blt_log4.gif (10576 bytes) rot_logo[1].jpeg (22655 bytes)

Adres :Sinan Mah. Arık Cad. No:35/4 Gerçek Apt.Kat:1   Antalya                                               Sayı : 37 Tlf:0.242.3117273 Fax :0.242.3117246  E-mail: antalya.b@rotary2430.org.tr Web :http://www.antalya-rotary.org.tr

 

G E Ç E N   H A F T A

Organize Sanayi Sitesi - 21.03.2002 - 1228/36

İŞYERİ GEZİSİ

YÖRÜKOĞLU SÜT ENDÜSTRİSİ TESİSLERİ

Toplam Üye

47 + 11

KONUKLAR

Katılan Üye

23 + 3

Rtn.Ahmet Acar Kaleiçi Rotary Kulübü

Katılım

% 49

Rtc.Özlem Çölkesen Antalya Rotaract Kulübü

TELAFİ KARTI GETİRENLER

Rtc.Mustafa Kaçar

-

Rtc.Serkan Güvenç
Rtc.Ceyhan Bulut

TOPLANTI NOTLARI :

  • Dokuz ay içinde beşinci işyeri gezisini gerçekleştirmek, meslek hizmetleri açısından küçümsenmeyecek bir başarı olarak kayıtlara geçmekle kalmadı; aynı zamanda kulüp bütçesine de anlamlı bir katkı sağlamış oldu. İlginç olan bir nokta da, bunlardan üçü için Organize Sanayi Sitesi içinde yer alan tesislerin tercih edilmiş olmasıydı. Kimileri bunu bir tesadüf olarak yorumlarken, bazı dostlarımız bu durumun “döneme özgü” olabileceği değerlendirmesini yaptılar ve gelecek yıl da Serbest Bölge’de bulunan işyerlerini sıkça ziyaret edeceğimiz tahmininde bulundular(!?)
  • Bu yılki meslek ödüllerimizden birisinin sahibi olan Mehmet Yörükoğlu’nun yanı sıra Kaleiçi’li Rotaryen dostumuz Cihan Bulut ve Rotaractor kardeşimiz Ceyhan Bulut’un da evsahipliği yaptığı ziyaretimiz sırasında yalnızca tesis hakkında bilgi almakla kalmadık; aynı zamanda leziz ürünlerini de tatma fırsatı bulduk.

4.jpg (39930 bytes)

  • 1964 yılında kurulan Yörükoğlu firması, günde 165 ton çiğ süt işleme kapasitesine sahip yeni entegre tesisleriyle Antalya il sınırlarının ötesinde Ankara’ya kadar uzanan geniş bir bölgeye hizmet sunmakta. Firma ve ürünleri hakkında kapsamlı bilgiye web sayfalarından ulaşabileceğinizi hatırlatalım. http://www.yorukoglusut.com.tr

5.jpg (38928 bytes)

  • Yörükoğlu Kıyafet Balosu” etkinliği kapsamında kaydedilen diğer görüntüleri izleyebilmek için lütfen tıklayınız

 

B U   H A F T A

Talya Oteli - 28.03.2002 - 1229/37

KONUŞMACI Prof.Dr.Erol Katırcıoğlu Mönü :
KONU Ekonomik Kriz Ve Sonrası Talya Salata, Etli Lahana Sarma, Kazandibi

D O Ğ U M G Ü N L E R İ

01.04

Ali Rıza Balcı

03.04

Hatice Berberoğlu

01.04

Neriman Öcal

06.04

İlhami Gönen

  

ÜYELERİMİZDEN HABERLER...
  • Nisan ayının ilk haftasında Bölge Asamblesi için Adana’ya gidecek üyelerimizin sayısı her geçen gün daha da artıyor. Duyduğumuza göre dostlarımız çift katlı bir otobüsle yolculuğa çıkma kararı almışlar. İbrahim Coşar başkanlığındaki organizasyon komitesi, özellikle akşam yemeklerinin iz bırakacak şekilde geçmesini sağlamak üzere yoğun bir araştırma içine girmiş. Tüm bu çabaların, asamblede iyi bir Rotary eğitimi almak uğruna sürdürüldüğüne tanık olmak hepimizi fazlasıyla mutlu kılıyor.
PROJELER... ETKİNLİKLER...
  • Dönem başından bu yana destek verdiğimiz Ahatlı, Turgut Reis ve Yıldırım Bayezid İlköğrenim Okulları bünyesindeki ana sınıfların diploma törenleri için hazırlıklar sürdürülüyor. 02 Haziran Pazar günü Suna – İnan Kıraç Eğitim Gönüllüleri Parkı’nda yapılması düşünülen bu etkinlikle ilgili olarak hafta içinde her bir sınıfın öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, başta kıyafet ve hediye paketleri olmak üzere çeşitli ihtiyaçlar üzerinde duruldu. Fatma Kızılırmak, Hülya Yazıcı, Senay Dodanlı, Oktay Yiğitbaşı ve Hülagu Şencan’ın katıldıkları toplantıda halkoyunları ve müzikli dramatizasyon gibi programın içeriğini oluşturacak gösteriler hakkında da görüşmeler yapıldı.

 

KUBABA Uluslararası Arkeoloji Belgeselleri Festivali

KUBABA Uluslararası Arkeoloji Belgeselleri Festivali'nin üçüncüsü, 29-31 Mart 2002 tarihlerinde Talya Oteli Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Toplumların, insanlık tarihini, belgeseller aracılığı ile paylaşmasını hedefleyen bir sanat-düşünce platformu oluşturan bu festival, Belgesel Sinemacılar Birliği ve Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü tarafından birlikte düzenlenmekte. Programla ilgili geniş bilgi almak isteyen dostlarımızın http://www.akmed.org.tr veya http://www.bsb-adf.org adreslerini ziyaret etmelerini öneriyoruz.

 

Kaleiçi Rotary Kulübü’nün yanda afişini gördüğünüz ve önceki haftalarda da duyurduğumuz etkinliği 28 Mart Perşembe günü saat 10.00’daki açılış töreniyle başlıyor. Projeyle ilgili bazı temel bilgileri, dostlarımızın web sayfalarından yaptığımız alıntılarla duyurmak istiyoruz:

  • Projenin Tanımı : Yüksek öğrenimi hedef seçmiş gençlere, Yüksek Öğrenim Kuruluşları ile Mesleklerin Tanıtılması amacıyla doğrudan doğruya iletişim kuracakları bir Fuar Ortamının (veya benzeri) Hazırlanması. Elde edilebilecek gelirle öncelikle Yüksek Öğrenimde okuyan gençlere Burs olmak üzere Eğitim konusunda Proje üretmek.
  • Hedef Kitle : Öncelikle Lise Çağındaki Öğrenciler, Öğrenci Velileri, Yüksek Öğrenim Çağındaki Gençler ve kendilerini tanıtmak isteyen Yüksek Öğrenim Kuruluşları
  • Projenin Gereksinimi : Öğrenci ve Öğrenim Kuruluşları , Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere bazı Kamu Kuruluşları ile yapılan görüşmeler ve gözlemler sonucunda konunun önemli bir ihtiyaç olduğu tespit edildi. Yurtdışında uzunca bir süredir ve yeni yeni Yurt içinde de benzeri Fuarların olduğu ve bunların ilgi gördüğü anlaşıldı.
  • Proje ve Rotary : Projenin her yönüyle Rotary Düşüncesiyle tam bir bütünlük içerisinde olduğuna karar verdik. Özellikle Rotary’nin 4 Hizmet Avenüsüde böyle bir Proje içerisinde yer alabilecekti.
  • Projenin Rotary’nin Tanıtımına Olan Katkısı : Her ne kadar öncelikli amacımız reklam değilse de, Projenin Rotary’ye son derece olumlu katkısı olduğunu tespit ettik. En iyi tanıtımın Projenin kendi başarısı olduğunu anladık.
  • Projenin Kulübe Olan Katkısı : İyi Projeler Kulübün kaynaşmasında en etkili rolü oynadığını gördük. Rotaract Kulübümüzle de adeta bir olduk ve bundan sonraki tüm önemli Projelerimizi birlikte yapmaya karar verdik.

 

BEN KİMİM?... Kendi Kaleminden Rtn.Ahmet Ünsal

Henüz tamamı geçmeyen ve geçmesini de arzu etmediğim

ÖZGEÇMİŞİM

Ben hatırlamıyorum ama annemin ifadesine göre bir Mayıs ayının çağla ve gök muşmulalı gününde Antalya nüfus idaresine göre ise bir sonbaharın hüzünlü ve sararmış yapraklı günlerinden birinde sabah ezanı vaktinde Kaleiçi ile Kemiklik mahallesi arasında fayton içinde sancılı bir seyahat esnasında saat kulesinin altından geçerken dünyaya başımı çıkarmışım ve annem güç bela yatağına yetişerek işini tamamlayabilmiş. Böylece dünyaya geliş biçimimin aile içinde menkıbeleşmiş olduğunu hatırlıyorum.

Çocukluğum önce kemiklik sonra Kaleiçi’nin tozlu sokaklarında çelik çomak, uzun eşek ve daha bir takım sokak oyunları ile geçti. İlk okulum İsmet Paşa ve Gazi Mustafa Kemal’de tamamlandı. Orta ve Lise’yi halen icrai faaliyet eden Antalya Lisesi’nde okudum ve 1945 yılının sıcak Haziran ayında evelallah annemin komşularına, babamın kahve arkadaşlarına hava atabilecek bir tarzda bitirdim.

Orta okulu savaş içinde tamamlamıştım. Okul erken tatil olduğundan boş yaz günlerim için yalvar yakar elektrik dairesine katip oldum. Orada az çalışan, çok para alan bir memur vardı. Dayıma bu adamı sorduğumda <<Bu çok önemli bir adam.Bu adam olmazsa aletirikler yanmaz. Bu adam aletirik mehendizi>> dedi. Ben de rahat bir dünya hayali ile bu adamdan olmayı kendime hedefledim. Vakıa, sonunda o adamın mesleğini edindim ama ne onun aldığı kadar para alabildim, ne de onun yaptığı gibi aylak dolaşabildim.

1951 yılında diplomayı kapınca sıra evlenmeye geldi. Derken mahallenin kızının da bayağı büyüdüğünü, okumuş güzel bir genç kız olduğunu, hatta Istanbul Yüksek mekteplerini bile bitirdiğini söylediler. Armudun iyisini başkasına kaptırmamak için numaramızı çevirip Süreyya ile evlendim.

Güzel güzel hava atarak yaşarken geçen gün bana: << Ahmet ! biliyor musun iki ay sonra evleneli tam elli yıl doluyor >> demez mi? Hay Allah nerden çıktı bu seneler şimdi. Ben ne güzel gençlik numarası çekiyordum sağa sola. Ne yapalım oldu bir kere. Ha bu zaman içinde boş durmadık.İki adet çocuk yetiştirip Rotaryen yaptık. Bunlardan olan dört torunun da kafalarını Rotary ile doldurduk.

Bu arada meslek icra ederek bir türlü yakamadığımız elektrik ile uğraştık.

Fakat herşeyi kabul ediyorum da o az çalışıp çok para alan mehendiz var ya, onun attığı kazığı hiç unutamıyorum.

Hoşçakalın.

Ahmet ÜNSAL

Rotaryen ... ve de Elektrik Yük.Mühendisi

 

ROTARY BİLGİLERİ

Önümüzdeki hafta içinde kulübümüzün yarıya yakın nüfusunun Adana’da gerçekleşecek olan Bölge Asamblesi’ne gideceğini dikkate alarak, yılda bir kez düzenlenen bu organizasyon hakkında hatırlatmalarda bulunmayı yararlı gördük

BÖLGE ASAMBLESİ NEDİR?

Rotary başkanlığının her yıl yenilenmesi nedeniyle her yıl bu görevi üstlenecek 27.000 kulüp başkanı görevlerini yürütebilecek bilgiyi edinmeleri gerekir. Dünyadaki 500 Rotary bölgesinin liderlik konusunda eğitilmesi işte bu yıllık bölge asamblelelerinde olur.

Bölge asamblesi yönlendirme, yüreklendirme, Rotary bilgisi ve yeni fikirler sağlayarak kulüp görevlileri, yönetim kurulu üyeleri ve komite başkanlarına yön verir. Bazı çok deneyimli bölge liderleri Rotary yönetimi ve hizmet projelerinin her kademesi hakkında bilgi görüşlerini anlatırlar. Asamblede tüm katılanlar değerli yeni fikirler edinerek kulüplerini daha etkin ve ilginç duruma getirmek donanımına sahip olurlar. Genellikle 8 veya 10 kadar delege her kulüpten gelerek bu eğitim toplantı larına katılırlar. bölge Asamblesinin bir önemli yönü de program içeriğinin Gelecek Bölge Guvernörü tarafından gözden geçirilmesi ile yeni Rotary International Başkanı’nın düşüncelerinin görüşülmesidir.

Bölgesel amaç ve hedefler bu toplantılarda tanımlanır, planlar görüşülür ve gerçekleştirmek için yeni gelişimler konuşulur.

Her Rotary kulübünün başarısı bu yıllık bölge asamblesinde kulübün tüm olarak temsili ile mümkün olur. 

 

rotlog1.gif (4932 bytes)

LÜZUMLU BİLGİLER

Sevgili okurlarım bildiğiniz üzere; uhrevi dünyanın cehennem kısmında, ölümü münasebetiyle tanrı tarafından mecburi ikamete tabi tutulan; Nietzsche’nin ( kendisi nur içinde yansın... pardon yatsın ) bu sütunlarda misafir yazar olması hasebiyle geçen hafta sizlere seslenemedim. Bizzat başkanları olduğum ve son yazımda ayak oyunlarında usta ve fakat lakin icraatta kof olduklarına işaret ettiğim R. Kocalarının; bütün bir hafta boyunca bana yanıtlarını bekledim. Ancak uyuşukluk bunların adeta ruhlarına işlemiş ki ha taşa vurmuşsun ha bunlara maalesef. Bunlar; beyefendi şahsiyetiyle maruf; baş muharriri kandırarak ve hatta dahi yalan söylemekten de sıkılmayarak; kendileri anlamadıkları için, kimsenin anlamadığını sandıkları benim yerime, ahaliye faydalı hususlarda malumat şey edeceklerini iddia etmişlerdi ki; üzülerek ifade etmem gerekirse, kendi mesleki icraatları hakkında dahi bir kaç kelam yazamadılar. Bakınız; faydalı hususlarda malumatın kamuya nasıl verileceğini kendilerine göstereceğim ki; bizzat okuyarak öğrensinler. Bu amaca hizmet etmeye binaen; bu hafta R. Eşlerine ( yani bizlerin dişi olanlarına ) faydalı malumatlar sunacağım. Efendim; bizzat yaşadığımdan, sizlerin gerek ev işlerinde ve gerekse de mutfakta sevgili kocalarınızı doyurma amaçlı icraatlarınızda, yaşadığınız problemlerinize, pratik çözümler üreteceğim. Yazdıklarımı okuduğunuzda; bu problemleri yaşadığınızda, çektiğiniz üzüntülerin, ne denli gereksiz olduğunu hayretle göreceksiniz.

Hemen hepinizin başına gelmiştir, özellikle de ocakbaşı toplantılarında. Beleş alkollü meşrubat ikramından bolca yararlanır iken; halis ve nadide İran halınızın üstüne şarap döken R. Kocası. Eyvah ! çıkmaz demeyiniz; böyle bir durumun hasılında; halınızdaki şarap lekesini tuz veya karbonatla iyicene sıvayınız ve bekleyiniz, leke kaybolunca iyice temizleyiniz. Lekeden eser kalmadığını memnuniyetle göreceksiniz. Peki arkadaşlarınızı altın gününüze çağırdınız; ve gelmek üzereler, fakat son anda bütün nadide gümüş takımlarınızın karardığını fark ettiniz üzülmeyiniz lütfen. Kararan gümüşlerinizi parlatmak için, eski bir beze biraz beyaz diş macunu sıkarak gümüşlerinize sürünüz ve biraz bekleyiniz ve büyük bir pamuk parçası ile macunu temizleyiniz. Yine ışıl, ışıl gümüşlerinize kavuştuğunuzu göreceksiniz. Peki, ya altın kaplama vazonuz da matlaşmışsa? İşte acil çaresi; hemen saf alkole batırılmış bir pamukla onu silerek eski parlaklığına kavuşmasını sağlayabilirsiniz. Aksilik gelince üst üste gelir. Pirinç eşyalarınızı da parlatmak gerekiyorsa ! reçeteniz benden üzülmeyiniz. Temizleme suyuna birkaç damla limon damlatınız ve bununla iyice ovarak siliniz. Pirinç yatak başlarını ise; sıkılmış yarım limonla ovuşturun, göreceksiniz; pırıl, pırıl olacaklar ve içiniz rahat edecek. Bu tavsiyemin ise; özellikle ocak başı toplantılarınızın sonrası için size yararlı olacağı kanısındayım. Toplantı sonunda, R. Kocalarının Yavuz gemisinin bacası gibi içtikleri sigara yüzünden oluşan, evinizdeki sigara kokusunu çıkarmak için; bir kabın içine biraz kaya tuzu koyup üzerine etil alkol dökünüz ve evinizin çeşitli köşelerine koyunuz. Mutfağınızı karıncalar mı işgal etti? Onlara engel olmak için geçtikleri yollara; R. Kocalarının ocak başı toplantılarınızda unuttukları sigara paketlerinden emaneten alacağınız iki adet sigarayı koyunuz. İşe yarayabilir, çünkü karıncalar tütün kokusundan nefret ederler.

Arkadaş toplantısına gitmek üzere hazırlandınız ve oje sürmeyi son ana bıraktınız, ancak bir türlü ojenizin kapağını açamıyorsunuz ve sinirleniyorsunuz, oysa güzel canınızı sıkmaya hiç gerek yok. Oje şişenizi sıcak suyun içinde birkaç dakika beklettiğinizde kolayca açıldığını göreceksiniz. Bu olayı yani kapağın açılamamasını tamamen önlemek için de; oje şişesini kapatmadan önce şişenin ağzına biraz el kreminizden sürünüz ve sonra kapatınız. Bir sonraki kullanımınızda onun kolayca açıldığını göreceksiniz.

Sizlere; biraz da mutfak da yararlanacağınız, pratik ve lüzumlu bilgiler vermek isterim. Karnıbahar pişirirken eve yayılan koku kimsenin ve eminim ki sizinde hoşuna gitmez. Bu kokudan kurtulmak için pişme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave ediniz, köpük oluşumunun ardından sebzeleri ilave ediniz lütfen. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz. Bin bir emekle pişirdiğiniz yemeğin tuzu fazla mı kaçtı? Yemeğe katacağınız patates fazla tuzu alacak, afiyet olsun! Lahana yemekleri de kokuludur doğrusu. Mutfağınıza sinen kokudan kurtulmak için bir elmanın kabuğunu soyup lahananın pişme suyuna ekleyiniz. Hem koku çabucak kaybolacak hem de pişirdiğiniz lahanayı kocanızın hazmı, çok kolay olacaktır. Kocanızın, sizi balık yemeğe dışarıya götürmesini isterim; ama evde yeme konusunda ısrarlıysa, yorgunluğundan tabi ki, bir zahmet pişirmenizi tavsiye edeceğim. Ev de balık yemek zahmetli biliyorum, ama ya kokusu daha da beter emin olunuz. Bu kokuyu yok etmenin en kolay yolu küçük bir kapta elma kabuğu pişirmeniz olacaktır. Yine; ocak başınızın havalı geçmesi için, küçük bir önerim olacak. Keklerinizin ve pastalarınızın kabarması için karbonat katarsınız, ancak iyi erimeyen karbonat tadı kötü bir sürprizdir. Karbonatı eritmenin kolay yolu üzerine biraz limon sıkmaktır. Böylece toplantıda, herkes sizden kek tarifi isteyecektir emin olunuz, keki hizmetçiniz yapmış olsa dahi. Şimdi bakla pişirme ve dolayısıyla da yeme zamanı. Pişen bakla kararır, bunu önlemek için; ayıklanmış baklayı bir süre limonlu ve unlu karışımda bekletirseniz, pişirdiğiniz baklanın rengi iştah açıcı tadı lezzetli olacaktır. Sevgili okurlarım; tavsiyelerimin uydurma olduğunu düşünenleriniz var ise; bunlardan yalnızca bir tanesini bile denemeniz, her tarakta bezi olan mümtaz şahsiyetimi takdiriniz için yeterli olacaktır efendim.

Rtkç. Naci YAZICI

 

SİZİN KÖŞENİZ...

Günseli Oral’dan gelen bir öyküyü sizlerle paylaşmak istedik.

Ranga Charya

Eski bir Hint masalı şöyle sürer gider. Bir zamanlar çok büyük bir ressam varmış. Yapıtları herkes tarafından beğenilirmiş. Ülkenin kralı bile onu onur madalyası ile ödüllendirmiş. Ona Hintçe’de renklerin ustası anlamına gelen "Ranga Charya" adı verilmiş. Ama hayranları ona kısaca "Ranga Guruji" derlermiş. Ranga, yıllar içinde, alanındaki ustalığını kanıtlarcasına kendine özgü bir renk stili geliştirmiş. Çok çalışması, yorumu ve konuya kendini vermesi, kendinden sonra gelenlerin izlemesi için örnek olmuş.

Bir sanat okulu açmış ve orada öğrencilerine sanatın inceliklerini öğretmeye başlamış. Belli bir müfredatı ve süresi yokmuş okulun. Öğrencinin, yeteneğinden ve bilgisinden kendisi tatmin olduktan sonra onu sanat dünyasına takdim etmesi okulun özelliğiymiş. Kendince bir "Öğrenci Değerlendirme" yöntemi geliştirmişti. Bu, onun çalışma yöntemi gibi, dünyada eşi olmayan bir yöntemdi.

Okulunda bir öğrenci olan Rajeev çok aceleciydi. Rajeev özel bir yeteneğe sahipti ve Ranga'nın aradığı özellikler doğrultusunda öteki öğrencilerden çok daha hızlı bir başarı gösteriyordu. Ranga ondaki bu gelişmeden çok memnundu. Çok övgü ve teşvik almaktan dolayı Rajeev merakla Ranja Guruji'nin onu artık bir ressam olarak ilan edeceği ve yaşamının bu biçimde devam etmeye başlayacağı günü bekliyordu.
Rajeev, bir gün, çok kibar bir biçimde, Ranga Guruji'ye final uzmanlık sınavına kendisini ne zaman alacağını sordu. Ranga gülümsedi ve dedi ki: "Rajeev, sen benim gelecek vaad eden öğrencilerimden birisin. Çok kısa sürede sanatın inceliklerini öğrendin. Sanırım şimdi final sınavının zamanı geldi." "Sınav konumun ne olduğunu söyler misiniz, Guruji?" Rajeev mutluluğunu  ve heyecanını saklamakta zorlanıyordu. Ranga "Rajeev, bir resim yapmanı istiyorum, bu senin en iyi resmin olmalı ve herkes hayran kalmalı. Şimdi acele etme ve yaşamının şaheserini yap" dedi.

Rajeev gece gündüz çalıştı; en güzel resmini yaptı ve Ranga Guruji'ye getirdi. Ranga "Şimdi bunu kentin meydanında halkın beğenisine sun" dedi. "İnsanların senin yapıtını görmelerine izin ver. Resmin altına büyük ve koyu harflerle, bu resmin halkın değerlendirmesi için oraya konulduğunu ve resimdeki hataların izleyenler tarafından resmin üzerine bir X çizerek belirtilmesini yaz." Rajeev, Ranga'nın dediklerini yaptı. Resmi kentin en
merkezi yerine koydu. Birkaç gün sonra Ranga gidip onu getirmesini söyledi.Rajeev meydana giderken çok heyecanlıydı. Ancak oraya vardığında çok büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Tüm resim baştan aşağı X işaretleriyle doluydu. Başarısızlığı böylece anlaşılmıştı. Büyük bir hayal kırıklığıyla resmi Guru'ya gösterdi. Ranga ona asla umutsuzluğa kapılmamasını ve yeniden bir resim yapmasını önerdi.

Rajeev yeni bir sanat şaheseri daha yaptı. Ranga daha önce söylediği şeyleri tekrarladı. Ancak en son satırda
değişiklik yaparak. Bu kez Rajeev'e resmin yanına boya ve fırça da koymasını söyledi Resmin altına yazdığı mesaj- da izleyicilerin hataları bulması ve resmin yanında bulunan malzemeleri kullanarak düzeltmeleri istenmişti.

Birkaç gün sonra Rajeev resmi almaya gittiğinde şaşırdı. Çünkü resmin üzerinde hiçbir işaret olmadığı gibi yanına konulmuş olan malzemelere de hiç dokunulmamıştı. Rajeev resmi Guru'suna sunarken çok mutlu olmuş ve kendine güven dolmuştu. Ranga yine gülümsedi ve "Rajeev bugün öğrenmiş olduğun bu dersle birlikte artık senin eğitimin tamamlandı"dedi.

"Sevgili oğlum, eğer bu dalda mükemmellik ve yücelik istiyorsan yalnızca sanatta ustalaşmış olman yetmez.
Ama insanların, eline fırsat verildiğinde hiçbir şey bilmedikleri bir konuda bile eleştirip, değerlendirme eğiliminde olduklarını da öğrenmen gerekir.

Eğer dünyayı seni yargılayacak kişi olarak kabul edersen hep hayal kırıklığına uğrarsın. İnsanlar hiçbir bilgisi ve ciddiyeti olamadan yargılamalarda bulunur ve birbirlerine fikirlerini söylerler. Senin ilk resmini X’lerle doldurdular, çünkü onları engelleyecek hiçbir risk yoktu. Ve çoğunun bu konuda hiçbir yeteneği ve bilgisi de yoktu. Ama onlara sunulan bu fırsatı memnuniyetle değerlendirdiler.

Ama aynı insanlar, hataları bulup düzeltmeleri istendiğinde bunu yapmadılar. Çünkü bu kez onların  bilgisi ve yeteneği risk altındaydı; bu konudaki eksikliklerini göstermekten çekindiler. Uzak durmayı yeğlediler." Ranga devam etti: "Böylece sevgili oğlum, senin çalışman,  senin yeteneklerin, senin bilgin, senin sanat alanındaki çabaların, senin çok çalışmanın ve içten   uğraşılarının değerli bir ürünüdür. Bunu dünyaya bedava sunma. O zaman çalışman ilk resminin uğradığı sonuca uğrar." “Kendinin yargıcı ol ve değerini kendin belirle ama bunu adalet ve eşitlik ilkeleriyle yap. Ve böyle davrandığında seni temin ederim ki asla ne kendin ne de yapıtınla hayal kırıklığına uğrarsın."

"Son olarak bir de bu; başkalarının yapıtlarını da senin değerlendirme hakkın olmadığı    anlamına gelir."
Rajeev'in gözlerinde saygı ve neşe dolu yaşlar vardı. Kalbinin derinliklerinde; eğer bu son dersi almasaydı eğitiminin eksik olacağını hissediyordu.

 

bktkom.gif (10343 bytes)

Bültenimizi düzenli olarak izleyen birçok dostumuzun, web sayfamızı ziyaret etme alışkanlığını bir türlü edinemediklerini görüyoruz. Sevgili Oktay Yiğitbaşı’nın son olarak projeler sayfasını hazırladığını hatırlatalım ve kulübümüzün çok sayıda etkinliğine yer verilen bu bölüme göz atmanızı önerelim. Tarihçe sayfamızı da lütfen ziyaret edin. Aşağıdaki fotoğrafı acaba kaç üyemiz gördü dersiniz?

tarres2.jpg (59959 bytes)

Rtn.Yılmaz Urcu'ya teşekkürlerimizle...

 

 

 

 

[Tracked by Hitmatic]