![]() |
![]() |
Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1 Antalya Sayı : 49 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246 E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr |
| G E Ç E N H A F T A | Talya Oteli - 13.06.2002 - 1240/48 |
||
Toplam Üye |
50 + 11 |
YILLIK OLAĞAN GENEL KURUL |
|
Katılan Üye |
37 + 8 |
||
Katılım |
% 74 |
KONUKLAR | |
TELAFİ KARTLARI |
Rtn.Gottfried Satran | Bad Ischl Rotary Kulübü / Almanya | |
| Hasanali Gönen | Aspendos R.K. |
Rtn.Fethi Kuyucu | Perge Rotary Kulübü |
| Rtc.Ceyhan Bulut | Antalya Rotaract Kulübü | ||
| Rtc.Mustafa Kalender | Aspendos Rotaract Kulübü | ||
| Ali Elmalı (Hükümet Komiseri) | Kulüp Konuğu | ||
| Linda Kaufmann | Fatma Kızılırmak’ın Konuğu | ||
| Tevfik Erdem | Salih Çopur’un Konuğu | ||
TOPLANTI
NOTLARI :
|
|||
| B U H A F T A | Talya Oteli - 20.06.2002 - 1241/49 |
||||||
|
KONUŞMACI | Prof.Dr.Zeki Aslan | Mönü : | ||||
| KONU | Işık Kirliliği | Yeşil Salata, Balık Tava, Meyve Salatası | |||||
DOĞUM GÜNLERİ |
EVLENME YILDÖNÜMLERİ |
||||||
22.06 |
Gülay Canöz | 24.06 |
Fatma – Baha Kızılırmak | ||||
26.06 |
Sibel Fığlacı | ||||||
| Üyelerimizden Haberler... |
Milli Takımımız Dünya Kupası’nda ilk sekiz takım arasına girmeyi başardı.
Bakarsınız gelecek haftaki sayımızda “Yarı finali de geçip finale kaldık” şeklinde bir haberle karşınızda olabiliriz... |
| BEN KİMİM?... Kendi Kaleminden Rtn.Teoman Süer 05.11.1942’de Istanbul Beykoz’da dünyaya geldim. İlköğrenimimi Ankara Keçiören İlkokulu’nda, ortaöğrenimimi ise Antalya Lisesi’nde tamamladıktan sonra iki yıl okuyup ayrıldığım İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne girdim. İzmir’de Nato tesislerinde ifa ettiğim askerlik görevimin ardından girdiğim Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 1972 yılında mezun oldum ve aynı yıl Antalya’da muayenehane açtım. 1975’de Gülsen’le evlendim ve 1986’da oğlumuz Ali Can doğdu. Her ikisinin benim yaşamımdaki önemlerini ve onlarla birlikte yaşadığım mutluluğu tanımlamama gerek yok sanırım. 10 Mayıs 1990 tarihinde girdiğim Antalya Rotary Kulübü’nde 97-98 dönemindeki başkanlık görevimin ardından 98-99 Rotary yılında da Guvernör Yardımcılığı yaptım. O günden bu yana bomboş ortada kaldığım duygusuna kapılıyorum. O dönemlerdeki yoğun telefon ve faks trafiğini özlediğimi itiraf etmek zorundayım. Dostlarım arada bir beni hatırlayıp birkaç satır yazı geçebilseler inanın çok mutlu olurum. Toplum hizmet fikrini bana Rotary aşıladı. O gün bu gündür hem kulüp olarak, hem de kişisel anlamda her türlü hizmet çalışmasına katılmaktan çok özel bir mutluluk duyuyorum. Hatta fırsat buldukça özel hayatımda bir takım bahaneler bulup, değişik projeler yaratmak için çaba gösteriyorum. Örneğin Antalya Anadolu Lisesi’nde kendi kurduğum ve iki yıldır başkanlığını sürdürdüğüm “Panayır Komitesi” ile düzenlediğimiz panayırlarla okul için ciddi bir gelir kaynağı oluşturmayı başarmış bulunuyoruz. Antalya Şehir Kulübü’nün başkanlığını yapmaktayım. Koleksiyonculuğa özel bir ilgim vardır. 1952 yılından beri pul koleksiyonculuğu yapmaktayım. Ayrıca çok geniş bir plastik çakmak koleksiyonuna da sahibim. Hobilerimden biri de fotoğraf çekmektir. Beş adet fotoğraf makinem arasında üretilmeyen modeller olduğu gibi, artık faaliyette olmayan markalar da bulunmaktadır. Tüm Rotary ailesini sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Rtn.Teoman Süer |
ANTALYA’DA ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERİN ETKİNLİKLERİ
|
DİJİTAL FOTOGRAF MAKİNESİ (İLE İLGİLİ BİLDİKLERİM)
Sevgili Dostlar, Bildiğiniz gibi,bültende bolca resimler çıkmakta. Bunun nedeni de dijital fotoğraf makinesine duyduğum ilgi nedeni ile, bültene çokça malzeme temin etmiş olmamdır. Bu resimler normal kartlardan da bültene aktarılabilirdi. Ancak bu işlem, resmin kendisinin elektronik ortama gönderilmesi kadar net ve güzel olmamaktadır. Şimdi sizlere bu yeni amatör merakımla ilgili edindiğim pratik bilgilerimi aktaracağım. (Profesyonel bir yaklaşım değil). Eğer eksik ya da yanlış olduğunu farkettiğiniz konular varsa, lütfen çekinmeden uyarın. Ne de olsa, daha öğrenmem gereken çok şey olduğunun bilincindeyim. Önce makina ile başlayalım. Giderek yenilenen ve gelişen teknolojinin durumu şimdi şu düzeyde. En düşük kaliteli makinalar 2 megapiksel (2 MP) ( makinanın duyarlılık derecesi piksel ile ölçülmekte) düzeyinde. Orta nitelikli makinalar 3-4 megapiksel (3, 4 MP) duyarlılıkta. Profesyonel makinalar 5-6 MP düzeyindedir. Her markanın zayıf ya da gelişmemiş modelleri ile gelişmiş modelleri arasında değişen çokça modeli bulunmakta. Doğal olarak iyi olanlar pahalı, ucuz olanlar ise gelişmemiş olanlardır. (500 DOLAR İLE 6000 DOLAR ARASINDA) Ayrıca piyasada çokça çeşit marka da, çok yerde, rahatça bulunmaktadır. En sık bilinenler: Sony, Canon, Olympus, Fuji, Nikon, Dijital makinalar, eski (refleks: aynalı) makinalar gibi bir objektife sahiptir. Ancak bundan sonrası çok farklı. Eski makinalarda, görüntü, film üzerine düşerek, ışığın etkisiyle kimyasal bir reaksiyon yapmakta ve filmde görüntünün negatif izi kalmaktaydı. Oysa dijital olanlarda, görüntü, dijital algılayıcılarla, elektronik bilgiye dönüştürülmekte ve öylece saklanmaktadır. Bunun için bazı makinalar, disket, bazıları küçük compact disk (cd) bazıları da mikro çip işlemci kullanmaktadır. Her marka kendi işlemcisine ayrı isim vermektedir. Ayrıca her işlemcinin hafıza kapasitesi ayrı ayrı değişebilmektedir. Tabi ki kapasitesi çok olanların da fiyatı çok olmaktadır. Kısaca özetlersek, bir dijital fotograf makinası, flaşlı, flaşsız, zoomlu, gece, gündüz tarzında çekimler yapmakta. Makinaların menu düğmesinde bu fonksiyonlarla ilgili seçenekler sıralanmaktadır. Bunları öğrenmek için kitap okumak gerekmez, televizyon kumandasından farklı değil. Asıl bundan sonrası karışık. Makina ile birlikte verilen bir program CD'si var. Bu CD ile bilgisayarınıza,makinanın görüntü işleme özellikleri aktarılmakta. Daha sonra fotograf makinanıza sokulan bir kablo ile resimler, bilgisayara (hard-disk içine) aktarılmakta. Yine bilgisayarda daha önce yüklenmiş fotograf işleme programı aracılığı ile çektiğiniz resimler üzerinde oynama, rötuş, renk, parlaklık vb değişiklikleri yapmak ve bu yeni biçimi ile hafızada saklamak olasıdır. Bundan sonrası biraz daha az karışık. Eğer bilgisayarınıza bir printer, (yazıcı, hem de iyisi olmak zorunda) bağlarsanız, bu resimleri hemen kağıda dökmek çok kolay. Kolay olmayan şu var; printerin iyisi pahalı. Kağıdın iyisi pahalı. Resim basmak için gereken mürekkep kartuşları pahalı. Oysa benim uyguladığım kolay bir yöntem var. Fotograf makinanızı ya da hafıza chipini alıp fotografçıya veriyorsunuz. O size istediğiniz gibi basıyor. Eğer uğraşmak isterseniz, renk parlaklık vb ayarlarını da birlikte yapabilirsiniz. Oysa böylece basılmış kartlarla albüm halinde resimleri saklamak yerine daha kolay bir yöntem var. Hard diskte kayıtlı resimlerinizi, CD yazıcı ile CD'ye kaydedip öylece saklamak. Böylece resim kalitesinde bozulma olmaksızın onyıllarca görüntüleri saklayabilirsiniz. Yada görüntüleri sakladığınız CD 'yi alıp fotoğrafçıya verir, onun bunları kağıda basmasını istersiniz. Bunların dışında daha önemli bir özellik, görüntüleri elektronik ortamda istediğiniz gibi istediğiniz bilgisayara, (internet aracılığı ile) gönderebiliyor olmanız. Hepinize yeni teknolojili günler dilerim. Ne mutlu ki daha öğrenecek çok şey var. Ne mutlu ki daha öğrenebiliyoruz. Rtkç.Baha Kızılırmak |
| SİZİN KÖŞENİZ... KISA BİR ÖYKÜ... İki keşiş yolda giderlerken, bir su birikintisinden karşıya geçmek için bekleyen genç bir kadın görmüşler. Keşişlerden biri, diğerini çok kızdırarak genç kadını taşıyıp suyun diğer yanına geçirmiş. Yaklaşık bir mil sonra, arkadaşının davranışına çok
şaşırmış olan keşiş yorum yapmış: "Biz bakiriz, bırak bir kadını
taşıyıp karşıya geçirmek, kadınlara bakmamız bile yasak. Nasıl böyle bir şey
yapabildin?" Sorunlarımızın,
üzüntülerimizin ve hayal kırıklıklarımızın geçmişte kalmasına izin vermezsek
bunlar omuzlarımızdaki bir yük haline gelir. Ağırlıkları, bizi gülmekten
alıkoyar. Eğer keyifli bir yaşam istiyorsak, |
Gelecek hafta dönemin son bültenini yayınlayacağız. Bu sayıda yer almasını istediğiniz dönemle ilgili duygu ve düşüncelerinizi yansıtan yazılarınızı bize geçmenizi rica ediyoruz. |