıklayınız |
|
| ÜYELERİMİZDEN HABERLER... |
PROJELER
...ETKİNLİKLER ... |
K Ö L İ K

http://www.rotary2430.org.tr/kolik/kolik.html
BÖLGE ASAMBLESİ ADANA, 05-07 Nisan 2002 İşte rekor diye buna denir sevgili dostlar: Yıllardır bölge asamblelerinde hep 3-5 kişiyle boy göstermeye alışmışken (Yaşar Süzen’in dönemi hariç), bir de ne görelim; tam 23 üyemiz Adana yolcuları arasındaki yerlerini şimdiden ayırtmışlar. Belki de bu sayı daha da artacak. Kıskanmamak elde değil. İbrahim Coşar’ı gönülden kutlayalım ve bu tabloyu kulübümüz adına anlamlı bir başarı olarak kabul edelim. Yalnızca gelecek dönem başkanımızı değil, katılan üyelerimizi de kutlayalım. Toplantılarımızda çok ender rastlayabildiğimiz, hatta yüzlerini unutturacak derecede hiç göremediğimiz bazı dostlarımızın bu etkinliğe kayıt yaptırdıklarına tanık olmak gerçekten de son derece sevindirici. Ne dersiniz? Onların aramızda daha sık bulunmalarını sağlamak için haftalık toplantılarımızı bundan böyle Adana gibi uzak yerlerde yapsak acaba daha mı iyi ederiz? |
İbrahim-Leyla COŞAR Levent-Nazmiye İÇEL Salim-Nefise Neşet GÜLLÜPINAR Aytaç-Serpil KÜÇÜKÜNAL Hulki DEMİREL Yaşar SÜZEN Salih-Demet PEKER Güray-Olcay PARLAK Yavuz-Gülay CANÖZ İbrahim ŞENCAN Ahmet-Süreyya ÜNSAL Ahmet-Nurten GÖNEN Süleyman-F.Mebrure ÇEVİK Ahmet-Sibel FIĞLACI Orhan-Ayşe ŞENOĞLU Hasanali-Emine Gül GÖNEN Fikri-Çiğdem ZAMAN Osman-Hatice BERBEROĞLU Osman-Berna BİLGEN İlhami-Perihan GÖNEN İzzet-Şule UZUN Havva İŞKAN IŞIK M.Oktay YİĞİTBAŞI |
BEN KİMİM?... Kendi Kaleminden Rtn.Demirtaş KocaçitakBen , Demirtaş Kocaçitak , 1927'de asker bir babanın (korgeneral olarak emekli oldu) ve fransızca eğitim görmüş bir annenin (ev kadını olarak kaldı) oğlu olarak Konya'da doğdum. 1951'de Tıp Fakültesini bitirdim. Göğüs Hastalıkları dalında ihtisas yaparak profesörlüğe kadar yükseldim. Akdeniz Üniversitesinin kuruluşunda Rektör Yardımcılığı yaptım. Emekli olduktan sonra da serbest hekim olarak Antalya’daki muayenehanemde çalışmaya devam ediyorum. Ankara , Hacettepe , Akdeniz üniversitelerinde yıllarca öğretim üyeliği yaptığım için kendimi hem hekim , hem de öğretmen olarak görüyorum. bu bana başka bir iftihar vesilesi veriyor. Belki onun için çok konuşmaktan hoşlanıyorum. Uzun (bence kısa) yılar mutlu yaşadığım eşimi kaybetmenin mutsuzluğunu yeğenlerim ve çocukları ile gidermeye çalışıyorum (bana dede diyorlar!). Seyahatlerden hoşlanırım; Türkiye’nin hemen her tarafını ve 49 yabancı ülkeyi gördüm. 4 yılı A.B.D. leri ve Avrupa üniversitelerindeki çalışmalar olmak üzere 75 yıllık ömrümün 5 yılı yurt dışında geçti. Herşeye rağmen yaşama şevkini bırakmıyorum: ''Hatıralar uzaklarda / Sen de uzakta mısın / Beni unutsan bile / Bir gün hatırlar mısın ? '' Aslında geçmişte biz , hatıralardan çok o günlerdeki kendimizi ararız. Neyse, ''Hayat fani , Kainat ebedi'' diyerek bugünü yaşayalım. Hayat güzeldir , tadını çıkaralım. 1983 yılında Antalya Rotary Kulübüne üye oldum. Devamdan muaf da olsam yıllar öncesinin heyecanını taşıyorum. Devlet memurluğundan (üniversiteden) emekli olsam da ,üyesi bulunduğum bazı uluslararası tıp derneklerince ''Emeritus'' sayılsam da çalışıyorum, çünkü yaşıyorum: ''Durmayalım , düşeriz''. |
ROTARY BİLGİLERİ... 19 Ocak’taki eğitim seminerinde işlenen “Rotary’de Değişim“ konusuyla ilgili notlarımızı aktarmaya devam ediyoruz. ROTARY’DE DEĞİŞİM
|
ROTARY’NİN YAPISINDA DEĞİŞİM
|
SEVGİLİ DOSTLAR, Uzunca bir aradan sonra nihayet beraberiz. Sizler beni özlediniz mi bilmiyorum ama ben yazı yazmayı, sizlerle iletişim kurmayı çok özledim. Ben şuna inanıyorum ki bir şeyi çok istemeyeceksiniz ve onunla ilgili hayal kurmayacaksınız, çünkü mutlaka bir aksilik oluyor. Yıllık iznimden kalan ve bir dahaki seneye aktarılamayan 12 günlük bir izinim vardı; bu izni kullanıp bayram ve yılbaşı tatilini birleştirerek yıl içinde yapamadığım tatili yapmak ve dinlenmek istiyordum. Bunun için izin dilekçemi vermiş, iznimi almış ve kendimi buna hazırlamıştım. Fakat 14 Aralık cuma günü saat 15.00’de hastanede 'DR.ERKAN DODANLI lütfen personel müdürlüğüne geliniz' diye bir anons duyunca başıma gelecekleri az buçuk tahmin ettim. Sağlık Müdürlüğü itiraz etme, araya adam sokup yazıyı değiştirme gibi komplikasyonları önlemek için (haklı olarak) bu tür yazıları hep cuma günleri ve bu saatte tebliğ eder. Personele gittiğimde Finike’de çalışan KBB uzmanı arkadaşın yıllık izin aldığı için oranın boşaldığı, benim yıllık iznimin iptal edildiği ve bayram sonrası 19 Aralık çarşamba günü saat 08.30’da Finike Devlet Hastanesi’nde göreve başlamam gerektiğini öğrendim ve böylece 1 aylık ayrılığımız başlamış oldu. Tabi bu arada aklınıza “birinin keyfi olarak aldığı izin için niye bir başkasının yasal hakkı olan izin iptal ediliyor veya Kumluca’da Devlet Hastanesi’nde çalışan bir KBB uzmanı var, Kumluca-Finike arası 10 dakika, bu iş oradan halledilemez mi” gibi saçma ve devletin bölünmez bütünlüğünü tehdit edici sorular gelebilir; ama hiç düşünmenizi bile istemem, sonra hakkınızda iyi olmaz haa. Bu tür görevlerin insana çok faydası oluyor; çevremizi ve yurdum insanını daha yakından tanıyorsunuz. Bazı önemsiz zararları da var ama onları önemsiz olduğu için söylemeyeyim isterseniz. Ama yok yok, dayanamayacağım, sizlere de anlatacağım. Aile düzeninizin bozulması, üyesi olduğunuz kuruluşların rutin işlerini yapamamanız, toplantılara katılamamanız, yöneticisi olduğunuz apartmanda, tam da önemli tadilatlara başladığınız zamanda işlerin aksaması, düzenli devam ettiğiniz Teke Zortlatması kursunu yarıda bırakmanız gibi sosyal zararlar olduğu gibi, bir de işin maddi yönü var: Haftada 2 kere özel arabanızla gidip geliyorsunuz, hele bir de benim gibi sürekli radara yakalanıp 41.800.000 TL cezayı birkaç defa veriyorsanız (Eskiden trafikçiler doktorlara ceza yazmazdı, noolmuş bunlara böyle bilmiyorum ki, alçaklar her defasında ayrı yere kuruyorlar radarı), yol parası bayağı yüklü oluyor. Otelde kalıyorsunuz (2000 Otel diye bir otelde kaldım, son derece temiz, marinayı tepeden gören çok güzel manzarası olan, çok çok geniş ve güzel bir menüsü olan enfes bir otel, hepinize tavsiye ederim), sabah kahvaltısı ve akşam yemeklerini otelde paranızla yiyorsunuz. Şimdi yukarda Allah var, öğle yemeklerini hastanede bedava veriyorlar. Aaa Finike portakalı güzel olur diyerek size imalı imalı bakan eş, dost, arkadaş, KAYNANA gibi kişilere her gidiş gelişinizde filelerle kasalarla portakal taşıyorsunuz, Antalya Devlet Hastanesi’nde çalışan doktorların maaş haricinde aldıkları aylık 300.000.000TL tutarındaki döner sermaye payını alamıyorsunuz, kirasını ödediğiniz, elektrik ve su parasını yatırdığınız, çalıştırdığınız 3 personelin maaş ve sigorta primlerini ödediğiniz muayenehanenizden burada olmadığınız için hiçbir gelir elde edemiyorsunuz. Gördüğünüz gibi maddi ve manevi zararlar öyle konuşulacak düzeyde değil. Bu arada devlet size harcırah da veriyor tabii ki. Eğer alırsanız 1 seferlik gidiş geliş otobüs parası, sanırım sizin sadece bir akşam yemeğinde harcayacağınız miktarda yemek parası ve hastanenin hasta koridorunda sıcak suyu olmayan bir küçük odada yatacak yer gösteriyorlar. Bütün bunlara karşın son derece keyifli bir ay geçirdim, orda tanıdığım kişiler ve edindiğim dostluklar hiçbir şeyle ölçülemez. Finike’yle ilgili anlatacaklarımı bir sonraki haftaya bırakıyorum. Sevgiyle kalın, Rtkç.ERKAN DODANLI. |
SİZİN KÖŞENİZ... Havva İşkan Işık’ın gönderdiği bir iletiyi yayınlıyoruz. ALMANAK 2001 Huzurlarınızda Bir Kez Daha Yurdum İnsanı... * Nevşehir'de dövüş horozlarını kaçırıp yediler. (8 Ocak) |
ELEŞTİRMEK ÜZERİNE... Dostlarınızı eleştirmek size üzüntü veriyorsa; onları eleştirmeye devam edin. Eğer dostlarınızı eleştirmek size zerre kadar da olsa zevk veriyorsa; eleştiriye son verin... ve kendinizi gözden geçirin. |